Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Âhiret Yolu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SeYeLaN" data-source="post: 94066" data-attributes="member: 7332"><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800000">Âhiret Yolu</span></span></span></strong></p><p> <strong><span style="color: #800000">sokakta sâde bir 'âmîn! ' sadâsıdır gidiyor: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">denildi: 'fâtiha! '; âmîni kestiler bu sefer, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">göğüsler inledi, derken, açık duran eller, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">hazîn alınları bir kerre okşayıp indi; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">deminki zemzemeler bir zaman için dindi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">diyordu: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- söyleyin allâh için şu merhûmu, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">nasıl bilirsiniz ey müslümanlar? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- iyi biliriz! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-yarın huzûr-i ilâhîde toplanıp hepiniz, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- evet! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- imâm efendi, helâllık da iste, merhamet et... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">- helâl edin hadi bekletmeyin adamcağızı! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">cemâatin yüreğinden kopup 'helâl olsun! ' </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">misâli uğradı evden; fezâda yükseldi </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">içerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">baş örtüsüyle kadınlargözüktü pencereden: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-bıraktın öyle mi, en sonra kardeşim, bizi sen! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-yıkıldı dostlar evim, barkım... ah gitti kocam! .. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-dayım melek gibi insandı; ben nasıl yanmam! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-tamam otuz senedir komşuyuz da bir kerre, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">kızıp da 'ey! ' demiş insan değildi, hemşîre! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-zavallı remziye! boynun büküldü evlâdım... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-babam ne oldu? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-baban... öldü. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">-etme ayşe hanım, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu söylenir mi ya? hicrân olur zavallı kıza... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">ayol, şu öksüzü bir parçacık avutsanıza... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">açın da cumbayı etrâfa baksın ağlamasın... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">göründü cumbada baktım ki tombalak, sanşın, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">sevimli bir küçücek kız... beiinde ancak var. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">donuk yanakları üstünde parlayan yaşlar, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">zavallının eriyen ruh-i bî-günâhı idi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">benim o mersiye yâdımda ağlıyor ebedî. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">sefine pâre ki sırtında mevc-i bî-hissin, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">yüzer... önünde ademden nişâne bir engin, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlıyana? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">cenâze dûş-i cemâatte çalkalandıkça, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">o tahta pâreye benzerdi, düşmüş emvâca. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">nasıl görür ki yetîmin huruş eden yaşını? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu hây ü hûy-i kıyâmet-nümûn içinde söner, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">samîm-i hilkati sûzân eden enîn-i beşer. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">sokak bitip dönülürken kesildi mâtemler. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">o tahta pâre-i câmid, o iğbirâr-ı samût, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">güzer-gehindeki eşbâhı bir mehîb sükût </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">içinde haşr ederek dalgalarla seyrediyor; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">zemîne bakmıyor artık semâ deyip gidiyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu mahmilin neye sık sık değişsin efrâdı? </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">suâli fikre büyük bir hakîkat anlattı: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">evet bekâ ezecek cism-i zâr-ı fânîyi, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">vücûd çekmiyecek ömr-i câvidânîyi, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu bâr-ı müdhişin altında titreyip dizler, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">dayanmıyor üç adımdan ziyâde dûş-i beşer! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">ağır ağırgidiyorken cenâze kâfilesi, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">nihâyet oldu musallâ birinci merhalesi. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">çıkınca üstüne son minberin hatîb-i memât, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">açıldı dîde-i im'âna perde perde hayât. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">******* </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">senin en son serîrindir şu bî pervâ uzanmış taş; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">ki nermin hâb-gâhından çıkar, bir gün vurursun baş! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">elinden yok halâs imkânı, mâdâme'l-hayât uğraş... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">o, mutlak sedd-i râhındır, aşılmaz.. muktedirsen aş! ' </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">musallâ: müncemid bir mevcidir eşk-i yetîmânın; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">musallâ: ahıdır, berceste, mâtem-zâr-ı dünyânın; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">musallâ: minber-i teblîğidir dünyâda, ukbânın; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">musallâ-: ders-i ibrettir durur pîşinde, irfânın. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu minberden iner nâsûta en müdhiş hakîkatler, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu yerden yükselir lâhûta en hâlis kanâ'atler. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">civârından geçer zulmette bî pâyan hayâletler: </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">kefen-ber-dûş geçmişler, kalan üryan sefâletler! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">babam, kardeşlerim, evlâdım, annem... belki bunlardan </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">muazzez bildiğim kıymetli birçok yâr-ı can el'ân </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bu taştan atfeder zanneylerim dünyâya son im'ân... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">benim rûhum bu heykelden duyar hâmûş bin efgân! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">serîr-i saltanatlar devrilir, alt üst olur dünyâ; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">müşeyyed bürc ü bârülar düşer bir bir, bu taş hâlâ, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">zamânın dest-i tahrîbiyle, durmuş, eyler istihzâ; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">bütün mevcûda hâkim bir adem timsâlidir gûyâ. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">namaz kılındı; duâ bitti. kârban, yoluna </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">düzüldü taht-ı memâtın girip birer koluna. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">yarım sâat henüz olmuştu. yolcular durdu; </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">demek ki; komşusu dünyânın âhiret yurdu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">cenâze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">sokuldu servilerin ortasında bir çukura, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">kabardı toprağın altında bir an, bir ur! </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini, </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">dönün de arkadakinden sorun fecâ'atini· </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak </span></strong></p><p><strong><span style="color: #800000">ilel'ebed o küçük rûh çırpınıp duracak! ...</span></strong> <p style="text-align: left"><strong><span style="color: #800000">Mehmet Akif Ersoy</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SeYeLaN, post: 94066, member: 7332"] [B][FONT=Arial][SIZE=3][COLOR=#800000]Âhiret Yolu[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][COLOR=#800000]sokakta sâde bir 'âmîn! ' sadâsıdır gidiyor: mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor. basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût, başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût; denildi: 'fâtiha! '; âmîni kestiler bu sefer, göğüsler inledi, derken, açık duran eller, hazîn alınları bir kerre okşayıp indi; deminki zemzemeler bir zaman için dindi. duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu, diyordu: - söyleyin allâh için şu merhûmu, nasıl bilirsiniz ey müslümanlar? - iyi biliriz! -yarın huzûr-i ilâhîde toplanıp hepiniz, bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya? - evet! - imâm efendi, helâllık da iste, merhamet et... - helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı. - helâl edin hadi bekletmeyin adamcağızı! cemâatin yüreğinden kopup 'helâl olsun! ' nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn, misâli uğradı evden; fezâda yükseldi içerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi; baş örtüsüyle kadınlargözüktü pencereden: -bıraktın öyle mi, en sonra kardeşim, bizi sen! -yıkıldı dostlar evim, barkım... ah gitti kocam! .. -dayım melek gibi insandı; ben nasıl yanmam! -tamam otuz senedir komşuyuz da bir kerre, kızıp da 'ey! ' demiş insan değildi, hemşîre! -zavallı remziye! boynun büküldü evlâdım... -babam ne oldu? -baban... öldü. -etme ayşe hanım, bu söylenir mi ya? hicrân olur zavallı kıza... ayol, şu öksüzü bir parçacık avutsanıza... açın da cumbayı etrâfa baksın ağlamasın... göründü cumbada baktım ki tombalak, sanşın, sevimli bir küçücek kız... beiinde ancak var. donuk yanakları üstünde parlayan yaşlar, zavallının eriyen ruh-i bî-günâhı idi. benim o mersiye yâdımda ağlıyor ebedî. sefine pâre ki sırtında mevc-i bî-hissin, yüzer... önünde ademden nişâne bir engin, çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına; bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlıyana? cenâze dûş-i cemâatte çalkalandıkça, o tahta pâreye benzerdi, düşmüş emvâca. nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını? nasıl görür ki yetîmin huruş eden yaşını? bu hây ü hûy-i kıyâmet-nümûn içinde söner, samîm-i hilkati sûzân eden enîn-i beşer. değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer: sokak bitip dönülürken kesildi mâtemler. o tahta pâre-i câmid, o iğbirâr-ı samût, güzer-gehindeki eşbâhı bir mehîb sükût içinde haşr ederek dalgalarla seyrediyor; zemîne bakmıyor artık semâ deyip gidiyor. bu mahmilin neye sık sık değişsin efrâdı? suâli fikre büyük bir hakîkat anlattı: evet bekâ ezecek cism-i zâr-ı fânîyi, vücûd çekmiyecek ömr-i câvidânîyi, bu bâr-ı müdhişin altında titreyip dizler, dayanmıyor üç adımdan ziyâde dûş-i beşer! ağır ağırgidiyorken cenâze kâfilesi, nihâyet oldu musallâ birinci merhalesi. çıkınca üstüne son minberin hatîb-i memât, açıldı dîde-i im'âna perde perde hayât. ******* senin en son serîrindir şu bî pervâ uzanmış taş; ki nermin hâb-gâhından çıkar, bir gün vurursun baş! elinden yok halâs imkânı, mâdâme'l-hayât uğraş... o, mutlak sedd-i râhındır, aşılmaz.. muktedirsen aş! ' musallâ: müncemid bir mevcidir eşk-i yetîmânın; musallâ: ahıdır, berceste, mâtem-zâr-ı dünyânın; musallâ: minber-i teblîğidir dünyâda, ukbânın; musallâ-: ders-i ibrettir durur pîşinde, irfânın. bu minberden iner nâsûta en müdhiş hakîkatler, bu yerden yükselir lâhûta en hâlis kanâ'atler. civârından geçer zulmette bî pâyan hayâletler: kefen-ber-dûş geçmişler, kalan üryan sefâletler! babam, kardeşlerim, evlâdım, annem... belki bunlardan muazzez bildiğim kıymetli birçok yâr-ı can el'ân bu taştan atfeder zanneylerim dünyâya son im'ân... benim rûhum bu heykelden duyar hâmûş bin efgân! serîr-i saltanatlar devrilir, alt üst olur dünyâ; müşeyyed bürc ü bârülar düşer bir bir, bu taş hâlâ, zamânın dest-i tahrîbiyle, durmuş, eyler istihzâ; bütün mevcûda hâkim bir adem timsâlidir gûyâ. namaz kılındı; duâ bitti. kârban, yoluna düzüldü taht-ı memâtın girip birer koluna. yarım sâat henüz olmuştu. yolcular durdu; demek ki; komşusu dünyânın âhiret yurdu. cenâze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra, sokuldu servilerin ortasında bir çukura, atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur kabardı toprağın altında bir an, bir ur! evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini, dönün de arkadakinden sorun fecâ'atini· sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak ilel'ebed o küçük rûh çırpınıp duracak! ...[/COLOR][/B] [LEFT][B][COLOR=#800000]Mehmet Akif Ersoy[/COLOR][/B][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Âhiret Yolu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst