Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
6. Bölüm - 13. FASIL: Evlerinde Oturup Cihada Gitmeyenlerin Tehdit Edilmesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 255376" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>13. FASIL: EVLERİNDE OTURUP CİHADA GİTMEYENLERİN TEHDİT EDİLMESİ</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> Ebu Eyyüb el-Ensari’nin <em>“Kendinizi Ellerinizle Tehlikeye Atmayın”</em> Ayetinden Neyin Murad Edildiği Hakkındaki Yorumu</strong></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu İmran şöyle anlatıyor: Biz Kostantiniyye seferindeydik. Mısır ordusunun başında Ukbe b. Amir vardı. Şam ordusunun başında Fudâle b. Ubeyd vardı. Kostantiniyye’den büyük bir ordu çıkarak saf tuttu. Biz de onlarla savaşmak üzere saf tuttuk. Müslümanlardan bir kişi Rumlara hücumda bulundu; onların arasına girdi, sonra dönerek geri geldi. Halk o kişiye bağırarak, </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Sübhanallah! Bu kişi kendi eliyle kendisini tehlikeye attı” dediler. Bu sözler karşısında Ebu Eyyub el-Ensari ayağa kalktı ve </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey İnsanlar! Siz bu ayeti yanlış anlıyorsunuz. Halbuki bu ayet biz Ensar hakkında nazil oldu” dedi. Devamla “Allah dinini aziz kıldıktan ve yardımcılarını çoğalttıktan sonra biz de peygamberden gizli olarak bir kısmımız diğerine “Bizim mallarımız tamamen gitti. Biz mallarımızın arasında bulunsak, zayi olan mallarımızı yeniden kazansak ne güzel olur!” dedik. Bunun üzerine Allah Teâlâ </span> <span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Allah yolunda mallarınızı sarfediniz. Fakat kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, çünkü Allah iyilik edenleri sever” </em>(Bakara: 2/195) ayetini bizim yanlışımızı reddetmek maksadıyla indirdi. Böylece anlaşıldı ki, cihadı terkedip mallarımızla uğraşmak bizi tehlikeye sürükleyecek bir davranıştır. Bunun için Ebu Eyyûb el-Ensarî, ölünceye kadar Allah yolunda savaştı.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu İmran şöyle anlatıyor: Konstantiniyye halkı ile savaşıyorduk. Ordunun başında Abdurrahman b. Halid b. Velid vardı. Rumlar sırtlarını şehrin surlarına dayadılar. Bir kişi düşmana hücum etti. Halk ona </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “yavaş ol, hücum etme. Allah’tan başka ilah yoktur. Bu kişi kendi eliyle tehlikeye girmiş oluyor” diyordu. Bu söylentiler karşısında Ebu Eyyüb El-Ensari </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bu ayet biz Ensar hakkında nazil olmuştur. Allah Peygamberine yardım edip, İslâm’ı üstün kıldığı zaman biz kendi aramızda “Geliniz, mallarımızın arasında bulunalım da onları ıslah edelim” dedik. Allah </span> <span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın”</em> ayetini indirdi. Öyleyse kendimizi tehlikeye atmak, düşmana saldırmak değil, mallarımızla uğraşıp cihadı terketmektir” dedi. Ebu Eyyüb, ölüp de Konstantiniyye’de defnedilinceye kadar cihaddan geri kalmadı.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> Ebu İmran şöyle anlatıyor: Muhacirlerden bir kişi Konstantiniyye’de düşman safına hücumda bulundu. Safı yardı, bizimle beraber Ebu Eyyub el-Ensârî de vardı. Halktan bazıları </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bu kişi kendi eliyle kendisini tehlikeye attı” diyordu. Ebu Eyyüb </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Biz bu ayeti daha iyi biliriz. Çünkü o bizim hakkımızda nazil oldu. Biz Rasülullaha arkadaşlık yaptık, bütün gazvelerinde onunla beraberdik ve ona yardımcı olduk. İslâm yayıldığında ve galip geldiğinde biz Ensar bir araya gelip gizlice “Allah bizi Peygamber sohbetiyle şereflendirdi. Ona yardım etmekle bize ikramda bulundu. İslâm yayılıncaya, müslümanlar çoğalıncaya kadar bu işe devam ettik. Biz bu cihadı aile efradımıza, mallarımıza ve çocuklarımıza üstün tuttuk. Artık harp azalmıştır. Biz aile efradımıza dönelim, çocuklarımıza gidelim ve onların arasında bulunalım” dedik. İşte o zaman bu ayet bizim hakkımızda nazil oldu. O halde tehlike mal, aile efradı arasında durup cihadı terketmektedir” dedi.</span> <span style="font-family: 'Verdana'">[3]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">________________________________</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> [1] Beyhaki, IX/45.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2] Beyhaki, IX/99.</span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[3] İbn Kesir Tefsiri, I/228 (Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai’den); Hadisi Abd b. Humeyd tefsiri’nde, İbn Ebi Hatim, İbn Cerir, İbn Merduveyh ve Ebu Ya’la da Müsned’inde, İbn Hibban sahihinde, Hakim, Müstedrek’de rivayet etmişlerdir.</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/459-460</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 255376, member: 27"] [FONT=Verdana][B] 13. FASIL: EVLERİNDE OTURUP CİHADA GİTMEYENLERİN TEHDİT EDİLMESİ[/B] [B] Ebu Eyyüb el-Ensari’nin [I]“Kendinizi Ellerinizle Tehlikeye Atmayın”[/I] Ayetinden Neyin Murad Edildiği Hakkındaki Yorumu[/B][/FONT] [FONT=Verdana] - Ebu İmran şöyle anlatıyor: Biz Kostantiniyye seferindeydik. Mısır ordusunun başında Ukbe b. Amir vardı. Şam ordusunun başında Fudâle b. Ubeyd vardı. Kostantiniyye’den büyük bir ordu çıkarak saf tuttu. Biz de onlarla savaşmak üzere saf tuttuk. Müslümanlardan bir kişi Rumlara hücumda bulundu; onların arasına girdi, sonra dönerek geri geldi. Halk o kişiye bağırarak, [/FONT] [FONT=Verdana] “Sübhanallah! Bu kişi kendi eliyle kendisini tehlikeye attı” dediler. Bu sözler karşısında Ebu Eyyub el-Ensari ayağa kalktı ve [/FONT] [FONT=Verdana] “Ey İnsanlar! Siz bu ayeti yanlış anlıyorsunuz. Halbuki bu ayet biz Ensar hakkında nazil oldu” dedi. Devamla “Allah dinini aziz kıldıktan ve yardımcılarını çoğalttıktan sonra biz de peygamberden gizli olarak bir kısmımız diğerine “Bizim mallarımız tamamen gitti. Biz mallarımızın arasında bulunsak, zayi olan mallarımızı yeniden kazansak ne güzel olur!” dedik. Bunun üzerine Allah Teâlâ [/FONT] [FONT=Verdana][I]“Allah yolunda mallarınızı sarfediniz. Fakat kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin, çünkü Allah iyilik edenleri sever” [/I](Bakara: 2/195) ayetini bizim yanlışımızı reddetmek maksadıyla indirdi. Böylece anlaşıldı ki, cihadı terkedip mallarımızla uğraşmak bizi tehlikeye sürükleyecek bir davranıştır. Bunun için Ebu Eyyûb el-Ensarî, ölünceye kadar Allah yolunda savaştı.[/FONT][FONT=Verdana][1] [/FONT] [FONT=Verdana] - Ebu İmran şöyle anlatıyor: Konstantiniyye halkı ile savaşıyorduk. Ordunun başında Abdurrahman b. Halid b. Velid vardı. Rumlar sırtlarını şehrin surlarına dayadılar. Bir kişi düşmana hücum etti. Halk ona “yavaş ol, hücum etme. Allah’tan başka ilah yoktur. Bu kişi kendi eliyle tehlikeye girmiş oluyor” diyordu. Bu söylentiler karşısında Ebu Eyyüb El-Ensari [/FONT] [FONT=Verdana] “Bu ayet biz Ensar hakkında nazil olmuştur. Allah Peygamberine yardım edip, İslâm’ı üstün kıldığı zaman biz kendi aramızda “Geliniz, mallarımızın arasında bulunalım da onları ıslah edelim” dedik. Allah [/FONT] [FONT=Verdana][I]“Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın”[/I] ayetini indirdi. Öyleyse kendimizi tehlikeye atmak, düşmana saldırmak değil, mallarımızla uğraşıp cihadı terketmektir” dedi. Ebu Eyyüb, ölüp de Konstantiniyye’de defnedilinceye kadar cihaddan geri kalmadı.[/FONT][FONT=Verdana][2] [/FONT] [FONT=Verdana] Ebu İmran şöyle anlatıyor: Muhacirlerden bir kişi Konstantiniyye’de düşman safına hücumda bulundu. Safı yardı, bizimle beraber Ebu Eyyub el-Ensârî de vardı. Halktan bazıları “Bu kişi kendi eliyle kendisini tehlikeye attı” diyordu. Ebu Eyyüb [/FONT] [FONT=Verdana] “Biz bu ayeti daha iyi biliriz. Çünkü o bizim hakkımızda nazil oldu. Biz Rasülullaha arkadaşlık yaptık, bütün gazvelerinde onunla beraberdik ve ona yardımcı olduk. İslâm yayıldığında ve galip geldiğinde biz Ensar bir araya gelip gizlice “Allah bizi Peygamber sohbetiyle şereflendirdi. Ona yardım etmekle bize ikramda bulundu. İslâm yayılıncaya, müslümanlar çoğalıncaya kadar bu işe devam ettik. Biz bu cihadı aile efradımıza, mallarımıza ve çocuklarımıza üstün tuttuk. Artık harp azalmıştır. Biz aile efradımıza dönelim, çocuklarımıza gidelim ve onların arasında bulunalım” dedik. İşte o zaman bu ayet bizim hakkımızda nazil oldu. O halde tehlike mal, aile efradı arasında durup cihadı terketmektedir” dedi.[/FONT] [FONT=Verdana][3] [/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=red]________________________________[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] [1] Beyhaki, IX/45.[/COLOR] [COLOR=darkgreen][2] Beyhaki, IX/99.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana] [/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][3] İbn Kesir Tefsiri, I/228 (Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai’den); Hadisi Abd b. Humeyd tefsiri’nde, İbn Ebi Hatim, İbn Cerir, İbn Merduveyh ve Ebu Ya’la da Müsned’inde, İbn Hibban sahihinde, Hakim, Müstedrek’de rivayet etmişlerdir.[/COLOR][/FONT][FONT=Verdana] [/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkgreen]Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/459-460[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
6. Bölüm - 13. FASIL: Evlerinde Oturup Cihada Gitmeyenlerin Tehdit Edilmesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst