Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
_Aşk-ı Sükut_
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 136720" data-attributes="member: 8422"><p><span style="color: #FF0000"><strong>Aşk-ı Sükut</strong></span></p><p></p><p><span style="color: #660000"><strong>Üç idrâk...belki üç sır. Katlanmayı bekleyen basamaklar ve koca bir kapı.</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Ben bu kapıyı dahi aralayamayan çocuk...ama meraklı:</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>I - ...sükût. her satır başına düşen koca bir derya; ama yalınız. Tek başına belki koca kainatı elpençe divan durdurabilir. Ama alem ötesine güç yetiremez...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...ve işte anahtar: sükût ve aşk...aşk-ı sükût.</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>II- ...varlığından sıyrılış; hiçlik...ama kuru bir hiçlik değil. ...ince bir çizgidir denge; onu kayıp ediş, hiçlikte çırpınıştır. Ötelerin kapısıdır hiçlik, doğru; fakat gelişi güzel hiçlik değil.</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...ve işte çözümlenmesi gerekir ilâçlar: hiçlik ve varoluş... ama nasıl bir var..?</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>/ ben bile âcizim idrakten... /</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>III- ...koca bir buluş. Sevgi ve aşk; işte dengenin ötesi: Habîb!</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Sükût’u bilmeseydik, içimize dönemezdik; aşk olmasaydı sükût’tan haz alan olur muydu (?)</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Benliği bırakmasaydık “varlık iddiasından” kim caydırırdı bizi;</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Ya hiçlikte bir var oluş bulamazsak, “ene”ye koşan yolları kim kapardı bize... (?)</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Bütün bu yolları geçemeyen nasıl erer üçüncü kapıya;</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Sükût bilmeyen nasıl konuşur Seninle, aşka niyet etmemiş nasıl sükût bilsin...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Hiçlik tatmamış olan nasıl tanır Seni, nasıl sever seni bütün varlığıyla...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Sevgi’den sıyrılamamış, her noktada sevgi gören aşkı nasıl bilsin;</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Sevgi’de bîhûş olan, aşkı nasıl görür...maşûk’u, sevmesi gerekeni nasıl akleder.</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>İşte ey Habîb!.. Her kapı sana açılır; açılmak da zorundadır. Bu satırlar arasında kaybolmak varken, ben hâlâ “enaniyet” güden bîçare...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>kıtmîriniz olma hayâlinde, nefsaniyet izleri taşıyan varlık iddiasında mahlûk...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Sükût’ta boğularak...bütün çağrış ve bağrışlar mühür; şu satırlara düşen lütfâ nokta...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Ben bir Hiç...ve Sen;</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Ey bütün mevcudâtın, ister istemez aradığı, bulmak için çırpındığı sır;</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Değeri bir türlü idrâk edilememiş sonsuz ve Lütf-û Kebîr...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Ve işte Kelâmullah: “Habîbim!”</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>...”Habîbullah”.</strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #660000"><strong>Muhammed Hakan YILDIZ </strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 136720, member: 8422"] [COLOR=#FF0000][B]Aşk-ı Sükut[/B][/COLOR] [COLOR=#660000][B]Üç idrâk...belki üç sır. Katlanmayı bekleyen basamaklar ve koca bir kapı. Ben bu kapıyı dahi aralayamayan çocuk...ama meraklı: I - ...sükût. her satır başına düşen koca bir derya; ama yalınız. Tek başına belki koca kainatı elpençe divan durdurabilir. Ama alem ötesine güç yetiremez... ...ve işte anahtar: sükût ve aşk...aşk-ı sükût. II- ...varlığından sıyrılış; hiçlik...ama kuru bir hiçlik değil. ...ince bir çizgidir denge; onu kayıp ediş, hiçlikte çırpınıştır. Ötelerin kapısıdır hiçlik, doğru; fakat gelişi güzel hiçlik değil. ...ve işte çözümlenmesi gerekir ilâçlar: hiçlik ve varoluş... ama nasıl bir var..? / ben bile âcizim idrakten... / III- ...koca bir buluş. Sevgi ve aşk; işte dengenin ötesi: Habîb! Sükût’u bilmeseydik, içimize dönemezdik; aşk olmasaydı sükût’tan haz alan olur muydu (?) Benliği bırakmasaydık “varlık iddiasından” kim caydırırdı bizi; Ya hiçlikte bir var oluş bulamazsak, “ene”ye koşan yolları kim kapardı bize... (?) ... Bütün bu yolları geçemeyen nasıl erer üçüncü kapıya; Sükût bilmeyen nasıl konuşur Seninle, aşka niyet etmemiş nasıl sükût bilsin... Hiçlik tatmamış olan nasıl tanır Seni, nasıl sever seni bütün varlığıyla... Sevgi’den sıyrılamamış, her noktada sevgi gören aşkı nasıl bilsin; Sevgi’de bîhûş olan, aşkı nasıl görür...maşûk’u, sevmesi gerekeni nasıl akleder. ... İşte ey Habîb!.. Her kapı sana açılır; açılmak da zorundadır. Bu satırlar arasında kaybolmak varken, ben hâlâ “enaniyet” güden bîçare... kıtmîriniz olma hayâlinde, nefsaniyet izleri taşıyan varlık iddiasında mahlûk... ... Sükût’ta boğularak...bütün çağrış ve bağrışlar mühür; şu satırlara düşen lütfâ nokta... ... Ben bir Hiç...ve Sen; Ey bütün mevcudâtın, ister istemez aradığı, bulmak için çırpındığı sır; Değeri bir türlü idrâk edilememiş sonsuz ve Lütf-û Kebîr... ... Ve işte Kelâmullah: “Habîbim!” ...”Habîbullah”. Muhammed Hakan YILDIZ [/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
_Aşk-ı Sükut_
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst