Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Adresini yitirmiş sevgiler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 30825" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-size: 22px"><span style="color: DarkGreen"><em><strong>[FONT=Arial,Helvetica]Adresini yitirmiş sevgiler[/FONT]</strong></em></span></span> </p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: Red"><em><strong><span style="font-family: 'Arial'">Mücahit Bilici</span></strong></em></span></span> </p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bütün aşıkların gözünde, sevdikleri, ‘en’ güzel ve yegâne güzeldir. Bütün güzellikler onundur. Hiçbir aşık, sevdiğinde</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>hata bulamaz. Hem zaten aramaz. Elinden gelse bütün güzellikleri ona verir. Güzeller onu. Uğruna divanlar yazar. Hatta</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>hiç hakkı olmadığı halde, güneşi dahi utandırır. Ona göre güneş, sevgilisinin cemalinden bulutların arkasına gizlenmiştir.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Sadece yeryüzü değil, kâinattaki ‘bütün’ güzellikler ve hüsünler o sevgilinin güzelliğinin birer yansımasıdır. Ay onun</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>yüzü, güneş onun saçlarıdır. Bütün şarkılar onu söyler. Size herşey onu hatırlatır. Bulutlar yağmur olur, onun ayrılığına</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>ağlar. Hiçbir şey yoktur ki ondan bahsetmesin, onu hatırlatmasın. Aşk değil midir ki, herşeye yol açtırır, Mecnun’un</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>elleriyle.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Aşıklar, sevdikleri uğruna, sadece kendilerini değil, şehirleri bile yakarlar. Yar uğruna can verilir, yoluna toprak olunur;</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>yine de vazgeçilmez ondan. Onsuz yaşanmaz zira. Başka güzel de yoktur. Çünkü, aşkın gözü kördür. Sadece onu</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>görür. Böylesi bir sevgilidir sevdikleri. Hem, aşıklar, haksız da değildirler; sevgi müfrittir. Sevgiler abartılıdır. Sevdiğini</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sonsuzuna sever insan. Başka türlü sevemez. Sevgilinin güzelliğini zamanın başlangıç ve sonuna yayar, öylece sever.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Sonsuzlaştırıp, ezelî ve ebedî sayar, öyle sever insan. Hem sonra tapar bile ona. Mecnun, Leyla’sız yaşayamaz. Onun</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>hüsnüne, mükemmelliğine ve belki de bir buselik ihsanına karşı savunmasızdır. Sevmeden edemez. Güzellik gerekçesiz</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sevilir. Sevince bağlanır insan. İntisap eder. Ona inanır. Yüreğini ona verir. Bir şarkıda söylendiği gibi, yüreği onda</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>kalırsa yaşayamaz. </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>"Mary, zevk veren biri gibisin</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Ama gerçekte gözyaşısın." </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Ne ki, ağlanır sonra. Hüzünlere bölünür saatler. Zaman hoyratça çeker yüreğinizle bağlandığınız herşeyi. Zaman içre</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>olan herşey ama herşey yiter gider, gözyaşlarınıza bakmadan. Güneş niyetine sevilen aynalar bir anda kırılır, tuz-buz</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>olur. Bütün emeller ansızın elemlere dönüşür. O zaman sevginin verilmesi insana yapılabilecek en büyük kötülük olur.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Yoksa sevgi bağlamasa insanları, ayrılık acı verebilir mi?</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Böylesi bir duygudur aşk. Tekelcidir.* Şefkat kadar şefkatli değildir çünkü. Alabildiğine bencildir. İnsan sevdiğini</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sonsuzuna sever. Sonunu düşünmeksizin. Sonsuzmuşçasına. Sevdiğinin hiçbir zaman ulaşamayacağı bir paha biçer,</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>öylece sever insan. Ve aşık sadece sevdiğini görür. Sevgisini başka yere yayamaz. Sadece bir yere odaklar. Aşkın</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>gözü bu yüzden kördür. Bütün zamanların en güzel ve biricik varlığıdır sevgili. Eşi ve benzeri yoktur. Münezzeh ve</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>mukaddestir. Zamanın kayıtlarından uzaktır. O hep güzeldir. Ondan öncesi ve ondan sonrası yoktur. Onsuz geçen</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>zamanlar yaşanmamıştır. </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Halbuki sevgili, Tanrı’ya ne kadar da çok benzemektedir. Acaba bu yüzden mi insanlar yanlışlıkla Tanrı’ya gidecek</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>mektubu sevgiliye bırakırlar? Peki ya, aşkın gözü Tanrı tek olduğu için mi kördür? Bu yüzden mi aşkın saltanatı</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sevgilinin mecazı kadar sürer?</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Aşk, adresini yitirmiş bir sevgidir.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Duyguların doğru yerde kullanılmaları için tüm sevgileri, Bir Olana, özellikleri sevginin ve aşkın resmettiği tabloya uyana</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>vermeli insan. Ancak o zaman, inhisarcı olan aşk başka güzelleri incitmemiş olur. Ve yine ancak o zaman, sonsuz</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>olana ve kusursuz olana aşık olabilen duygular, yanlış adreslerde gezinmemiş olur. </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Eğer gerçekten duyguların yanlış adreslerde örselenmesi istenmiyorsa, hangi duygunun nerede kullanılacağını iyi</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>bilmek gerekiyor. Aşk, solmayan Güneşi resmeder; güneşçiklere benzeyen aynaları değil. Güneşi bulan, bütün aynaları</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>bulur. Ayna biriktirenlerin ise Güneş garantisi yoktur.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bütün aynalar kırılır, ama Güneşe dokunamazsın bile. </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Velhasıl, Leyla Mecnun’un hayalindeki sevgilinin özelliklerine, Mecnun’u aşk derecesinde kendisine bağlayan</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sonsuzluklara sahip değildir. Leyla aşkın penceresinden görünecek endama sahip değildir. Ve emin olunuz ki, eğer</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Mecnun Leyla’ya kavuşmuş olsaydı, ne Leyla ‘Leyla’ olurdu, ne de Kays ‘Mecnun.’ Çünkü, sevginin resmettiği sevgili,</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sevginin yöneltildiği sevgiliden farklıdır.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>O’ndan başka hiçbir sevgili aşkın fiyatına değmez. </strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bundandır ki insan, mektubu okumalı; adresleri değil. Mektubun resmettiği adresleri aramalı. Bulduğu adreslere mektup</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>bırakmamalı. Yoksa duygularını hoyratça kullanmış olur. Haberini ulaştıramaz sevdiğine. Arzularını acılara dönüşürken,</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>sevme gerekçelerini de zamanın kollarında erirken izler. Ve hiçbir şey yapamaz. Bu yüzden, O’nu sevmeli insan. O’nu</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>bulmak için, kendini okumalı. Yoksa kendini okumadan ‘onu’ bulur, ama O’nu bulamaz.</strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-size: 15px"><em><strong>* Aşkın tekelci olması, başka güzel tanımaması gerçek sevgilinin Vahid ve Ehad oluşundan kaynaklanıyor olmasın?</strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 30825, member: 1249"] [SIZE=6][COLOR=DarkGreen][I][B][FONT=Arial,Helvetica]Adresini yitirmiş sevgiler[/FONT][/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=5][COLOR=Red][I][B][FONT=Arial]Mücahit Bilici[/FONT][/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][I][B]Bütün aşıkların gözünde, sevdikleri, ‘en’ güzel ve yegâne güzeldir. Bütün güzellikler onundur. Hiçbir aşık, sevdiğinde hata bulamaz. Hem zaten aramaz. Elinden gelse bütün güzellikleri ona verir. Güzeller onu. Uğruna divanlar yazar. Hatta hiç hakkı olmadığı halde, güneşi dahi utandırır. Ona göre güneş, sevgilisinin cemalinden bulutların arkasına gizlenmiştir. Sadece yeryüzü değil, kâinattaki ‘bütün’ güzellikler ve hüsünler o sevgilinin güzelliğinin birer yansımasıdır. Ay onun yüzü, güneş onun saçlarıdır. Bütün şarkılar onu söyler. Size herşey onu hatırlatır. Bulutlar yağmur olur, onun ayrılığına ağlar. Hiçbir şey yoktur ki ondan bahsetmesin, onu hatırlatmasın. Aşk değil midir ki, herşeye yol açtırır, Mecnun’un elleriyle. Aşıklar, sevdikleri uğruna, sadece kendilerini değil, şehirleri bile yakarlar. Yar uğruna can verilir, yoluna toprak olunur; yine de vazgeçilmez ondan. Onsuz yaşanmaz zira. Başka güzel de yoktur. Çünkü, aşkın gözü kördür. Sadece onu görür. Böylesi bir sevgilidir sevdikleri. Hem, aşıklar, haksız da değildirler; sevgi müfrittir. Sevgiler abartılıdır. Sevdiğini sonsuzuna sever insan. Başka türlü sevemez. Sevgilinin güzelliğini zamanın başlangıç ve sonuna yayar, öylece sever. Sonsuzlaştırıp, ezelî ve ebedî sayar, öyle sever insan. Hem sonra tapar bile ona. Mecnun, Leyla’sız yaşayamaz. Onun hüsnüne, mükemmelliğine ve belki de bir buselik ihsanına karşı savunmasızdır. Sevmeden edemez. Güzellik gerekçesiz sevilir. Sevince bağlanır insan. İntisap eder. Ona inanır. Yüreğini ona verir. Bir şarkıda söylendiği gibi, yüreği onda kalırsa yaşayamaz. "Mary, zevk veren biri gibisin Ama gerçekte gözyaşısın." Ne ki, ağlanır sonra. Hüzünlere bölünür saatler. Zaman hoyratça çeker yüreğinizle bağlandığınız herşeyi. Zaman içre olan herşey ama herşey yiter gider, gözyaşlarınıza bakmadan. Güneş niyetine sevilen aynalar bir anda kırılır, tuz-buz olur. Bütün emeller ansızın elemlere dönüşür. O zaman sevginin verilmesi insana yapılabilecek en büyük kötülük olur. Yoksa sevgi bağlamasa insanları, ayrılık acı verebilir mi? Böylesi bir duygudur aşk. Tekelcidir.* Şefkat kadar şefkatli değildir çünkü. Alabildiğine bencildir. İnsan sevdiğini sonsuzuna sever. Sonunu düşünmeksizin. Sonsuzmuşçasına. Sevdiğinin hiçbir zaman ulaşamayacağı bir paha biçer, öylece sever insan. Ve aşık sadece sevdiğini görür. Sevgisini başka yere yayamaz. Sadece bir yere odaklar. Aşkın gözü bu yüzden kördür. Bütün zamanların en güzel ve biricik varlığıdır sevgili. Eşi ve benzeri yoktur. Münezzeh ve mukaddestir. Zamanın kayıtlarından uzaktır. O hep güzeldir. Ondan öncesi ve ondan sonrası yoktur. Onsuz geçen zamanlar yaşanmamıştır. Halbuki sevgili, Tanrı’ya ne kadar da çok benzemektedir. Acaba bu yüzden mi insanlar yanlışlıkla Tanrı’ya gidecek mektubu sevgiliye bırakırlar? Peki ya, aşkın gözü Tanrı tek olduğu için mi kördür? Bu yüzden mi aşkın saltanatı sevgilinin mecazı kadar sürer? Aşk, adresini yitirmiş bir sevgidir. Duyguların doğru yerde kullanılmaları için tüm sevgileri, Bir Olana, özellikleri sevginin ve aşkın resmettiği tabloya uyana vermeli insan. Ancak o zaman, inhisarcı olan aşk başka güzelleri incitmemiş olur. Ve yine ancak o zaman, sonsuz olana ve kusursuz olana aşık olabilen duygular, yanlış adreslerde gezinmemiş olur. Eğer gerçekten duyguların yanlış adreslerde örselenmesi istenmiyorsa, hangi duygunun nerede kullanılacağını iyi bilmek gerekiyor. Aşk, solmayan Güneşi resmeder; güneşçiklere benzeyen aynaları değil. Güneşi bulan, bütün aynaları bulur. Ayna biriktirenlerin ise Güneş garantisi yoktur. Bütün aynalar kırılır, ama Güneşe dokunamazsın bile. Velhasıl, Leyla Mecnun’un hayalindeki sevgilinin özelliklerine, Mecnun’u aşk derecesinde kendisine bağlayan sonsuzluklara sahip değildir. Leyla aşkın penceresinden görünecek endama sahip değildir. Ve emin olunuz ki, eğer Mecnun Leyla’ya kavuşmuş olsaydı, ne Leyla ‘Leyla’ olurdu, ne de Kays ‘Mecnun.’ Çünkü, sevginin resmettiği sevgili, sevginin yöneltildiği sevgiliden farklıdır. O’ndan başka hiçbir sevgili aşkın fiyatına değmez. Bundandır ki insan, mektubu okumalı; adresleri değil. Mektubun resmettiği adresleri aramalı. Bulduğu adreslere mektup bırakmamalı. Yoksa duygularını hoyratça kullanmış olur. Haberini ulaştıramaz sevdiğine. Arzularını acılara dönüşürken, sevme gerekçelerini de zamanın kollarında erirken izler. Ve hiçbir şey yapamaz. Bu yüzden, O’nu sevmeli insan. O’nu bulmak için, kendini okumalı. Yoksa kendini okumadan ‘onu’ bulur, ama O’nu bulamaz. * Aşkın tekelci olması, başka güzel tanımaması gerçek sevgilinin Vahid ve Ehad oluşundan kaynaklanıyor olmasın?[/B][/I][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Adresini yitirmiş sevgiler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst