Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
31. Söz'den Dersimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="heysem" data-source="post: 255484" data-attributes="member: 1004658"><p style="text-align: center">Esselamu aleykum verahmetullahû ve berekâtuhû </p> <p style="text-align: center">degerli kardeslerim yaklasan Mirac kandilinizi kutlar ve Rabbimizin razi olacagi bir sekilde gecirmenizi rahmet esintilerinden hem ruhen ,hem bedenen ,hem fikren, hem kalben istifade etmenizi Yüce Mevladan niyaz ederim .</p><p></p><p style="text-align: center">Bismillahirrahmanirrahim </p> <p style="text-align: center">güncel derslerimize katilimlarini bekliyoruz buyrun birlikte Mirac hadisesine yolculuk yapalim .</p><p></p><p> </p><p>[BILGI]</p><p><strong>Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir</strong></p><p style="text-align: center"><strong>İHTAR:</strong> <strong>Mirac meselesi, erkân-ı imaniyenin usulünden sonra terettüp eden bir neticedir.</strong> <strong>Ve erkân-ı imaniyenin nurlarından medet alan bir nurdur. Erkân-ı imaniyeyi kabul etmeyen dinsiz mülhidlere karşı, elbette bizzat ispat edilmez.</strong> Çünkü, Allah’ı bilmeyen, Peygamberi tanımayan ve melâikeyi kabul etmeyen veya semâvâtın vücudunu inkâr eden adamlara Miracdan bahsedilmez; evvelâ o erkânı ispat etmek lâzım geliyor. Öyle ise, biz, Miracda istib’âd ile vesveseye düşen bir mü’mini muhatap ittihaz ederek, ona karşı serd-i kelâm edip ara sıra, makam-ı istimâda olan mülhidi nazara alıp serd-i kelâm edeceğiz. Bazı Sözlerde hakikat-i Miracın bir kısım lem’aları zikredilmiştir. İhvanlarımın ısrarıyla, ayrı ayrı o lem’aları hakikatin aslıyla birleştirmek ve kemâlât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) cemâline birden bir âyine yapmak için, inayeti Allah’tan istedik.</p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px">بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ</span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px">سُبْحَانَ الَّذِىۤ اَسْرٰى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ اْلاَقْصَا الَّذِى بَارَكْنَا حَوْ لَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۤ اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ</span><strong><strong>1</strong></strong> </p><p></p><p style="text-align: center"><strong><strong>1</strong> </strong>: “Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece <strong>Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâya </strong>seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” İsrâ Sûresi, 17:1.</p><p></p><p> </p><p style="text-align: center">__________________________</p><p></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px">اِنْ هُوَ اِلاَّ وَحْىٌ يُوحىٰ - عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوٰى - ذُومِرَّةٍ فَاسْتَوٰى</span></p><p><span style="font-size: 15px">وَهُوَ بِاْلاُفُقِ اْلاَعْلٰى - ثُمَّ دَنَا فَتَدَلىّٰ - فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنىٰ -</span></p><p><span style="font-size: 15px">فَاَوْحٰىۤ اِلٰى عَبْدِهِ مَاۤاَوْحٰى - مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَارَاٰى -</span></p><p><span style="font-size: 15px">اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَايَرٰى - وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْ لَةً اُخْرٰى - عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى -</span></p><p><span style="font-size: 15px">عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَاْوٰى - اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰى -</span></p><p><span style="font-size: 15px">مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَاطَغٰى - لَقَدْ راَىٰ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرىٰ </span><strong>1</strong></p><p style="text-align: center"><strong>EVVELKİ</strong> âyet-i azîmenin azîm hazinesinden, yalnız <strong>2</strong> <span style="font-size: 15px">اِنَّهُ</span> zamirinde bir düstur-u belâğate istinad eden iki remzin meselemize münasebeti olduğu için, i’caz bahsinde beyan edildiği üzere yazacağız.</p><p></p><p style="text-align: center">İşte, Kur’ân-ı Hakîm, Habib-i Ekrem Aleyhi Efdalüssalâtü ve Ekmelüsselâmın <strong>Miracının mebdei olan, Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâya </strong>olan seyeranını zikrettikten sonra <strong>3</strong> <span style="font-size: 15px">اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ</span> der. Ve şu kelâm ile, Sûre-i <strong>4</strong> <span style="font-size: 15px">وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰى</span> da işaret olunan <strong>müntehâ-yı Miraca </strong>remzeden <span style="font-size: 15px">اِنَّهُ</span> daki zamir, ya Cenâb-ı Hakka râcidir veyahut Peygamberedir. </p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><strong><strong>1</strong> </strong>: “O ancak kendisine vahyolunanı söyler. Onu muazzam kuvvetlere sahip olan öğretti ki, kendisine gerçek suretiyle görünmüştür. O, ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hattâ daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Kendi kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki, onu bir kere daha hakikî suretinde, <strong>Sidre-i Müntehâda</strong> gördü ki, onun yanında <strong>Me’vâ Cenneti </strong>vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Göz ne şaştı, ne de başka birşeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” Necm Sûresi, 53:4-18. </p> <p style="text-align: center"><strong><strong>2</strong> </strong>: “Şüphesiz ki O…” İsrâ Sûresi, 17:1. </p> <p style="text-align: center"><strong><strong>3</strong> </strong>: “Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” İsrâ Sûresi, 17:1. </p> <p style="text-align: center"><strong><strong>4</strong> </strong>: “Kayan yıldıza yemin olsun ki…” Necm Sûresi, 53:1.</p><p></p><p> </p><p style="text-align: center">Sözler , 31. söz </p><p>[/BILGI] </p><p>anladiklarimizi paylasmaya devam soru cevap serbest <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /> baki selam ve dualar esliginde . </p><p> </p><p>1.Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük mu’cizelerinden olan İsra ve Mirâc mucizesi nedir ve ne zaman ve nasıl vuku bulmuştur? </p><p> </p><p>2. Mirac gibi meseleler kimlere ve nasil anlatilmali ? </p><p> </p><p>3. Mescidi Aksa ve Mescidi haram hakkinda bilgi verebilirmisiniz ? </p><p> </p><p>4. Sidre-i Münteha , meva cenneti nedir ?</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="heysem, post: 255484, member: 1004658"] [CENTER]Esselamu aleykum verahmetullahû ve berekâtuhû degerli kardeslerim yaklasan Mirac kandilinizi kutlar ve Rabbimizin razi olacagi bir sekilde gecirmenizi rahmet esintilerinden hem ruhen ,hem bedenen ,hem fikren, hem kalben istifade etmenizi Yüce Mevladan niyaz ederim .[/CENTER] [CENTER]Bismillahirrahmanirrahim güncel derslerimize katilimlarini bekliyoruz buyrun birlikte Mirac hadisesine yolculuk yapalim .[/CENTER] [BILGI] [B]Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir[/B] [CENTER][B]İHTAR:[/B] [B]Mirac meselesi, erkân-ı imaniyenin usulünden sonra terettüp eden bir neticedir.[/B] [B]Ve erkân-ı imaniyenin nurlarından medet alan bir nurdur. Erkân-ı imaniyeyi kabul etmeyen dinsiz mülhidlere karşı, elbette bizzat ispat edilmez.[/B] Çünkü, Allah’ı bilmeyen, Peygamberi tanımayan ve melâikeyi kabul etmeyen veya semâvâtın vücudunu inkâr eden adamlara Miracdan bahsedilmez; evvelâ o erkânı ispat etmek lâzım geliyor. Öyle ise, biz, Miracda istib’âd ile vesveseye düşen bir mü’mini muhatap ittihaz ederek, ona karşı serd-i kelâm edip ara sıra, makam-ı istimâda olan mülhidi nazara alıp serd-i kelâm edeceğiz. Bazı Sözlerde hakikat-i Miracın bir kısım lem’aları zikredilmiştir. İhvanlarımın ısrarıyla, ayrı ayrı o lem’aları hakikatin aslıyla birleştirmek ve kemâlât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) cemâline birden bir âyine yapmak için, inayeti Allah’tan istedik.[/CENTER] [CENTER][SIZE=4]بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ[/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=4]سُبْحَانَ الَّذِىۤ اَسْرٰى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ اْلاَقْصَا الَّذِى بَارَكْنَا حَوْ لَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۤ اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ[/SIZE][B][B]1[/B][/B] [/CENTER] [CENTER][B][B]1[/B] [/B]: “Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece [B]Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâya [/B]seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” İsrâ Sûresi, 17:1.[/CENTER] [CENTER]__________________________[/CENTER] [SIZE=4]اِنْ هُوَ اِلاَّ وَحْىٌ يُوحىٰ - عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوٰى - ذُومِرَّةٍ فَاسْتَوٰى[/SIZE] [SIZE=4]وَهُوَ بِاْلاُفُقِ اْلاَعْلٰى - ثُمَّ دَنَا فَتَدَلىّٰ - فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنىٰ -[/SIZE] [SIZE=4]فَاَوْحٰىۤ اِلٰى عَبْدِهِ مَاۤاَوْحٰى - مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَارَاٰى -[/SIZE] [SIZE=4]اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَايَرٰى - وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْ لَةً اُخْرٰى - عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى -[/SIZE] [SIZE=4]عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَاْوٰى - اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰى -[/SIZE] [SIZE=4]مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَاطَغٰى - لَقَدْ راَىٰ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرىٰ [/SIZE][B]1[/B] [CENTER][B]EVVELKİ[/B] âyet-i azîmenin azîm hazinesinden, yalnız [B]2[/B] [SIZE=4]اِنَّهُ[/SIZE] zamirinde bir düstur-u belâğate istinad eden iki remzin meselemize münasebeti olduğu için, i’caz bahsinde beyan edildiği üzere yazacağız.[/CENTER] [CENTER]İşte, Kur’ân-ı Hakîm, Habib-i Ekrem Aleyhi Efdalüssalâtü ve Ekmelüsselâmın [B]Miracının mebdei olan, Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâya [/B]olan seyeranını zikrettikten sonra [B]3[/B] [SIZE=4]اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ[/SIZE] der. Ve şu kelâm ile, Sûre-i [B]4[/B] [SIZE=4]وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰى[/SIZE] da işaret olunan [B]müntehâ-yı Miraca [/B]remzeden [SIZE=4]اِنَّهُ[/SIZE] daki zamir, ya Cenâb-ı Hakka râcidir veyahut Peygamberedir. [/CENTER] [CENTER][B][B]1[/B] [/B]: “O ancak kendisine vahyolunanı söyler. Onu muazzam kuvvetlere sahip olan öğretti ki, kendisine gerçek suretiyle görünmüştür. O, ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hattâ daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Kendi kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki, onu bir kere daha hakikî suretinde, [B]Sidre-i Müntehâda[/B] gördü ki, onun yanında [B]Me’vâ Cenneti [/B]vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Göz ne şaştı, ne de başka birşeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” Necm Sûresi, 53:4-18. [B][B]2[/B] [/B]: “Şüphesiz ki O…” İsrâ Sûresi, 17:1. [B][B]3[/B] [/B]: “Şüphesiz ki O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” İsrâ Sûresi, 17:1. [B][B]4[/B] [/B]: “Kayan yıldıza yemin olsun ki…” Necm Sûresi, 53:1.[/CENTER] [CENTER]Sözler , 31. söz [/CENTER] [/BILGI] anladiklarimizi paylasmaya devam soru cevap serbest :) baki selam ve dualar esliginde . 1.Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük mu’cizelerinden olan İsra ve Mirâc mucizesi nedir ve ne zaman ve nasıl vuku bulmuştur? 2. Mirac gibi meseleler kimlere ve nasil anlatilmali ? 3. Mescidi Aksa ve Mescidi haram hakkinda bilgi verebilirmisiniz ? 4. Sidre-i Münteha , meva cenneti nedir ? [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
31. Söz'den Dersimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst