Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
31. Söz'den Dersimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 255656" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Cevap: Güncel derslerimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..</strong></p><p></p><p>Resûlullah bu büyük ilâhî rahmete mazhar olur. Beş vakit namaz da bu makamda farz kılınır. Bu ilâhî makamda yaşananların şeklini ve boyutunu anlamanın imkânı yoktur. Bunu kelimelerle ifade etmek de mümkün değildir. Bütün denizlere oranla bir damla su misâli bu hadiseyi anlatmaya çalıştık. Her şeyin en doğrusunu Allah Celle Celâluhu bilir. </p><p></p><p>* * *</p><p>Vakit dolmuş ve geri dönülecektir. Yolculuğun geri kalanını tekrar Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinleyelim: </p><p>–Sonra bana, her günde elli vakit olmak üzere namaz farz kılındı. Huzurdan geri döndüm. Dönüşte Musa ile karşılaştım. Musa: </p><p>–Ne ile emrolundun? dedi.</p><p>–Gece ve gündüzde elli vakit namazla, dedim.</p><p>–Ümmetin her gün elli vakit namaza güç yetiremez. Vallahi ben, senden önce insanları tecrübe ettim. Benî İsrail'e muamelelerin en şiddetlisini uyguladım, buna muvaffak olamadım. Sen çabuk Rabbine dön, bu konuda ümmetin için hafifletme talep et, dedi. Ben de hemen döndüm, ümmetim için hafifletme istedim, Rabbim benden on vakit namaz indirdi. Musa'ya tekrar uğradım. </p><p>Musa:</p><p>–Ne ile emredildin? dedi.</p><p>–Benden on vakit namazı kaldırdı, dedim.</p><p>Musa:</p><p>–Rabbine dön. Ümmetin için bunu biraz daha azaltmasını iste, dedi. Ben döndüm. Rabbim benden on vakit daha kaldırdı. Dönüşte yine Musa ile karşılaştım. Aynı şeyi söyledi. Ben, beş vakitle emrolununcaya kadar bu şekilde Musa ile Rabbim arasında gidip gelmeye devam ettim. Bu sonuncu defa da Musa ile karşılaştım. </p><p>Musa:</p><p>–Ne ile emredildin? dedi.</p><p>–Her gün beş vakit namazla, dedim.</p><p>Musa:</p><p>–Senin ümmetin her gün beş vakit namaza da güç getiremez. Rabbine dön, biraz daha hafifletmesini talep et, dedi. </p><p>–Rabbimden çok istedim. Artık utanıyorum, daha fazla hafifletmesini isteyemem. Ben beş vakte razıyım. Allah'ın emrine teslim oluyorum, dedim.</p><p>Bu noktada açıklanması gereken husus şudur: Anlatımda geçen "Musa ile Rabbim arasında gidip geldim" sözünü mâna olarak bir mekandan diğer mekan arası gidip gelmeye ya da temsilde hata olmaz, Cumhurbaşkanı ile başbakan arasında gidip gelmeye benzetirsek hataya düşeriz. Allahu a'lem burada, Musa Aleyhisselâm'ın uyarısı ile Rabbine dönmesi, yukarıda geçen, "Beyt–i Ma'mur'a girdim ve içinde namaz kıldım." sözünde anlatılan şeydir. Beyt–i Ma'mur'a gidip orada Rabbinden niyazda bulunmasıdır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Musa'yı geçer geçmez bir münâdi (Allah adına) nidâ etti: </p><p>"Farzını kesinleştirdim, kullarımdan da hafiflettim!" </p><p></p><p>* * *</p><p>Bir başka rivayette şu ifade de vardır. </p><p>"Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, beş vakit namazla gönderilince, Musa kendisine:</p><p>–Rabbine dön. Daha fazla azaltmasını talep et. Çünkü Benî İsrail'e iki vakit namaz farz etmişti, onlar bunu kılmadılar, dedi. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Rabbime tekrar dönüp daha fazla hafifletmesini istedim. Allah Teâlâ bana şöyle buyurdu:</p><p>"Gökleri ve yeri yarattığım zaman ben sana ve ümmetine elli vakit namaz yazdım. Öyleyse elli olan beştir. Sen ve ümmetin bunları kılın." Böylece anladım ki, bu beş vakit namaz Rabbim Teâlâ'dan kesin bir emirdir. Hemen Musa'ya döndüm. O yine "Dön." dedi. Fakat ben, artık geri dönmedim."(10) </p><p>Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Miraç'da geçmiş peygamberlerle konuştuğu konulardan biri de kıyametin mahiyeti ve onun ne zaman kopacağı idi. </p><p></p><p>* * *</p><p>Rivayet olunmuştur ki:</p><p>"Miraç gecesinde Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İbrahim, Musa ve İsa ile karşılaştığında onlardan kıyamet hakkında bilgi istedi. Kıyameti aralarında müzakere ettiler. Önce İbrahim Aleyhisselâm başladı ve ona kıyamet hakkında sorular sordular. Onun kıyamet hakkında herhangi bir bilgisi yoktu. Sonra Musa Aleyhisselâm'a sordular. Kıyamet hakkında onun da bir bilgisi yoktu. Söz İsa Aleyhisselâm'a geldi. O: </p><p>–Kıyametin kopmasına yakın şeyler (alâmetler) hakkında bana bilgi verildi. Ama kıyametin kopma vaktini Allah'tan başka hiç kimse bilemez, dedi. Sonra kıyametin alâmetlerinden biri olarak, Deccal'in çıkmasını anlattı. Şunları söyledi: </p><p>–Sonra ben inip onu öldüreceğim ve bundan sonra halk yurtlarına geri dönecek. Bu defa onların karşısına Ye'cüc ve Me'cüc çıkacak ve her tepeden hızla hücum edecekler. Onlar giderken rastladıkları her suyu içip tüketecekler ve uğrayacakları her şeyi bozup alt üst edecekler. Bunun üzerine halk feryat ederek, Allah'tan yardım dileyecek. Ben de Ye'cüc ve Me'cüc'ü öldürmesi için Allah'a dua edeceğim. Allah da bir su gönderecek ve o su, onları sürükleyip denize atacaktır. Daha sonra dağlar ufaltılıp dağıtılacak ve yer, derinin yarılıp genişletilmesi gibi yayılıp genişletilecek. İşte bu hâdise meydana geldiğinde, insanlara yakınlığı itibariyle kıyametin, ev halkının doğumu ile aniden ne zaman karşılaşacaklarını bilmedikleri hamile kadının doğurma süresi gibi olacağı bana bildirildi." </p><p>Râvi şöyle demiştir: </p><p>"Bunun tasdiki, Allah'ın Kitabı'nda da vardır: </p><p>"Nihayet, Ye'cüc ile Me'cüc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettikleri zaman."(11)</p><p></p><p> </p><p></p><p>Dipnotlar:</p><p>1–Hicr sûresi, 17</p><p>2–Müddesir sûresi, 31</p><p>3–Buhârî, Salat 1, Enbiya 5, 22, 41, Menakıbü'l–Ensar, 42; Müslim, İman 263, 264</p><p>4–Meryem sûresi, 57</p><p>5–Al–i İmran sûresi, 68</p><p>6–Buhari, Salât 1, Hac 76, Enbiya 5; Müslim, İman 259, 263, Tevhid 37; Ahmed b. Hanbel, V, 143</p><p>7–Altıparmak" Muhammed b. Muhammed, s. 450</p><p>8–Elmalılı M. Hamdi Yazır, "Hak Dini Kur'an Dili", Sadeleştiren: İsmail Karaçam ve diğerleri, Azim Dağıtım, İstanbul, c.7, s.304</p><p>9– Bakara sûresi, 285–286</p><p>10– Nesâî, Salât 1 (1, 223–224)</p><p>11– Enbiya sûresi, 96; Prof. Dr. İbrahim Canan, "Kütüb–i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Feza Gazetecilik, İstanbul, c.17, s.573, Hadis no: 1245, 4081, 7232</p><p></p><p> </p><p> </p><p>Araştırma</p><p></p><p>Ömer doğannur</p><p>Muhammed salih</p><p>Beyan Dergisi</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 255656, member: 1009927"] [b]Cevap: Güncel derslerimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..[/b] Resûlullah bu büyük ilâhî rahmete mazhar olur. Beş vakit namaz da bu makamda farz kılınır. Bu ilâhî makamda yaşananların şeklini ve boyutunu anlamanın imkânı yoktur. Bunu kelimelerle ifade etmek de mümkün değildir. Bütün denizlere oranla bir damla su misâli bu hadiseyi anlatmaya çalıştık. Her şeyin en doğrusunu Allah Celle Celâluhu bilir. * * * Vakit dolmuş ve geri dönülecektir. Yolculuğun geri kalanını tekrar Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den dinleyelim: –Sonra bana, her günde elli vakit olmak üzere namaz farz kılındı. Huzurdan geri döndüm. Dönüşte Musa ile karşılaştım. Musa: –Ne ile emrolundun? dedi. –Gece ve gündüzde elli vakit namazla, dedim. –Ümmetin her gün elli vakit namaza güç yetiremez. Vallahi ben, senden önce insanları tecrübe ettim. Benî İsrail'e muamelelerin en şiddetlisini uyguladım, buna muvaffak olamadım. Sen çabuk Rabbine dön, bu konuda ümmetin için hafifletme talep et, dedi. Ben de hemen döndüm, ümmetim için hafifletme istedim, Rabbim benden on vakit namaz indirdi. Musa'ya tekrar uğradım. Musa: –Ne ile emredildin? dedi. –Benden on vakit namazı kaldırdı, dedim. Musa: –Rabbine dön. Ümmetin için bunu biraz daha azaltmasını iste, dedi. Ben döndüm. Rabbim benden on vakit daha kaldırdı. Dönüşte yine Musa ile karşılaştım. Aynı şeyi söyledi. Ben, beş vakitle emrolununcaya kadar bu şekilde Musa ile Rabbim arasında gidip gelmeye devam ettim. Bu sonuncu defa da Musa ile karşılaştım. Musa: –Ne ile emredildin? dedi. –Her gün beş vakit namazla, dedim. Musa: –Senin ümmetin her gün beş vakit namaza da güç getiremez. Rabbine dön, biraz daha hafifletmesini talep et, dedi. –Rabbimden çok istedim. Artık utanıyorum, daha fazla hafifletmesini isteyemem. Ben beş vakte razıyım. Allah'ın emrine teslim oluyorum, dedim. Bu noktada açıklanması gereken husus şudur: Anlatımda geçen "Musa ile Rabbim arasında gidip geldim" sözünü mâna olarak bir mekandan diğer mekan arası gidip gelmeye ya da temsilde hata olmaz, Cumhurbaşkanı ile başbakan arasında gidip gelmeye benzetirsek hataya düşeriz. Allahu a'lem burada, Musa Aleyhisselâm'ın uyarısı ile Rabbine dönmesi, yukarıda geçen, "Beyt–i Ma'mur'a girdim ve içinde namaz kıldım." sözünde anlatılan şeydir. Beyt–i Ma'mur'a gidip orada Rabbinden niyazda bulunmasıdır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Musa'yı geçer geçmez bir münâdi (Allah adına) nidâ etti: "Farzını kesinleştirdim, kullarımdan da hafiflettim!" * * * Bir başka rivayette şu ifade de vardır. "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, beş vakit namazla gönderilince, Musa kendisine: –Rabbine dön. Daha fazla azaltmasını talep et. Çünkü Benî İsrail'e iki vakit namaz farz etmişti, onlar bunu kılmadılar, dedi. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Rabbime tekrar dönüp daha fazla hafifletmesini istedim. Allah Teâlâ bana şöyle buyurdu: "Gökleri ve yeri yarattığım zaman ben sana ve ümmetine elli vakit namaz yazdım. Öyleyse elli olan beştir. Sen ve ümmetin bunları kılın." Böylece anladım ki, bu beş vakit namaz Rabbim Teâlâ'dan kesin bir emirdir. Hemen Musa'ya döndüm. O yine "Dön." dedi. Fakat ben, artık geri dönmedim."(10) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Miraç'da geçmiş peygamberlerle konuştuğu konulardan biri de kıyametin mahiyeti ve onun ne zaman kopacağı idi. * * * Rivayet olunmuştur ki: "Miraç gecesinde Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İbrahim, Musa ve İsa ile karşılaştığında onlardan kıyamet hakkında bilgi istedi. Kıyameti aralarında müzakere ettiler. Önce İbrahim Aleyhisselâm başladı ve ona kıyamet hakkında sorular sordular. Onun kıyamet hakkında herhangi bir bilgisi yoktu. Sonra Musa Aleyhisselâm'a sordular. Kıyamet hakkında onun da bir bilgisi yoktu. Söz İsa Aleyhisselâm'a geldi. O: –Kıyametin kopmasına yakın şeyler (alâmetler) hakkında bana bilgi verildi. Ama kıyametin kopma vaktini Allah'tan başka hiç kimse bilemez, dedi. Sonra kıyametin alâmetlerinden biri olarak, Deccal'in çıkmasını anlattı. Şunları söyledi: –Sonra ben inip onu öldüreceğim ve bundan sonra halk yurtlarına geri dönecek. Bu defa onların karşısına Ye'cüc ve Me'cüc çıkacak ve her tepeden hızla hücum edecekler. Onlar giderken rastladıkları her suyu içip tüketecekler ve uğrayacakları her şeyi bozup alt üst edecekler. Bunun üzerine halk feryat ederek, Allah'tan yardım dileyecek. Ben de Ye'cüc ve Me'cüc'ü öldürmesi için Allah'a dua edeceğim. Allah da bir su gönderecek ve o su, onları sürükleyip denize atacaktır. Daha sonra dağlar ufaltılıp dağıtılacak ve yer, derinin yarılıp genişletilmesi gibi yayılıp genişletilecek. İşte bu hâdise meydana geldiğinde, insanlara yakınlığı itibariyle kıyametin, ev halkının doğumu ile aniden ne zaman karşılaşacaklarını bilmedikleri hamile kadının doğurma süresi gibi olacağı bana bildirildi." Râvi şöyle demiştir: "Bunun tasdiki, Allah'ın Kitabı'nda da vardır: "Nihayet, Ye'cüc ile Me'cüc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettikleri zaman."(11) Dipnotlar: 1–Hicr sûresi, 17 2–Müddesir sûresi, 31 3–Buhârî, Salat 1, Enbiya 5, 22, 41, Menakıbü'l–Ensar, 42; Müslim, İman 263, 264 4–Meryem sûresi, 57 5–Al–i İmran sûresi, 68 6–Buhari, Salât 1, Hac 76, Enbiya 5; Müslim, İman 259, 263, Tevhid 37; Ahmed b. Hanbel, V, 143 7–Altıparmak" Muhammed b. Muhammed, s. 450 8–Elmalılı M. Hamdi Yazır, "Hak Dini Kur'an Dili", Sadeleştiren: İsmail Karaçam ve diğerleri, Azim Dağıtım, İstanbul, c.7, s.304 9– Bakara sûresi, 285–286 10– Nesâî, Salât 1 (1, 223–224) 11– Enbiya sûresi, 96; Prof. Dr. İbrahim Canan, "Kütüb–i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi", Feza Gazetecilik, İstanbul, c.17, s.573, Hadis no: 1245, 4081, 7232 Araştırma Ömer doğannur Muhammed salih Beyan Dergisi [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
31. Söz'den Dersimiz ; Mirac-ı Nebeviyeye (a.s.m.) dairdir..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst