Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Abdurrahman Cerrahoğlu çok okuyan ve yazan bir insandı.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 99315" data-attributes="member: 2492"><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">l9l7`de Burdur`da dünyaya geldi. Bediüzzaman`ı ilk defa l926`da Burdur`da görmüştü. Üstadın talebelerinden. Risale-i Nur nâşirlerindendir.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>"Yıllarca Risale-i Nuru aradım"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">"Aslen, Burdur`luyum l332 doğumluyum. Küçük yaşımdan beri dinime, milletime bağlıyım. Okumayı çok seviyorum. 933-934 Ortamektep mezunuyum. Yanılmıyorsam yıl l926, İlk mektep ikinci sınıfdayım. Bir gün muallimimiz Nefi Bey Burdur`da bizi Karasenir Mahallesinin üstündeki Maşat Tepeye götürdü. Orada bizi gezdirirken uzaktan bir zatı gördük. Muallimimiz bize: `Çocuklar, dağılmayın; ben şu zatla konuşup hemen döneceğim` dedi ve gitti. Beş dakika kadar konuştu, döndü. Bize o zatı göstererek: `Bu, zamanımızın en büyük alim bir zatıdır. Bu zata Bediüzzaman derler` dedi. Biz, o tarafa bakıştık, bize gülerek el salladılar. Sonra ayrıldık. O zamandan beri, benim hafızamda bu zatın ismi ve siması hep baki kalmıştır. İlkokulu bitince yıllarca Risale-i Nur aradım, bir görüp okuyayım diye... Yaşlı amcalarıma sorduğumda: `Çok güzel risalelerdi, ama biz korkudan o risaleleri hep gömdük` diye cevap veriyorlardı.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">Bediüzzaman Said Nursî</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">"İkinci askerliğimde (l943-l944) -Bu askerlik üzerimde çok etkili oldu. Kendi hissime göre hamdım, piştim diyebilirim. Bu askerliğimde Hoca Aziz isminde Tatvan`lı bir arkadaşım vardı. Şafiî mezhebini ondan öğrendim, Hep, Said Nursi Hazretlerinden bahsederdi. `Askerliğim bitince ilk işim bu zatı ziyaret etmek olacak` diyordu. O benim içimde küllenen ateşi meydana çıkarıyordu. Askerliğimden Burdur`a dönünce Siirt`li Şeyh İbrahim Efendiyi Hocam vasıtasıyla tanıdım. Bu zat Ulu Cami`de Hadis-i Şerif okur ve mânâlarını bize anlatırdı. Burdur`dan dönüşünde Emirdağ`ına uğrayıp Bediüzzaman Hazretlerinin duasını alacağını söyledi. Bu sözler bana büyük heyecan veriyordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">"Birkaç yıl sonra evvelce tanıştığım Ispartalı Emin İnsel ağabeyin oyuncakçı dükkânına uğramıştım, oradan öğrendim. Hüsrev Altınbaşak ağabeyin elyazısı ve teksir edilmiş şekliyle Bediüzzaman Hazretlerinin büyük Sözler`ini gösterdi, çok heyecanlandım. `Yıllarca aradığımı buldum` diye sevindim. Bu eseri nereden aldığını sordum. Isparta`dan on liraya aldığını söyledi. Masanın üzerine elli lira bıraktım: `Ya bunu bana satın, veya okuyup geri vereyim` dedim. Hiç birine razı olmadı. Kitabı alıp hemen bir tarafa kaldırdı. Yıllarca merak edip göremediğim eseri ariyet için olsun alamadığıma çok üzüldüm. Bir boşluk içerisinde üzgün bir halde dükkâna döndüm. Dükkânımın önünde elinde büyücek bir paket ile müşterim olan Mehmet Yayla ağabeyi (merhum) bekler buldum. Selamdan sonra dükkânı açtım. Bana dedi ki: `Ben seni çok seviyorum, sana, okuyasın diye bazı kitaplar getirdim, okur musun?`</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">"Ne kitapları?` diye sorduğumda `Risale-i Nur` dedi. Heyecanım büsbütün arttı. Hüznüm sevince kalboldu. O ânda bana dünyaları verselerdi bu kadar makbule geçmezdi. Kendimi zor tuttum.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray">"Ağabey bizde bir söz vardır: `Hastaya kar mı soruyorsun` diye... Ben bu kitapları yıllarca aradım durdum. Daha şimdi büyük Sözler mecmuasını bir ağabeyde görmüştüm. Gerek parayla, gerekse ariyet olarak alamamıştım. Büyük Allah`ımızın lütfuna bakın ki: Beni sizinle sevindirecek. Allah sizden razı olsun!` diye, yüklüce kitap paketini elinden aldım. Büyüklü, küçüklü hayli risaleler vardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkOliveGreen"><strong>"Bu iki zatı ziyaret vacip oldu"</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkOliveGreen"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkOliveGreen">"Eve gittiğimde o gece saatlerce okudum. Beni ihya etti. Hiç uyuyamadım. İçimde bambaşka duygular hasıl oldu. Tahkiki iman ne imiş; bizi yaratana nasıl iman edilirmiş; Peygamberimiz (s.a.v.) ne imiş, hepsini görür gibi inanmaya başladım. Artık okuyor, okuyordum. O günlerde Üstad Hazretlerine bir minnet ve şükran mektubu yazdım. Yine o günlerde rüyamda Hüsrev Ağabeyi gördüm. Evvelce onu hiç tanımıyordum. Rüyamda eline bir ağaç dalı alarak, o ağaç dalı ile bir insanın dış hatlarını çizdi. Yine ortadan bir çizgi ile iki kısmı ayırdı. Bana dedi ki; `İşte insanın şer tarafı, bu taraf da hayır tarafı. Risale-i Nur insanın şer tarafını hayra kalbediyor.`</span></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkOliveGreen"></span></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkOliveGreen">"Uyandım, `hayırdır inşaallah,` dedim. Birkaç gün sonra rüyamda Hz.Üstad`ı gördüm. Bir evin çıkıntılı olan ön kısmına oturmuş, ben selam vermeden `Aleyküm Selâm dediler. Geriye baktım, Üstadımızın evinin üst kısmının kiremitleri noksan. Ben hemen, `Müsaade buyurun Üstadım, şu yerdeki kiremitleri alıp noksan olan yerleri ben tamamlayayım` dedim. Yerdeki kiremitleri yüklendim, Üstad Hazretlerinin bulundukları yere götürürken uyandım; `Hayırdır, inşaallah` dedim ve düşünmeye başladım. Karınca kararınca bana da bir vazife düştüğünü anladım. Böylece her iki zatı ziyaret etmek vacip oldu. En kısa zamanda ziyaret etmek için imkân aradım.</span> </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 99315, member: 2492"] [SIZE=2][COLOR=DarkSlateGray] l9l7`de Burdur`da dünyaya geldi. Bediüzzaman`ı ilk defa l926`da Burdur`da görmüştü. Üstadın talebelerinden. Risale-i Nur nâşirlerindendir. [B]"Yıllarca Risale-i Nuru aradım"[/B] "Aslen, Burdur`luyum l332 doğumluyum. Küçük yaşımdan beri dinime, milletime bağlıyım. Okumayı çok seviyorum. 933-934 Ortamektep mezunuyum. Yanılmıyorsam yıl l926, İlk mektep ikinci sınıfdayım. Bir gün muallimimiz Nefi Bey Burdur`da bizi Karasenir Mahallesinin üstündeki Maşat Tepeye götürdü. Orada bizi gezdirirken uzaktan bir zatı gördük. Muallimimiz bize: `Çocuklar, dağılmayın; ben şu zatla konuşup hemen döneceğim` dedi ve gitti. Beş dakika kadar konuştu, döndü. Bize o zatı göstererek: `Bu, zamanımızın en büyük alim bir zatıdır. Bu zata Bediüzzaman derler` dedi. Biz, o tarafa bakıştık, bize gülerek el salladılar. Sonra ayrıldık. O zamandan beri, benim hafızamda bu zatın ismi ve siması hep baki kalmıştır. İlkokulu bitince yıllarca Risale-i Nur aradım, bir görüp okuyayım diye... Yaşlı amcalarıma sorduğumda: `Çok güzel risalelerdi, ama biz korkudan o risaleleri hep gömdük` diye cevap veriyorlardı. Bediüzzaman Said Nursî "İkinci askerliğimde (l943-l944) -Bu askerlik üzerimde çok etkili oldu. Kendi hissime göre hamdım, piştim diyebilirim. Bu askerliğimde Hoca Aziz isminde Tatvan`lı bir arkadaşım vardı. Şafiî mezhebini ondan öğrendim, Hep, Said Nursi Hazretlerinden bahsederdi. `Askerliğim bitince ilk işim bu zatı ziyaret etmek olacak` diyordu. O benim içimde küllenen ateşi meydana çıkarıyordu. Askerliğimden Burdur`a dönünce Siirt`li Şeyh İbrahim Efendiyi Hocam vasıtasıyla tanıdım. Bu zat Ulu Cami`de Hadis-i Şerif okur ve mânâlarını bize anlatırdı. Burdur`dan dönüşünde Emirdağ`ına uğrayıp Bediüzzaman Hazretlerinin duasını alacağını söyledi. Bu sözler bana büyük heyecan veriyordu. "Birkaç yıl sonra evvelce tanıştığım Ispartalı Emin İnsel ağabeyin oyuncakçı dükkânına uğramıştım, oradan öğrendim. Hüsrev Altınbaşak ağabeyin elyazısı ve teksir edilmiş şekliyle Bediüzzaman Hazretlerinin büyük Sözler`ini gösterdi, çok heyecanlandım. `Yıllarca aradığımı buldum` diye sevindim. Bu eseri nereden aldığını sordum. Isparta`dan on liraya aldığını söyledi. Masanın üzerine elli lira bıraktım: `Ya bunu bana satın, veya okuyup geri vereyim` dedim. Hiç birine razı olmadı. Kitabı alıp hemen bir tarafa kaldırdı. Yıllarca merak edip göremediğim eseri ariyet için olsun alamadığıma çok üzüldüm. Bir boşluk içerisinde üzgün bir halde dükkâna döndüm. Dükkânımın önünde elinde büyücek bir paket ile müşterim olan Mehmet Yayla ağabeyi (merhum) bekler buldum. Selamdan sonra dükkânı açtım. Bana dedi ki: `Ben seni çok seviyorum, sana, okuyasın diye bazı kitaplar getirdim, okur musun?` "Ne kitapları?` diye sorduğumda `Risale-i Nur` dedi. Heyecanım büsbütün arttı. Hüznüm sevince kalboldu. O ânda bana dünyaları verselerdi bu kadar makbule geçmezdi. Kendimi zor tuttum. "Ağabey bizde bir söz vardır: `Hastaya kar mı soruyorsun` diye... Ben bu kitapları yıllarca aradım durdum. Daha şimdi büyük Sözler mecmuasını bir ağabeyde görmüştüm. Gerek parayla, gerekse ariyet olarak alamamıştım. Büyük Allah`ımızın lütfuna bakın ki: Beni sizinle sevindirecek. Allah sizden razı olsun!` diye, yüklüce kitap paketini elinden aldım. Büyüklü, küçüklü hayli risaleler vardı." [COLOR=DarkOliveGreen][B]"Bu iki zatı ziyaret vacip oldu"[/B] "Eve gittiğimde o gece saatlerce okudum. Beni ihya etti. Hiç uyuyamadım. İçimde bambaşka duygular hasıl oldu. Tahkiki iman ne imiş; bizi yaratana nasıl iman edilirmiş; Peygamberimiz (s.a.v.) ne imiş, hepsini görür gibi inanmaya başladım. Artık okuyor, okuyordum. O günlerde Üstad Hazretlerine bir minnet ve şükran mektubu yazdım. Yine o günlerde rüyamda Hüsrev Ağabeyi gördüm. Evvelce onu hiç tanımıyordum. Rüyamda eline bir ağaç dalı alarak, o ağaç dalı ile bir insanın dış hatlarını çizdi. Yine ortadan bir çizgi ile iki kısmı ayırdı. Bana dedi ki; `İşte insanın şer tarafı, bu taraf da hayır tarafı. Risale-i Nur insanın şer tarafını hayra kalbediyor.` "Uyandım, `hayırdır inşaallah,` dedim. Birkaç gün sonra rüyamda Hz.Üstad`ı gördüm. Bir evin çıkıntılı olan ön kısmına oturmuş, ben selam vermeden `Aleyküm Selâm dediler. Geriye baktım, Üstadımızın evinin üst kısmının kiremitleri noksan. Ben hemen, `Müsaade buyurun Üstadım, şu yerdeki kiremitleri alıp noksan olan yerleri ben tamamlayayım` dedim. Yerdeki kiremitleri yüklendim, Üstad Hazretlerinin bulundukları yere götürürken uyandım; `Hayırdır, inşaallah` dedim ve düşünmeye başladım. Karınca kararınca bana da bir vazife düştüğünü anladım. Böylece her iki zatı ziyaret etmek vacip oldu. En kısa zamanda ziyaret etmek için imkân aradım.[/COLOR] [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Abdurrahman Cerrahoğlu çok okuyan ve yazan bir insandı.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst