Abbad b. Bişr el-Ensârî’nin Cihad Zamanında Gece Namazı Kılması
- Resûlullah ile beraber Zatür Rika gazvesine çıktık. Nahle’ye vardığımızda adamın biri müşriklerden birinin hanımına dokundu. O sırada kadının kocası evde yoktu. Hz. Peygamber döndükten sonra, adam eve gelip durumu öğrenince, “Muhammed’in arkadaşlarından birini öldürmedikçe onlardan vazgeçmeyeceğim” diye yemin edip arkamıza düşmüş. O sırada biz bir yerde konakladık. Hz. Peygamber,
“Bu gece benim için kim nöbet tutar” dedi. Muhacirlerden Ammar b.Yasir ile ensardan Abbad b. Bişr kalkıp,
“Biz tutarız” dediler. Hz. Peygamber onlara,
“Vadinin çıkış yerinde bekleyin” dedi. Onlar vadinin çıkış yerine geldiklerinde ensarî olan muhacir arkadaşına,
“Gecenin başında mı, sonunda mı nöbet tutmak istiyorsun?” dedi. Muhacir olan,
“Gecenin başında sen dur” dedi. Bunun üzerine muhacir uzandı. Ensarî de namaza durdu. O sırada bizi takip eden müşrik yol ağzına gelmiş. Namaza duran ensarîyi görünce, nöbetçi olduğunu anlayarak ona bir ok attı. Ensarî onu da çekip yere attı ve namaza devam etti. Adam bir ok daha attı. Ensarî oku çekip yere attı ve namaza devam etti. Adam bir ok daha attı. Ensarî onu da çıkarıp yere attıktan sonra rükû’a vardı ve secdeye gitti. Ondan sonra arkadaşına,
“Kalk, ben yaralandım, artık hareket edemiyorum” dedi. Muhacir yerinden fırladı. Adam onu görünce kendisini farkettiklerini anlayarak kaçtı. Ammar arkadaşının kanlar içindeki halini görünce,
“Sübhanallah, ilk yarayı alınca, neden beni uyandırmadın?” dedi. Ensarî,
“Ben bir sûre okuyordum, yarıda kesmek istemedim. Fakat adam bana ikinci ve üçüncü oku da atınca rükû’a varıp seni uyandırdım. Allah’a yemin ederim ki, eğer bende Hz. Peygamber’in beklenmesini emrettiği bu yerin nöbetçisiz kalacağı düşüncesi olmasaydı, ben sûreyi tamamlamadan o beni öldürmüş olurdu” dedi.[1]
__________________________________
[1] Bidaye, IV/85 (İbn İshak’dan); Ebu Davud, I/29; Beyhaki de bunu rivayet ediyor. Onda, “Ammar b. Yasir uyudu. Abbad b. Bişr namaza durdu. Abbad yaralanınca Ammar’a “Ben Keyf suresini okudum. Onu kesmek istemedim” dedi ilavesi de var.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/470-471