Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Abdurrahman Cerrahoğlu Anne Baba Huzura Muhtaç Soru: Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşl
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 242262" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Abdurrahman Cerrahoğlu Anne Baba Huzura Muhtaç Soru: Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşl</strong></p><p></p><p><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Abdurrahman Cerrahoğlu</strong></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"><span style="color: #a50021"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Anne Baba Huzura Muhtaç</strong></span></span></span></span></span></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Soru:</strong></span></span></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşlıları berekete vesile ve belalara karşı paratoner kabul etmek esas olduğu halde, günümüzde bazı mü’minler arasında dahi onların yük gibi görüldüklerine ve az ya da çok zulme maruz bırakıldıklarına şahit oluyoruz. Her geçen gün biraz daha büyüyen bu problemin önünü almak için neler yapmalıyız?</strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"> Eğitimden mimariye kadar her sahaya aileyi koruma ve sıla-i rahimi gözetme mülahazasıyla müdahale etmek gerekli. Esaslarını dinimizden aldığımız ve asırlarca kendi kültürümüzle bir kalıba döktüğümüz aile ve sıla anlayışımızın kıymetini anlamadıktan, o kültürün kazandırdığına yeniden ulaşmadıktan, gelin ve damatları ona göre yetiştirip evlat ve torunları ona alıştırmadıktan, yaptığımız evlerin mimarisini bile bu gayeye matuf olarak ele alıp anne-baba ya da nine-dede için yarı beraber yarı müstakil haneler hazırlayarak, onlara istedikleri zaman kendilerini dinleme, dilediklerinde de torunlarını sevme fırsatı tanımadıktan sonra o eski günlerin huzur atmosferini ve o gül devirlerinin gönüllere gıda iklimini bir kere daha tatmamız mümkün değildir. (06.49)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">-Anne-babanın hakkını gözetme meselesinde kaybedenler ebediyyen kaybederler. Bu hakikate binaen, kolay kolay yemin etmeyen </span></span></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333399"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Nur Müellifi</strong></span></span></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">, vâlideynin hukukundan bahsederken bir kaç defa, </span></span></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“sözüme kanaat et, kasem ederim şu hakikat gayet kat’idir...”</strong></span></span></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"> demekten kendini alamaz. Başka eserlerde öyle konuşmaz; ele aldığı mevzuyla alakalı sağlam deliller ortaya koymakla ve akla hitap etmekle yetinir. Fakat, söz konusu anne-baba olunca, adeta çığlık olur inler; onların hor hakir görülmeleri ve istiskal edilmeleri karşısında feryad ü figân eder. (09.48)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">-Allah Teâlâ, ana-babayı <strong>“valideyn”</strong> diye isimlendirerek <strong>ikisini tek bir varlık,bir tek insan gibi</strong> göstermekte, Kendi haklarını zikrettikten hemen sonra anne-babanın hukukunu nazara vermektedir; öyle ki, mevzu ile ilgili ayetlerde Peygamber hakkı bile araya girmemektedir. Mesela, Cenâb-ı Hak, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamelede bulunun.” (İsra, 17/23) buyurmakta ve Kendi hakkıyla valideynin hukukunu yanyana, beraberce vurgulamaktadır. Sonra da, şayet onlardan(anne baba) her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak evladın yanında bulunursa, onlara hizmetten yüksünmemek, hatta “öff!” bile dememek, onları azarlamamak, tatlı ve gönül alıcı sözler söylemek gerektiğini belirtmekte; şefkat ve tevazu ile onlara kol kanat gerilmesini emretmektedir. (11.00)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">-Aslında, anne babanın hukukunun çiğnenmesi Batı’nın ve kültürünün neticesidir. Bu acı tablo, aile müessesesinden mahrum, yuvanın sıcaklığını hiç duyamamış; belli bir yaşa kadar baba evini otel gibi kullanan, rüşdüne erdikten sonra da anne-babasını terk edip başka bir yere gidebilen kayıtsız insanların eseridir. Ne yazık ki, son senelerde biz de, bir zamanlar uzaktan uzağa hayretle seyrettiğimiz bu tablonun bir parçası haline geldik. Belki uzun zaman direndik; cedşâhî ailelerimizi ve yuvamızın kudsiyetini korumaya çalıştık; fakat, heyhat, fırtına çok şiddetliydi. Nihayet, biz de modernite kılıfıyla iklimimize çarpan bu fırtınaya yenik düştük. (13.45)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">-Ne acıdır ki, artık anne-babalar yalnızlığa ve kimsesizliğe mahkum yaşıyorlar; biraz yaşlanıp elden ayaktan düşünce kendilerini düşkünler evinde buluyorlar. Önceleri <strong>“darülaceze”</strong> denilen, şimdilerde biraz kibarlaştırılarak <strong>“huzur evi”</strong> adı verilen ama aslında çocukları tarafından terkedilmiş kimselerin hicran yurdu olan yerlerde, senede bir gün kendilerine uzatılacak çiçeklerle avunmaya çalışıyorlar. Oysa, insan çocuklarını bağrına basamadığı, torunlarını kucağına alamadığı, ne ihtimamla büyüttüğü ciğerparelerini sevemediği ve onlara bakıp bakıp “Yavrularım!..” diyemediği bir yerde nasıl huzurlu olur ki!.. (15.52)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333399"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>-<u>Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri şöyle buyuruyor:</u></strong></span></span></span></span></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"> Âhiret kardeşlerimden Mustafa Çavuş isminde bir zât vardı. Dininde ve dünya işlerinde çok başarılı görüyordum. Sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, o başarının sebebi onun ihtiyar baba ve annesinin haklarını anlaması ve o hukuka tam riayet etmesiymiş. Onlar sayesinde rahat ve rahmet bulmuş. İnşâallah âhiretini de tamir etmiş. Bahtiyar ve mutlu olmak isteyen ona benzemeli. (23.42)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">-Hiç olmazsa bazı kimselerin, modernite kılıfıyla iklimimize girmiş bu Batı vebasına “dur” demeleri lazımdır. “Bütün bütün elde edilemeyen tamamıyla da terk edilmez.” kaidesince, anne babanın hukukunu gözetme meselesinde de işin bir ucundan başlamak gereklidir. Cahiliye devrinden sonra Asr-ı Saadet’e ulaşılmış olması, huzur toplumunun yeniden teessüs edebileceği hususunda bütün çağlar için bir ümit vesilesidir. (27.48)</span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 242262, member: 1008315"] [b]Abdurrahman Cerrahoğlu Anne Baba Huzura Muhtaç Soru: Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşl[/b] [COLOR=#333399][FONT=Verdana][B]Abdurrahman Cerrahoğlu[/B][/FONT][/COLOR] [FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#000000][COLOR=#a50021][FONT=Verdana][B]Anne Baba Huzura Muhtaç[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333399][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B] [/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=red][COLOR=red][FONT=Verdana][B]Soru:[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][B] Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşlıları berekete vesile ve belalara karşı paratoner kabul etmek esas olduğu halde, günümüzde bazı mü’minler arasında dahi onların yük gibi görüldüklerine ve az ya da çok zulme maruz bırakıldıklarına şahit oluyoruz. Her geçen gün biraz daha büyüyen bu problemin önünü almak için neler yapmalıyız?[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] Eğitimden mimariye kadar her sahaya aileyi koruma ve sıla-i rahimi gözetme mülahazasıyla müdahale etmek gerekli. Esaslarını dinimizden aldığımız ve asırlarca kendi kültürümüzle bir kalıba döktüğümüz aile ve sıla anlayışımızın kıymetini anlamadıktan, o kültürün kazandırdığına yeniden ulaşmadıktan, gelin ve damatları ona göre yetiştirip evlat ve torunları ona alıştırmadıktan, yaptığımız evlerin mimarisini bile bu gayeye matuf olarak ele alıp anne-baba ya da nine-dede için yarı beraber yarı müstakil haneler hazırlayarak, onlara istedikleri zaman kendilerini dinleme, dilediklerinde de torunlarını sevme fırsatı tanımadıktan sonra o eski günlerin huzur atmosferini ve o gül devirlerinin gönüllere gıda iklimini bir kere daha tatmamız mümkün değildir. (06.49) -Anne-babanın hakkını gözetme meselesinde kaybedenler ebediyyen kaybederler. Bu hakikate binaen, kolay kolay yemin etmeyen [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333399][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B]Nur Müellifi[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana], vâlideynin hukukundan bahsederken bir kaç defa, [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=red][COLOR=red][FONT=Verdana][B]“sözüme kanaat et, kasem ederim şu hakikat gayet kat’idir...”[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] demekten kendini alamaz. Başka eserlerde öyle konuşmaz; ele aldığı mevzuyla alakalı sağlam deliller ortaya koymakla ve akla hitap etmekle yetinir. Fakat, söz konusu anne-baba olunca, adeta çığlık olur inler; onların hor hakir görülmeleri ve istiskal edilmeleri karşısında feryad ü figân eder. (09.48) -Allah Teâlâ, ana-babayı [B]“valideyn”[/B] diye isimlendirerek [B]ikisini tek bir varlık,bir tek insan gibi[/B] göstermekte, Kendi haklarını zikrettikten hemen sonra anne-babanın hukukunu nazara vermektedir; öyle ki, mevzu ile ilgili ayetlerde Peygamber hakkı bile araya girmemektedir. Mesela, Cenâb-ı Hak, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamelede bulunun.” (İsra, 17/23) buyurmakta ve Kendi hakkıyla valideynin hukukunu yanyana, beraberce vurgulamaktadır. Sonra da, şayet onlardan(anne baba) her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak evladın yanında bulunursa, onlara hizmetten yüksünmemek, hatta “öff!” bile dememek, onları azarlamamak, tatlı ve gönül alıcı sözler söylemek gerektiğini belirtmekte; şefkat ve tevazu ile onlara kol kanat gerilmesini emretmektedir. (11.00) -Aslında, anne babanın hukukunun çiğnenmesi Batı’nın ve kültürünün neticesidir. Bu acı tablo, aile müessesesinden mahrum, yuvanın sıcaklığını hiç duyamamış; belli bir yaşa kadar baba evini otel gibi kullanan, rüşdüne erdikten sonra da anne-babasını terk edip başka bir yere gidebilen kayıtsız insanların eseridir. Ne yazık ki, son senelerde biz de, bir zamanlar uzaktan uzağa hayretle seyrettiğimiz bu tablonun bir parçası haline geldik. Belki uzun zaman direndik; cedşâhî ailelerimizi ve yuvamızın kudsiyetini korumaya çalıştık; fakat, heyhat, fırtına çok şiddetliydi. Nihayet, biz de modernite kılıfıyla iklimimize çarpan bu fırtınaya yenik düştük. (13.45) -Ne acıdır ki, artık anne-babalar yalnızlığa ve kimsesizliğe mahkum yaşıyorlar; biraz yaşlanıp elden ayaktan düşünce kendilerini düşkünler evinde buluyorlar. Önceleri [B]“darülaceze”[/B] denilen, şimdilerde biraz kibarlaştırılarak [B]“huzur evi”[/B] adı verilen ama aslında çocukları tarafından terkedilmiş kimselerin hicran yurdu olan yerlerde, senede bir gün kendilerine uzatılacak çiçeklerle avunmaya çalışıyorlar. Oysa, insan çocuklarını bağrına basamadığı, torunlarını kucağına alamadığı, ne ihtimamla büyüttüğü ciğerparelerini sevemediği ve onlara bakıp bakıp “Yavrularım!..” diyemediği bir yerde nasıl huzurlu olur ki!.. (15.52) [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333399][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B]-[U]Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri şöyle buyuruyor:[/U][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] Âhiret kardeşlerimden Mustafa Çavuş isminde bir zât vardı. Dininde ve dünya işlerinde çok başarılı görüyordum. Sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, o başarının sebebi onun ihtiyar baba ve annesinin haklarını anlaması ve o hukuka tam riayet etmesiymiş. Onlar sayesinde rahat ve rahmet bulmuş. İnşâallah âhiretini de tamir etmiş. Bahtiyar ve mutlu olmak isteyen ona benzemeli. (23.42) -Hiç olmazsa bazı kimselerin, modernite kılıfıyla iklimimize girmiş bu Batı vebasına “dur” demeleri lazımdır. “Bütün bütün elde edilemeyen tamamıyla da terk edilmez.” kaidesince, anne babanın hukukunu gözetme meselesinde de işin bir ucundan başlamak gereklidir. Cahiliye devrinden sonra Asr-ı Saadet’e ulaşılmış olması, huzur toplumunun yeniden teessüs edebileceği hususunda bütün çağlar için bir ümit vesilesidir. (27.48) [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Abdurrahman Cerrahoğlu Anne Baba Huzura Muhtaç Soru: Dinimizde anne baba başta olmak üzere yaşl
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst