Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
33. Söz / 19. Pencere
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 545003" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻟْﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓِﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ</span></span></span></p><p><u><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Yedi gökle yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu övüp, Onu tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi: 44.)</span></span></u></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">sırrınca: Sâni'-i Zülcelal, semavatın ecramına o kadar hikmetler, manalar takmış ki; güya celal ve cemalini ifade etmek için semavatı; güneşler, aylar, yıldızlar kelimeleriyle söylettirdiği gibi, cevv-i semada dahi olan mevcudata öyle hikmetler ve manalar ve maksadlar takmış ki; güya o cevv-i semayı berkler, şimşekler, ra'dlar, katreler kelimeleriyle intak ediyor. Ve kemal-i hikmet ve cemal-i rahmetini ders veriyor. Ve nasıl zemin kafasını, hayvanat ve nebatat denilen manidar kelimeleriyle söyleştirip kemalât-ı san'atını kâinata gösteriyor. </span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Semavat: Gökler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Ecram: Cirimler, ruhsuz ve cansız büyük varlıklar, yıldızlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Celal: Büyüklük, ululuk, haşmet.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Cemal: Güzellik.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Cevv-i sema: Gökyüzü, gök boşluğu, atmosfer. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Ra'd: Gök gürültüsü.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">İntak: Söyletme, konuşturma.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kemal-i hikmet: Tam bir hikmet, kusursuz ve mükemmel olarak gayeleri ve faydaları gözetmek.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Nebatat: Bitkiler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kemalât-ı san'at: Sanattaki kusursuz mükemmellikler.</span></span></span></p><p> </p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Öyle de; o kafanın birer kelimesi olan nebatları ve ağaçları dahi; yapraklar, çiçekler, meyveler kelimeleriyle intak edip yine kemal-i san'atını ve cemal-i rahmetini ilân ediyor. Ve birer kelime olan çiçekleri ve meyveleri dahi tohumcuklar kelimeleriyle konuşturup dekaik-ı san'atını ve kemal-i rububiyetini ehl-i şuura talim ediyor. İşte bu hadsiz kelimat-ı tesbihiye içinde yalnız tek bir sünbül ve tek bir çiçeğin tarz-ı ifadesine kulak verip dinleyeceğiz. Nasıl şehadet eder, bileceğiz.</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Dekaik-ı san'at: Sanat incelikleri.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kemal-i rububiyet: Rububiyetin (Rabliğin) mükemmelliği, varlıkları yetiştirme ve terbiye etmekteki mükemmellik. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Ehl-i şuur: Şuurlular, bilinçli olanlar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kelimat-ı tesbihiye: Allah'ın (cc) kusursuzluğunu bildiren sözler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Tarz-ı ifade: İfade tarzı, anlatma şekli, söyleme biçimi.</span></span></span></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"> Evet herbir nebat, herbir ağaç, pekçok lisan ile Sâni'lerini öyle gösteriyorlar ki; ehl-i dikkati hayretlerde bırakır ve bakanlara "Sübhanallah! Ne kadar güzel şehadet ediyor!" dedirtirler.</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Nebat: Bitki.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Sâni': Sanatkar yaratıcı, sanatlı şekilde yaratan.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Ehl-i dikkat: Dikkatliler, inceleyenler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Sübhanallah: Her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah (cc).</span></span></span></p><p></p><p></p><p> <em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, tebessümkârane manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. Çünki herbir çiçeğin güzel ağzı ile ve muntazam sünbülün lisanıyla ve mevzun tohumların ve muntazam habbelerin kelimatıyla hikmeti gösteren o nizam, bilmüşahede ilmi gösteren bir mizan içindedir. </span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Tebessümkârane: Tebessüm edercesine, gülümsercesine.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Tekellüm: Konuşmak, söylemek.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Zahir: Açık, görünür, belli.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mevzun: Ölçülü.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Habbe: Tane, tohum.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kelimat: Kelimeler, sözler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Bilmüşahede: Gözle görüldüğü gibi, gözönünde olarak.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969"></span></span></span></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ve o mizan ise, meharet-i san'atı gösteren bir nakş-ı san'at içindedir. Ve o nakş-ı san'at, lütuf ve keremi gösteren bir zînet içindedir. Ve o zînet dahi, rahmet ve ihsanı gösteren latif kokular içindedir. Ve birbiri içinde bulunan şu manidar keyfiyetler, öyle bir lisan-ı şehadettir ki; hem Sâni'-i Zülcemal'ini esmasıyla tarif eder, hem evsafıyla tavsif eder, hem cilve-i esmasını tefsir eder, hem teveddüd ve taarrüfünü, yani sevdirilmesini ve tanıttırılmasını ifade eder.</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Meharet-i san'at: Sanat mahareti, sanattaki ustalık.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Nakş-ı san'at: Sanat süslemesi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Zînet: Süs, güzellik.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Rahmet: Merhamet, acıma, şefkat etme.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">İhsan: İyilik, lütuf, bağışlama, cömertlik.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Keyfiyet: Özellik, nitelik, kıymet.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Esma: İsimler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Evsaf: Vasıflar, nitelikler, özellikler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Cilve-i esma: İsimlerin kendini belli edip göstermesi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Teveddüd: Kendini sevdirmek.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Taarrüf: Kendini tanıttırma, kendini bildirme.</span></span></span></p><p> </p><p></p><p> <em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"> İşte bir tek çiçekten böyle bir şehadet işitsen, acaba zemin yüzündeki Rabbanî bağlarda umum çiçekleri dinleyebilsen, ne derece yüksek bir kuvvetle Sâni'-i Zülcelal'in vücub-u vücudunu ve vahdetini ilân ettiklerini işitsen, hiç şübhen ve vesvesen ve gafletin kalabilir mi? Eğer kalsa, sana insan ve zîşuur denilebilir mi?</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Rabbanî: Rabbe ait, herşeyin sahibi ve terbiyecisiyle ilgili.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Vücub-u vücud: Vücudun vücubu, varlığının zorunlu olması, olmaması imkansız olan varlık.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Vahdet: Birlik, teklik, Allah'a (cc) ait birlik.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Zîşuur: Şuur sahibi, bilinç sahibi, şuurlu.</span></span></span></p><p></p><p></p><p> <em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Gel şimdi bir ağaca dikkatle bak! İşte bahar mevsiminde yaprakların muntazaman çıkması, çiçeklerin mevzunen açılması, meyvelerin hikmetle, rahmetle büyümesi ve dalların ellerinde, masum çocuklar gibi, nesimin esmesiyle oynaması içindeki latif ağzını gör.</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mevzunen: Ölçülü olarak.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Nesim: Hafif ve yumuşak esen hoş ve güzel rüzgar.</span></span></span></p><p> </p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Nasıl bir dest-i kerem ile yeşillenen yaprakların dili ile ve bir neş'e-i lütuf ile tebessüm eden çiçeklerin lisanıyla ve bir cilve-i rahmet ile gülen meyvelerin kelimatı ile ifade edilen hikmetli nizam içindeki adilli mizan; ve adli gösteren mizan içinde bulunan dikkatli san'atlar, nakışlar ve meharetli nakışlar ve zînetler içinde rahmet ve ihsanı gösteren ayrı ayrı tatlı tatmaklar ve ayrı ayrı güzel kokular ve hoş tatmaklar içinde birer mu'cize-i kudret olan tohumlar ve çekirdekler, gayet zahir bir surette bir Sâni'-i Hakîm, Kerim, Rahîm, Muhsin, Mün'im, Mücemmil, Mufaddıl'ın vücub-u vücudunu ve vahdetini ve cemal-i rahmetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. </span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Dest-i kerem: Kerem eli, bağış ve cömertlik, iyilik ve yardım eli.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Neş'e-i lütuf: İltifat ve iyiliğin sevinci.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Cilve-i rahmet: Rahmet cilvesi, acıma ve şefkatin belirtisi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mu'cize-i kudret: Kudret mucizesi, Allah'ın (cc) sonsuz gücünün mucizesi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kerim: Kerem sahibi, bağış, iyilik, lütuf ve cömertlik sahibi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Muhsin: İhsan eden, iyilik ve lütufta bulunan.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mün'im: Nimet veren, nimetlendiren, Nimetlerin gerçek sahibi olan ve varlıkların her türlü ihtiyaçlarını karşılayan Allah (cc).</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mücemmil: Güzel yaratan, güzelleştiren.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Mufaddıl: Faziletlendiren, yükselten, iyilik eden ve nimet veren.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kemal-i rububiyet: Rububiyetin (Rabliğin) mükemmelliği, varlıkları yetiştirme ve terbiye etmekteki mükemmellik. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969"></span></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İşte eğer bütün rûy-i zemindeki ağaçların lisan-ı hallerini birden dinleyebilsen,</span></span></em></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ</span></span></span> <u><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">Göklerde ne var, yerde ne varsa, Allah’ı tesbih eder. (Cumâ Sûresi: 1.)</span></span></u></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">hazinesinde ne kadar güzel cevherler bulunduğunu göreceksin, anlayacaksın.</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Rûy-i zem: Yeryüzü.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Lisan-ı hal: Hal lisanı, durum ve görünüş konuşması. </span></span></span></p><p></p><p></p><p> <em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İşte ey nankörlük içinde kendini başıboş zanneden bedbaht gafil! Bu derece hadsiz lisanlarla kendini sana tanıttıran ve bildiren ve sevdiren bir Kerim-i Zülcemal, tanımak istenilmezse bu lisanları susturmalı. Mademki susturulmaz, dinlemeli. Gafletle kulağını kapasan kurtulamazsın. Çünki sen kulağını kapamakla kâinat sükût etmez, mevcudat susmaz, vahdaniyet şahidleri seslerini kesmezler. Elbette seni mahkûm ederler...</span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Bedbaht: Bahtı kara, mutsuz, talihsiz.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Gafil: Gaflette olan. Düşüncesiz, ilgisiz ve habersiz.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Kerim-i Zülcemal: Sonsuz güzellikler sahibi çok cömert ve iyilik sever olan Allah (cc).</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Sükût: Sessiz, suskun, susma.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #696969">Vahdaniyet: Birlik, Allah'ın (cc) birliği.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 545003, member: 1040028"] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻟْﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓِﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][FONT=Arial][SIZE=2]Yedi gökle yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu övüp, Onu tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi: 44.)[/SIZE][/FONT][/U] [I][FONT=Arial][SIZE=3]sırrınca: Sâni'-i Zülcelal, semavatın ecramına o kadar hikmetler, manalar takmış ki; güya celal ve cemalini ifade etmek için semavatı; güneşler, aylar, yıldızlar kelimeleriyle söylettirdiği gibi, cevv-i semada dahi olan mevcudata öyle hikmetler ve manalar ve maksadlar takmış ki; güya o cevv-i semayı berkler, şimşekler, ra'dlar, katreler kelimeleriyle intak ediyor. Ve kemal-i hikmet ve cemal-i rahmetini ders veriyor. Ve nasıl zemin kafasını, hayvanat ve nebatat denilen manidar kelimeleriyle söyleştirip kemalât-ı san'atını kâinata gösteriyor. [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı. Semavat: Gökler. Ecram: Cirimler, ruhsuz ve cansız büyük varlıklar, yıldızlar. Celal: Büyüklük, ululuk, haşmet. Cemal: Güzellik. Cevv-i sema: Gökyüzü, gök boşluğu, atmosfer. Ra'd: Gök gürültüsü. İntak: Söyletme, konuşturma. Kemal-i hikmet: Tam bir hikmet, kusursuz ve mükemmel olarak gayeleri ve faydaları gözetmek. Nebatat: Bitkiler. Kemalât-ı san'at: Sanattaki kusursuz mükemmellikler.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Öyle de; o kafanın birer kelimesi olan nebatları ve ağaçları dahi; yapraklar, çiçekler, meyveler kelimeleriyle intak edip yine kemal-i san'atını ve cemal-i rahmetini ilân ediyor. Ve birer kelime olan çiçekleri ve meyveleri dahi tohumcuklar kelimeleriyle konuşturup dekaik-ı san'atını ve kemal-i rububiyetini ehl-i şuura talim ediyor. İşte bu hadsiz kelimat-ı tesbihiye içinde yalnız tek bir sünbül ve tek bir çiçeğin tarz-ı ifadesine kulak verip dinleyeceğiz. Nasıl şehadet eder, bileceğiz.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Dekaik-ı san'at: Sanat incelikleri. Kemal-i rububiyet: Rububiyetin (Rabliğin) mükemmelliği, varlıkları yetiştirme ve terbiye etmekteki mükemmellik. Ehl-i şuur: Şuurlular, bilinçli olanlar. Kelimat-ı tesbihiye: Allah'ın (cc) kusursuzluğunu bildiren sözler. Tarz-ı ifade: İfade tarzı, anlatma şekli, söyleme biçimi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3] Evet herbir nebat, herbir ağaç, pekçok lisan ile Sâni'lerini öyle gösteriyorlar ki; ehl-i dikkati hayretlerde bırakır ve bakanlara "Sübhanallah! Ne kadar güzel şehadet ediyor!" dedirtirler.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Nebat: Bitki. Sâni': Sanatkar yaratıcı, sanatlı şekilde yaratan. Ehl-i dikkat: Dikkatliler, inceleyenler. Sübhanallah: Her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan uzak ve kusursuz olan Allah (cc).[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Evet, herbir nebatın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi anında, tebessümkârane manevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zahirdir. Çünki herbir çiçeğin güzel ağzı ile ve muntazam sünbülün lisanıyla ve mevzun tohumların ve muntazam habbelerin kelimatıyla hikmeti gösteren o nizam, bilmüşahede ilmi gösteren bir mizan içindedir. [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Tebessümkârane: Tebessüm edercesine, gülümsercesine. Tekellüm: Konuşmak, söylemek. Zahir: Açık, görünür, belli. Mevzun: Ölçülü. Habbe: Tane, tohum. Kelimat: Kelimeler, sözler. Bilmüşahede: Gözle görüldüğü gibi, gözönünde olarak. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Ve o mizan ise, meharet-i san'atı gösteren bir nakş-ı san'at içindedir. Ve o nakş-ı san'at, lütuf ve keremi gösteren bir zînet içindedir. Ve o zînet dahi, rahmet ve ihsanı gösteren latif kokular içindedir. Ve birbiri içinde bulunan şu manidar keyfiyetler, öyle bir lisan-ı şehadettir ki; hem Sâni'-i Zülcemal'ini esmasıyla tarif eder, hem evsafıyla tavsif eder, hem cilve-i esmasını tefsir eder, hem teveddüd ve taarrüfünü, yani sevdirilmesini ve tanıttırılmasını ifade eder.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Meharet-i san'at: Sanat mahareti, sanattaki ustalık. Nakş-ı san'at: Sanat süslemesi. Zînet: Süs, güzellik. Rahmet: Merhamet, acıma, şefkat etme. İhsan: İyilik, lütuf, bağışlama, cömertlik. Keyfiyet: Özellik, nitelik, kıymet. Esma: İsimler. Evsaf: Vasıflar, nitelikler, özellikler. Cilve-i esma: İsimlerin kendini belli edip göstermesi. Teveddüd: Kendini sevdirmek. Taarrüf: Kendini tanıttırma, kendini bildirme.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3] İşte bir tek çiçekten böyle bir şehadet işitsen, acaba zemin yüzündeki Rabbanî bağlarda umum çiçekleri dinleyebilsen, ne derece yüksek bir kuvvetle Sâni'-i Zülcelal'in vücub-u vücudunu ve vahdetini ilân ettiklerini işitsen, hiç şübhen ve vesvesen ve gafletin kalabilir mi? Eğer kalsa, sana insan ve zîşuur denilebilir mi?[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Rabbanî: Rabbe ait, herşeyin sahibi ve terbiyecisiyle ilgili. Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı. Vücub-u vücud: Vücudun vücubu, varlığının zorunlu olması, olmaması imkansız olan varlık. Vahdet: Birlik, teklik, Allah'a (cc) ait birlik. Zîşuur: Şuur sahibi, bilinç sahibi, şuurlu.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Gel şimdi bir ağaca dikkatle bak! İşte bahar mevsiminde yaprakların muntazaman çıkması, çiçeklerin mevzunen açılması, meyvelerin hikmetle, rahmetle büyümesi ve dalların ellerinde, masum çocuklar gibi, nesimin esmesiyle oynaması içindeki latif ağzını gör.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Mevzunen: Ölçülü olarak. Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye. Nesim: Hafif ve yumuşak esen hoş ve güzel rüzgar.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]Nasıl bir dest-i kerem ile yeşillenen yaprakların dili ile ve bir neş'e-i lütuf ile tebessüm eden çiçeklerin lisanıyla ve bir cilve-i rahmet ile gülen meyvelerin kelimatı ile ifade edilen hikmetli nizam içindeki adilli mizan; ve adli gösteren mizan içinde bulunan dikkatli san'atlar, nakışlar ve meharetli nakışlar ve zînetler içinde rahmet ve ihsanı gösteren ayrı ayrı tatlı tatmaklar ve ayrı ayrı güzel kokular ve hoş tatmaklar içinde birer mu'cize-i kudret olan tohumlar ve çekirdekler, gayet zahir bir surette bir Sâni'-i Hakîm, Kerim, Rahîm, Muhsin, Mün'im, Mücemmil, Mufaddıl'ın vücub-u vücudunu ve vahdetini ve cemal-i rahmetini ve kemal-i rububiyetini gösterir. [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Dest-i kerem: Kerem eli, bağış ve cömertlik, iyilik ve yardım eli. Neş'e-i lütuf: İltifat ve iyiliğin sevinci. Cilve-i rahmet: Rahmet cilvesi, acıma ve şefkatin belirtisi. Mu'cize-i kudret: Kudret mucizesi, Allah'ın (cc) sonsuz gücünün mucizesi. Kerim: Kerem sahibi, bağış, iyilik, lütuf ve cömertlik sahibi. Muhsin: İhsan eden, iyilik ve lütufta bulunan. Mün'im: Nimet veren, nimetlendiren, Nimetlerin gerçek sahibi olan ve varlıkların her türlü ihtiyaçlarını karşılayan Allah (cc). Mücemmil: Güzel yaratan, güzelleştiren. Mufaddıl: Faziletlendiren, yükselten, iyilik eden ve nimet veren. Kemal-i rububiyet: Rububiyetin (Rabliğin) mükemmelliği, varlıkları yetiştirme ve terbiye etmekteki mükemmellik. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]İşte eğer bütün rûy-i zemindeki ağaçların lisan-ı hallerini birden dinleyebilsen,[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ[/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][FONT=Arial][SIZE=2]Göklerde ne var, yerde ne varsa, Allah’ı tesbih eder. (Cumâ Sûresi: 1.)[/SIZE][/FONT][/U] [I][FONT=Arial][SIZE=3]hazinesinde ne kadar güzel cevherler bulunduğunu göreceksin, anlayacaksın.[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Rûy-i zem: Yeryüzü. Lisan-ı hal: Hal lisanı, durum ve görünüş konuşması. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Arial][SIZE=3]İşte ey nankörlük içinde kendini başıboş zanneden bedbaht gafil! Bu derece hadsiz lisanlarla kendini sana tanıttıran ve bildiren ve sevdiren bir Kerim-i Zülcemal, tanımak istenilmezse bu lisanları susturmalı. Mademki susturulmaz, dinlemeli. Gafletle kulağını kapasan kurtulamazsın. Çünki sen kulağını kapamakla kâinat sükût etmez, mevcudat susmaz, vahdaniyet şahidleri seslerini kesmezler. Elbette seni mahkûm ederler...[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#696969"]Bedbaht: Bahtı kara, mutsuz, talihsiz. Gafil: Gaflette olan. Düşüncesiz, ilgisiz ve habersiz. Kerim-i Zülcemal: Sonsuz güzellikler sahibi çok cömert ve iyilik sever olan Allah (cc). Sükût: Sessiz, suskun, susma. Vahdaniyet: Birlik, Allah'ın (cc) birliği.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
33. Söz / 19. Pencere
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst