Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Adalet........
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251939" data-attributes="member: 1008315"><p style="text-align: left">[FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 22px"><em>ADALET</em></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span>[/FONT][FONT=andale mono,times]<span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000">[FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"> İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed Han bütün mahkumleri serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden 2(iki) papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Durum Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden 2(iki) papaza şöyle hitap etti: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">- Sizlere şöyle bir teklifim var: </span></span>[/FONT]</span></span>[/FONT]</p> <p style="text-align: left">[FONT=andale mono,times]<span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000">[FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>"Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği ülkemi geziniz,mahkemelere gidip müslüman hakimlerin davalarını dinleyiniz.Sizdeki gibi bizde de bir adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz.Sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete,bir köşeye çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz." </em></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em></em></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda,görevimde bulunamadığımdan,madem ki hadisenin bu şekilde gelişmesine ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister; </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">- Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Kadı, her iki şahısa çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı diğerinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını çehiz olarak verir. </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000">Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler: </span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #800000"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #000000"><em>[FONT=verdana,sans-serif]"Bizler, bu kadar adalet ve birbirinin hakkına saygının ancak İslam dininde olduğuna inandık. Böyle bir dinin salikleri,inananları başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz."[/FONT]</em> derler.</span></span>[/FONT] </span></span>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251939, member: 1008315"] [LEFT][FONT=verdana,sans-serif][SIZE=4][COLOR=#000000][SIZE=6][I]ADALET[/I][/SIZE] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=andale mono,times][SIZE=6][COLOR=#800000][FONT=verdana,sans-serif][SIZE=4][COLOR=#000000] İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed Han bütün mahkumleri serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden 2(iki) papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi. Durum Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden 2(iki) papaza şöyle hitap etti: - Sizlere şöyle bir teklifim var: [/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [LEFT][FONT=andale mono,times][SIZE=6][COLOR=#800000][FONT=verdana,sans-serif][SIZE=4][COLOR=#000000][I]"Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği ülkemi geziniz,mahkemelere gidip müslüman hakimlerin davalarını dinleyiniz.Sizdeki gibi bizde de bir adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz.Sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete,bir köşeye çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz." [/I] Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar: Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş. Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş: - Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda,görevimde bulunamadığımdan,madem ki hadisenin bu şekilde gelişmesine ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş. Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler. Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar: Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister; - Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der. Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler: - Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar. Kadı, her iki şahısa çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı diğerinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını çehiz olarak verir. Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler: [I][FONT=verdana,sans-serif]"Bizler, bu kadar adalet ve birbirinin hakkına saygının ancak İslam dininde olduğuna inandık. Böyle bir dinin salikleri,inananları başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz."[/FONT][/I] derler.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Adalet........
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst