Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber İle Hz. Ebubekir'in Hicreti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 253081" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Hz. Ebubekir’in Hicret İçin Hazırlanması</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bize ya sabah ya akşam gelirdi. Ancak, Allah’ın kendisine hicret için izin verdiği gün, tam öğle saatinde bize geldi. O saatte hiç gelmezdi. Babam onu görünce </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Hz. Peygamber bu saatte gelmezdi. Mutlaka önemli bir sebebi var” dedi. Hz. Peygamber içeri girince, babam oturduğu yerden kalkıp yerini ona verdi. Babamın yanında ben ve kızkardeşim Esma vardı. Hz. Peygamber babama </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Onları dışarı çıkar”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü, onlar benim kızlarımdır. Anam babam sana feda olsun. Acaba bu iş nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Allah bana Mekke’den çıkmaya ve hicrete izin verdi”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü! Sana arkadaş olmak istiyorum” dedi. Hz. Peygamber de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Ben de seni beraber götürmek için geldim”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. O güne kadar bir kimsenin sevincinden ağladığını görmemiştim. O gün babam sevincinden hüngür hüngür ağladı ve</span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü, şu iki deveyi bunun için hazırlamıştım” dedi. Sonra kendilerine yol göstermek için, Benî Buil b. Bekir kabilesinden Abdullah b. Erkad’ı kiraladılar. Bunun annesi Benî Sehm b. Amr kabilesindendi ve kendisi henüz müşrikti. Hareket edecekleri güne kadar bakmak için develeri ona teslim ettiler.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü, beni de beraberinde götür” dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Evet, seni de beraber götüreceğim”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Benim iki devem var. Onları altı aydan beri bu iş için besliyordum. Birisini sen al” dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Ben onu ancak satın alırım”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Devenin birini satın aldı. Sonra yola çıkıp mağaraya gittiler.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">- Esma şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber Mekke’de bize her gün iki defa geliyordu. Fakat hicret gününde tam öğle vakti geldi ve ben de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Ey baba! Bak, Hz. Peygamber geliyor” dedim. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Anam babam Rasûlullah’a feda olsun. Onu bu saatte buraya getirten mutlaka önemli bir şeydir” dedi. Hz. Peygamber babama </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Biliyor musun, Allah bana Mekke’den çıkma izni verdi?”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Ey Allah’ın Rasûlü! Arkadaş olacak mıyım?” diye sorunca Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Evet, olacaksın!”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Benim iki devem vardır. Falan zamandan beri onları besliyor, bu günü bekliyordum. Onlardan birisini al” dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Onu ancak parasıyla alırım”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Babam </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Anam babam sana feda olsun, istersen parasıyla al” dedi. Onlara bir azık sofrası hazırladık. Sonra ben sırtımdaki kemerimi parçaladım, onun bir parçasıyla sofrayı bağladım. Onlar çıktılar ve Sevr dağındaki mağarada durdular. Mağaraya vardıklarında babam, Peygamber’den önce mağaraya girdi, her deliğe parmağını koyarak orada Peygamber’e zarar verecek bir haşerat olup olmadığını kontrol etti. Kureyş de Peygamber ile Ebubekir’i kaybettikleri için onları aramaya koyuldular. Peygamber’i getirene yüz deve ödül vaadettiler. Mekke dağlarında ikisini aramaya başladılar. Bulundukları Sevr dağına geldiler. Ebubekir, mağaranın tam karşısında duran bir kişiyi işaret ederek </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu kişi buraya bakıyor” dedi. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Hayır, melekler bizi kanatlarıyla gizliyorlar”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> buyurdu. Bu sefer orada duran kişi mağaranın karşısında olduğu halde çiş etmeye başladı. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Eğer bizi görseydi bunu yapmazdı”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Böylece mağarada üç gün kaldılar. Amir b. Füheyre onlara bizim koyunları getiriyor, gece karanlığında yanlarında kalıyor, sabahları da çobanlarla beraber merada bulunuyordu. Onlarla beraber akşamlan gidiyordu. Fakat yavaş hareket ederek akşam olduğunda koyunları Peygamber’le babama götürüyordu. Çobanlar zannederlerdi ki, o da kendileriyle beraberdir. Kardeşim Abdullah da gündüzleri Mekke’de dolaşıyor, haber topluyordu. Karanlık çökünce de mağaraya gelip, onlara haber veriyordu. Sonra karanlıkta onlardan ayrılıyor, sabahleyin de Mekke’de oluyordu.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[3]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">____________________________</span><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> </span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1] İbn İshak</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2] Kenzü’l-Ummal, VIII/334 (Begavi ve İbn İshak’dan).</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[3] Tabarani</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/324-326.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 253081, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Hz. Ebubekir’in Hicret İçin Hazırlanması[/B] - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bize ya sabah ya akşam gelirdi. Ancak, Allah’ın kendisine hicret için izin verdiği gün, tam öğle saatinde bize geldi. O saatte hiç gelmezdi. Babam onu görünce [/FONT] [FONT=Verdana] “Hz. Peygamber bu saatte gelmezdi. Mutlaka önemli bir sebebi var” dedi. Hz. Peygamber içeri girince, babam oturduğu yerden kalkıp yerini ona verdi. Babamın yanında ben ve kızkardeşim Esma vardı. Hz. Peygamber babama [I] “Onları dışarı çıkar”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Ey Allah’ın Rasûlü, onlar benim kızlarımdır. Anam babam sana feda olsun. Acaba bu iş nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber [I] “Allah bana Mekke’den çıkmaya ve hicrete izin verdi”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Ey Allah’ın Rasûlü! Sana arkadaş olmak istiyorum” dedi. Hz. Peygamber de [I] “Ben de seni beraber götürmek için geldim”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. O güne kadar bir kimsenin sevincinden ağladığını görmemiştim. O gün babam sevincinden hüngür hüngür ağladı ve “Ey Allah’ın Rasûlü, şu iki deveyi bunun için hazırlamıştım” dedi. Sonra kendilerine yol göstermek için, Benî Buil b. Bekir kabilesinden Abdullah b. Erkad’ı kiraladılar. Bunun annesi Benî Sehm b. Amr kabilesindendi ve kendisi henüz müşrikti. Hareket edecekleri güne kadar bakmak için develeri ona teslim ettiler.[/FONT][FONT=Verdana][1] - Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Babam “Ey Allah’ın Rasûlü, beni de beraberinde götür” dedi. Hz. Peygamber [I] “Evet, seni de beraber götüreceğim”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Benim iki devem var. Onları altı aydan beri bu iş için besliyordum. Birisini sen al” dedi. Hz. Peygamber [I] “Ben onu ancak satın alırım”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Devenin birini satın aldı. Sonra yola çıkıp mağaraya gittiler.[/FONT][FONT=Verdana][2] - Esma şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber Mekke’de bize her gün iki defa geliyordu. Fakat hicret gününde tam öğle vakti geldi ve ben de “Ey baba! Bak, Hz. Peygamber geliyor” dedim. Babam “Anam babam Rasûlullah’a feda olsun. Onu bu saatte buraya getirten mutlaka önemli bir şeydir” dedi. Hz. Peygamber babama [I]“Biliyor musun, Allah bana Mekke’den çıkma izni verdi?”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Ey Allah’ın Rasûlü! Arkadaş olacak mıyım?” diye sorunca Hz. Peygamber [I]“Evet, olacaksın!”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Benim iki devem vardır. Falan zamandan beri onları besliyor, bu günü bekliyordum. Onlardan birisini al” dedi. Hz. Peygamber [I]“Onu ancak parasıyla alırım”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Babam “Anam babam sana feda olsun, istersen parasıyla al” dedi. Onlara bir azık sofrası hazırladık. Sonra ben sırtımdaki kemerimi parçaladım, onun bir parçasıyla sofrayı bağladım. Onlar çıktılar ve Sevr dağındaki mağarada durdular. Mağaraya vardıklarında babam, Peygamber’den önce mağaraya girdi, her deliğe parmağını koyarak orada Peygamber’e zarar verecek bir haşerat olup olmadığını kontrol etti. Kureyş de Peygamber ile Ebubekir’i kaybettikleri için onları aramaya koyuldular. Peygamber’i getirene yüz deve ödül vaadettiler. Mekke dağlarında ikisini aramaya başladılar. Bulundukları Sevr dağına geldiler. Ebubekir, mağaranın tam karşısında duran bir kişiyi işaret ederek “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu kişi buraya bakıyor” dedi. Hz. Peygamber [I]“Hayır, melekler bizi kanatlarıyla gizliyorlar”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] buyurdu. Bu sefer orada duran kişi mağaranın karşısında olduğu halde çiş etmeye başladı. Hz. Peygamber [I]“Eğer bizi görseydi bunu yapmazdı”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Böylece mağarada üç gün kaldılar. Amir b. Füheyre onlara bizim koyunları getiriyor, gece karanlığında yanlarında kalıyor, sabahları da çobanlarla beraber merada bulunuyordu. Onlarla beraber akşamlan gidiyordu. Fakat yavaş hareket ederek akşam olduğunda koyunları Peygamber’le babama götürüyordu. Çobanlar zannederlerdi ki, o da kendileriyle beraberdir. Kardeşim Abdullah da gündüzleri Mekke’de dolaşıyor, haber topluyordu. Karanlık çökünce de mağaraya gelip, onlara haber veriyordu. Sonra karanlıkta onlardan ayrılıyor, sabahleyin de Mekke’de oluyordu.[/FONT][FONT=Verdana][3] [COLOR=red]____________________________[/COLOR][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][1] İbn İshak [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][2] Kenzü’l-Ummal, VIII/334 (Begavi ve İbn İshak’dan). [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][3] Tabarani Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/324-326.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber İle Hz. Ebubekir'in Hicreti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst