Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 9. FASIL: Abd B. Cahş'ın Medine'ye Hicret Etmesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 253687" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>9. FASIL: ABD b. CAHŞ’IN MEDİNE’YE HİCRET ETMESİ</strong></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Allah kendisinden razı olsun, Abd b. Cahş hicret edenlerin sonuncusuydu. Gözleri görmüyordu. Hicrete niyetlendiğinde Ebu Süfyan b. Harb b. Ümeyye’nin kızı olan hanımı buna razı olmadı. Hanımı onun Hz. Peygamberin bulunduğu Medine’den başka bir yere gitmesini istiyordu. Bunun üzerine o da onlardan gizli olarak hicret etti. Medine’ye gelerek Hz. Peygamber’in huzuruna çıktı. Bunu öğrenen Ebu Süfyan b. Harb çok öfkelendi ve Abd’ın Mekke’deki evini sattı. Bir gün Ebu Cehil b. Hişam, Utbe ve Şeybe b. Rabîa, Abbas b. Abdulmuttalib ile Huveytib b. Abdu’l-Uzzâ o evin yanından geçiyorlardı. Bir koku hissettiler; eve girdiklerinde tabaklanmak üzere suya konulmuş bazı deri parçalarının çürüyüp koktuğunu gördüler. Bunun üzerine Utbe gözyaşlarını tutamayarak şu şiiri okudu: </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Bir ev ne kadar sağlam olursa olsun, bir gün gelecek içinde rüzgârlar esip bomboş kalacaktır”. Ebu Cehil de Hz. Peygamber’i kastederek, amcası Abbas b. Abdulmuttalib’e </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bunları başımıza siz açtınız.” dedi. Hz. Peygamber’in Mekke’ye girdiği gün Abd b. Cahş (Abdullah b. Cahş’ın kardeşi) kalkarak evi hakkında ağıtlar yaktı. Hz. Peygamber de Osman’a onu bu işten vazgeçirmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Osman Abd’ı bir kenara çekerek ona gizlice bir şeyler söyledi. O da artık ağıt yakmaktan vazgeçti. Daha sonra Hz. Peygamber aynı gün onu elinden tutarak dolaştırmış ve Abd da şu şiiri okumuştur: “Mekke çok güzel bir vadidir. Ben orada elimden tutan olmasa dahi dolaşabilirim. Orada ziyaretime gelen çok olur; benim kazıklarım Mekke’de çakılıdır.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu Seleme’den sonra Medine’ye ilk gelen muhacirler Abdullah b. Cahş ile Âmir b. Rabîa olmuştur. Abdullah aile ve efrâdını ve kardeşi Abd’ı da beraberinde getirmişti. Abd’ın iki gözü de görmüyordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ama bu haliyle bile kılavuzsuz olarak Medine’nin her tarafını dolaşabilirdi. Şairliği de vardı. Ebu Süfyan’ın kızı Fâria ile evliydi. Abdullah b. Cahş’ın annesi, Hz. Peygamber’in halası Ümeyme binti Abdulmuttalib’di. Bu ailenin tamamı hicret etmiş olduğundan Mekke’deki evlerinde kimse oturmuyordu. Bu evin yanından geçen Utbe b. Rabîa duygulanarak bir şiir söylemiştir.</span> <span style="font-family: 'Verdana'">[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Abd b. Cahş şu şiiri söyledi: “Ümmü Ahmed (hanımım) benim, gıyâbında kendisinden korkulan Allah’ın izniyle Mekke’yi terkedeceğimi anlayınca bana şöyle dedi: “İlle de Mekke’yi terkedeceksen hiç olmazsa bizi Medine’den uzak başka bir memlekete götür!” Ben de ona şöyle cevap verdim: “Medine zannedildiği gibi bir yer değildir. Hem Rahman neyi dilerse Abd onu yapar. Ben Allah’a ve Rasûlüne yöneldim. Kim yüzünü Allah’a çevirirse o mahrum olmaz. Biz, bize öğüt veren nice yakınlarımızı, bizler için gözyaşı döküp feryat eden nice kadınlarımızı terkettik. Onlar bizi memleketimizden uzaklaştıran şeyin yapılan zulümler olduğunu zannediyorlar. Halbuki biz bunu bir amaç için yapıyoruz. İnsanlar için apaçık bir yol göründüğünde ben Ganem Oğullarını hakka ve kimsenin kanını dökmemeye çağırdım. Allah’a hamdolsun ki onlar da kendilerini hakka davet edene icâbet ettiler. Böylece onlar kurtuluşa icâbet etmiş oldular ve toparlandılar. Biz ve hidâyetten ayrılarak bize karşı cephe oluşturan bazı arkadaşlarımız iki grup oluşturduk. Bunlardan biri hidâyet üzere olup Allah’ın yardımına mazhar olmuştur. Diğer grup ise sınırları çiğnediler; onlar azap göreceklerdir. Onlar yalanı tercih ettiler. İblis de onları haktan saptırdı. Onlar her türlü hayırdan mahrum kalmışlardır. Biz, Peygamber olan Muhammed’in sözlerine tâbi olduk. Hakkı savunup hak taraftarı olduğumuz için bizler çok memnunuz. Biz onlara yakın bir bağla bağlıyız. Fakat düşüncelerde bir yakınlaşma olmazsa bu akrabalık bağının ne önemi vardır? Bu durumda söyler misiniz bundan sonra bizden hangi yeğen size güvenir? Benim dünürlüğümden sonra hangi dünürlük hakkı gözetilir? İyi ile kötünün birbirlerinden ayrıldığı günde hangi tarafın haklı olduğunu bileceksiniz”</span> <span style="font-family: 'Verdana'">[3]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">______________________________</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> [1] Heysemi VI/64 (Taberani, İbn Abbas’tan. Heysemi “Hadisin ravilerinden Abdullah b. Şebib zayıftır” der).</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2] Bidaye III/170 (İbn Abbas’tan).</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[3] Bidaye III/171(İbn İshak’tan).</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/349-350.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 253687, member: 27"] [FONT=Verdana] [B]9. FASIL: ABD b. CAHŞ’IN MEDİNE’YE HİCRET ETMESİ[/B][/FONT] [FONT=Verdana] - Allah kendisinden razı olsun, Abd b. Cahş hicret edenlerin sonuncusuydu. Gözleri görmüyordu. Hicrete niyetlendiğinde Ebu Süfyan b. Harb b. Ümeyye’nin kızı olan hanımı buna razı olmadı. Hanımı onun Hz. Peygamberin bulunduğu Medine’den başka bir yere gitmesini istiyordu. Bunun üzerine o da onlardan gizli olarak hicret etti. Medine’ye gelerek Hz. Peygamber’in huzuruna çıktı. Bunu öğrenen Ebu Süfyan b. Harb çok öfkelendi ve Abd’ın Mekke’deki evini sattı. Bir gün Ebu Cehil b. Hişam, Utbe ve Şeybe b. Rabîa, Abbas b. Abdulmuttalib ile Huveytib b. Abdu’l-Uzzâ o evin yanından geçiyorlardı. Bir koku hissettiler; eve girdiklerinde tabaklanmak üzere suya konulmuş bazı deri parçalarının çürüyüp koktuğunu gördüler. Bunun üzerine Utbe gözyaşlarını tutamayarak şu şiiri okudu: [/FONT] [FONT=Verdana] “Bir ev ne kadar sağlam olursa olsun, bir gün gelecek içinde rüzgârlar esip bomboş kalacaktır”. Ebu Cehil de Hz. Peygamber’i kastederek, amcası Abbas b. Abdulmuttalib’e [/FONT] [FONT=Verdana] “Bunları başımıza siz açtınız.” dedi. Hz. Peygamber’in Mekke’ye girdiği gün Abd b. Cahş (Abdullah b. Cahş’ın kardeşi) kalkarak evi hakkında ağıtlar yaktı. Hz. Peygamber de Osman’a onu bu işten vazgeçirmesini emretti. Bunun üzerine Hz. Osman Abd’ı bir kenara çekerek ona gizlice bir şeyler söyledi. O da artık ağıt yakmaktan vazgeçti. Daha sonra Hz. Peygamber aynı gün onu elinden tutarak dolaştırmış ve Abd da şu şiiri okumuştur: “Mekke çok güzel bir vadidir. Ben orada elimden tutan olmasa dahi dolaşabilirim. Orada ziyaretime gelen çok olur; benim kazıklarım Mekke’de çakılıdır.[/FONT][FONT=Verdana][1] [/FONT] [FONT=Verdana] - Ebu Seleme’den sonra Medine’ye ilk gelen muhacirler Abdullah b. Cahş ile Âmir b. Rabîa olmuştur. Abdullah aile ve efrâdını ve kardeşi Abd’ı da beraberinde getirmişti. Abd’ın iki gözü de görmüyordu. Ama bu haliyle bile kılavuzsuz olarak Medine’nin her tarafını dolaşabilirdi. Şairliği de vardı. Ebu Süfyan’ın kızı Fâria ile evliydi. Abdullah b. Cahş’ın annesi, Hz. Peygamber’in halası Ümeyme binti Abdulmuttalib’di. Bu ailenin tamamı hicret etmiş olduğundan Mekke’deki evlerinde kimse oturmuyordu. Bu evin yanından geçen Utbe b. Rabîa duygulanarak bir şiir söylemiştir.[/FONT] [FONT=Verdana][2] [/FONT] [FONT=Verdana] Abd b. Cahş şu şiiri söyledi: “Ümmü Ahmed (hanımım) benim, gıyâbında kendisinden korkulan Allah’ın izniyle Mekke’yi terkedeceğimi anlayınca bana şöyle dedi: “İlle de Mekke’yi terkedeceksen hiç olmazsa bizi Medine’den uzak başka bir memlekete götür!” Ben de ona şöyle cevap verdim: “Medine zannedildiği gibi bir yer değildir. Hem Rahman neyi dilerse Abd onu yapar. Ben Allah’a ve Rasûlüne yöneldim. Kim yüzünü Allah’a çevirirse o mahrum olmaz. Biz, bize öğüt veren nice yakınlarımızı, bizler için gözyaşı döküp feryat eden nice kadınlarımızı terkettik. Onlar bizi memleketimizden uzaklaştıran şeyin yapılan zulümler olduğunu zannediyorlar. Halbuki biz bunu bir amaç için yapıyoruz. İnsanlar için apaçık bir yol göründüğünde ben Ganem Oğullarını hakka ve kimsenin kanını dökmemeye çağırdım. Allah’a hamdolsun ki onlar da kendilerini hakka davet edene icâbet ettiler. Böylece onlar kurtuluşa icâbet etmiş oldular ve toparlandılar. Biz ve hidâyetten ayrılarak bize karşı cephe oluşturan bazı arkadaşlarımız iki grup oluşturduk. Bunlardan biri hidâyet üzere olup Allah’ın yardımına mazhar olmuştur. Diğer grup ise sınırları çiğnediler; onlar azap göreceklerdir. Onlar yalanı tercih ettiler. İblis de onları haktan saptırdı. Onlar her türlü hayırdan mahrum kalmışlardır. Biz, Peygamber olan Muhammed’in sözlerine tâbi olduk. Hakkı savunup hak taraftarı olduğumuz için bizler çok memnunuz. Biz onlara yakın bir bağla bağlıyız. Fakat düşüncelerde bir yakınlaşma olmazsa bu akrabalık bağının ne önemi vardır? Bu durumda söyler misiniz bundan sonra bizden hangi yeğen size güvenir? Benim dünürlüğümden sonra hangi dünürlük hakkı gözetilir? İyi ile kötünün birbirlerinden ayrıldığı günde hangi tarafın haklı olduğunu bileceksiniz”[/FONT] [FONT=Verdana][3] [/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=red]______________________________[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] [1] Heysemi VI/64 (Taberani, İbn Abbas’tan. Heysemi “Hadisin ravilerinden Abdullah b. Şebib zayıftır” der).[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana] [/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][2] Bidaye III/170 (İbn Abbas’tan).[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana] [/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][3] Bidaye III/171(İbn İshak’tan).[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/349-350.[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
4. Bölüm - 9. FASIL: Abd B. Cahş'ın Medine'ye Hicret Etmesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst