Ebuzer’in Mekke’ye Gelmesi, Müslüman Olması ve Allah Yolunda Çektiği Eziyetler
- Bunun üzerine Ebuzer azıklandı ve eski bir dağarcığa biraz su koyarak yola çıktı ve Mekke’ye vardı. Mescide geldi. Hz. Peygamber’i arıyordu. Fakat kendisini tanımıyordu. Herhangi bir kimseden onu sormak da istemiyordu. Gece olunca mescidin bir köşesine çekilerek uzandı. Hz. Ali onun yabancı olduğunu anladı ve onu alıp evine götürdü. Fakat sabaha kadar hiçbiri diğerinden birşey sormadı. Sabah olunca Ebuzer dağarcığını alarak mescide gitti. Bütün gün mescidde kaldı, yine Peygamber ile görüşemedi. Yine yatacağı yere geldi. Hz. Ali mescide geldi. Onu yine alıp evine götürdü. O gece de birbirlerine birşey sormadılar.
Üçüncü gün oldu, yine Hz. Ali onu alıp evine götürdü. Bu defa Hz. Ali
“Seni bu memlekete getirenin ne olduğunu bana söylemeyecek misin?” diye sordu. Ebuzer
“Eğer bana yol göstereceğine dair söz verirsen söylerim” dedi. Hz. Ali söz verince de durumu kendisine anlattı. Hz. Ali
“O hak yoldadır ve Allah’ın Rasûlü’dür! Sabahleyin ben giderken sen beni takib et. Eğer tehlikeli birşey görürsem su dökermiş gibi yapacağım. Yürürsem beni takib edersin. Ta ki benim girdiğim eve girinceye kadar” dedi. Sabah olunca öyle yapıp Hz. Peygamber’in huzuruna girdiler. Ebuzer Peygamber’in sözlerini dinledi ve hemen müslüman oldu. Hz. Peygamber ona
“Kavmine dön ve sana haber verinceye kadar bekle” dediyse de Ebuzer
“Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bu kâfirlerin tam ortalarında durarak müslümanlığımı ilân edeceğim” dedi ve oradan çıkarak mescide geldi. En yüksek sesiyle
“Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yok! Ve şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir” dedikten sonra Kureyşliler etrafını sardılar. Vurdular, yere yatırdılar. Abbas gelerek kendisini ona siper etti ve
“Âzab olasıcalar! Bilmiyor musunuz ki bu zat Ğıfar kabilesindendir. Şam’a giden tüccarlarınızın yolu onların arazisinden geçiyor!” dedi. Ve böylece Ebuzer’i onlardan kurtardı. Ertesi gün Ebuzer aynı şeyleri tekrarladı. Onlar da onu dövdüler. Yine Abbas gelerek onu kurtardı.[1]
- Ebuzer
“Ey Kureyş kitlesi! Ben Allah’tan başka ilahın olmadığına şahidlik ederim. Yine şahidlik ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Rasûlü’dür!” dedi. Onlar da
“Şu Muhammed’in dinine meyledeni konuşturmayınız” diye emir verdiler. Hepsi ayağa kalktı ve onu öldürmek için üzerine yürüdüler. Abbas yetişti. Ona siper oldu. Sonra onlara yönelerek
“Âzab olasıcalar! Ğıfar’dan bir kişiyi öldürmek mi istiyorsunuz? Halbuki sizin ticaretiniz ve güzergâhınız bu kabilenin arazisinden geçmektedir” dedi. Böylece ondan uzaklaştılar. Sabahladığında yine geldi. Dünkü sözlerini tekrarladı. Onlar da yaptıklarını aynen tekrar ettiler. Abbas yine ona yetişti, siper oldu ve dünkü sözlerini tekrarladı.[2]
______________________________
[1] Buhari, I/544
[2] Buhari, I/500
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/285-286.