Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ahmet ÖZDEMİR / YENİ ASYA Hayatımızda nelere daha çok önem veriyoruz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251967" data-attributes="member: 1008315"><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333399"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Ahmet ÖZDEMİR</strong></span></span></span></span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: navy"><span style="color: navy"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong> / YENİ ASYA</strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #993366"><span style="color: #993366"><span style="font-family: 'Verdana'">Hayatımızda nelere daha çok önem veriyoruz?</span></span></span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"> Hayatımızda değerli olan şeyler nelerdir? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Ev mi, araba mı? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Mal mı, mülk mü? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Para mı, pul mu? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Yoksa makam mı, mevki mi? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Biraz daha geniş düşünelim: Önceliklerimiz nelerdir? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Dünya mı, ahiret mi? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">İnsanların dünyayı terk etmesi oldukça zor, ama ahireti terk etmesi kolaydır. Çünkü dünyaya çağıran o kadar şey var ki, saymakla bitiremeyiz. Bizi dünyaya çağıran şeyler o kadar masumane ki, bizi kendine cezb edip celp ediyor. Etrafında pervane gibi döndürüyor. O kadar süslü, o kadar cazip teklifler sunuyor ki, birisini atlatsak diğerlerine takılıyoruz. Sonra da koşup gidiyoruz arkasından. Dünya aşıkları öyle değil mi? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">İnsanlar genel olarak para ödedikleri, emek harcadıkları şeylere çok daha fazla değer verirler. Onları kaybetmemek için zaman zaman uykuları kaçar. Belki bir ömür vererek kazandıkları bu servetlerini bir de korumak telâşına düşerler. Meselâ insanlar altınlarını, paralarını vb. daha güvenlikli gördükleri özel veya çelik kasalarda saklarlar. Köşklerini, villalarını özel güvenlik çemberine aldırırlar. Gerekirse bekçi tutarlar, kameralarla kontrol ederler. Bunlar insanların “dünyalıkları” kabul edilir. Bir gün dünya o insanlara “Haydi dışarı!” deyiverir. Belki canından çok sevdiği gözü gibi koruduğu malları geride kalıverir. Ayağından çorapları çıkarılır, sırtından elbisesi. Özel yatakları altından alınır. Hayattayken belki hiç uğramadığı ayrı bir dünyaya götürülür. Birkaç metre kefenle kara toprağın soğuk koynuna uzun boylu uzatılır, hem de çok sevdiği dostları tarafından. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Kabristana hiç gitmeyeceğini zannederdi. Gidenleri gördüğünde gözlerini kapardı, konuşulduğunda kulaklarını. Halbuki ölüm hakikati hiç inkâr edilemeyecek bir gerçekti, hayat kadar. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Orada ne kapı vardır çıkılacak, ne pencere vardır bakılacak, ne yemek vardır yenilecek! Arkadaşı da yoktur ki, dertleşsin. Sadece ameli vardır. Şimdi ameliyle baş başadır. Resûl-i Ekrem (asm) Efendimizin bildirdiğine göre, “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukur”dur. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Paraları, altınları, köşkleri, villaları dünyada kaldı artık. Bir de bakmışın, vârisleri “dünyalıkları” bölüşme telâşına düşmüşler. Dillere destan mallar medyaya günlerce malzeme oluvermiştir. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Burada dünyanın 3(üç) yüzünü hemen hatırlamakta fayda vardır: </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Birinci yüzü: Cenâb-ı Hakk’ın Esmâü’l-Hüsnasına (güzel isimlerine) bakar; onların nakışlarını gösterir, mânâ-i harfiyle, onlara âyinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubât-ı Samedâniyedir. Yani, Cenâb-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarını anlatan, Allah’ın varlık ve birliğini gösteren yaratılmış mektuplardır. O yüzde isimlerin cilvelerini okuruz, bıkmadan usanmadan. Bu yüzü gayet güzeldir; nefrete değil, aşka lâyıktır. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">İkinci yüzü: Ahirete bakar; âhiretin tarlasıdır, ekinliğidir, rahmet çiçeklerinin yetiştiği bahçedir. Burada ekip ahirette biçeceğiz. Meyvelerini orada toplayacağız. Şu yüzü de, önceki yüzü gibi güzeldir; tahkire değil, muhabbete lâyıktır. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Üçüncü yüzü: İnsanın heveslerine, arzularına bakan, gaflet perdesi olan, ehl-i dünyanın arzu ve heveslerini uyandıran yüzüdür. Şu yüz çirkindir. Çünkü fânîdir, hemen kaybolur gider, elemlidir, aldatır. (1) Günahlar, belâlar, musîbetler, sıkıntılar hep bu yüzdedir. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Kur’ân-ı Hakîmin kâinattan ve varlıklardan pek çok önem verircesine, beğenerek ve güzel bularak söz etmesi ise, önceki 2(iki) yüzüne baktığı içindir. Sahabelerin ve diğer Allah dostlarının rağbet ettiği ve değer verdiği dünyaları, önceki 2(iki) yüzdedir. İlk iki yüzü sevmişler, 3.cü yüzden kaçmışlardır. Çünkü 3.cü yüzde boğulan insanlar ahiretini de kaybetmişler. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Acaba insan sırf dünya için mi yaratılmış ki, bütün vaktini ona sarf ediyor? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Halbuki insan istidad ve yetenek cihetiyle bütün hayvanların üstünde olduğunu ve dünyevî hayata lâzım olan ihtiyaçlarını karşılamakta, iktidar cihetiyle, bir serçe kuşuna bile yetişemediğini herkes biliyor, anlıyor. Demek ki, insanın aslî vazifesi hayvan gibi çabalamak değil, belki hakikî bir insan gibi, hakikî daimî bir hayat için çalışmaktır. (2) </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Bununla beraber, dünyevî meşgaleler, çoğu zaman bize âit değildir. Onlar da çoğu lüzumsuz bir şekilde karıştığımız ve bazen karıştırdığımız boş işlerdir. En önemlisini bırakıp, güyâ binler sene ömrümüz varmış gibi en lüzumsuz bilgilerle vakit geçiriyoruz. Konuştuğumuz ve bazen arkasından koştuğumuz şeyler “incir kabuğunu” bile doldurmayacak kadar lüzumsuzdur. Halbuki en küçük ama en önemli olan kalb ve mide dairesini bırakıp, en büyük ama en önemsiz dairelerde ömrümüzü telef ediyoruz. Ebedî ahiret saadetini kazandıracak işleri bırakıp Cehennem odunları ile uğraşıyoruz. Âdeta elmasları çöpe atıp kömüre sarılıyoruz. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Resûl-i Ekrem (asm) Efendimiz dünya-ahiret dengesini şöyle belirlemiştir: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışınız!”</em> </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Dünyayı kalben terk etmeli, kesben değil. Yani dünyayı kalbimize koymamalıyız; ahiret yolculuğunda azık yapmalıyız. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Ebedî hayat yollarını açacak ve aydınlatacak işlere ihtiyacımız vardır. Onlar ise ibadetlerdir. En kısası ve en kolayı da Sünnet-i Seniyyeye uymaktır. Yani Resûl-i Ekrem (asm) tabi olmaktır. Çünkü sünnete uyan âdetini ibadete çevirir. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Dünyaya gelmek bizim elimizde olmadığı gibi, gitmek de bizim elimizde değildir. Hangi kuvvet bizi dünyaya gönderdi ise, aynı kuvvet dünyadan alıp vaad ettiği ebedî hayata gönderecektir. Gidiş gün ve saatini bilmiyoruz. Her an “Haydi gel” emrine muhatap olabiliriz. Şu sözleri dinleyelim: </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">“Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem ‘Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez’3 âyeti sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">“Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevîye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.” (4) </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Dünyamız fani, ömrümüz kısa, görevlerimiz çoktur. Ebedî hayat burada kazanılacaktır. Yapılan her iyilik mükâfatını göreceği gibi, her kötülük de cezasını görecektir. Allah bize taşıyamayacağımız yükü yükletmeyeceğini bildirmiştir. Öyleyse taşıyabileceğimiz yükten de kaçmayalım. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Önceliklerimizi bir kez daha gözden geçirsek mi? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Hayatta nelere daha çok önem veriyoruz? </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Beşer olarak yaptığımız hatalardan ve işlediğimiz günahlardan geri dönmek ne kadar güzel bir şey. Çünkü Allah tövbe edenleri sever. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Her gün yatsı namazının arkasından okuduğumuz şu âyeti hatırlayalım ve öyle duâ edelim: </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><em><strong>“Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla!”</strong></em> (5) </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><strong>Dipnotlar:</strong></strong> </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">1- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 1018-1019 </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">2- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 428-429 </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">3- Bakara Sûresî, 286. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">4- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, s. 118-119 </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">5- Bakara Sûresi, 286.</span></span></span></span></span></p><p> </p><p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251967, member: 1008315"] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333399][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B]Ahmet ÖZDEMİR[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=navy][COLOR=navy][FONT=Verdana][B] / YENİ ASYA[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333399][COLOR=#333399][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#993366][COLOR=#993366][FONT=Verdana]Hayatımızda nelere daha çok önem veriyoruz?[/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#993366][COLOR=#993366][FONT=Verdana] [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#993366][COLOR=#993366][FONT=Verdana] [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] Hayatımızda değerli olan şeyler nelerdir? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Ev mi, araba mı? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Mal mı, mülk mü? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Para mı, pul mu? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Yoksa makam mı, mevki mi? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Biraz daha geniş düşünelim: Önceliklerimiz nelerdir? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Dünya mı, ahiret mi? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]İnsanların dünyayı terk etmesi oldukça zor, ama ahireti terk etmesi kolaydır. Çünkü dünyaya çağıran o kadar şey var ki, saymakla bitiremeyiz. Bizi dünyaya çağıran şeyler o kadar masumane ki, bizi kendine cezb edip celp ediyor. Etrafında pervane gibi döndürüyor. O kadar süslü, o kadar cazip teklifler sunuyor ki, birisini atlatsak diğerlerine takılıyoruz. Sonra da koşup gidiyoruz arkasından. Dünya aşıkları öyle değil mi? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]İnsanlar genel olarak para ödedikleri, emek harcadıkları şeylere çok daha fazla değer verirler. Onları kaybetmemek için zaman zaman uykuları kaçar. Belki bir ömür vererek kazandıkları bu servetlerini bir de korumak telâşına düşerler. Meselâ insanlar altınlarını, paralarını vb. daha güvenlikli gördükleri özel veya çelik kasalarda saklarlar. Köşklerini, villalarını özel güvenlik çemberine aldırırlar. Gerekirse bekçi tutarlar, kameralarla kontrol ederler. Bunlar insanların “dünyalıkları” kabul edilir. Bir gün dünya o insanlara “Haydi dışarı!” deyiverir. Belki canından çok sevdiği gözü gibi koruduğu malları geride kalıverir. Ayağından çorapları çıkarılır, sırtından elbisesi. Özel yatakları altından alınır. Hayattayken belki hiç uğramadığı ayrı bir dünyaya götürülür. Birkaç metre kefenle kara toprağın soğuk koynuna uzun boylu uzatılır, hem de çok sevdiği dostları tarafından. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Kabristana hiç gitmeyeceğini zannederdi. Gidenleri gördüğünde gözlerini kapardı, konuşulduğunda kulaklarını. Halbuki ölüm hakikati hiç inkâr edilemeyecek bir gerçekti, hayat kadar. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Orada ne kapı vardır çıkılacak, ne pencere vardır bakılacak, ne yemek vardır yenilecek! Arkadaşı da yoktur ki, dertleşsin. Sadece ameli vardır. Şimdi ameliyle baş başadır. Resûl-i Ekrem (asm) Efendimizin bildirdiğine göre, “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukur”dur. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Paraları, altınları, köşkleri, villaları dünyada kaldı artık. Bir de bakmışın, vârisleri “dünyalıkları” bölüşme telâşına düşmüşler. Dillere destan mallar medyaya günlerce malzeme oluvermiştir. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Burada dünyanın 3(üç) yüzünü hemen hatırlamakta fayda vardır: [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Birinci yüzü: Cenâb-ı Hakk’ın Esmâü’l-Hüsnasına (güzel isimlerine) bakar; onların nakışlarını gösterir, mânâ-i harfiyle, onlara âyinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubât-ı Samedâniyedir. Yani, Cenâb-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarını anlatan, Allah’ın varlık ve birliğini gösteren yaratılmış mektuplardır. O yüzde isimlerin cilvelerini okuruz, bıkmadan usanmadan. Bu yüzü gayet güzeldir; nefrete değil, aşka lâyıktır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]İkinci yüzü: Ahirete bakar; âhiretin tarlasıdır, ekinliğidir, rahmet çiçeklerinin yetiştiği bahçedir. Burada ekip ahirette biçeceğiz. Meyvelerini orada toplayacağız. Şu yüzü de, önceki yüzü gibi güzeldir; tahkire değil, muhabbete lâyıktır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Üçüncü yüzü: İnsanın heveslerine, arzularına bakan, gaflet perdesi olan, ehl-i dünyanın arzu ve heveslerini uyandıran yüzüdür. Şu yüz çirkindir. Çünkü fânîdir, hemen kaybolur gider, elemlidir, aldatır. (1) Günahlar, belâlar, musîbetler, sıkıntılar hep bu yüzdedir. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Kur’ân-ı Hakîmin kâinattan ve varlıklardan pek çok önem verircesine, beğenerek ve güzel bularak söz etmesi ise, önceki 2(iki) yüzüne baktığı içindir. Sahabelerin ve diğer Allah dostlarının rağbet ettiği ve değer verdiği dünyaları, önceki 2(iki) yüzdedir. İlk iki yüzü sevmişler, 3.cü yüzden kaçmışlardır. Çünkü 3.cü yüzde boğulan insanlar ahiretini de kaybetmişler. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Acaba insan sırf dünya için mi yaratılmış ki, bütün vaktini ona sarf ediyor? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Halbuki insan istidad ve yetenek cihetiyle bütün hayvanların üstünde olduğunu ve dünyevî hayata lâzım olan ihtiyaçlarını karşılamakta, iktidar cihetiyle, bir serçe kuşuna bile yetişemediğini herkes biliyor, anlıyor. Demek ki, insanın aslî vazifesi hayvan gibi çabalamak değil, belki hakikî bir insan gibi, hakikî daimî bir hayat için çalışmaktır. (2) [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Bununla beraber, dünyevî meşgaleler, çoğu zaman bize âit değildir. Onlar da çoğu lüzumsuz bir şekilde karıştığımız ve bazen karıştırdığımız boş işlerdir. En önemlisini bırakıp, güyâ binler sene ömrümüz varmış gibi en lüzumsuz bilgilerle vakit geçiriyoruz. Konuştuğumuz ve bazen arkasından koştuğumuz şeyler “incir kabuğunu” bile doldurmayacak kadar lüzumsuzdur. Halbuki en küçük ama en önemli olan kalb ve mide dairesini bırakıp, en büyük ama en önemsiz dairelerde ömrümüzü telef ediyoruz. Ebedî ahiret saadetini kazandıracak işleri bırakıp Cehennem odunları ile uğraşıyoruz. Âdeta elmasları çöpe atıp kömüre sarılıyoruz. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][I]Resûl-i Ekrem (asm) Efendimiz dünya-ahiret dengesini şöyle belirlemiştir: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışınız!”[/I] [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Dünyayı kalben terk etmeli, kesben değil. Yani dünyayı kalbimize koymamalıyız; ahiret yolculuğunda azık yapmalıyız. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Ebedî hayat yollarını açacak ve aydınlatacak işlere ihtiyacımız vardır. Onlar ise ibadetlerdir. En kısası ve en kolayı da Sünnet-i Seniyyeye uymaktır. Yani Resûl-i Ekrem (asm) tabi olmaktır. Çünkü sünnete uyan âdetini ibadete çevirir. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Dünyaya gelmek bizim elimizde olmadığı gibi, gitmek de bizim elimizde değildir. Hangi kuvvet bizi dünyaya gönderdi ise, aynı kuvvet dünyadan alıp vaad ettiği ebedî hayata gönderecektir. Gidiş gün ve saatini bilmiyoruz. Her an “Haydi gel” emrine muhatap olabiliriz. Şu sözleri dinleyelim: [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]“Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem ‘Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez’3 âyeti sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]“Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevîye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.” (4) [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Dünyamız fani, ömrümüz kısa, görevlerimiz çoktur. Ebedî hayat burada kazanılacaktır. Yapılan her iyilik mükâfatını göreceği gibi, her kötülük de cezasını görecektir. Allah bize taşıyamayacağımız yükü yükletmeyeceğini bildirmiştir. Öyleyse taşıyabileceğimiz yükten de kaçmayalım. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Önceliklerimizi bir kez daha gözden geçirsek mi? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Hayatta nelere daha çok önem veriyoruz? [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Beşer olarak yaptığımız hatalardan ve işlediğimiz günahlardan geri dönmek ne kadar güzel bir şey. Çünkü Allah tövbe edenleri sever. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Her gün yatsı namazının arkasından okuduğumuz şu âyeti hatırlayalım ve öyle duâ edelim: [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][I][B]“Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla!”[/B][/I] (5) [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][B][B]Dipnotlar:[/B][/B] [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]1- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 1018-1019 [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]2- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 428-429 [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]3- Bakara Sûresî, 286. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]4- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, s. 118-119 [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]5- Bakara Sûresi, 286.[/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ahmet ÖZDEMİR / YENİ ASYA Hayatımızda nelere daha çok önem veriyoruz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst