Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 256331" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Cevap: Duanın Sırrını Öğrenmek isteyen dikkatli okusun</strong></p><p></p><p>Bir gün tamamen tükendiğini hissetti. İdama giden mahkûm gibiydi artık. Karar çıkmış, imzalar atılmış, iş infaza kalmıştı. Ama gene de dışarıdan bakacaktı. Ümidi, rızayı elden bırakmayacaktı. Allah’ın fazlı genişti. Dilediğine dilediği genişliği vermek Ona aitti.</p><p>İstek ve beklenti düşmüş, sadece “Yapması gerektiği için yapmak” noktasına gelmişti. Yılgınlık yoktu. Karamsarlık da. “Sana vermezzzz” diyen şeytan susmuştu. Tuhaf bir dinginlik vardı.</p><p>…</p><p>Bir sabah uyandığında “<em>Her şey bitti artık</em>” diyordu içinden. “<em>Her şey bitti. Sınıra geldim, ya batış, ya da mucize bir ayağa kalkış</em>”. Mucize de beklemiyordu aslında. İşe gitti. Az sonra telefonlar gelir, istekler, sıkıntılar, baskılar sıraya dizilirdi yine… “Başlasın ne olacak, canımı alacak değiller ya, durum bu kardeşim derim,” diyerek cesaret verdi kendine… Tükendim diyordu. Bütün kapılar kapanmış, beklediklerinden de hayır çıkmamıştı. Çıplak, çaresiz, yalnızdı. Uçsuz bucaksız bir çölde gibi… Her şeye açıktı artık. Ne olacaksa olacaktı.</p><p>Öğleye doğru gelen bir telefon, istek ya da baskı içermiyor, yeni bir çıkış kapısı öneriyordu. Üzerine birikeni hafifletecek bir öneri idi bu… Bir an tereddüt etti: “<em>Bu ana kadar hep Allah’a dayandım. Şimdi bu teklife evet dersem acaba boyut mu düşerim, acaba dualarım boşa mı gider”</em> diye hayıflandı.</p><p>Birlik aklına geldi. Kul, Allah’tan ayrı mıydı ki?.. Allah izin vermese bu öneri gelir miydi? Tereddütleri yendi ve evet dedi… Bir an geniş bir kapı açılmış, aylardır biriken baskı hafifleyivermişti… Şaşkındı… Ne diyeceğini bilemiyordu… İki rekât şükür namazı kıldı.</p><p>* * *</p><p>İçinde bir yerlerde bir başka soru canlandı bu defa:</p><p>- Duada hedef bu mu? Daraldım, genişledim… Bekledim, aldım. Duayı bırakacak mıyım alınca? Ya da <u>duadan maksat; sadece genişliğe ermek mi?..</u> Ermesem dua etmeyecek miyim?… Sinmiyor içime… Çalıştım, kazandım der gibi.. Sanki ticaret yapar gibi.. Sanki Allah’la alış- veriş eder gibi.. Sinmiyor, başka bir yönü olmalı.. Duanın asıl ruhuna varmalıyım…</p><p>‘<a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dost/" target="_blank"><u><span style="color: #0000ff">Dost’tan Dosta</span></u></a>‘ kitabını incelerken karşısına çıkan vecize ile irkildi:</p><p><strong><span style="color: red">Halini Allah’a arz et! Şayet o senden habersiz ise!..</span></strong></p><p>Bütün devreleri alt üst oldu. Düşünemez olmuştu. Allah kuldan habersiz olur muydu hiç?.. <u>O halde dua; halini ona iletmek de değildi</u>. “<em>O zaman nedir bu duadaki asıl sır, Rabbim nolur yardım et, beynim çatlayacak” </em>diye söylendi…</p><p>Sorular içini kemirse de teslimiyetle devam etti çalışmasına. Gevşeklik göstermedi. Nasılsa cevap Hakkın bir mahallinden gelirdi. <strong>Soruya iyi yoğunlaşıldığında cevabın nice suretlerle önüne geldiğini defalarca deneyimlemişti.</strong> Yine gelirdi mutlaka.</p><p>O akşam Kur’anı açtı rast gele. Bunu zaman zaman yapar, her seferinde o an içinde bulunduğu halin cevabını bulurdu ayetlerde… Kur’anın 4. büyük suresi; Nisa Suresinin 103. ayeti geldi önüne: <strong><span style="color: #0099ff">İnnessalate kanet alel mu’mınıyne kitâben mevkûtâ…</span></strong></p><p>Ayeti bugüne kadar hep şöyle çevirmişlerdi: NAMAZ; VAKİTLERLE YAZILMIŞ, VAKİTLERLE GEÇERLİ BİR FARZDIR… Ama asıl ifade SALAT idi… Salat ise sadece namaz değil, duadan namaza tüm ibadetleri içine alan bir haldi. Yeniden tercümeler, tefsirler karıştırdı. Ve şu cümleye vardı: SALAT-DUA; VAKİTLERLE GEÇERLİ, VAKİTLERE BAĞLI BİR FARZDIR.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 256331, member: 1009927"] [b]Cevap: Duanın Sırrını Öğrenmek isteyen dikkatli okusun[/b] Bir gün tamamen tükendiğini hissetti. İdama giden mahkûm gibiydi artık. Karar çıkmış, imzalar atılmış, iş infaza kalmıştı. Ama gene de dışarıdan bakacaktı. Ümidi, rızayı elden bırakmayacaktı. Allah’ın fazlı genişti. Dilediğine dilediği genişliği vermek Ona aitti. İstek ve beklenti düşmüş, sadece “Yapması gerektiği için yapmak” noktasına gelmişti. Yılgınlık yoktu. Karamsarlık da. “Sana vermezzzz” diyen şeytan susmuştu. Tuhaf bir dinginlik vardı. … Bir sabah uyandığında “[I]Her şey bitti artık[/I]” diyordu içinden. “[I]Her şey bitti. Sınıra geldim, ya batış, ya da mucize bir ayağa kalkış[/I]”. Mucize de beklemiyordu aslında. İşe gitti. Az sonra telefonlar gelir, istekler, sıkıntılar, baskılar sıraya dizilirdi yine… “Başlasın ne olacak, canımı alacak değiller ya, durum bu kardeşim derim,” diyerek cesaret verdi kendine… Tükendim diyordu. Bütün kapılar kapanmış, beklediklerinden de hayır çıkmamıştı. Çıplak, çaresiz, yalnızdı. Uçsuz bucaksız bir çölde gibi… Her şeye açıktı artık. Ne olacaksa olacaktı. Öğleye doğru gelen bir telefon, istek ya da baskı içermiyor, yeni bir çıkış kapısı öneriyordu. Üzerine birikeni hafifletecek bir öneri idi bu… Bir an tereddüt etti: “[I]Bu ana kadar hep Allah’a dayandım. Şimdi bu teklife evet dersem acaba boyut mu düşerim, acaba dualarım boşa mı gider”[/I] diye hayıflandı. Birlik aklına geldi. Kul, Allah’tan ayrı mıydı ki?.. Allah izin vermese bu öneri gelir miydi? Tereddütleri yendi ve evet dedi… Bir an geniş bir kapı açılmış, aylardır biriken baskı hafifleyivermişti… Şaşkındı… Ne diyeceğini bilemiyordu… İki rekât şükür namazı kıldı. * * * İçinde bir yerlerde bir başka soru canlandı bu defa: - Duada hedef bu mu? Daraldım, genişledim… Bekledim, aldım. Duayı bırakacak mıyım alınca? Ya da [U]duadan maksat; sadece genişliğe ermek mi?..[/U] Ermesem dua etmeyecek miyim?… Sinmiyor içime… Çalıştım, kazandım der gibi.. Sanki ticaret yapar gibi.. Sanki Allah’la alış- veriş eder gibi.. Sinmiyor, başka bir yönü olmalı.. Duanın asıl ruhuna varmalıyım… ‘[URL="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dost/"][U][COLOR=#0000ff]Dost’tan Dosta[/COLOR][/U][/URL]‘ kitabını incelerken karşısına çıkan vecize ile irkildi: [B][COLOR=red]Halini Allah’a arz et! Şayet o senden habersiz ise!..[/COLOR][/B] Bütün devreleri alt üst oldu. Düşünemez olmuştu. Allah kuldan habersiz olur muydu hiç?.. [U]O halde dua; halini ona iletmek de değildi[/U]. “[I]O zaman nedir bu duadaki asıl sır, Rabbim nolur yardım et, beynim çatlayacak” [/I]diye söylendi… Sorular içini kemirse de teslimiyetle devam etti çalışmasına. Gevşeklik göstermedi. Nasılsa cevap Hakkın bir mahallinden gelirdi. [B]Soruya iyi yoğunlaşıldığında cevabın nice suretlerle önüne geldiğini defalarca deneyimlemişti.[/B] Yine gelirdi mutlaka. O akşam Kur’anı açtı rast gele. Bunu zaman zaman yapar, her seferinde o an içinde bulunduğu halin cevabını bulurdu ayetlerde… Kur’anın 4. büyük suresi; Nisa Suresinin 103. ayeti geldi önüne: [B][COLOR=#0099ff]İnnessalate kanet alel mu’mınıyne kitâben mevkûtâ…[/COLOR][/B] Ayeti bugüne kadar hep şöyle çevirmişlerdi: NAMAZ; VAKİTLERLE YAZILMIŞ, VAKİTLERLE GEÇERLİ BİR FARZDIR… Ama asıl ifade SALAT idi… Salat ise sadece namaz değil, duadan namaza tüm ibadetleri içine alan bir haldi. Yeniden tercümeler, tefsirler karıştırdı. Ve şu cümleye vardı: SALAT-DUA; VAKİTLERLE GEÇERLİ, VAKİTLERE BAĞLI BİR FARZDIR. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
24. Mektup'tan Dersimiz : Dualarımızın Ehemmiyeti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst