Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Abdullah Bin Zeyd K.S. Hazretleri Kimdir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 268696" data-attributes="member: 1"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>ABDULLAH BİN ZEYD</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Tâbiîn devri velîlerinden. İsmi, Abdullah bin Zeyd bin Amr el-Cevmî, künyesi Ebû Kilâbe'dir. Basra'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 722 (H.104) senesinde Şam'da vefât etti.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Abdullah bin Zeyd, Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik ve Tâbiînden büyük âlim Katâde'den (r.anhüm) ders alıp ilimde yükseldi. Hadîs-i şerîf ilminde sika, sağlam, güvenilir bir zât oldu. Bir hadîs-i şerîfi öğrenmek için uzun süre seyâhat ederdi. Bu hâlini şöyle anlatır: </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Hiç bir işim olmadığı halde Medîne'de, sırf bir hadîs-i şerîfi daha önce duymuş olan bir şahıstan dinlemek için üç gün kaldım.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Hadîs-i şerîflerin toplanıp, yazılması için uğraşırdı. Vefâtından evvel, kitaplarının Tâbiînin büyüklerinden, fıkıh âlimi ve evliyâdan Ebû Eyyûb-i Sahtiyânî'ye verilmesini vasiyet etti. Bir deve yüküne yakın kitâbı Ebû Eyyûb-i Sahtiyânî'ye verildi.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Abdullah bin Zeyd devamlı helâl kazanmayı teşvik ederdi. Bir gün Eyyûb-i Sahtiyânî'ye; "Çarşıya git, iş ara. Zirâ en büyük huzûr insanlara muhtâc olmamaktır." buyurdu. Başka birine de; "Seni, geçimini temin ederken görmek, câmi köşesinde görmemden daha sevimlidir." buyurdu. Döküntü hurma satan ve sohbetine devâm eden bir talebesi vardı. Ona; "Ben, senin sohbet meclisinden faydalandığını zannediyordum. Fakat şu bir hakikattir; Allahü teâlâ kötü olan her şeyden bereketini almıştır." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Çok sıcak bir günde bir kâfile ile hacca gidiyordu. Susuzluğu çok şiddetli idi. Ellerini açıp; "Yâ Rabbî! Sen hararetimi ve susuzluğumu giderirsin." diye duâ edince, başı üzerinde bir bulut belirip üzerine yağmur yağdı. Elbisesi ıslandı ve susuzluğu gitti. Lâkin kâfilede bundan başkasına bir damla yağmur düşmedi.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Abdullah bin Zeyd hazretlerinin hikmetle dolu pekçok nasîhat ve sözleri vardır. Bir gün; "Hem dünyâ, hem de âhirette yaşayan kimseye ne saâdet!" buyurunca; Âhirette nasıl yaşandığı kendisinden soruldu, cevâbında; "Böyle bir insan dünyâda Allahü teâlâyı hatırından çıkarmadı, dâimâ O'na yalvardı ve bu sâyede âhirette O'nun rahmetine mazhar oldu." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Kimlerden uzak duralım?" diye soruldu. Cevâben; "Arzu ve istekleri peşinden koşanlarla berâber oturup kalkmayınız. Onlarla konuşmayınız. Çünkü, sizi kendi sapıklıklarına düşürmelerinden zihninizi karıştırmalarından korkuyorum." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir tanıdığı arkadaşından şikâyet etmişti. "Sana, din kardeşinden istemediğin bir şey ulaşırsa, onun için bir özür ara. Bir mâzeret bulamazsan, kendi kendine, belki benim bilmediğim bir durum vardır, de." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bid'at yâni dinde sonradan ortaya çıkarılan ve dindenmiş gibi olan hurâfelere ve bid'at sâhiblerine çok kızar ve şöyle derdi:</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Bid'at ehli ile oturmayınız. Onlarla sohbet etmeyiniz. Zîrâ sizi dalâlete düşürebilirler veya bilmediğiniz kötülüklere bulaştırabilirler. Bir kimse bir bid'at ortaya çıkarırsa onunla harb ederim."</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">İlim sâhipleri sorulduğunda:</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Âlimler üç kısımdır. Bir kısmı, ilmi ile amel eder, insanlar da onun ilmiyle amel ederler. Diğer bir kısmı, ilmi ile amel eder, fakat insanlar onun ilmiyle amel etmez. Başka bir kısmı da ilmiyle kendisi amel etmediği gibi insanlar da amel etmez." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Kendisine münâfıkların âhiretteki hâlleri nasıldır? denildi. Buyurdu ki: </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Kıyâmet günü Arş-ı a'lâ tarafından bir münâdî Yûnus sûresi 62. âyet ile meâlen; <strong>"Ey Allah'ın sevgili kulları! Sizin için bir korku yoktur. Siz mahzûn da edilmezsiniz." </strong>nidâ eder. Bu nidâdan sonra herkes başını yukarı kaldırır ve; inandık îmân ettik, derler. Ancak, münâfıkların başları hiç yukarı kalkmaz ve eğik kalır."</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir defâsında da; "Allahü teâlâya şükre sebeb olan dünyâlık insana zarar vermez." buyurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Bir sözü anlamayacak kimseye söyleme! Çünkü o söz, ona zararlı olup, fayda vermez."</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Abdullah bin Zeyd hazretleri namazlardan sonra "Allahümme innî es'elüke't-tayyibât ve terk-el-münkerât ve hubbe'l-mesâkîn ve en tetûbe aleyye ve izâ eradte Lî ibâdike fitneten en teveffenî gayre meftûnin." duâsını okurdu.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir talebesi nasîhat istediğinde rivâyet ettiği şu hadîs-i şerîfleri bildirdi.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"<strong>Üç şey vardır ki, bunlar kimde bulunursa o kimse imânın tadını bulur. Birincisi, bir kimseye Allah ve Resûlü, başkalarından daha sevgili olmak. İkincisi, bir kimse sevdiğini Allah için sevmek. Üçüncüsü, bir kimseyi Allah küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten, ateşe atılmaktan tiksindiği gibi tiksinmek."</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>"İşlerin en hayırlısı, çok aşırı veya eksik olmayıp, orta mertebede olanıdır."</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>1) Hilyet-ül-Evliyâ; c.2, s.282</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>2) El-A'lâm; c.4, s.88</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>3) Tehzîb-üt-Tehzîb; c.5, s.224</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>4) Tezkiretü'l-Huffâz; c.1, s.94</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>5) Sünen-i Dârimî; c.2, s.470</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>6) Câmiu Kerâmât-il Evliyâ; c.2, s.104</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em>7) Tehzîb-i İbn-i Asâkir; c.7, s.426</em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><em></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 268696, member: 1"] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]ABDULLAH BİN ZEYD[/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Tâbiîn devri velîlerinden. İsmi, Abdullah bin Zeyd bin Amr el-Cevmî, künyesi Ebû Kilâbe'dir. Basra'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 722 (H.104) senesinde Şam'da vefât etti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Abdullah bin Zeyd, Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik ve Tâbiînden büyük âlim Katâde'den (r.anhüm) ders alıp ilimde yükseldi. Hadîs-i şerîf ilminde sika, sağlam, güvenilir bir zât oldu. Bir hadîs-i şerîfi öğrenmek için uzun süre seyâhat ederdi. Bu hâlini şöyle anlatır: [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Hiç bir işim olmadığı halde Medîne'de, sırf bir hadîs-i şerîfi daha önce duymuş olan bir şahıstan dinlemek için üç gün kaldım.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Hadîs-i şerîflerin toplanıp, yazılması için uğraşırdı. Vefâtından evvel, kitaplarının Tâbiînin büyüklerinden, fıkıh âlimi ve evliyâdan Ebû Eyyûb-i Sahtiyânî'ye verilmesini vasiyet etti. Bir deve yüküne yakın kitâbı Ebû Eyyûb-i Sahtiyânî'ye verildi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Abdullah bin Zeyd devamlı helâl kazanmayı teşvik ederdi. Bir gün Eyyûb-i Sahtiyânî'ye; "Çarşıya git, iş ara. Zirâ en büyük huzûr insanlara muhtâc olmamaktır." buyurdu. Başka birine de; "Seni, geçimini temin ederken görmek, câmi köşesinde görmemden daha sevimlidir." buyurdu. Döküntü hurma satan ve sohbetine devâm eden bir talebesi vardı. Ona; "Ben, senin sohbet meclisinden faydalandığını zannediyordum. Fakat şu bir hakikattir; Allahü teâlâ kötü olan her şeyden bereketini almıştır." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Çok sıcak bir günde bir kâfile ile hacca gidiyordu. Susuzluğu çok şiddetli idi. Ellerini açıp; "Yâ Rabbî! Sen hararetimi ve susuzluğumu giderirsin." diye duâ edince, başı üzerinde bir bulut belirip üzerine yağmur yağdı. Elbisesi ıslandı ve susuzluğu gitti. Lâkin kâfilede bundan başkasına bir damla yağmur düşmedi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Abdullah bin Zeyd hazretlerinin hikmetle dolu pekçok nasîhat ve sözleri vardır. Bir gün; "Hem dünyâ, hem de âhirette yaşayan kimseye ne saâdet!" buyurunca; Âhirette nasıl yaşandığı kendisinden soruldu, cevâbında; "Böyle bir insan dünyâda Allahü teâlâyı hatırından çıkarmadı, dâimâ O'na yalvardı ve bu sâyede âhirette O'nun rahmetine mazhar oldu." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"Kimlerden uzak duralım?" diye soruldu. Cevâben; "Arzu ve istekleri peşinden koşanlarla berâber oturup kalkmayınız. Onlarla konuşmayınız. Çünkü, sizi kendi sapıklıklarına düşürmelerinden zihninizi karıştırmalarından korkuyorum." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bir tanıdığı arkadaşından şikâyet etmişti. "Sana, din kardeşinden istemediğin bir şey ulaşırsa, onun için bir özür ara. Bir mâzeret bulamazsan, kendi kendine, belki benim bilmediğim bir durum vardır, de." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bid'at yâni dinde sonradan ortaya çıkarılan ve dindenmiş gibi olan hurâfelere ve bid'at sâhiblerine çok kızar ve şöyle derdi:[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"Bid'at ehli ile oturmayınız. Onlarla sohbet etmeyiniz. Zîrâ sizi dalâlete düşürebilirler veya bilmediğiniz kötülüklere bulaştırabilirler. Bir kimse bir bid'at ortaya çıkarırsa onunla harb ederim."[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]İlim sâhipleri sorulduğunda:[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"Âlimler üç kısımdır. Bir kısmı, ilmi ile amel eder, insanlar da onun ilmiyle amel ederler. Diğer bir kısmı, ilmi ile amel eder, fakat insanlar onun ilmiyle amel etmez. Başka bir kısmı da ilmiyle kendisi amel etmediği gibi insanlar da amel etmez." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Kendisine münâfıkların âhiretteki hâlleri nasıldır? denildi. Buyurdu ki: [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"Kıyâmet günü Arş-ı a'lâ tarafından bir münâdî Yûnus sûresi 62. âyet ile meâlen; [B]"Ey Allah'ın sevgili kulları! Sizin için bir korku yoktur. Siz mahzûn da edilmezsiniz." [/B]nidâ eder. Bu nidâdan sonra herkes başını yukarı kaldırır ve; inandık îmân ettik, derler. Ancak, münâfıkların başları hiç yukarı kalkmaz ve eğik kalır."[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bir defâsında da; "Allahü teâlâya şükre sebeb olan dünyâlık insana zarar vermez." buyurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"Bir sözü anlamayacak kimseye söyleme! Çünkü o söz, ona zararlı olup, fayda vermez."[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Abdullah bin Zeyd hazretleri namazlardan sonra "Allahümme innî es'elüke't-tayyibât ve terk-el-münkerât ve hubbe'l-mesâkîn ve en tetûbe aleyye ve izâ eradte Lî ibâdike fitneten en teveffenî gayre meftûnin." duâsını okurdu.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bir talebesi nasîhat istediğinde rivâyet ettiği şu hadîs-i şerîfleri bildirdi.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]"[B]Üç şey vardır ki, bunlar kimde bulunursa o kimse imânın tadını bulur. Birincisi, bir kimseye Allah ve Resûlü, başkalarından daha sevgili olmak. İkincisi, bir kimse sevdiğini Allah için sevmek. Üçüncüsü, bir kimseyi Allah küfürden kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten, ateşe atılmaktan tiksindiği gibi tiksinmek."[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]"İşlerin en hayırlısı, çok aşırı veya eksik olmayıp, orta mertebede olanıdır."[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]1) Hilyet-ül-Evliyâ; c.2, s.282[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]2) El-A'lâm; c.4, s.88[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]3) Tehzîb-üt-Tehzîb; c.5, s.224[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]4) Tezkiretü'l-Huffâz; c.1, s.94[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]5) Sünen-i Dârimî; c.2, s.470[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]6) Câmiu Kerâmât-il Evliyâ; c.2, s.104[/I][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][I]7) Tehzîb-i İbn-i Asâkir; c.7, s.426 [/I][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Abdullah Bin Zeyd K.S. Hazretleri Kimdir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst