Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
3. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber'in Allah'a Davet Yolunda Çekmiş Olduğu Eziyetlere Katlanması
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 251155" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: 3. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber'in Allah'a Davet Yolunda Çekmiş Olduğu Eziyetlere Katlanma</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Hz. Peygamber’in Taif’de Çektiği Eziyetler</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Hz. Peygamber’den, acaba senin başına Uhud gününden daha şiddetlisi geldi mi?” diye sordum. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Ben, Abdiyaleyl b. Abdi-Külâl’e sığınmak için baş vurduğumda beni kovdu. O kadar üzüldüm ki, âdeta kendimden geçmiş olarak geri döndüm. Karnü’s-Seâlib’e nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Ancak orada kendime geldim, başımı havaya kaldırdım. Baktım ki, bir bulut beni gölgeliyor. Cebrail de onun içinde duruyordu. Cebrail bana ‘Allah, kavminin sana söylediklerine ve sana yaptıklarına şahit oldu. Bunun için istediğini kendisine emredesin diye benimle birlikte dağlar meleğini gönderdi’ dedi. Cebrail’in sözünden sonra dağların meleği bana seslendi. Bana selam verdi ve ‘Ey Muhammed! Dilediğini yaparım. İstersen onların üzerine Ebu Kubeys ve el-Ahmer dağlarını kapatırım’ dedi. Ben de ‘Hayır, umarım ki Allah onların sulbünden Allah’a kulluk eden, Allah’ı birleyen ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmayan kimseler yaratır’ dedim.”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu Tâlib vefat ettiği zaman Hz. Peygamber Taif’e gitti. Onların kendisine arka çıkacağını ummaktaydı. Sakif’in önderlerinden ve Amr’ın oğulları Abdi Yaley, Habib ve Mes’ud’un evine gitti. Hz. Peygamber onlara Kureyş’ten çektiği eziyetleri anlatarak kendisine yardımcı olmalarını istedi. Onlar ise, Hz. Peygamber’i çok kötü bir şekilde reddettiler.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu Talib vefat etti. Rasûlullah’ın Kureyş’ten çektiği sıkıntılar da arttı. Hz. Peygamber o zaman Sakif kabilesine doğru gitti. Onların kendisini kabul edeceğini ve yardımda bulunacaklarını ümid ediyordu. Sakifin önderleri olan üç kişi -ki bunlar kardeştirler- Abdi Yaleyl b. Amr, Ubeyd b. Amr, Mesud b. Amr’la karşılaştı. Onlara </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Beni koruyunuz” dedi ve başına gelen felaketleri anlattı. Onlardan birisi </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Eğer Allah seni bir şeyle göndermişse, ben Kâbe’nin örtüsünü çalmış olayım!” dedi. Diğeri de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Vallahi bundan sonra seninle tek bir kelime bile konuşmam. Eğer peygambersen, zaten seninle konuşma liyakatına sahip olamam” dedi. Üçüncüsü ise </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Allah başkasını göndermekten aciz midir ki, seni gönderdi?” dedi. Ve onlar Sakif kabilesine peygamberin kendilerine söylediklerini yaydılar. Onlar bir araya toplanarak Peygamber’le istihza ettiler. Yolu üzerinde iki saf halinde durdular. Ellerinde taşlar vardı. Hz. Peygamber adım attıkça onlar taşlarla kendisine vuruyorlardı. Ve bunu yaparken de alay ediyorlardı. Hz. Peygamber’in ayak ve bacakları kanlar içindeydi. Onların elinden kurtulup bir bağın duvarına sığındı. Orada bir ağacın gölgesinde oturdu. Üzüntülüydü. Bağın sahibi Utbe b. Rabia ile Şeybe b. Rabia idi. Hz. Peygamber onları gördüğünde onların yanına gitmek istemedi. Çünkü onların Allah ve Rasûlü’ne ne kadar düşman olduklarını biliyordu. Ona gelen vahye ne derece düşman olduklarının farkındaydı. Fakat onlar Addas isimli köleyi bir miktar üzümle Hz. Peygamber’e gönderdiler. Addas üzümü Hz. Peygamber’e verince, Hz. Peygamber <em>“Bismillah”</em> dedi ve Addas’a </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Sen nerelisin?”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> diye sordu. Addas </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ninova halkındanım” dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Salih bir kişi olan Yunus b. Metta’nın şehrinden mi?”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Addas </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Sen Yunus b. Metta’yı nereden tanıyorsun?” dedi. Hz. Peygamber, Yunus hakkında bildiklerini anlattı. Zaten Allah’ın risaletini tebliğ ederken, hiç kimseyi hor görmezdi. Bunun üzerine Addas, secde edercesine yere kapanıp Hz. Peygamber’in ayaklarını öpmeye başladı. O sırada Hz. Peygamber’in ayaklarından kanlar akıyordu. Utbe ile Şeybe de onlara bakıyorlardı. Addas yanlarına dönünce </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Sen niye Muhammed’e secde ettin? Ayaklarını öptün? Sen bunu hiçbirimiz için yapmadın!” dediler. Addas </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bu, salih bir kişidir. Bize gelen Yunus b. Metta hakkında bana bazı şeyler söyledi ki, onları hiç kimse bilmez. Ve bana Allah’ın Rasûlü olduğunu söyledi” dedi. Bunun üzerine iki kardeş güldüler ve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Sakın Muhammed seni hristiyanlığından döndürmesin! O hilebaz bir kişidir!” dediler. Sonra Hz. Peygamber Mekke’yedöndü.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[3]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Taif halkı yol üzerinde iki saf halinde Peygamber’e eziyet etmek üzere oturdular. Hz. Peygamber yoldan geçerken ayağını her kaldırışında ve yere her basışında taşlar geliyordu ona. Böylece Peygamber’i kan içinde bıraktılar. Ayaklarından kan aktığı halde onlardan kurtuldu.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[4]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Hz. Peygamber, Sakiflilerden ümidini kesince onlara </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Yapacağınızı yaptınız. Hiç olmazsa buraya geldiğimi kimseye söylemeyin”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Hz. Peygamber, Kureyşlilerin durumu öğrenince daha da azıtacaklarından korkuyordu. Fakat onlar bunu gizlemek şöyle dursun, Hz. Peygamber’e küfür ve hakaret etmeleri için köleleri ve çocukları kışkırttılar. Onu Utbe ve Şeybe’nin bağına sığınmak mecburiyetinde bıraktılar. O bağ sahipleri de oradaydı. O zaman Sakif’in ahmakları ve kendisini taşlamaya gelenler geri dönüp gittiler. Hz. Peygamber bir üzüm bağının gölgesine sığındı. Oraya oturdu. Rabia’nın iki oğlu da Peygamber’e bakıyordu. Taif ahalisinin ahmaklarından Peygamber’in çektiklerini görüyorlardı. Hz. Peygamber bu esnada Benî Cumah kabilesinden bir kadınla karşılaştı. Kadın ona “Bu nedir, senin kayınçolarından gördüğün?” dedi.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[5]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">________________________________</span><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> </span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1] Buhari, I/458 (Urve’den); Müslim; Nesai</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2] Fethü’l-Bari, VI/198 (Musa b. Ukbe, Megazi).</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[3] Delailü’n-Nübüvve, s. 103.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[4] Bidaye, VI/13</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[5] Bidaye, VI/13 (İbn İshak’tan)</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/265-267.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 251155, member: 27"] [b]Cevap: 3. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber'in Allah'a Davet Yolunda Çekmiş Olduğu Eziyetlere Katlanma[/b] [FONT=Verdana][B] Hz. Peygamber’in Taif’de Çektiği Eziyetler[/B] - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: [/FONT] [FONT=Verdana] “Hz. Peygamber’den, acaba senin başına Uhud gününden daha şiddetlisi geldi mi?” diye sordum. Hz. Peygamber [I] “Ben, Abdiyaleyl b. Abdi-Külâl’e sığınmak için baş vurduğumda beni kovdu. O kadar üzüldüm ki, âdeta kendimden geçmiş olarak geri döndüm. Karnü’s-Seâlib’e nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Ancak orada kendime geldim, başımı havaya kaldırdım. Baktım ki, bir bulut beni gölgeliyor. Cebrail de onun içinde duruyordu. Cebrail bana ‘Allah, kavminin sana söylediklerine ve sana yaptıklarına şahit oldu. Bunun için istediğini kendisine emredesin diye benimle birlikte dağlar meleğini gönderdi’ dedi. Cebrail’in sözünden sonra dağların meleği bana seslendi. Bana selam verdi ve ‘Ey Muhammed! Dilediğini yaparım. İstersen onların üzerine Ebu Kubeys ve el-Ahmer dağlarını kapatırım’ dedi. Ben de ‘Hayır, umarım ki Allah onların sulbünden Allah’a kulluk eden, Allah’ı birleyen ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmayan kimseler yaratır’ dedim.”[/I][/FONT] [FONT=Verdana][1] - Ebu Tâlib vefat ettiği zaman Hz. Peygamber Taif’e gitti. Onların kendisine arka çıkacağını ummaktaydı. Sakif’in önderlerinden ve Amr’ın oğulları Abdi Yaley, Habib ve Mes’ud’un evine gitti. Hz. Peygamber onlara Kureyş’ten çektiği eziyetleri anlatarak kendisine yardımcı olmalarını istedi. Onlar ise, Hz. Peygamber’i çok kötü bir şekilde reddettiler.[/FONT][FONT=Verdana][2] - Ebu Talib vefat etti. Rasûlullah’ın Kureyş’ten çektiği sıkıntılar da arttı. Hz. Peygamber o zaman Sakif kabilesine doğru gitti. Onların kendisini kabul edeceğini ve yardımda bulunacaklarını ümid ediyordu. Sakifin önderleri olan üç kişi -ki bunlar kardeştirler- Abdi Yaleyl b. Amr, Ubeyd b. Amr, Mesud b. Amr’la karşılaştı. Onlara “Beni koruyunuz” dedi ve başına gelen felaketleri anlattı. Onlardan birisi “Eğer Allah seni bir şeyle göndermişse, ben Kâbe’nin örtüsünü çalmış olayım!” dedi. Diğeri de “Vallahi bundan sonra seninle tek bir kelime bile konuşmam. Eğer peygambersen, zaten seninle konuşma liyakatına sahip olamam” dedi. Üçüncüsü ise “Allah başkasını göndermekten aciz midir ki, seni gönderdi?” dedi. Ve onlar Sakif kabilesine peygamberin kendilerine söylediklerini yaydılar. Onlar bir araya toplanarak Peygamber’le istihza ettiler. Yolu üzerinde iki saf halinde durdular. Ellerinde taşlar vardı. Hz. Peygamber adım attıkça onlar taşlarla kendisine vuruyorlardı. Ve bunu yaparken de alay ediyorlardı. Hz. Peygamber’in ayak ve bacakları kanlar içindeydi. Onların elinden kurtulup bir bağın duvarına sığındı. Orada bir ağacın gölgesinde oturdu. Üzüntülüydü. Bağın sahibi Utbe b. Rabia ile Şeybe b. Rabia idi. Hz. Peygamber onları gördüğünde onların yanına gitmek istemedi. Çünkü onların Allah ve Rasûlü’ne ne kadar düşman olduklarını biliyordu. Ona gelen vahye ne derece düşman olduklarının farkındaydı. Fakat onlar Addas isimli köleyi bir miktar üzümle Hz. Peygamber’e gönderdiler. Addas üzümü Hz. Peygamber’e verince, Hz. Peygamber [I]“Bismillah”[/I] dedi ve Addas’a [I] “Sen nerelisin?”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] diye sordu. Addas “Ninova halkındanım” dedi. Hz. Peygamber [I] “Salih bir kişi olan Yunus b. Metta’nın şehrinden mi?”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Addas “Sen Yunus b. Metta’yı nereden tanıyorsun?” dedi. Hz. Peygamber, Yunus hakkında bildiklerini anlattı. Zaten Allah’ın risaletini tebliğ ederken, hiç kimseyi hor görmezdi. Bunun üzerine Addas, secde edercesine yere kapanıp Hz. Peygamber’in ayaklarını öpmeye başladı. O sırada Hz. Peygamber’in ayaklarından kanlar akıyordu. Utbe ile Şeybe de onlara bakıyorlardı. Addas yanlarına dönünce “Sen niye Muhammed’e secde ettin? Ayaklarını öptün? Sen bunu hiçbirimiz için yapmadın!” dediler. Addas “Bu, salih bir kişidir. Bize gelen Yunus b. Metta hakkında bana bazı şeyler söyledi ki, onları hiç kimse bilmez. Ve bana Allah’ın Rasûlü olduğunu söyledi” dedi. Bunun üzerine iki kardeş güldüler ve “Sakın Muhammed seni hristiyanlığından döndürmesin! O hilebaz bir kişidir!” dediler. Sonra Hz. Peygamber Mekke’yedöndü.[/FONT][FONT=Verdana][3] - Taif halkı yol üzerinde iki saf halinde Peygamber’e eziyet etmek üzere oturdular. Hz. Peygamber yoldan geçerken ayağını her kaldırışında ve yere her basışında taşlar geliyordu ona. Böylece Peygamber’i kan içinde bıraktılar. Ayaklarından kan aktığı halde onlardan kurtuldu.[/FONT][FONT=Verdana][4] - Hz. Peygamber, Sakiflilerden ümidini kesince onlara [I] “Yapacağınızı yaptınız. Hiç olmazsa buraya geldiğimi kimseye söylemeyin”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Hz. Peygamber, Kureyşlilerin durumu öğrenince daha da azıtacaklarından korkuyordu. Fakat onlar bunu gizlemek şöyle dursun, Hz. Peygamber’e küfür ve hakaret etmeleri için köleleri ve çocukları kışkırttılar. Onu Utbe ve Şeybe’nin bağına sığınmak mecburiyetinde bıraktılar. O bağ sahipleri de oradaydı. O zaman Sakif’in ahmakları ve kendisini taşlamaya gelenler geri dönüp gittiler. Hz. Peygamber bir üzüm bağının gölgesine sığındı. Oraya oturdu. Rabia’nın iki oğlu da Peygamber’e bakıyordu. Taif ahalisinin ahmaklarından Peygamber’in çektiklerini görüyorlardı. Hz. Peygamber bu esnada Benî Cumah kabilesinden bir kadınla karşılaştı. Kadın ona “Bu nedir, senin kayınçolarından gördüğün?” dedi.[/FONT][FONT=Verdana][5] [COLOR=red]________________________________[/COLOR][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][1] Buhari, I/458 (Urve’den); Müslim; Nesai [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][2] Fethü’l-Bari, VI/198 (Musa b. Ukbe, Megazi). [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][3] Delailü’n-Nübüvve, s. 103. [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][4] Bidaye, VI/13 [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][5] Bidaye, VI/13 (İbn İshak’tan) Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/265-267.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
3. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber'in Allah'a Davet Yolunda Çekmiş Olduğu Eziyetlere Katlanması
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst