Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
6. Bölüm - 9. FASIL: Sahabilerin Allah Yolundaki Savaşlara Şevkle Koşmaları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 255056" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Ebu Hayseme’nin Dünya Nimetlerini Terkederek Allah Yolunda Savaşa Katılması</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Ebu Hayseme, Hz. Peygamber Tebük savaşına gittikten birkaç gün sonra sıcak bir günde ailesinin yanına gitti. Bostanında iki gölgelik gördü. İki hanımından her birisi bir gölgelikteydi. Her birisi gölgeliğine su serpmişti. Ve Hayseme için soğuk su hazırlanmıştı. Ona yemek de hazırlamışlardı. Bostana girdiğinde gölgeliğin kapısında durdu. İki hanımına ve onların kendisi için hazırladıklarına bakınca “Rasûlullah güneşin önünde, hararete maruzdur; Ebu Hayseme ise serin bir gölgelikte güzel bir kadının yanındadır. Bu, adalet değildir” dedikten sonra “Allah’a yemin ederim ki, hiçbirinizin gölgeliğine girmeyeceğim ve Resûlullah’a yetişinceye kadar da gideceğim” dedi. “Bana azık hazırlayın” diye ilave etti. Onlar da azık için hazırlık yaptılar. Sonra devesine varıp yükünü ona yükledi ve sonra da Rasûlullahın arkasını takiben yola çıktı. Hz. Peygamber, Tebük’teyken ona yetişti. Ebu Hayseme’ye yolda Umeyr b. Vehb el Cumahi de yetişmişti. O da Rasûlullahın yanına gitmek istiyordu. İkisi arkadaş oldular. Ta ki Tebük’e yaklaştıklarında, Ebu Hayseme, Umeyr b. Vehb’e </span> <span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Benim bir günahım vardır. Biraz geride kalırsan, Rasûlullah’a tek başıma varırsam senin hiçbir zararın olmaz” dedi. Umeyr onun teklifini kabul etti. Ebu Hayseme, Hz. Peygambere yaklaştığında, Rasûlullah, Tebük’te konaklamıştı, </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Yolda yönelip gelen bir süvari vardır” dediler. Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “O Ebu Hayseme’dir” dedi. Onlar da </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Allah’ın Rasûlü! andolsun, o, Ebu Hayseme’dir” dediler. Ebu Hayseme devesinden indikten sonra Rasûlullaha yönelerek selâm verdi. Hz. Peygamber ona </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Eba Hayseme!. Sen helâk olmaya yaklaştın” dedi. Sonra Ebu Hayseme hadiseyi Rasûlullaha anlatınca Bu sefer Rasûlullah onun için güzel şeyler söyledi ve dua etti.</span><span style="font-family: 'Verdana'">[1]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> - Sa’d b. Hayseme şöyle anlatıyor: Hz. Peygamberle beraber Tebük seferine çıkmamıştım. Bahçeye gittiğimde, karımın serinletmek için bahçedeki gölgeliğe su serpmiş olduğunu gördüm. Bunun üzerine </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Bu insaf değildir; Allah’ın Rasûlü kızgın güneşin altında, sıcak su içerek savaşsın da, ben serin gölgelerde oturup keyif yapayım” ve hemen heybeme biraz hurma koyup, devenin sırtına yükledim ve yola çıktım. Karım bana </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Eba Hayseme, nereye gidiyorsun?” dedi. Ben de </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Hz. Peygamber’in yanına gideceğim” dedim. Yolda Umeyr b. Vehb’e rastladım. Ona</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"> “Ey Umeyr, sen cesaretli bir kişisin. Senin de Hz. Peygambere gittiğini biliyorum. Fakat ben günahkâr bir insanım. Benden biraz geride kal da, Hz. Peygamberle başbaşa görüşeyim” dedim. Bunun üzerine Umeyr biraz geride kaldı. Orduya yaklaştığımda Hz. Peygamber </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><em> “İnşallah bu gelen Ebu Hayseme’dir”</em></span> <span style="font-family: 'Verdana'"> dedi. Yanına varınca </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span> <span style="font-family: 'Verdana'">“Ey Allah’ın Rasülû nerdeyse helâk oluyordum” dedim ve ona olanları anlattım. Hz. Peygamber bana güzel şeyler söyledi ve dua etti.[2]</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red">_______________________________</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: red"></span><span style="color: darkgreen">[1] İbn İshak.</span></span><span style="color: darkgreen"> </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen">[2] Mecma, VI/192 (Taberani’den).</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkgreen"> Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/448-449</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 255056, member: 27"] [FONT=Verdana][B] Ebu Hayseme’nin Dünya Nimetlerini Terkederek Allah Yolunda Savaşa Katılması[/B] - Ebu Hayseme, Hz. Peygamber Tebük savaşına gittikten birkaç gün sonra sıcak bir günde ailesinin yanına gitti. Bostanında iki gölgelik gördü. İki hanımından her birisi bir gölgelikteydi. Her birisi gölgeliğine su serpmişti. Ve Hayseme için soğuk su hazırlanmıştı. Ona yemek de hazırlamışlardı. Bostana girdiğinde gölgeliğin kapısında durdu. İki hanımına ve onların kendisi için hazırladıklarına bakınca “Rasûlullah güneşin önünde, hararete maruzdur; Ebu Hayseme ise serin bir gölgelikte güzel bir kadının yanındadır. Bu, adalet değildir” dedikten sonra “Allah’a yemin ederim ki, hiçbirinizin gölgeliğine girmeyeceğim ve Resûlullah’a yetişinceye kadar da gideceğim” dedi. “Bana azık hazırlayın” diye ilave etti. Onlar da azık için hazırlık yaptılar. Sonra devesine varıp yükünü ona yükledi ve sonra da Rasûlullahın arkasını takiben yola çıktı. Hz. Peygamber, Tebük’teyken ona yetişti. Ebu Hayseme’ye yolda Umeyr b. Vehb el Cumahi de yetişmişti. O da Rasûlullahın yanına gitmek istiyordu. İkisi arkadaş oldular. Ta ki Tebük’e yaklaştıklarında, Ebu Hayseme, Umeyr b. Vehb’e [/FONT] [FONT=Verdana] “Benim bir günahım vardır. Biraz geride kalırsan, Rasûlullah’a tek başıma varırsam senin hiçbir zararın olmaz” dedi. Umeyr onun teklifini kabul etti. Ebu Hayseme, Hz. Peygambere yaklaştığında, Rasûlullah, Tebük’te konaklamıştı, “Yolda yönelip gelen bir süvari vardır” dediler. Hz. Peygamber “O Ebu Hayseme’dir” dedi. Onlar da “Ey Allah’ın Rasûlü! andolsun, o, Ebu Hayseme’dir” dediler. Ebu Hayseme devesinden indikten sonra Rasûlullaha yönelerek selâm verdi. Hz. Peygamber ona “Ey Eba Hayseme!. Sen helâk olmaya yaklaştın” dedi. Sonra Ebu Hayseme hadiseyi Rasûlullaha anlatınca Bu sefer Rasûlullah onun için güzel şeyler söyledi ve dua etti.[/FONT][FONT=Verdana][1] - Sa’d b. Hayseme şöyle anlatıyor: Hz. Peygamberle beraber Tebük seferine çıkmamıştım. Bahçeye gittiğimde, karımın serinletmek için bahçedeki gölgeliğe su serpmiş olduğunu gördüm. Bunun üzerine “Bu insaf değildir; Allah’ın Rasûlü kızgın güneşin altında, sıcak su içerek savaşsın da, ben serin gölgelerde oturup keyif yapayım” ve hemen heybeme biraz hurma koyup, devenin sırtına yükledim ve yola çıktım. Karım bana “Ey Eba Hayseme, nereye gidiyorsun?” dedi. Ben de “Hz. Peygamber’in yanına gideceğim” dedim. Yolda Umeyr b. Vehb’e rastladım. Ona “Ey Umeyr, sen cesaretli bir kişisin. Senin de Hz. Peygambere gittiğini biliyorum. Fakat ben günahkâr bir insanım. Benden biraz geride kal da, Hz. Peygamberle başbaşa görüşeyim” dedim. Bunun üzerine Umeyr biraz geride kaldı. Orduya yaklaştığımda Hz. Peygamber [I] “İnşallah bu gelen Ebu Hayseme’dir”[/I][/FONT] [FONT=Verdana] dedi. Yanına varınca [/FONT] [FONT=Verdana]“Ey Allah’ın Rasülû nerdeyse helâk oluyordum” dedim ve ona olanları anlattım. Hz. Peygamber bana güzel şeyler söyledi ve dua etti.[2] [COLOR=red] _______________________________ [/COLOR][COLOR=darkgreen][1] İbn İshak.[/COLOR][/FONT][COLOR=darkgreen] [/COLOR][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen] [/COLOR][/FONT][FONT=Verdana][COLOR=darkgreen][2] Mecma, VI/192 (Taberani’den). Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/448-449[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
6. Bölüm - 9. FASIL: Sahabilerin Allah Yolundaki Savaşlara Şevkle Koşmaları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst