Huseyni
Müdavim
5. Bölüm - 4. FASIL: Ensar'ın, İslâmiyetle Olan Bağlarını Güçlendirmek İçin Câhiliye Bağlarını...
4. FASIL: ENSAR’IN, İSLÂMİYETLE OLAN BAĞLARINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN CÂHİLİYE BAĞLARINI KOPARMALARI
Yahudi Ka’b b. Eşref’in Hz. Peygamber’in İsteğiyle Öldürülmesi
- Hz. Peygamber bir gün
“Şu Ka’b b. Eşref denen adam Allah’a O’nun Rasûlüne eziyet etmektedir. Bizi ondan kim kurtaracak?” dedi. Muhammed b. Mesleme kalkarak
“Ey Allah’ın Rasûlü! Onu öldürmemi ister misiniz?” diye sordu. Hz. Peygamber de
“Evet!” dediler. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme
“O halde müsaade et de ona yalan söyleyeyim” dedi. Hz. Peygamber ona bu konuda izin verdi. Bundan sonra Muhammed b. Mesleme, Ka’b’a giderek
“Bu adamın aldığı sadakalar bizi zayıf düşürdü. Senden borç istemeye geldim” dedi. Ka’b da
“Yemin ederim ki o sizi usandıracaktır” dedi. Muhammed de
“Biz ona bir kere bağlanmış olduk; sonucun ne olacağını görmeden de bırakmak istemiyoruz. Peki sen bize borç olarak bir veya iki yük hurma verebilir misin?” dedi. Ka’b
“Sana borç verebilirim ama rehin olarak ne bırakacaksın?” dedi. Sahabiler
“Sen ne istiyorsan onu söyle!” dediler. Ka’b da
“Rehin olarak hanımlarınızı bırakınız” dedi. Sahabiler
“Hayır, hanımlarımızı sana rehin olarak bırakamayız; çünkü sen Arapların en güzelisin” dediler. Ka’b da
“O halde çocuklarınızı rehin olarak bırakın!” dediler. Bunun üzerine sahabiler
“Hayır, çocuklarımızı da bırakamayız. Çünkü büyüdüklerinde “İki yük hurma karşılığında rehin bırakılan değil misin?” diye küçümsenecekler ve bu da bizim için bir utanç olacaktır. Fakat sana zırhlarımızı bırakabiliriz” dediler. Muhammed b. Mesleme gece geleceğini söyleyerek oradan ayrıldı. Geceleyin yanında Ebu Nâile olduğu halde geldi. Ebu Nâile, Ka’bin süt kadeşi idi. Ka’b onları yukarıya davet ettiyse de onlar çıkmayıp kendisinin aşağıya gelmesini istediler. Bunun üzerine karısı
“Ne olursun gitme! Ben bu sesten kan kokusu alıyorum” dedi. Ka’b da
“Korkma! Bunlar Muhammed b. Mesleme ile kardeşim Ebü Nâile’dir. Onlardan bana bir zarar gelmez. Kaldı ki kerim bir kimse geceleyin kavgaya bile çağrılsa icâbet eder” dedi.
Muhammed b. Mesleme, Ebu Abs b. Cebr, Hâris b. Evs ve Abbâd b. Bişr’i de beraberinde getirmişti. Onlara “Ka’b bizim yanımıza geldiğinde ben onun saçlarını tutup koklayacağım. Onu sıkıca tuttuğumu anladığınızda üzerine çullanıp ona vurunuz!” dedi. Ka’b süslü elbiseler giyip güzel kokular süründükten sonra aşağıya indi. Onun aşağıya inmesiyle etrafı güzel bir koku kapladı. Muhammed b. Mesleme, Ka’b’a
“Ömrümde bu kadar güzel bir koku görmedim” dedi. Ka’b’ da
“Benim yanımda bundan çok daha güzeli vardır: O da Arapların en güzeli ve onların en güzel kokanı olan karımdır” dedi. Muhammed b. Mesleme
“Saçlarını koklamama izin verir misin?” dedi. O da
“Tabi ki koklayabilirsin!” dedi. Muhammed b. Mesleme onun saçlarını kokladı ve arkadaşlarına da koklattı. Bunun üzerine Muhammed ikinci kez koklayıp koklayamayacağını sordu, Ka’b olumlu cevap verdi. Koklayabilmesi için de başını hafifçe eğdiğinde Muhammed onu saçlarından sıkıca yakaladı ve arkadaşlarına
“Haydi! Onu öldürünüz!” dedi. Hep birden saldırarak Ka’b’ın işini bitirdiler ve sonra da Hz. Peygamber’e giderek durumu ona haber verdiler. [1]
- Muhammed b. Mesleme ve arkadaşları olaydan sonra Bâkiyü’l-Ğarkad’a (Medine Mezarlığı) giderek orada yüksek sesle tekbir getirdiler. Hz. Peygamber o gece uyumamış Allah’a kulluk edip namaz kılıyordu. Onların tekbir seslerini duyunca Ka’b’ın öldürülmüş olduğunu anladı ve o da tekbir getirdi. Daha sonra bu kişiler Hz. Peygamber’e geldiler. Hz. Peygamber onlar için
“Bazı yüzler kurtuldu!” dedi. Onlar da
“Ey Allah’ın Rasûlü! Senin yüzün de kurtulsun” dediler ve Ka’b’ın kesik başını onun ayakları dibine bıraktılar. Hz. Peygamber onun öldürülüşünden ötürü Allah’a hamdetti. [2]
- Ka’b’ın öldürülmesi üzerine yahudiler dehşete kapıldılar ve sabahı zor ettiler. Sabah olduğunda Hz. Peygamber’e koşarak
“Dün gece önderimiz tuzağa düşürülmek suretiyle öldürülmüştür” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber onlara Ka’b’ın yaptıklarını anlattı. Onlara Ka’b’ın müslümanlar aleyhindeki kışkırtmalarını ve onlara yapmış olduğu eziyetleri hatırlattı. Gelen yahudiler korktular ve hiç bir şey diyemediler. [3]
- Hz. Peygamber
“Kim benim için Eşref oğlu Ka’b’ın hakkından gelecektir?” buyurdular. Muhammed b. Mesleme kalkarak
“Ey Allah’ın Rasûlü! Senin için onun hakkından ben gelirim!” dedi. Hz. Peygamber
“Eğer gücün yeterse bunu yap!” buyurdu. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme, Hz. Peygamber’in huzurundan çıktı; üç gün ne birşey yedi ve ne de birşey içti. Nefsi kendisine vesveseler veriyordu. Onun bu halini Hz. Peygamber’e haber verdiler. Hz. Peygamber onu çağırttı ve kendisine
“yemeyi-içmeyi niçin bıraktın?”diye sordu. O da
“Ey Allah’ın Rasûlü! Ben sana bir söz verdim. Fakat bu sözümü yerine getirip getiremeyeceğimi bilemiyorum” diye cevap verdi. Hz. Peygamber de ona,
“Sana düşen elinden geleni yapmandır; gerisi ise Allah Teâlâ’ya aittir” buyurdular.[4]
- Hz. Peygamber, Ka’b b. Eşref’in öldürülmesiyle görevlendirdiği kişileri Medine’nin mezarlığı olan Bâkiu’l-Ğarkad’a kadar yolcu etti. Orada onlara “Allah’ın adına dayanarak gidiniz!” dedi ve sonra da “Ey Allah’ım Onlara yardımcı ol!” diye dua etti.[5]
_______________________________
[1] Fethü’l-Bari VII/239 (Buhari’den; o da Cabir b. Abdillah’tan).
[2] İbn Sa’d.
[3] Fethü’l-Bari VII/239 (İbn Sa’d, İkrime’den).
[4] Bidaye IV/7 (İbn İshak’tan).
[5] Fethü’l-Bari VII/237 (İbn Abbas’tan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/370-372.
4. FASIL: ENSAR’IN, İSLÂMİYETLE OLAN BAĞLARINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN CÂHİLİYE BAĞLARINI KOPARMALARI
Yahudi Ka’b b. Eşref’in Hz. Peygamber’in İsteğiyle Öldürülmesi
- Hz. Peygamber bir gün
“Şu Ka’b b. Eşref denen adam Allah’a O’nun Rasûlüne eziyet etmektedir. Bizi ondan kim kurtaracak?” dedi. Muhammed b. Mesleme kalkarak
“Ey Allah’ın Rasûlü! Onu öldürmemi ister misiniz?” diye sordu. Hz. Peygamber de
“Evet!” dediler. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme
“O halde müsaade et de ona yalan söyleyeyim” dedi. Hz. Peygamber ona bu konuda izin verdi. Bundan sonra Muhammed b. Mesleme, Ka’b’a giderek
“Bu adamın aldığı sadakalar bizi zayıf düşürdü. Senden borç istemeye geldim” dedi. Ka’b da
“Yemin ederim ki o sizi usandıracaktır” dedi. Muhammed de
“Biz ona bir kere bağlanmış olduk; sonucun ne olacağını görmeden de bırakmak istemiyoruz. Peki sen bize borç olarak bir veya iki yük hurma verebilir misin?” dedi. Ka’b
“Sana borç verebilirim ama rehin olarak ne bırakacaksın?” dedi. Sahabiler
“Sen ne istiyorsan onu söyle!” dediler. Ka’b da
“Rehin olarak hanımlarınızı bırakınız” dedi. Sahabiler
“Hayır, hanımlarımızı sana rehin olarak bırakamayız; çünkü sen Arapların en güzelisin” dediler. Ka’b da
“O halde çocuklarınızı rehin olarak bırakın!” dediler. Bunun üzerine sahabiler
“Hayır, çocuklarımızı da bırakamayız. Çünkü büyüdüklerinde “İki yük hurma karşılığında rehin bırakılan değil misin?” diye küçümsenecekler ve bu da bizim için bir utanç olacaktır. Fakat sana zırhlarımızı bırakabiliriz” dediler. Muhammed b. Mesleme gece geleceğini söyleyerek oradan ayrıldı. Geceleyin yanında Ebu Nâile olduğu halde geldi. Ebu Nâile, Ka’bin süt kadeşi idi. Ka’b onları yukarıya davet ettiyse de onlar çıkmayıp kendisinin aşağıya gelmesini istediler. Bunun üzerine karısı
“Ne olursun gitme! Ben bu sesten kan kokusu alıyorum” dedi. Ka’b da
“Korkma! Bunlar Muhammed b. Mesleme ile kardeşim Ebü Nâile’dir. Onlardan bana bir zarar gelmez. Kaldı ki kerim bir kimse geceleyin kavgaya bile çağrılsa icâbet eder” dedi.
Muhammed b. Mesleme, Ebu Abs b. Cebr, Hâris b. Evs ve Abbâd b. Bişr’i de beraberinde getirmişti. Onlara “Ka’b bizim yanımıza geldiğinde ben onun saçlarını tutup koklayacağım. Onu sıkıca tuttuğumu anladığınızda üzerine çullanıp ona vurunuz!” dedi. Ka’b süslü elbiseler giyip güzel kokular süründükten sonra aşağıya indi. Onun aşağıya inmesiyle etrafı güzel bir koku kapladı. Muhammed b. Mesleme, Ka’b’a
“Ömrümde bu kadar güzel bir koku görmedim” dedi. Ka’b’ da
“Benim yanımda bundan çok daha güzeli vardır: O da Arapların en güzeli ve onların en güzel kokanı olan karımdır” dedi. Muhammed b. Mesleme
“Saçlarını koklamama izin verir misin?” dedi. O da
“Tabi ki koklayabilirsin!” dedi. Muhammed b. Mesleme onun saçlarını kokladı ve arkadaşlarına da koklattı. Bunun üzerine Muhammed ikinci kez koklayıp koklayamayacağını sordu, Ka’b olumlu cevap verdi. Koklayabilmesi için de başını hafifçe eğdiğinde Muhammed onu saçlarından sıkıca yakaladı ve arkadaşlarına
“Haydi! Onu öldürünüz!” dedi. Hep birden saldırarak Ka’b’ın işini bitirdiler ve sonra da Hz. Peygamber’e giderek durumu ona haber verdiler. [1]
- Muhammed b. Mesleme ve arkadaşları olaydan sonra Bâkiyü’l-Ğarkad’a (Medine Mezarlığı) giderek orada yüksek sesle tekbir getirdiler. Hz. Peygamber o gece uyumamış Allah’a kulluk edip namaz kılıyordu. Onların tekbir seslerini duyunca Ka’b’ın öldürülmüş olduğunu anladı ve o da tekbir getirdi. Daha sonra bu kişiler Hz. Peygamber’e geldiler. Hz. Peygamber onlar için
“Bazı yüzler kurtuldu!” dedi. Onlar da
“Ey Allah’ın Rasûlü! Senin yüzün de kurtulsun” dediler ve Ka’b’ın kesik başını onun ayakları dibine bıraktılar. Hz. Peygamber onun öldürülüşünden ötürü Allah’a hamdetti. [2]
- Ka’b’ın öldürülmesi üzerine yahudiler dehşete kapıldılar ve sabahı zor ettiler. Sabah olduğunda Hz. Peygamber’e koşarak
“Dün gece önderimiz tuzağa düşürülmek suretiyle öldürülmüştür” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber onlara Ka’b’ın yaptıklarını anlattı. Onlara Ka’b’ın müslümanlar aleyhindeki kışkırtmalarını ve onlara yapmış olduğu eziyetleri hatırlattı. Gelen yahudiler korktular ve hiç bir şey diyemediler. [3]
- Hz. Peygamber
“Kim benim için Eşref oğlu Ka’b’ın hakkından gelecektir?” buyurdular. Muhammed b. Mesleme kalkarak
“Ey Allah’ın Rasûlü! Senin için onun hakkından ben gelirim!” dedi. Hz. Peygamber
“Eğer gücün yeterse bunu yap!” buyurdu. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme, Hz. Peygamber’in huzurundan çıktı; üç gün ne birşey yedi ve ne de birşey içti. Nefsi kendisine vesveseler veriyordu. Onun bu halini Hz. Peygamber’e haber verdiler. Hz. Peygamber onu çağırttı ve kendisine
“yemeyi-içmeyi niçin bıraktın?”diye sordu. O da
“Ey Allah’ın Rasûlü! Ben sana bir söz verdim. Fakat bu sözümü yerine getirip getiremeyeceğimi bilemiyorum” diye cevap verdi. Hz. Peygamber de ona,
“Sana düşen elinden geleni yapmandır; gerisi ise Allah Teâlâ’ya aittir” buyurdular.[4]
- Hz. Peygamber, Ka’b b. Eşref’in öldürülmesiyle görevlendirdiği kişileri Medine’nin mezarlığı olan Bâkiu’l-Ğarkad’a kadar yolcu etti. Orada onlara “Allah’ın adına dayanarak gidiniz!” dedi ve sonra da “Ey Allah’ım Onlara yardımcı ol!” diye dua etti.[5]
_______________________________
[1] Fethü’l-Bari VII/239 (Buhari’den; o da Cabir b. Abdillah’tan).
[2] İbn Sa’d.
[3] Fethü’l-Bari VII/239 (İbn Sa’d, İkrime’den).
[4] Bidaye IV/7 (İbn İshak’tan).
[5] Fethü’l-Bari VII/237 (İbn Abbas’tan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/370-372.