Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
"Ahirzamanın dehşetli şahıslarına siyasetle galebe edilmez"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Bîçare S.V." data-source="post: 230225" data-attributes="member: 1008987"><p><strong><span style="font-size: 15px"><strong>Barıştıramazsınız</strong></span></strong></p><p></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>06 Ocak 2011</strong></span></p><p></p><p></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong><img src="http://www.sentezhaber.com/images/yazarlar/kazimgulecyuz_1.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span> <span style="font-size: 15px"><strong> Kazım Güleçyüz</strong></span> </p><p> <span style="font-size: 15px"><strong> Said Nursî’nin Birinci Meclisteki milletvekillerine ve işgale karşı millî mücadeleyi yöneten komutanlara hitaben kaleme alıp dağıttığı beyanname, iddia edildiği gibi, onlardan önce ayrı bir mektup olarak M. Kemal’e verildiyse ve mektubun girişinde bazı nezaket cümleleri kullanıldıysa, buradan bir “Bediüzzaman-M. Kemal mutabakatı” çıkarılabilir mi?</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Sonraki gelişmelere baktığımızda sualin cevabı gayet net bir şekilde karşımıza çıkıyor: Hayır.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Ama şu var: Bediüzzaman sosyal ilişkilerinde de hakşinas ve medenî bir insan. Eğer sözü edilen mektup doğruysa, Yunanlılara karşı verilen savaştan zaferle çıkmış bir Meclisin, o zaman bütün Müslümanlar tarafından “İslâm kahramanı” olarak görülen başkanına takdirkâr ifadeler kullanmasında garipsenecek birşey olmasa gerek.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Ki, onun günümüz Türkçesine “Zâtıâlîniz muzaffer ordunun ve muazzam Meclisin şahsiyetini temsil ediyorsunuz” şeklinde aktarılan ifadesi, M. Kemal üzerinden ordu ve Meclisin manevî şahsiyetine seslenen bir üslûbun tezahürü.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Öte yandan, Said Nursî’nin, M. Kemal’le yaptığı görüşmelerin ardından, onun tüm cazip tekliflerini reddederek Ankara rejimi ile ilişkilerini kesip Van’da uzlete çekilmesi ve Şeyh Said hadisesine karışmadığı halde bu olay bahane edilerek batıya sürgün edilmesi sonrasında talebeleriyle birlikte yargılandığı Eskişehir mahkemesindeki müdafaasında geçen şu sözleri de önemli:</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>“Bundan (1935’ten) on iki sene evvel Ankara reisleri, İngilizlere karşı Hutuvat-ı Sitte namındaki mücahedatımı takdir edip, beni oraya istediler. Gittim. Gidişatları, benim ihtiyarlık hissiyatıma uygun gelmedi. ‘Bizimle çalış’ dediler. </strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>“Dedim: ‘Yeni Said öteki dünyaya çalışmak istiyor, sizinle çalışamaz; fakat size de ilişmez.’</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>“Evet, ilişmedim ve ilişenlere de iştirak etmedim. Çünkü an’anat-ı milliye-i İslâmiye lehinde istimal edilebilir bir deha-i askerîyi, an’ane aleyhine çevirmeye maatteessüf bir vesile oldu. Evet, ben Ankara reislerinde, hususan reisicumhurda bir deha hissettim ve dedim: ‘Bu dehayı, kuşkulandırmakla an’anat aleyhine çevirmek caiz değildir.’ Onun için, ne kadar elimden gelmişse, dünyalarından çekindim, karışmadım. On üç seneden beri siyasetten çekildim.” (Tarihçe, s. 341-2)</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Görüldüğü gibi, Bediüzzaman M. Kemal’deki dehayı görüp kabul ederken, bu dehanın İslâm an’anelerini muhafaza için değerlendirilmesi gerektiğini, ancak ne yazık ki isyanların da etkisiyle bunun mümkün olamadığını ifade ediyor.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Ankara’da M. Kemal’le yaptığı görüşmelere bu dehanın İslâma hizmet ettirilmesi niyetiyle girdiği, ama bunun gayrikabil olduğunu görünce kendi yoluna gittiği, sonraki süreçte görülüyor.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Ve müteakip yıllarda kaleme aldığı metinlerde M. Kemal için kullandığı ifadeler, onun bilhassa din ve an’anata ilişkin mâlûm icraatlarına binaen, şu minvalde bir değerlendirmeyi yansıtıyor:</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>“Bana hücum eden garazkârların en esaslı sebebi, M. Kemal’in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar. (...) Otuz sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla ‘Kur’ân’a zararlı öyle bir adam çıkacak’ dediğimi ve sonra M. Kemal o adam olduğunu zaman gösterdi. (...) Çok emarelerle bildik ki, bana hücum edenleri tahrik eden, M. Kemal’e itirazımdır ve ona dost olmadığımdır. Başka sebepler bahanedir.” (Emirdağ L., s. 486-7)</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Bu mektubun yazıldığı tarih, Said Nursî’nin Emirdağ sürgününde yaşadığı 1940’lı yılların muhtemelen ikinci yarısının ortaları. Ve aktardığımız sözler, onun M. Kemal hakkındaki nihaî kanaatini ortaya koyan son derece net ifadeler.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Şimdi hem M. Kemal’in dinle ilgili uygulamaları, hem de Bediüzzaman’ın bu ifadeleri ortadayken, 1922’de yazıldığı belirtilen bir mektuptaki sözlerden hareketle, ikisini barıştırıp uzlaştırmaya ve üstelik bunu “Said Nursî M. Kemal’e övgüler düzdü” iddiası üzerine bina etmeye çalışan bir girişimin mantığı ve tutarlılığı olabilir mi?</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong>Çürük temel üzerine sağlam bina dikilmez.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> </strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Bîçare S.V., post: 230225, member: 1008987"] [B][SIZE=4][B]Barıştıramazsınız[/B][/SIZE][/B] [SIZE=4][B]06 Ocak 2011[/B][/SIZE] [SIZE=4][B][IMG]http://www.sentezhaber.com/images/yazarlar/kazimgulecyuz_1.jpg[/IMG][/B][/SIZE] [SIZE=4][B] Kazım Güleçyüz[/B][/SIZE] [SIZE=4][B] Said Nursî’nin Birinci Meclisteki milletvekillerine ve işgale karşı millî mücadeleyi yöneten komutanlara hitaben kaleme alıp dağıttığı beyanname, iddia edildiği gibi, onlardan önce ayrı bir mektup olarak M. Kemal’e verildiyse ve mektubun girişinde bazı nezaket cümleleri kullanıldıysa, buradan bir “Bediüzzaman-M. Kemal mutabakatı” çıkarılabilir mi? Sonraki gelişmelere baktığımızda sualin cevabı gayet net bir şekilde karşımıza çıkıyor: Hayır. Ama şu var: Bediüzzaman sosyal ilişkilerinde de hakşinas ve medenî bir insan. Eğer sözü edilen mektup doğruysa, Yunanlılara karşı verilen savaştan zaferle çıkmış bir Meclisin, o zaman bütün Müslümanlar tarafından “İslâm kahramanı” olarak görülen başkanına takdirkâr ifadeler kullanmasında garipsenecek birşey olmasa gerek. Ki, onun günümüz Türkçesine “Zâtıâlîniz muzaffer ordunun ve muazzam Meclisin şahsiyetini temsil ediyorsunuz” şeklinde aktarılan ifadesi, M. Kemal üzerinden ordu ve Meclisin manevî şahsiyetine seslenen bir üslûbun tezahürü. Öte yandan, Said Nursî’nin, M. Kemal’le yaptığı görüşmelerin ardından, onun tüm cazip tekliflerini reddederek Ankara rejimi ile ilişkilerini kesip Van’da uzlete çekilmesi ve Şeyh Said hadisesine karışmadığı halde bu olay bahane edilerek batıya sürgün edilmesi sonrasında talebeleriyle birlikte yargılandığı Eskişehir mahkemesindeki müdafaasında geçen şu sözleri de önemli: “Bundan (1935’ten) on iki sene evvel Ankara reisleri, İngilizlere karşı Hutuvat-ı Sitte namındaki mücahedatımı takdir edip, beni oraya istediler. Gittim. Gidişatları, benim ihtiyarlık hissiyatıma uygun gelmedi. ‘Bizimle çalış’ dediler. “Dedim: ‘Yeni Said öteki dünyaya çalışmak istiyor, sizinle çalışamaz; fakat size de ilişmez.’ “Evet, ilişmedim ve ilişenlere de iştirak etmedim. Çünkü an’anat-ı milliye-i İslâmiye lehinde istimal edilebilir bir deha-i askerîyi, an’ane aleyhine çevirmeye maatteessüf bir vesile oldu. Evet, ben Ankara reislerinde, hususan reisicumhurda bir deha hissettim ve dedim: ‘Bu dehayı, kuşkulandırmakla an’anat aleyhine çevirmek caiz değildir.’ Onun için, ne kadar elimden gelmişse, dünyalarından çekindim, karışmadım. On üç seneden beri siyasetten çekildim.” (Tarihçe, s. 341-2) Görüldüğü gibi, Bediüzzaman M. Kemal’deki dehayı görüp kabul ederken, bu dehanın İslâm an’anelerini muhafaza için değerlendirilmesi gerektiğini, ancak ne yazık ki isyanların da etkisiyle bunun mümkün olamadığını ifade ediyor. Ankara’da M. Kemal’le yaptığı görüşmelere bu dehanın İslâma hizmet ettirilmesi niyetiyle girdiği, ama bunun gayrikabil olduğunu görünce kendi yoluna gittiği, sonraki süreçte görülüyor. Ve müteakip yıllarda kaleme aldığı metinlerde M. Kemal için kullandığı ifadeler, onun bilhassa din ve an’anata ilişkin mâlûm icraatlarına binaen, şu minvalde bir değerlendirmeyi yansıtıyor: “Bana hücum eden garazkârların en esaslı sebebi, M. Kemal’in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar. (...) Otuz sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla ‘Kur’ân’a zararlı öyle bir adam çıkacak’ dediğimi ve sonra M. Kemal o adam olduğunu zaman gösterdi. (...) Çok emarelerle bildik ki, bana hücum edenleri tahrik eden, M. Kemal’e itirazımdır ve ona dost olmadığımdır. Başka sebepler bahanedir.” (Emirdağ L., s. 486-7) Bu mektubun yazıldığı tarih, Said Nursî’nin Emirdağ sürgününde yaşadığı 1940’lı yılların muhtemelen ikinci yarısının ortaları. Ve aktardığımız sözler, onun M. Kemal hakkındaki nihaî kanaatini ortaya koyan son derece net ifadeler. Şimdi hem M. Kemal’in dinle ilgili uygulamaları, hem de Bediüzzaman’ın bu ifadeleri ortadayken, 1922’de yazıldığı belirtilen bir mektuptaki sözlerden hareketle, ikisini barıştırıp uzlaştırmaya ve üstelik bunu “Said Nursî M. Kemal’e övgüler düzdü” iddiası üzerine bina etmeye çalışan bir girişimin mantığı ve tutarlılığı olabilir mi? Çürük temel üzerine sağlam bina dikilmez. [/B][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
"Ahirzamanın dehşetli şahıslarına siyasetle galebe edilmez"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst