Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber İle Hz. Ebubekir'in Hicreti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 253085" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Hz. Ebubekir’in Hz. Peygamber’le Birlikte Hicret Etmesi ve Süraka’nın Onlarla Olan Kıssası</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Bera’ b. Azib şöyle anlatıyor: Hz. Ebubekir babam Azib’den onüç dirheme bir eyer satın aldı. Ebubekir, babama </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bera’ya söyle, eyeri evime getirsin” dedi. Babam ise </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Hayır! Sen Rasûlullah ile birlikte çıktığında karşılaştığın hadiseyi anlatmadan bunu yapmam” dedi. Ebubekir Hicret olayını şöyle anlattı: Gece yola çıktık. O gün ve o gece süratle yola devam ettik. Ta öğle oluncaya kadar... Öğle olunca da acaba bir gölgelik bulabilir miyim diye sağa sola baktım. Bir taş gördüm. Onun yanına vardım. Baktım ki onun dar bir gölgeliği vardır. Orayı Rasûlullah için düzelttim. Ona bir kürk serdim </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü! Buna dayan” dedim. Hz. Peygamber uzandı. Sonra ben çıktım. Acaba arkamızdan bir kimse geliyor mu diye baktım. Bir çoban gördüm. Ona kimin çobanı olduğunu sordum. </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Kureyş’ten falanca kişinin çobanıyım” deyince onu tanıdım, </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Koyunlarında süt var mı?” diye sordum. O da buna olumlu cevab verince, bana biraz süt sağmasını istedim. Bir koyunu yakaladı. Koyunun memelerini toprakla güzelce temizlemesini söyledim. Böylece yanımda bulunan bir dağarcığa biraz süt sağdı. Ben de onu getirdim, bir kaba koydum. Altına biraz su serpmek suretiyle soğumasını sağladım. Peygamber’e vardığımda uyanmış olduğunu gördüm, </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü! İç” dedim. Rasûlullah kanıncaya kadar içti. Sonra artık yola çıkma zamanının geldiğini söyledim. Ve böylece yola devam ettik. Kureyş ise bizi sağ ve solda arıyordu. Onlardan hiç birisi bize yetişemedi. Yalnız Süraka b. Malik bir atın sırtında bize yetişmek üzereydi. Ben </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adam bizi arıyor, bize yetişti” dedim. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Üzülme! Kesinlikle Allah bizimle beraberdir”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> buyurdu. Süraka bize bir veya iki mızrak boyu kadar yaklaşınca </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü, bu bize yetişti” dedim ve ağladım. Hz. Peygamber niçin ağladığımı sorunca</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Allah’a yemin ederim ki, ben kendim için değil, senin için ağlıyorum” dedim. Rasûlullah elini kaldırarak </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Ey Allah’ım! Dilediğin şekilde bizi bu adamın şerrinden koru!”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Bu duanın hemen akabinde Süraka’nın bindiği atın ayakları biraz da sert olan yere o şekilde battı ki atın karnı toprağa değdi. Süraka hemen attan indi ve </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Muhammed! Biliyorum ki bu, senden gelmiştir. Allah’a yalvar da beni bu felaketten kurtarsın. Allah’a and içerim, arkamdan gelenlerin hepsini şaşırtır, onları geri döndürürüm. İşte okdanlığım! Oradan bir ok al. Sonra develerimin ve koyunlarımın falan yerde olduklarını göreceksin ki ne kadar ihtiyacın varsa onlardan al!” dedi. Rasûlullah </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Onlara ihtiyacım yoktur”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi ve Süraka için dua etti. Allah Teâlâ, Süraka’yı o felaketten kurtardı. O da arkadan gelen arkadaşlarına doğru bindi gitti. Biz de Medine’ye gelinceye kadar yolumuza devam ettik. Halk Hz. Peygamber’i karşıladı. Yollara ve evlerin damlarına toplandılar. Hizmetkârlar ve çocuklar koşarak </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'">“Allahu Ekber! Allah’ın Peygamber’i geldi, Muhâmmed geldi” diye bağırıyorlardı. Ve Medineliler Peygamber’in kime misafir olacağı konusunda şiddetli bir münazâaya tutuştular. Rasûlullah </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “Ben bu gece dedem Abdulmuttalib’in dayıları olan Benî Neccar kabilesine misafir olacağım. Onları bununla şereflendirmek istiyorum”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Ertesi gün Hz. Peygamber neresi emredilmişse oraya gitti.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">_________________________________</span><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> </span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[1] Bidaye, III/187-188 (İmam Ahmed’den); Hadisi İbn Ebi Şeybe, İbn Sa’d, İbn Huzeyme, Buhari, Müslim de rivayet etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/327-329.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 253085, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Hz. Ebubekir’in Hz. Peygamber’le Birlikte Hicret Etmesi ve Süraka’nın Onlarla Olan Kıssası[/B] Bera’ b. Azib şöyle anlatıyor: Hz. Ebubekir babam Azib’den onüç dirheme bir eyer satın aldı. Ebubekir, babama [/FONT] [FONT=Verdana] “Bera’ya söyle, eyeri evime getirsin” dedi. Babam ise “Hayır! Sen Rasûlullah ile birlikte çıktığında karşılaştığın hadiseyi anlatmadan bunu yapmam” dedi. Ebubekir Hicret olayını şöyle anlattı: Gece yola çıktık. O gün ve o gece süratle yola devam ettik. Ta öğle oluncaya kadar... Öğle olunca da acaba bir gölgelik bulabilir miyim diye sağa sola baktım. Bir taş gördüm. Onun yanına vardım. Baktım ki onun dar bir gölgeliği vardır. Orayı Rasûlullah için düzelttim. Ona bir kürk serdim “Ey Allah’ın Rasûlü! Buna dayan” dedim. Hz. Peygamber uzandı. Sonra ben çıktım. Acaba arkamızdan bir kimse geliyor mu diye baktım. Bir çoban gördüm. Ona kimin çobanı olduğunu sordum. “Kureyş’ten falanca kişinin çobanıyım” deyince onu tanıdım, “Koyunlarında süt var mı?” diye sordum. O da buna olumlu cevab verince, bana biraz süt sağmasını istedim. Bir koyunu yakaladı. Koyunun memelerini toprakla güzelce temizlemesini söyledim. Böylece yanımda bulunan bir dağarcığa biraz süt sağdı. Ben de onu getirdim, bir kaba koydum. Altına biraz su serpmek suretiyle soğumasını sağladım. Peygamber’e vardığımda uyanmış olduğunu gördüm, “Ey Allah’ın Rasûlü! İç” dedim. Rasûlullah kanıncaya kadar içti. Sonra artık yola çıkma zamanının geldiğini söyledim. Ve böylece yola devam ettik. Kureyş ise bizi sağ ve solda arıyordu. Onlardan hiç birisi bize yetişemedi. Yalnız Süraka b. Malik bir atın sırtında bize yetişmek üzereydi. Ben “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu adam bizi arıyor, bize yetişti” dedim. Hz. Peygamber [I] “Üzülme! Kesinlikle Allah bizimle beraberdir”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] buyurdu. Süraka bize bir veya iki mızrak boyu kadar yaklaşınca “Ey Allah’ın Rasûlü, bu bize yetişti” dedim ve ağladım. Hz. Peygamber niçin ağladığımı sorunca “Allah’a yemin ederim ki, ben kendim için değil, senin için ağlıyorum” dedim. Rasûlullah elini kaldırarak [I] “Ey Allah’ım! Dilediğin şekilde bizi bu adamın şerrinden koru!”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Bu duanın hemen akabinde Süraka’nın bindiği atın ayakları biraz da sert olan yere o şekilde battı ki atın karnı toprağa değdi. Süraka hemen attan indi ve “Ey Muhammed! Biliyorum ki bu, senden gelmiştir. Allah’a yalvar da beni bu felaketten kurtarsın. Allah’a and içerim, arkamdan gelenlerin hepsini şaşırtır, onları geri döndürürüm. İşte okdanlığım! Oradan bir ok al. Sonra develerimin ve koyunlarımın falan yerde olduklarını göreceksin ki ne kadar ihtiyacın varsa onlardan al!” dedi. Rasûlullah [I] “Onlara ihtiyacım yoktur”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi ve Süraka için dua etti. Allah Teâlâ, Süraka’yı o felaketten kurtardı. O da arkadan gelen arkadaşlarına doğru bindi gitti. Biz de Medine’ye gelinceye kadar yolumuza devam ettik. Halk Hz. Peygamber’i karşıladı. Yollara ve evlerin damlarına toplandılar. Hizmetkârlar ve çocuklar koşarak “Allahu Ekber! Allah’ın Peygamber’i geldi, Muhâmmed geldi” diye bağırıyorlardı. Ve Medineliler Peygamber’in kime misafir olacağı konusunda şiddetli bir münazâaya tutuştular. Rasûlullah [I] “Ben bu gece dedem Abdulmuttalib’in dayıları olan Benî Neccar kabilesine misafir olacağım. Onları bununla şereflendirmek istiyorum”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Ertesi gün Hz. Peygamber neresi emredilmişse oraya gitti.[/FONT][FONT=Verdana][1] [COLOR=red]_________________________________[/COLOR][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][1] Bidaye, III/187-188 (İmam Ahmed’den); Hadisi İbn Ebi Şeybe, İbn Sa’d, İbn Huzeyme, Buhari, Müslim de rivayet etmiştir. Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/327-329.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 1. FASIL: Hz. Peygamber İle Hz. Ebubekir'in Hicreti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst