Habbab’ın Allah Yolunda Çektiği Eziyetler
- Hz. Ömer, Bilâl’den, müşriklerden çektiği eziyetleri sordu. Habbab
“Ey müminlerin emiri! Benim sırtıma bak” dedi. Hz. Ömer
“Bu kadar yarayı hiç kimsede görmedim” dedi. Habbab devamla
“Benim için bir ateş yaktılar. O ateşi söndüren, ancak benim sırtımın yağları oldu” dedi.[1]
- Habbab b. Eret, Hz. Ömer’e geldi. Hz. Ömer ona
“Bana yaklaş, burada oturmaya senden daha lâyık sadece Ammar b. Yasir olabilir!” dedi. Bunun üzerine Habbab sırtındaki ateş izlerini Ömer’e göstermeye başladı.[2]
- Habbab şöyle anlatıyor: Ben demirciydim. As b. Vail’den bir alacağım vardı. Alacağımı tahsil için ona gittim. Bana
“Hayır, Allah’a yemin ederim ki, sen Muhammed’e küfretmedikçe sana hakkını vermem!’ dedi. Ben de
“Hayır, Allah’a yemin ederim ki, sen ölüp yeniden dirilmedikçe, ben Muhammed’e küfretmeyeceğim” dedim. As b. Vail bana
“Öldüğüm ve sonra da dirildiğim zaman bana gelirsin, ben de borcumu öderim. Çünkü orada bana mal ve çocuk verilecektir” dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Meryem: 19/77-80 ayetlerini indirdi.[3]
- Habbab şöyle anlatıyor: Peygamber’e vardım. Kâbe’nin gölgesinde abasına dayanarak oturuyordu. O sırada biz müşriklerden çok eza görüyorduk. Hz. Peygamber’e
“Ey Allah’ın Rasûlü! Niçin Allah’a yalvarmıyorsun? Bunların aleyhinde bedduada bulunmuyorsun?” dedim. Bunun üzerine Peygamber doğruldu ve yüzü kıpkırmızı kesildiği halde
“Sizden önceki müslümanlar demirden yapılmış taraklarla taranıyor, kemiklerinde et ve damar kalmıyordu. Fakat bu şiddetli azab da onları dininden döndürmüyordu. Andolsun bu işi Allah tamamlayacaktır. Öyle ki kişi Sana’dan Hadramut’a kadar gidecek, ancak Allah’tan korkusu olacaktır. Fakat siz acele ediyorsunuz” dedi.[4]
___________________________
[1] Ebu Nuaym, Hilye, I/144 (Şabi’den); Kenzü’l-Ummal, VII/71
[2] Kenzü’l-Ummal, VII/71 (Ebu Leyla el-Kindi’den)
[3] Bidaye, III/59; İbn Sa’d, III/116
[4] Buhari (Habbab’dan); Ayni, VII/558; Hakim, III/383
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/283-284.