Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Abdest ve teyemmüm
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 164219" data-attributes="member: 8679"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><em><span style="color: maroon">«Ey îmân edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin (boy abdesti alın). Şayet hasta veya yolculukta iseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahut kadınlara dokunmuşsamz ve bu halde su bulamamışsanız, o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük yapmayı dilemez, fakat sizi iyice arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister. Tâ kî şükre-deşiniz.»</span></em></strong> <strong><em>(Mâide sûresi, âyet: 6).</em></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">«Ey îmân edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin (boy abdesti alın). Şayet hasta veya yolculukta iseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahut kadınlara dokunmuşsamz ve bu halde su bulamamışsanız, o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük yapmayı dilemez, fakat sizi iyice arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister. Tâ kî şükre-deşiniz.» (Mâide sûresi, âyet: 6).</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Büyük müfessir îmâm-ı Kurtubî (Rahmetüİlahi aleyh) bu âyetin tefsirinde otuziki mes'ele sıralamış ve birçok rivayet yol larını toplamıştır. îbn-i Kesîr, Ebûbekir Râzî ve diğer müfes-sirler de buna yakın rivayetleri nakletmiş ve mezheblerin görüşlerine kısmen dokunmuşlardır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Biz bunları ve diğer tefsirlerin bu husustaki beyânlarından konumuza uygun düşen kısımlarını ele alıp özetliyoruz:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>1.</strong> Kuşeyrî ve İbnü Atiyye'ye göre bu âyet Hazret-i Âişe Validemizin gerdanlığının kaybolduğu Muraysî savaşındaki kıssayla ilgilidir. Her şeyden önce de abdest âyeti olarak bilinir. Ancak abdest namaz ile beraber farz olduğuna göre âyet bu hususta taharet ahkâmını istinbata esas ve delil olmuştur. Sâniven teyemmüme ruhsat sadedinde buna teyemmüm â}reti de denilmiştir. Böylece bu ruhsat, İlâhî ni'metin tamamlayıcısı mahiyetindedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>2.</strong> Âyet-i Kerîmenin zahirî delâletinden, her namaza kaî kıldığında abdest almanın farz olduğu anlaşılıyor. Yâni namaz kılmak isteyen herkesin, abdestli olsun olmasın abdest alması vâcibdir. Nitekim Hazret-i Ali (R.A.) öyle yapar ve bu âyeti delil olarak gösterirdi <a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="color: #0000ff">[1]</span></a> Ikrime'den buna benzer bir rivayet yapılmıştır. îbnü Sirîn diyor ki: «Hulefâ-i Râşidîn de her namaz için abdest alırlardı.»</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Bâzı âlimlere göre ise, bu âyet Hazret-i Peygamber'e (S.A.V.) hastır, Abdullah bin Hanzele </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[2]</span></span></span></a><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> diyor ki: «Hazret-i Peygamber (S.A.V.) her namaz için abdest almakla emrolunmuş-tu, bu ona ağır geldiği için misvak ile emrolundu ve her namaz için bir abdest alma emri ref olundu.» Nitekim Alkame bin Feğvâ </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[3]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> babasından rivayetle diyor ki: «Bu âyet Hazret-i Peygambere ruhsat olarak indi. Bundan önce Hazret-i Peygamber abdest almadan hiçbir iş işlemez, selâm vermez, selâm almaz ve kimseyle konuşmazdı. Cenâb-ı Hak bu âyetle ona ab-destin ancak namaz için şart olduğunu bildirdi</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Diğer bir kısım âlimlere göre ise, her namaz için abdest almak fazileti mûcibdir. Bu husustaki emir, nedb yollludur. Abdullah bin Ömer (R.A.) da böyle der ve böyle yapardı. Hazret-i Peygamber (S.A.V.) Mekke fethine kadar böyle yaparlardi, fetih günü ise bir abdestle beş vakti kıldı.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Süveyd bin Nu'mân'dan yapılan rivayete göre Hazret-i Peygamber (S.A.V.) Hayber yakınında olan Sehba mevkiinde ikindi ile akşam namazını bir tek abdestle, yâni ayni abdestle kılmıştır </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[4]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Fakat İmam Müslim'in Büreyde bin Husayb'den yaptığı rivayette, Hazret-i Peygamber (S.A.V.) önceleri her namaz için abdest alırlardı. Mekke fethinde ise bir abdestle beş vakit namazı kıldı ve mestlerine mesnetti. Bunun üzerine Hazret-i Ömer (R.A.):</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">— Ya Resûlâllah! Bugün hiç yapmadığın bir şey'i işledin?..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hazret-i Peygamber cevapla:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">— Ya Ömer! Bilhassa böyle yaptım, buyurdu. Tirmizî'nin yaptığı rivayette, Hazret-i Enes diyor ki: «Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.), her namaz için abdestli olsun olmasın abdest alırlardı.»</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Humeyd diyor ki: Bunun üzerine ben Enes'c dedim ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">— Peki sizler nasıl yaptınız?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">— Biz (çoğu zaman) bir abdest alır (onunla birkaç namaz kılardık), diye cevap verdi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Bu hususta muhtelif rivayetlerin arasını te'lîf etmek mümkündür. Şöyle ki: Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.) Mekke fethine kadar her namaz için bir abdest alırlarmış. Fetihte ise durum değişmiş, ruhsat-ı İlâhîye inmiş, bir abdestle birkaç namaz kılmaya başlamışlar.hadîs-i şerifi de abdest üzerine abdest almanın müstehab olduğunu gösteriyor </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[5]</span></span></span></a></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Süddî'ye göre ise, «Namaza kalkacağınız zaman»dan maksad, yatağınızdan, yâni uykudan kalkacağınız zaman demektir ki, böylece uykunun abdesti bozan sebeplerden biri olduğu anlaşılıyor.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>İzah:</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>3.</strong> Yüzlerinizi yıkayın.. Allahu Teâlâ abdest konusunda dört azadan bahsetmiştir. Bundan başka azayı yıkamak ve meshetmek âdâb ve sünnettir. Yüzü yıkarken burun delikleriyle ağız içi buna dahil mi, değil mi? Bu hususta mezhepler arasında görüş farkı vardır:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>a)</strong> Ahmed bin Hanbel ve îshâk'a göre dâhildir; bu bakımdan abdest ve gusülde burun delikleriyle ağız içini yıkamak vâcibdir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>b)</strong> İmam Mâlik'e göre dâhil değildir. Kulak delikleriyle gözlerin iç kısmı da böyledir. Şâfüye göre de dahil değildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>c)</strong> Hanefîlere göre abdestte dahil değildir, fakat gusülde dahildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>ç)</strong> Çoğu fukahaya göre hem abdestte, hem de gusülde ikisini yıkamak sünnettir. Gözlerin iç kısmı da yüze dahil değildir <a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="color: #0000ff">[6]</span></a></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>4.</strong> Dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.. Dirseklerin yıkama kapsamına girip girmediğinde görüş farkı vardır:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>a)</strong> (ilâ) harfinin mâba'di makablinin nev'inden olursa, mâba'di makabline dâhil sayılır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>b)</strong> (ilâ) harfi (maa) mânasına gelir. Bu takdirde ellerle beraber dirsekleri de yıkamak farzdır. Nitekim Hazret-i Peygamber (S.A.V.) abdest alırlarken elleriyle beraber dirseklerini de yıkamışlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Bu mânayla dört imama göre de ellerle beraber dirsekleri yıkamak farzdır. Yâni dördü bu hususta ittifak etmişlerdir </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></span></a></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>5.</strong> Başlarınızı mesnedin..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Baş denilince ilk hatıra gelen yüzden başka olan kısımdır, imam Mâlik bu mânayla başm tamamının meshedilmesinin vâ-cib olduğunu söylemiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">îki kulak da başa dahildir. Zührî'ye göre ise, kulaklar yüze dahildir. Şa'bbî'ye göre, yüze taraf olan kısmı yüze, arka tarafı da başa dahildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Meshin takdirinde onbir kavi vardır ki üçü îmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe'ye, ikisi îmâm-ı Şafiî'ye, altısı da diğer fıkıhçılara aittir. îmam Kurtubî der ki: «Bunlardan en sahîh olanı, başın hepsini kapsar şekilde meshetmektir.»</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Ekseri âlimlere göre, böyle yapmak yâni başın hepsini mes-hetmek ahsendir. (ba) harfi müekkiddîr, zâiddir, teb'iz için değildir. Bâzısına göre ise, (ba) harfi burada bediî bir mâna taşır; gusül lügat cihetiyle mağsûlü bihi ister, fakat mesh, mem-şuhu bihi istemez. Eğer âyette (vemsehû ruûseküm) (ba)sız gelmiş olsaydı o zaman eli ıslatmadan başa sürmek kâfi gelirdi, (ba) harfinin cümleye dahil olması meshde memsuhu bi-hinin gerektiğini ifâde içindir. Yâni su ile mesh yapılır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Irnâm-ı Şafiî'ye göre, âyet başının bir kısmım da, tümünü de meshetmeye delâlet etmektedir. Fakat sünnet, bir kısmının meshine delâlet ediyor. Nitekim Hazret-i Peygamber'in abdest alırlarken başının yalnız ön kısımlarını (nâsıye kısmını) mes-hettikleri sahîh kaynaklardan bilinmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Cumhura göre, başı bir defa meshetmek kâfidir. Şafiî'ye göre üç defa meshedilir. Enes bin Mâlik (R.A.), Saîd bin Cü-beyr ve Ata'dan yapılan rivayet bu merkezdedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">(ba) harfinin ilsâk için olduğunu söyleyenler de var. Onlara göre elin iç kısmını başm ön kısmına dokundurmak kâfidir, îmâm-ı A'zam da aynı görüştedir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">îbnü Sirin'in başını iki defa meshettiği rivayet olunmuştur </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[8]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hazret-i Osman (R.A.)dan yapılan sahîh rivayetlerde ise başm bir defa meshedilme keyfiyeti sabit olmuştur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>6.</strong> îki kulağa gelince:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">İmam Mâlik, İmam Ahmed bin Hanbel, tmam-ı Sevrî ve İmam Ebû Hanîfe'ye göre kulaklar başa dahildir, onun kapsamına girer.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Yine İmam Mâlik ile irnam Ahmed'e göre kulakları mes-hetmek için yeniden parmaklan ıslatmak lâzımdır. îmâm-ı Şafiî'ye göre de böyledir. Ancak Şafiî kulakların başa ve yüze dahil olmadığına kaaildir; onları meshetmek hâli üzere sünnettir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">- îmâm-ı A'zam ile İmârn-ı Sevrî'ye göre kulaklar baş ile birlikte tek bir ıslaklıkla meshedilir. Dâvud el-Zâhirî'ye göre kulakları meshedip etmemek müsavidir. Çünki Kur'ân-ı Kerîm' de bundan bahsedilmemiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bu isabetli bir görüş değildir. Çünki Ebû Dâvud, diğer sahîh hadîs kitaplarında Hazret-i Peygamber'in abdestte kulaklarının iç ve dışını meshettiği, parmak ııçlariyle de kulak deliklerine dokunduğu sabit olmuştur. Kur'an'da bahsedilme-yişi meshin farz olmadığını bildirmek içindir,</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>7.</strong> Topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Nâfi’, İbn Amr ve Kissâî bunu mensup okumuşlar. Hasan ve A'meş ise merfu' okumuş. İbn Kesîr, Ebû Amr ve Hamze ise mecrur okumuşlardır. Halivle kelime bu kıraatlere göre değişik mânalar alır: Mensup okuyanlara göre, âmil (iğsilû)dur. Bu takdirde ayaklan yıkamak farzdır, fakat meshetmek farz değildir. Cumhurun mezhebi de budur. Cenâb-ı Peygamber'in fiiliyle sabit olmuştur Sahîh bir rivayette de, abdesite topuklarının bir kısmına su dokunmayanlara Hazret-i Peygamber (S.A.V.) şöyle seslenmişler:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">zık oldu topuklara ateşten. Tastamam abdest aİın.» </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[9]</span></span></span></a></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Diğer kıraatlerin taşıdığı mâna üzerinde durmaya lüzum görmüyoruz. Bu hususta geniş bilgi edinmek isteyenler İbn Ce-rîr ile Kurtubî tefsirlerine müracaat etsinler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>8.</strong> Ayetin elfazı, abdest azasının yıkanmasında muvalâtı (ardarda yıkanmasını) iktizâ ediyor. Ebû Seleme ile İbn Velıb'e göre muvalat da farzdır. O halde bunlara göre abdest âzası arasını yıkarken — ister kasden, ister unutarak ayıranın yâni fasılayla yıkayanın abdesti caiz değildir. İmam Mâlik'e göre muvalat kasden terkedilirse c zaman abdest câû olmaz. Hanefî ve Şafiî mezheplerine göre muvalat sünnettir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>9.</strong> Abdest âzası arasında tertibe gelince:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>a)</strong> Ebherî'ye göre abdest âyetinde gösterilen tertip sünnettir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>b)</strong> îmâm-ı Şafiî ile Ahmed bin Hanbel'e gön1 vâcibdir. Kasden terkedenin abdesti yeterli değildir. Ebû Sevr de aynı görüştedir, îmam Mâlik'in arkadaşı Ebû Mus'ab'a göre de böyledir. Netice olarak bunlara göre tertibe riayet edilmeyen ab-destle kılman namazı iade vâcibdir. İmam Mâlik'den yapılan en meşhur rivayette iade vâcib değildir. Ebû Hanîfe, Sevrî ve Evzaî'ye göre de böyledir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>10.</strong> Tertemiz toprakla tevemmüm..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Bu hususla ilgili izah ve mes'eleler Nisa sûresi 43. âyetin açıklamasında belirtilmiştir, oraya bakılması.. </span></span><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[10]</span></span></span></a></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">Çıkarılan Hükümler :</span></strong></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>1.</strong> Abdest namazla beraber farz kılınmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>2.</strong> Abdest namazın şartıdır, onsuz namaz caiz olmaz. Meğerki su bulunmaya, o takdirde teyemmüm yapılır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>3.</strong> Her namaz için veni bir abdest almak mucib-i fazilettir. Yâni abdest üzerine abdest almak nur üstüne nurdur. Bir abdestle bozulmadığı müddetçe birçok namaz kıhnabilir. Yalnız tabiî ihtiyaçların sıkıştırdığı hallerde namaz kılmak mekruhtur. Yeniden abdest almak daha uygundur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>4.</strong> Uyku da abdesti bozan sebeplerden biridir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>5.</strong> Abdestin farzı:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>a)</strong> Hanefîlere göre dörttür: Yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başı meshetmek, topuklarla birlikte" ayaklan yıkamak.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>b)</strong> Mâlikîlere göre yedidir: Niyet etmek, yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın hepsini meshetmek, topuklarla birlikte ayakları yıkamak, bir âza kurumadan diğer azayı yıkamak, abdest azasını yıkarken ovmak.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>c)</strong> Şâfiîlere göre altıdır: Niyet etmek, yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın bir kısmım meshetmek, topuklarla birlikte ayakları yıkamak, adı geçen dört âza arasında âyetteki tertibe riâyet etmek.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>d)</strong> Hanbelîlere göre altıdır: Yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın hepsini meshetmek, topuklarla beraber ayaklan yıkamak, tertibe riâyet etmek ve muvalât..</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>6.</strong> Burun delikleriyle ağız içi:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Ahmed bin Hanbel'e göre yüze dahildir. İmam Mâlik'e ve îmâm-ı Şafiî'ye göre dahil değildir. İmâmı A'zam'a göre ab-destte dahil değil, gusülde dahildir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>7.</strong> Ellerle beraber dirsekleri yıkamak, dört imama göre de farzdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>8.</strong> îmam Mâlik'e göre başın hepsini, İmam-ı Şafiî'ye göre bir kısmını, Ebû Hanîfe'ye göre dörtte birini meshetmek farzdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>9.</strong> Kulaklar, îmâm-ı Şâfü hâriç diğer üç imâma göre başın kapsamına girer. Şafiî'ye göre ise ne başın, ne de yüzün kapsamına dahildir. <a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="color: #0000ff">[11]</span></a></span></span></p><p><strong><u><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'">Dipnotlar:</span></u></strong></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[1]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Müsned~i Dâremi.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[2]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Hz. Hanzele, meleklerin gaslettiği sahâbîdir</strong>.</span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[3]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Fegvâ sanâbidir. Tebük sererinde Hazret-i Peygamber (S.A.V.)e kılavuzluk etmiştir.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[4]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Bıihâri-Müslim. Bu hadise göre Hz. Peygamber Mekke fethinden Önce de bir abdestle birkaç namaz kılmışlardır. Aynı hadisi İmam Mâlik Muvatta'da zikretmiştir.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[5]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>îbnl Ke§İr.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[6]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Bak: el-Fıkfau Alâ'I-Mez&hlbl'l-Erbaa C: 1, S: 111.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[7]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Bak: el-Fikhu AH'1-Mezâhibi'l-Erbaa, C; 1, S: 54-61.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[8]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Ebû Dâvud.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[9]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>İmam Müslim, Hazret-i Âişe Validemizden.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[10]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/33-39.</strong></span></span></p><p><a href="http://www.tevhid.gen.tr/l%20" target="_blank"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #0000ff">[11]</span></span></span></a><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> <strong>Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/39-40.</strong></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Celal Yıldırım</span></span><span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Times New Roman TUR'"> -</span></span><span style="color: maroon"><span style="font-family: 'Times New Roman'"> Kur’an Ahkamı </span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 164219, member: 8679"] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][I][COLOR=maroon]«Ey îmân edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin (boy abdesti alın). Şayet hasta veya yolculukta iseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahut kadınlara dokunmuşsamz ve bu halde su bulamamışsanız, o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük yapmayı dilemez, fakat sizi iyice arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister. Tâ kî şükre-deşiniz.»[/COLOR][/I][/B] [B][I](Mâide sûresi, âyet: 6).[/I][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]«Ey îmân edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin (boy abdesti alın). Şayet hasta veya yolculukta iseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahut kadınlara dokunmuşsamz ve bu halde su bulamamışsanız, o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük yapmayı dilemez, fakat sizi iyice arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister. Tâ kî şükre-deşiniz.» (Mâide sûresi, âyet: 6).[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Büyük müfessir îmâm-ı Kurtubî (Rahmetüİlahi aleyh) bu âyetin tefsirinde otuziki mes'ele sıralamış ve birçok rivayet yol larını toplamıştır. îbn-i Kesîr, Ebûbekir Râzî ve diğer müfes-sirler de buna yakın rivayetleri nakletmiş ve mezheblerin görüşlerine kısmen dokunmuşlardır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Biz bunları ve diğer tefsirlerin bu husustaki beyânlarından konumuza uygun düşen kısımlarını ele alıp özetliyoruz:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]1.[/B] Kuşeyrî ve İbnü Atiyye'ye göre bu âyet Hazret-i Âişe Validemizin gerdanlığının kaybolduğu Muraysî savaşındaki kıssayla ilgilidir. Her şeyden önce de abdest âyeti olarak bilinir. Ancak abdest namaz ile beraber farz olduğuna göre âyet bu hususta taharet ahkâmını istinbata esas ve delil olmuştur. Sâniven teyemmüme ruhsat sadedinde buna teyemmüm â}reti de denilmiştir. Böylece bu ruhsat, İlâhî ni'metin tamamlayıcısı mahiyetindedir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]2.[/B] Âyet-i Kerîmenin zahirî delâletinden, her namaza kaî kıldığında abdest almanın farz olduğu anlaşılıyor. Yâni namaz kılmak isteyen herkesin, abdestli olsun olmasın abdest alması vâcibdir. Nitekim Hazret-i Ali (R.A.) öyle yapar ve bu âyeti delil olarak gösterirdi [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][COLOR=#0000ff][1][/COLOR][/URL] Ikrime'den buna benzer bir rivayet yapılmıştır. îbnü Sirîn diyor ki: «Hulefâ-i Râşidîn de her namaz için abdest alırlardı.»[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Bâzı âlimlere göre ise, bu âyet Hazret-i Peygamber'e (S.A.V.) hastır, Abdullah bin Hanzele [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=Times New Roman][SIZE=3] diyor ki: «Hazret-i Peygamber (S.A.V.) her namaz için abdest almakla emrolunmuş-tu, bu ona ağır geldiği için misvak ile emrolundu ve her namaz için bir abdest alma emri ref olundu.» Nitekim Alkame bin Feğvâ [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] babasından rivayetle diyor ki: «Bu âyet Hazret-i Peygambere ruhsat olarak indi. Bundan önce Hazret-i Peygamber abdest almadan hiçbir iş işlemez, selâm vermez, selâm almaz ve kimseyle konuşmazdı. Cenâb-ı Hak bu âyetle ona ab-destin ancak namaz için şart olduğunu bildirdi[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Diğer bir kısım âlimlere göre ise, her namaz için abdest almak fazileti mûcibdir. Bu husustaki emir, nedb yollludur. Abdullah bin Ömer (R.A.) da böyle der ve böyle yapardı. Hazret-i Peygamber (S.A.V.) Mekke fethine kadar böyle yaparlardi, fetih günü ise bir abdestle beş vakti kıldı.[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Süveyd bin Nu'mân'dan yapılan rivayete göre Hazret-i Peygamber (S.A.V.) Hayber yakınında olan Sehba mevkiinde ikindi ile akşam namazını bir tek abdestle, yâni ayni abdestle kılmıştır [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] Fakat İmam Müslim'in Büreyde bin Husayb'den yaptığı rivayette, Hazret-i Peygamber (S.A.V.) önceleri her namaz için abdest alırlardı. Mekke fethinde ise bir abdestle beş vakit namazı kıldı ve mestlerine mesnetti. Bunun üzerine Hazret-i Ömer (R.A.):[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]— Ya Resûlâllah! Bugün hiç yapmadığın bir şey'i işledin?..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]dedi.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Hazret-i Peygamber cevapla:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]— Ya Ömer! Bilhassa böyle yaptım, buyurdu. Tirmizî'nin yaptığı rivayette, Hazret-i Enes diyor ki: «Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.), her namaz için abdestli olsun olmasın abdest alırlardı.»[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Humeyd diyor ki: Bunun üzerine ben Enes'c dedim ki:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]— Peki sizler nasıl yaptınız?[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]— Biz (çoğu zaman) bir abdest alır (onunla birkaç namaz kılardık), diye cevap verdi.[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Bu hususta muhtelif rivayetlerin arasını te'lîf etmek mümkündür. Şöyle ki: Cenâb-ı Peygamber (S.A.V.) Mekke fethine kadar her namaz için bir abdest alırlarmış. Fetihte ise durum değişmiş, ruhsat-ı İlâhîye inmiş, bir abdestle birkaç namaz kılmaya başlamışlar.hadîs-i şerifi de abdest üzerine abdest almanın müstehab olduğunu gösteriyor [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Süddî'ye göre ise, «Namaza kalkacağınız zaman»dan maksad, yatağınızdan, yâni uykudan kalkacağınız zaman demektir ki, böylece uykunun abdesti bozan sebeplerden biri olduğu anlaşılıyor.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]İzah:[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]3.[/B] Yüzlerinizi yıkayın.. Allahu Teâlâ abdest konusunda dört azadan bahsetmiştir. Bundan başka azayı yıkamak ve meshetmek âdâb ve sünnettir. Yüzü yıkarken burun delikleriyle ağız içi buna dahil mi, değil mi? Bu hususta mezhepler arasında görüş farkı vardır:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]a)[/B] Ahmed bin Hanbel ve îshâk'a göre dâhildir; bu bakımdan abdest ve gusülde burun delikleriyle ağız içini yıkamak vâcibdir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]b)[/B] İmam Mâlik'e göre dâhil değildir. Kulak delikleriyle gözlerin iç kısmı da böyledir. Şâfüye göre de dahil değildir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]c)[/B] Hanefîlere göre abdestte dahil değildir, fakat gusülde dahildir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]ç)[/B] Çoğu fukahaya göre hem abdestte, hem de gusülde ikisini yıkamak sünnettir. Gözlerin iç kısmı da yüze dahil değildir [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/URL][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]4.[/B] Dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.. Dirseklerin yıkama kapsamına girip girmediğinde görüş farkı vardır:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]a)[/B] (ilâ) harfinin mâba'di makablinin nev'inden olursa, mâba'di makabline dâhil sayılır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]b)[/B] (ilâ) harfi (maa) mânasına gelir. Bu takdirde ellerle beraber dirsekleri de yıkamak farzdır. Nitekim Hazret-i Peygamber (S.A.V.) abdest alırlarken elleriyle beraber dirseklerini de yıkamışlar.[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Bu mânayla dört imama göre de ellerle beraber dirsekleri yıkamak farzdır. Yâni dördü bu hususta ittifak etmişlerdir [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]5.[/B] Başlarınızı mesnedin..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Baş denilince ilk hatıra gelen yüzden başka olan kısımdır, imam Mâlik bu mânayla başm tamamının meshedilmesinin vâ-cib olduğunu söylemiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]îki kulak da başa dahildir. Zührî'ye göre ise, kulaklar yüze dahildir. Şa'bbî'ye göre, yüze taraf olan kısmı yüze, arka tarafı da başa dahildir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Meshin takdirinde onbir kavi vardır ki üçü îmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe'ye, ikisi îmâm-ı Şafiî'ye, altısı da diğer fıkıhçılara aittir. îmam Kurtubî der ki: «Bunlardan en sahîh olanı, başın hepsini kapsar şekilde meshetmektir.»[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Ekseri âlimlere göre, böyle yapmak yâni başın hepsini mes-hetmek ahsendir. (ba) harfi müekkiddîr, zâiddir, teb'iz için değildir. Bâzısına göre ise, (ba) harfi burada bediî bir mâna taşır; gusül lügat cihetiyle mağsûlü bihi ister, fakat mesh, mem-şuhu bihi istemez. Eğer âyette (vemsehû ruûseküm) (ba)sız gelmiş olsaydı o zaman eli ıslatmadan başa sürmek kâfi gelirdi, (ba) harfinin cümleye dahil olması meshde memsuhu bi-hinin gerektiğini ifâde içindir. Yâni su ile mesh yapılır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Irnâm-ı Şafiî'ye göre, âyet başının bir kısmım da, tümünü de meshetmeye delâlet etmektedir. Fakat sünnet, bir kısmının meshine delâlet ediyor. Nitekim Hazret-i Peygamber'in abdest alırlarken başının yalnız ön kısımlarını (nâsıye kısmını) mes-hettikleri sahîh kaynaklardan bilinmektedir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Cumhura göre, başı bir defa meshetmek kâfidir. Şafiî'ye göre üç defa meshedilir. Enes bin Mâlik (R.A.), Saîd bin Cü-beyr ve Ata'dan yapılan rivayet bu merkezdedir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman](ba) harfinin ilsâk için olduğunu söyleyenler de var. Onlara göre elin iç kısmını başm ön kısmına dokundurmak kâfidir, îmâm-ı A'zam da aynı görüştedir.[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]îbnü Sirin'in başını iki defa meshettiği rivayet olunmuştur [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][8][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman].[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Hazret-i Osman (R.A.)dan yapılan sahîh rivayetlerde ise başm bir defa meshedilme keyfiyeti sabit olmuştur.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]6.[/B] îki kulağa gelince:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]İmam Mâlik, İmam Ahmed bin Hanbel, tmam-ı Sevrî ve İmam Ebû Hanîfe'ye göre kulaklar başa dahildir, onun kapsamına girer.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Yine İmam Mâlik ile irnam Ahmed'e göre kulakları mes-hetmek için yeniden parmaklan ıslatmak lâzımdır. îmâm-ı Şafiî'ye göre de böyledir. Ancak Şafiî kulakların başa ve yüze dahil olmadığına kaaildir; onları meshetmek hâli üzere sünnettir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]- îmâm-ı A'zam ile İmârn-ı Sevrî'ye göre kulaklar baş ile birlikte tek bir ıslaklıkla meshedilir. Dâvud el-Zâhirî'ye göre kulakları meshedip etmemek müsavidir. Çünki Kur'ân-ı Kerîm' de bundan bahsedilmemiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Bu isabetli bir görüş değildir. Çünki Ebû Dâvud, diğer sahîh hadîs kitaplarında Hazret-i Peygamber'in abdestte kulaklarının iç ve dışını meshettiği, parmak ııçlariyle de kulak deliklerine dokunduğu sabit olmuştur. Kur'an'da bahsedilme-yişi meshin farz olmadığını bildirmek içindir,[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]7.[/B] Topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Nâfi’, İbn Amr ve Kissâî bunu mensup okumuşlar. Hasan ve A'meş ise merfu' okumuş. İbn Kesîr, Ebû Amr ve Hamze ise mecrur okumuşlardır. Halivle kelime bu kıraatlere göre değişik mânalar alır: Mensup okuyanlara göre, âmil (iğsilû)dur. Bu takdirde ayaklan yıkamak farzdır, fakat meshetmek farz değildir. Cumhurun mezhebi de budur. Cenâb-ı Peygamber'in fiiliyle sabit olmuştur Sahîh bir rivayette de, abdesite topuklarının bir kısmına su dokunmayanlara Hazret-i Peygamber (S.A.V.) şöyle seslenmişler:[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]zık oldu topuklara ateşten. Tastamam abdest aİın.» [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][9][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Diğer kıraatlerin taşıdığı mâna üzerinde durmaya lüzum görmüyoruz. Bu hususta geniş bilgi edinmek isteyenler İbn Ce-rîr ile Kurtubî tefsirlerine müracaat etsinler.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]8.[/B] Ayetin elfazı, abdest azasının yıkanmasında muvalâtı (ardarda yıkanmasını) iktizâ ediyor. Ebû Seleme ile İbn Velıb'e göre muvalat da farzdır. O halde bunlara göre abdest âzası arasını yıkarken — ister kasden, ister unutarak ayıranın yâni fasılayla yıkayanın abdesti caiz değildir. İmam Mâlik'e göre muvalat kasden terkedilirse c zaman abdest câû olmaz. Hanefî ve Şafiî mezheplerine göre muvalat sünnettir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]9.[/B] Abdest âzası arasında tertibe gelince:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]a)[/B] Ebherî'ye göre abdest âyetinde gösterilen tertip sünnettir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]b)[/B] îmâm-ı Şafiî ile Ahmed bin Hanbel'e gön1 vâcibdir. Kasden terkedenin abdesti yeterli değildir. Ebû Sevr de aynı görüştedir, îmam Mâlik'in arkadaşı Ebû Mus'ab'a göre de böyledir. Netice olarak bunlara göre tertibe riayet edilmeyen ab-destle kılman namazı iade vâcibdir. İmam Mâlik'den yapılan en meşhur rivayette iade vâcib değildir. Ebû Hanîfe, Sevrî ve Evzaî'ye göre de böyledir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]10.[/B] Tertemiz toprakla tevemmüm..[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Bu hususla ilgili izah ve mes'eleler Nisa sûresi 43. âyetin açıklamasında belirtilmiştir, oraya bakılması.. [/SIZE][/FONT][URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][10][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL] [B][FONT=Times New Roman] [/FONT][/B] [B][FONT=Times New Roman]Çıkarılan Hükümler :[/FONT][/B] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]1.[/B] Abdest namazla beraber farz kılınmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]2.[/B] Abdest namazın şartıdır, onsuz namaz caiz olmaz. Meğerki su bulunmaya, o takdirde teyemmüm yapılır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]3.[/B] Her namaz için veni bir abdest almak mucib-i fazilettir. Yâni abdest üzerine abdest almak nur üstüne nurdur. Bir abdestle bozulmadığı müddetçe birçok namaz kıhnabilir. Yalnız tabiî ihtiyaçların sıkıştırdığı hallerde namaz kılmak mekruhtur. Yeniden abdest almak daha uygundur.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]4.[/B] Uyku da abdesti bozan sebeplerden biridir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]5.[/B] Abdestin farzı:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]a)[/B] Hanefîlere göre dörttür: Yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başı meshetmek, topuklarla birlikte" ayaklan yıkamak.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]b)[/B] Mâlikîlere göre yedidir: Niyet etmek, yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın hepsini meshetmek, topuklarla birlikte ayakları yıkamak, bir âza kurumadan diğer azayı yıkamak, abdest azasını yıkarken ovmak.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]c)[/B] Şâfiîlere göre altıdır: Niyet etmek, yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın bir kısmım meshetmek, topuklarla birlikte ayakları yıkamak, adı geçen dört âza arasında âyetteki tertibe riâyet etmek.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]d)[/B] Hanbelîlere göre altıdır: Yüzü ve dirseklerle beraber elleri yıkamak, başın hepsini meshetmek, topuklarla beraber ayaklan yıkamak, tertibe riâyet etmek ve muvalât..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]6.[/B] Burun delikleriyle ağız içi:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Ahmed bin Hanbel'e göre yüze dahildir. İmam Mâlik'e ve îmâm-ı Şafiî'ye göre dahil değildir. İmâmı A'zam'a göre ab-destte dahil değil, gusülde dahildir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]7.[/B] Ellerle beraber dirsekleri yıkamak, dört imama göre de farzdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]8.[/B] îmam Mâlik'e göre başın hepsini, İmam-ı Şafiî'ye göre bir kısmını, Ebû Hanîfe'ye göre dörtte birini meshetmek farzdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]9.[/B] Kulaklar, îmâm-ı Şâfü hâriç diğer üç imâma göre başın kapsamına girer. Şafiî'ye göre ise ne başın, ne de yüzün kapsamına dahildir. [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][COLOR=#0000ff][11][/COLOR][/URL][/FONT][/SIZE] [B][U][FONT=Times New Roman TUR]Dipnotlar:[/FONT][/U][/B] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][1][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Müsned~i Dâremi.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][2][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Hz. Hanzele, meleklerin gaslettiği sahâbîdir[/B].[/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Fegvâ sanâbidir. Tebük sererinde Hazret-i Peygamber (S.A.V.)e kılavuzluk etmiştir.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Bıihâri-Müslim. Bu hadise göre Hz. Peygamber Mekke fethinden Önce de bir abdestle birkaç namaz kılmışlardır. Aynı hadisi İmam Mâlik Muvatta'da zikretmiştir.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]îbnl Ke§İr.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][6][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Bak: el-Fıkfau Alâ'I-Mez&hlbl'l-Erbaa C: 1, S: 111.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Bak: el-Fikhu AH'1-Mezâhibi'l-Erbaa, C; 1, S: 54-61.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][8][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Ebû Dâvud.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][9][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]İmam Müslim, Hazret-i Âişe Validemizden.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][10][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/33-39.[/B][/FONT][/SIZE] [URL="http://www.tevhid.gen.tr/l%20"][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#0000ff][11][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][SIZE=3][FONT=Times New Roman] [B]Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/39-40.[/B][/FONT][/SIZE] [B][FONT=Times New Roman] [/FONT][/B] [B][COLOR=maroon][FONT=Times New Roman]Celal Yıldırım[/FONT][/COLOR][COLOR=maroon][FONT=Times New Roman TUR] -[/FONT][/COLOR][COLOR=maroon][FONT=Times New Roman] Kur’an Ahkamı [/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Abdest ve teyemmüm
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst