Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Sohbetleri
Açıklamalı - 19. Lem'a - Dördüncü Nükte - İktisat Risalesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ukbaa" data-source="post: 261091" data-attributes="member: 15165"><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Bismillâhirrahmânirrahîm,</span></span> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000080"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000080"><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>[Dördüncü Nükte] </strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000080"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000080"></span></span><span style="color: #000000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">“İktisâd eden, maîşetçe âile belâsını çekmez” meâlindeki <span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">لاَ يَعُولُ مَنِ اقْتَصَدَ </span></span></span></strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"></span></span>hadîs-i şerîfinin sırrıyla, iktisâd eden, maîşetçe âile zahmet ve meşakkatini, çok çekmez.”</span></strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><strong></strong></span></p><p></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, iktisâd, kat‘î bir sebeb-i bereket ve medâr-ı hüsn-ü maîşet olduğuna o kadar deliller var ki, had ve hesaba gelmez. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span><span style="color: #000080"><span style="font-family: 'tahoma'">Ezcümle;</span></span><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'"> ben kendi şahsımda gördüğüm ve bana hizmet ve arkadaşlık eden zâtların şehâdetiyle diyorum ki,</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">iktisâd vâsıtasıyla bazen bire on bereket gördüm ve arkadaşlarım gördüler. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hatta dokuz sene evvel, benimle beraber Burdur’a nefyedilen reislerden bir kısmı, </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">parasızlıktan zillet ve sefâlete düşmemekliğim için, zekâtlarını bana kabûl ettirmeye çok çalıştılar. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Ben o zengin reislere dedim: “Gerçi param pek azdır; fakat iktisâdım var, kanâate alışmışım. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Ben sizden daha zenginim!” Mükerrer ve musırrâne teklîflerini reddettim. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Cây-ı dikkattir ki, iki sene sonra, bana zekâtlarını teklîf edenlerin bir kısmı, iktisâdsızlık yüzünden borçlandılar.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Lillâhilhamd, onlardan yedi sene sonraya kadar o az para, iktisâd bereketiyle bana kâfî geldi; </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">benim yüz suyumu döktürmedi, beni halklara arz-ı hâcete mecbûr etmedi. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hayatımın bir düstûru olan nâstan istiğnâ mesleğimi bozdurmadı.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, iktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde bazan haysiyet, namus rüşvet alınıyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Bazan mukaddesât-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Demek, mânevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Eğer iktisat edip hâcât-ı zaruriyeye iktisar ve ihtisar ve hasretse,</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hacat-ı zaruriye de asıl olan insanın yaşaması için lazım olandır. Eğer insanın yaşaması için şart olan bir ihtiyaç ise ona hacat-ı gayri zaruriye tabir edilir. Günümüzün en büyük hastalığı hacat-ı gayri zaruriyenin hacat-ı zaruriye olarak telakki edilmesidir. Mesela günümüzde evdeki bir çok alet ve edavat zaruri sınıfındadırlar ama gayri zaruridirler günümüzde hacat-ı zaruri olarak telakki edilmektedirler.</span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Mesela bulaşık makinesi, buzdolabı, televizyon, yemek masamı takımı, masa takmı, yada bir çok aletler, gayri zaruri ihtiyaçlardır ama adeta olmazsa olmaz, sanki onlar olmazsa insan yaşayamaz gibi algılanmakdadırlar. <strong>Buna hacat-ı gayri zaruriyenin hacat-ı zaruri olarak görülmesi denir. </strong></span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hacat-ı gayri zaruriye kesretlidir, yani çoktur surekli değişir ve artar. Eğer insan güzel geçinmeyi bu gayri zarurilerde ferahlık ve iyi standart olarak telakki ederse, kazancını yetiştiremez, iktisad edemez. İsrarata kolay girer.</span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Kredi kartlarına mahkum olur başkalara el açar bir nevi dilenci olur. Bu hataya devam edenler başkalarına mahcub olurlar ve manevi şahsiyetlerini tenzil ederler.</span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hem rızk başkadır, mal başkadır. İnsanın yediği içtiği gıdalar rızıkdır. Ama evi, arabası, ev eşyaları, iş yerleri, bunlar, malıdır. İnsanın yaşaması için rızık lazımdır. Rızık ise birkere 40 gün yetecek kadar zaten vücudumuzda depo şeklinde vardır ve beslenme noktasından rızık gönderme birşekilde zaten devam etmektedir demek rızık taahhud-i rabbani altındadır ama mal öyle değildir. Kimine verir, kimine vermez. Kimine az verir, kimine çok. Bu çalışmaya bağlı değildir hikmete bağlıdır.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"></span><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, rızık ikidir:</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Biri hakikî rızıktır ki, onunla yaşayacak. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Bu âyetin hükmü ile, o rızık taahhüd-ü Rabbânî altındadır. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Beşerin sû-i ihtiyarı karışmazsa, o zarurî rızkı herhalde bulabilir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Ne dinini, ne namusunu, ne izzetini feda etmeye mecbur olmaz.</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Eğer ziyade ve lüks mala mübtela olursa insan o zaman dini izzetini, namusunu fedaya mecbur olur. Dikkat edin ekser geçimsizlik ve kavga ve münakaşa ve ailevi geçimsizliklerin temelinde bu hata vardır. Ya Rabbi bugün de beni rızıklandırdın, karnımı doyurdun, sana şükürler olsun! demiyor. Onu unutuyor, neden evim olmadı, arabam olmadı, çeşit çeşit elbiselerim olmadı diye kocasına küser yada hakaret eder, yada koca bunları alıcam diye dini ahiretini feda eder, sonunda hepsini gayb eder.</span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"></span><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">İkincisi, rızk-ı mecazîdir ki, sû-i istimâlâtla hâcâtı gayr-ı zaruriye hâcât-ı zaruriye hükmüne geçip, </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">görenek belâsıyla tiryaki olup, terk edemiyor.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">İşte bu rızık taahhüd-ü Rabbânî altında olmadığı için, bu rızkı tahsil etmek, hususan bu zamanda çok pahalıdır. </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Başta izzetini feda edip zilleti kabul etmek, bazan alçak insanların ayaklarını öpmek kadar </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">mânen bir dilencilik vaziyetine düşmek, bazan hayat-ı ebediyesinin nuru olan </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">mukaddesât-ı diniyesini feda etmek suretiyle o bereketsiz, menhus malı alır.</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Hem bu fakr u zaruret zamanında, aç ve muhtaç olanların elemlerinden ehl-i vicdana rikkat-i cinsiye </span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">vasıtasıyla gelen teellüm, o gayr-ı meşru bir surette kazandığı parayla aldığı lezzeti, vicdanı varsa acılaştırıyor.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'">Böyle acip bir zamanda, şüpheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lâzımdır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Yani başkaları perişan iken sen nasıl safa çekebilirsin? </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Ya vicdanını iptal edeceksin, o zaman insan olmakda çıkarsın. elindekilerle iktifa et.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"></span></p><p><span style="color: #000000"></span><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Çünkü </span><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">اِنَّ الضَّرُورَةَ تُقَدَّرُ بِقَدْرِهَا </span></span><span style="font-family: 'tahoma'">sırrıyla, haram maldan, mecburiyetle zaruret derecesini alabilir, fazlasını alamaz.</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki ölmeyecek kadar yiyebilir.</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Hem, yüz aç adamın huzurunda kemâl-i lezzetle fazla yenilmez.</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span><span style="color: #000080"><strong><em><span style="font-family: 'tahoma'">İktisat, sebeb-i izzet ve kemal olduğuna delâlet eden bir vakıa:</span></em></strong></span></p><p><span style="color: #000080"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: #000080"><strong><em></em></strong></span><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Bir zaman, dünyaca sehâvetle meşhur Hâtem-i Tâî, mühim bir ziyafet veriyor. Misafirlerine gayet fazla hediyeler verdi hediyeler verdiği vakit, çölde gezmeye çıkıyor. Bakar ki, bir ihtiyar fakir adam, bir yük dikenli çalı ve gevenleri beline yüklemiş, cesedine batıyor, kanatıyor.</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Hâtem ona dedi:</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">“Hâtem-i Tâî, hediyelerle beraber mühim bir ziyafet veriyor. Sen de oraya git; beş kuruşluk çalı yüküne bedel beş yüz kuruş alırsın.”</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">O muktesit ihtiyar demiş ki: “Ben bu dikenli yükümü izzetimle çekerim, kaldırırım; Hâtem-i Tâî’nin minnetini almam.”</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Sonra Hâtem-i Tâî’den sormuşlar: “Sen kendinden daha civanmert, aziz kimi bulmuşsun?”</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'">Demiş: “İşte o sahrâda rast geldiğim o muktesit ihtiyarı benden daha aziz, daha yüksek, daha civanmert gördüm.”</span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong><span style="font-family: 'tahoma'"></span></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800000"><strong></strong></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Yani az olmuş çok olmuş rızkın miktarına karışma sen alnının akıyla rızık yolunda gayret et helal dairesinde kazan. </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">Helal dairesinde rızkını kazanan sadece rızkını kazanmakla kalmaz, </span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'">izzetini, namusunu, haysiyetini, dinini, ahiretini, muhafaza etmekle, adeta onlarıda kazanmış olur.</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"></span><p style="text-align: center"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000">سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 22px"></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p></p><p></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'">el Fatiha</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><a href="http://www.risalesohbet.net/" target="_blank"><em>Risale-i Nur Sohbetleri</em></a></strong></span></p><p></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ukbaa, post: 261091, member: 15165"] [COLOR=#000000][FONT=tahoma]Bismillâhirrahmânirrahîm,[/FONT][/COLOR] [CENTER][SIZE=4][COLOR=#000080] [FONT=tahoma][B][Dördüncü Nükte] [/B][/FONT] [/COLOR][/SIZE][COLOR=#000000][B][FONT=tahoma]“İktisâd eden, maîşetçe âile belâsını çekmez” meâlindeki [SIZE=5][FONT=trebuchet ms]لاَ يَعُولُ مَنِ اقْتَصَدَ [/FONT][/SIZE]hadîs-i şerîfinin sırrıyla, iktisâd eden, maîşetçe âile zahmet ve meşakkatini, çok çekmez.”[/FONT] [/B][/COLOR][/CENTER] [B][COLOR=#800000][FONT=tahoma]Evet, iktisâd, kat‘î bir sebeb-i bereket ve medâr-ı hüsn-ü maîşet olduğuna o kadar deliller var ki, had ve hesaba gelmez. [/FONT][/COLOR][COLOR=#000080][FONT=tahoma]Ezcümle;[/FONT][/COLOR][COLOR=#800000][FONT=tahoma] ben kendi şahsımda gördüğüm ve bana hizmet ve arkadaşlık eden zâtların şehâdetiyle diyorum ki, iktisâd vâsıtasıyla bazen bire on bereket gördüm ve arkadaşlarım gördüler. Hatta dokuz sene evvel, benimle beraber Burdur’a nefyedilen reislerden bir kısmı, parasızlıktan zillet ve sefâlete düşmemekliğim için, zekâtlarını bana kabûl ettirmeye çok çalıştılar. Ben o zengin reislere dedim: “Gerçi param pek azdır; fakat iktisâdım var, kanâate alışmışım. Ben sizden daha zenginim!” Mükerrer ve musırrâne teklîflerini reddettim. Cây-ı dikkattir ki, iki sene sonra, bana zekâtlarını teklîf edenlerin bir kısmı, iktisâdsızlık yüzünden borçlandılar. Lillâhilhamd, onlardan yedi sene sonraya kadar o az para, iktisâd bereketiyle bana kâfî geldi; benim yüz suyumu döktürmedi, beni halklara arz-ı hâcete mecbûr etmedi. Hayatımın bir düstûru olan nâstan istiğnâ mesleğimi bozdurmadı.[/FONT] [FONT=tahoma]Evet, iktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde bazan haysiyet, namus rüşvet alınıyor. Bazan mukaddesât-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. Demek, mânevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır. Eğer iktisat edip hâcât-ı zaruriyeye iktisar ve ihtisar ve hasretse,[/FONT] [/COLOR][/B][COLOR=#000000][FONT=tahoma] Hacat-ı zaruriye de asıl olan insanın yaşaması için lazım olandır. Eğer insanın yaşaması için şart olan bir ihtiyaç ise ona hacat-ı gayri zaruriye tabir edilir. Günümüzün en büyük hastalığı hacat-ı gayri zaruriyenin hacat-ı zaruriye olarak telakki edilmesidir. Mesela günümüzde evdeki bir çok alet ve edavat zaruri sınıfındadırlar ama gayri zaruridirler günümüzde hacat-ı zaruri olarak telakki edilmektedirler.[/FONT] [FONT=tahoma]Mesela bulaşık makinesi, buzdolabı, televizyon, yemek masamı takımı, masa takmı, yada bir çok aletler, gayri zaruri ihtiyaçlardır ama adeta olmazsa olmaz, sanki onlar olmazsa insan yaşayamaz gibi algılanmakdadırlar. [B]Buna hacat-ı gayri zaruriyenin hacat-ı zaruri olarak görülmesi denir. [/B][/FONT] [FONT=tahoma]Hacat-ı gayri zaruriye kesretlidir, yani çoktur surekli değişir ve artar. Eğer insan güzel geçinmeyi bu gayri zarurilerde ferahlık ve iyi standart olarak telakki ederse, kazancını yetiştiremez, iktisad edemez. İsrarata kolay girer.[/FONT] [FONT=tahoma]Kredi kartlarına mahkum olur başkalara el açar bir nevi dilenci olur. Bu hataya devam edenler başkalarına mahcub olurlar ve manevi şahsiyetlerini tenzil ederler.[/FONT] [FONT=tahoma]Hem rızk başkadır, mal başkadır. İnsanın yediği içtiği gıdalar rızıkdır. Ama evi, arabası, ev eşyaları, iş yerleri, bunlar, malıdır. İnsanın yaşaması için rızık lazımdır. Rızık ise birkere 40 gün yetecek kadar zaten vücudumuzda depo şeklinde vardır ve beslenme noktasından rızık gönderme birşekilde zaten devam etmektedir demek rızık taahhud-i rabbani altındadır ama mal öyle değildir. Kimine verir, kimine vermez. Kimine az verir, kimine çok. Bu çalışmaya bağlı değildir hikmete bağlıdır. [/FONT] [/COLOR][B][COLOR=#800000][FONT=tahoma] Evet, rızık ikidir:[/FONT][/COLOR] [COLOR=#800000][FONT=tahoma]Biri hakikî rızıktır ki, onunla yaşayacak. Bu âyetin hükmü ile, o rızık taahhüd-ü Rabbânî altındadır. Beşerin sû-i ihtiyarı karışmazsa, o zarurî rızkı herhalde bulabilir. Ne dinini, ne namusunu, ne izzetini feda etmeye mecbur olmaz.[/FONT][/COLOR] [/B] [COLOR=#000000][FONT=tahoma]Eğer ziyade ve lüks mala mübtela olursa insan o zaman dini izzetini, namusunu fedaya mecbur olur. Dikkat edin ekser geçimsizlik ve kavga ve münakaşa ve ailevi geçimsizliklerin temelinde bu hata vardır. Ya Rabbi bugün de beni rızıklandırdın, karnımı doyurdun, sana şükürler olsun! demiyor. Onu unutuyor, neden evim olmadı, arabam olmadı, çeşit çeşit elbiselerim olmadı diye kocasına küser yada hakaret eder, yada koca bunları alıcam diye dini ahiretini feda eder, sonunda hepsini gayb eder.[/FONT] [/COLOR] [COLOR=#000000] [/COLOR][B][COLOR=#800000][FONT=tahoma]İkincisi, rızk-ı mecazîdir ki, sû-i istimâlâtla hâcâtı gayr-ı zaruriye hâcât-ı zaruriye hükmüne geçip, görenek belâsıyla tiryaki olup, terk edemiyor. İşte bu rızık taahhüd-ü Rabbânî altında olmadığı için, bu rızkı tahsil etmek, hususan bu zamanda çok pahalıdır. Başta izzetini feda edip zilleti kabul etmek, bazan alçak insanların ayaklarını öpmek kadar mânen bir dilencilik vaziyetine düşmek, bazan hayat-ı ebediyesinin nuru olan mukaddesât-ı diniyesini feda etmek suretiyle o bereketsiz, menhus malı alır.[/FONT][/COLOR] [/B] [B] [COLOR=#800000][FONT=tahoma]Hem bu fakr u zaruret zamanında, aç ve muhtaç olanların elemlerinden ehl-i vicdana rikkat-i cinsiye vasıtasıyla gelen teellüm, o gayr-ı meşru bir surette kazandığı parayla aldığı lezzeti, vicdanı varsa acılaştırıyor. Böyle acip bir zamanda, şüpheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lâzımdır. [/FONT][/COLOR] [/B][COLOR=#000000][FONT=tahoma]Yani başkaları perişan iken sen nasıl safa çekebilirsin? Ya vicdanını iptal edeceksin, o zaman insan olmakda çıkarsın. elindekilerle iktifa et. [/FONT] [/COLOR][COLOR=#800000][B][FONT=tahoma]Çünkü [/FONT][SIZE=5][FONT=trebuchet ms]اِنَّ الضَّرُورَةَ تُقَدَّرُ بِقَدْرِهَا [/FONT][/SIZE][FONT=tahoma]sırrıyla, haram maldan, mecburiyetle zaruret derecesini alabilir, fazlasını alamaz. Evet, muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki ölmeyecek kadar yiyebilir. Hem, yüz aç adamın huzurunda kemâl-i lezzetle fazla yenilmez.[/FONT] [/B][/COLOR][COLOR=#000080][B][I][FONT=tahoma]İktisat, sebeb-i izzet ve kemal olduğuna delâlet eden bir vakıa:[/FONT] [/I][/B][/COLOR][COLOR=#800000][B][FONT=tahoma]Bir zaman, dünyaca sehâvetle meşhur Hâtem-i Tâî, mühim bir ziyafet veriyor. Misafirlerine gayet fazla hediyeler verdi hediyeler verdiği vakit, çölde gezmeye çıkıyor. Bakar ki, bir ihtiyar fakir adam, bir yük dikenli çalı ve gevenleri beline yüklemiş, cesedine batıyor, kanatıyor.[/FONT] [FONT=tahoma]Hâtem ona dedi:[/FONT] [FONT=tahoma]“Hâtem-i Tâî, hediyelerle beraber mühim bir ziyafet veriyor. Sen de oraya git; beş kuruşluk çalı yüküne bedel beş yüz kuruş alırsın.”[/FONT] [FONT=tahoma]O muktesit ihtiyar demiş ki: “Ben bu dikenli yükümü izzetimle çekerim, kaldırırım; Hâtem-i Tâî’nin minnetini almam.”[/FONT] [FONT=tahoma]Sonra Hâtem-i Tâî’den sormuşlar: “Sen kendinden daha civanmert, aziz kimi bulmuşsun?”[/FONT] [FONT=tahoma]Demiş: “İşte o sahrâda rast geldiğim o muktesit ihtiyarı benden daha aziz, daha yüksek, daha civanmert gördüm.” [/FONT] [/B][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=tahoma]Yani az olmuş çok olmuş rızkın miktarına karışma sen alnının akıyla rızık yolunda gayret et helal dairesinde kazan. Helal dairesinde rızkını kazanan sadece rızkını kazanmakla kalmaz, izzetini, namusunu, haysiyetini, dinini, ahiretini, muhafaza etmekle, adeta onlarıda kazanmış olur. [/FONT] [/COLOR][CENTER][SIZE=6][COLOR=#800000]سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ[/COLOR] [/SIZE][COLOR=#000000][FONT=Tahoma] [/FONT][/COLOR][/CENTER] [COLOR=#000000][FONT=Tahoma]el Fatiha [RIGHT][FONT=Tahoma][B][URL="http://www.risalesohbet.net/"][I]Risale-i Nur Sohbetleri[/I][/URL][/B][/FONT][/RIGHT] [/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Sohbetleri
Açıklamalı - 19. Lem'a - Dördüncü Nükte - İktisat Risalesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst