Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ailenin saadeti için erkek nasıl davranmalı, kadın nasıl davranmalı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 190919" data-attributes="member: 11795"><p><strong>Ailenin saadeti için erkek nasıl davranmalı, kadın nasıl davranmalı?</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Eşler birbiri hakkında önyargılı olmamalı. Olayların hep iyi tarafını görmeli. Eşinin hoşuna giden huylarını takdir etmeli, tasdik etmeli, böylece mutlu etmelidir. Hoşuna gitmeyen huyları için de, 'Şu şu huyların hoşuma gitmiyor,' demelidir. 'Şayet senin de bende beğenmediğin huylarım varsa, söyle bileyim' diyerek kapıyı açık tutmalıdır."</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>B ir radyo programında bu konuyu tartışmaya açtım:</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>İçimizdeki, küçük dünyamızdaki barışı nasıl temin edeceğiz?</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Ailede, karı-koca arasındaki şikâyete konu olan meseleleri barış yoluyla nasıl halledeceğiz?</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Barışçı bir yolu mu seçeceğiz, yoksa savaşçı bir yapıyı mı sürdüreceğiz?</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Konu hakkında dinleyicilerimizin düşüncesini sordum, katılımlarını istedim. Birbirinden ilginç cevaplar geldi.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>İlk katılan otuz beş yaşlarında görme özürlü bir beydi. Konuyu şöyle dile getirdi:</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Yirmi üç yaşında evlendim. Otuz beş yaşıma kadar aile reisi bendim, ben çalışıyor, ben kazanıyor, ben çocuklara bakıyordum. Otuz beş yaşında iken gözlerimi kaybettim. Bundan sonra hanım iş buldu, bu sefer o bize bakmaya başladı."</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Daha sonra şu tespitlerde bulundu:</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Eşler birbiri hakkında önyargılı olmamalı. Her işe kötü tarafından bakmamak, olayların hep iyi tarafını görmeli. Reddedici olmamalı. Eşinin hoşuna giden huylarını takdir etmeli, tasdik etmeli, böylece mutlu etmelidir.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Hoşuna gitmeyen huylan için de, 'Şu şu huyların hoşuma gitmiyor’ demelidir. 'Şayet senin de bende beğenmediğin huylarım varsa, söyle bileyim' diyerek kapıyı açık tutmalıdır.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Böylece karşılıklı anlayışla biz devam edip gidiyoruz. Ben görme özürlü olmama rağmen evin içinde üç ay tatbikat yaptım. Bazen kafamı duvara çarptığım da oldu. Kendi işimi kendim görmeye alıştım.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Eşler birbirlerine fazla yük olmamalı. Bir bardak suyu bile çocuklarımdan istemem, kalkar kendim alırım. Gözlerim sağlamken de öyle yapardım, şimdi de öyle.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Şimdilerde hanım işten geliyor. Bir hanımın beyi işten geldiğinde nasıl karşılıyorsa, ben de hanımı öyle karşılıyorum. Yerine göre sofrayı bile hazırlıyorum.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Eşler birbirlerine karşı çok açık olması lâzım, aile içi meseleleri birlikte müzakere etmeliler. Anlaşamadığınız konular varsa ertelemeli, sonraya bırakmalı. Baktınız ki, kafa patlatıyor, 'Hanım kafa patlatacağına bir mısır patlat da yiyelim' diyebilmeli."</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>• • •</strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Başka bir dinleyici konuya daha farklı bir yönden yaklaştı: "Bir Allah dostu, "Ben kullukta hata ettiğimi, merkebimin huysuzluğundan anlarım' dermiş. Bunun gibi öncelikle kusuru kendimizde aramalıyız.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Bugünkü ortamda ailelerin huzursuzluğu ekonomik kaynaklıdır, bitip tükenmek bilmeyen isteklerden kaynaklanmaktadır.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Bunun için bir hadiste, 'İktisat eden muhtaç olmaz, istişare eden de mahcup olmaz' buyurulduğu gibi aile ekonomisinde iktisatlı yaşamaya çalışmalı.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"İş hayatında, iş yerinde olan sorunları eve taşımamalı. Bir uzman şöyle diyor:</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Ben akşam eve gittiğim zaman kapıda durur dikilirim, derim ki, bugün dışarıda olup biten olumsuzluklardan çoluk çocuğum sorumlu değildir. Bu düşünceyle evime girerim.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"İnsanlar zaman zaman kendilerini tabii ortamlara atmalılar. Bu</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>ortam bir ormanlık alan veya bir su kıyısı da olabilir. Böyle yerlerde tefekküre zaman ayırmalıdır."</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Bir diğer dinleyicimiz de daha kalıcı çözümler sundu:</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Kadere razı olanın kederden emin olacağına inanmamız lâzım. Yunus Sûresi 99. âyette, 'Eğer Rabbin isteseydi yeryüzünde kim varsa hepsi iman ederdi' buyuruluyor.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Böyle olsaydı, insanlar tek fıtratta, tek yaratılışta, tek karakterde, tek kişilikte olurlardı. Demek ki insanların farklı kişilik ve karakterde olmaları hak ve gerçektir.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Biz başkasını değiştirmeye değil, kendimizi değiştirmeye çalışmalıyız. Bize gelen kötülükleri iyilikle savarsak, iyiliğe ulaşacağımızın müjdesini alırız.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Hayırlı işler geciktirilirse belki bizi şerre götürebilir. Ama kalp kırma, kötü bir davranış, bir kusuru yüze vurma gibi serler geciktirilirse, bu da bizi hayra ulaştırır.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Bu ilkeleri benimseyebilirsek Rabbimiz bile imhal eder, geciktirir; fakat ihmal etmez, yeri geldiği zaman onu devreye sokar.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Hazırda olara veya sahip olduğumuz şeyleri amacına uygun kullanmasını bilmeliyiz. Cesaretimizin bittiği yerde esaret başlar. Allah ve Resulüne teslim olmadığımız zaman cesaret biter. Bu da bilgiyle olur.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"İnsanlar bildiğinin efendisi, bilmediğinin kölesidir. Bunun için günlük hayatımızda hep köle hayatı yaşıyoruz.</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>"Çünkü hep efelik taslıyoruz, efendiliğe geçişi beceremiyoruz. Gerçek anlamda efelikten efendiliğe geçiş yapabilirsek, başkalarını değil, kendimizi değiştirmeye çalışırsak, sanıyorum gerçek huzuru yakalarız."</strong></em></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid"><em><strong>Yazar: Mehmet Paksu.</strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 190919, member: 11795"] [b]Ailenin saadeti için erkek nasıl davranmalı, kadın nasıl davranmalı?[/b] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Eşler birbiri hakkında önyargılı olmamalı. Olayların hep iyi tarafını görmeli. Eşinin hoşuna giden huylarını takdir etmeli, tasdik etmeli, böylece mutlu etmelidir. Hoşuna gitmeyen huyları için de, 'Şu şu huyların hoşuma gitmiyor,' demelidir. 'Şayet senin de bende beğenmediğin huylarım varsa, söyle bileyim' diyerek kapıyı açık tutmalıdır."[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]B ir radyo programında bu konuyu tartışmaya açtım:[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]İçimizdeki, küçük dünyamızdaki barışı nasıl temin edeceğiz?[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Ailede, karı-koca arasındaki şikâyete konu olan meseleleri barış yoluyla nasıl halledeceğiz?[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Barışçı bir yolu mu seçeceğiz, yoksa savaşçı bir yapıyı mı sürdüreceğiz?[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Konu hakkında dinleyicilerimizin düşüncesini sordum, katılımlarını istedim. Birbirinden ilginç cevaplar geldi.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]İlk katılan otuz beş yaşlarında görme özürlü bir beydi. Konuyu şöyle dile getirdi:[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Yirmi üç yaşında evlendim. Otuz beş yaşıma kadar aile reisi bendim, ben çalışıyor, ben kazanıyor, ben çocuklara bakıyordum. Otuz beş yaşında iken gözlerimi kaybettim. Bundan sonra hanım iş buldu, bu sefer o bize bakmaya başladı."[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Daha sonra şu tespitlerde bulundu:[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Eşler birbiri hakkında önyargılı olmamalı. Her işe kötü tarafından bakmamak, olayların hep iyi tarafını görmeli. Reddedici olmamalı. Eşinin hoşuna giden huylarını takdir etmeli, tasdik etmeli, böylece mutlu etmelidir.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Hoşuna gitmeyen huylan için de, 'Şu şu huyların hoşuma gitmiyor’ demelidir. 'Şayet senin de bende beğenmediğin huylarım varsa, söyle bileyim' diyerek kapıyı açık tutmalıdır.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Böylece karşılıklı anlayışla biz devam edip gidiyoruz. Ben görme özürlü olmama rağmen evin içinde üç ay tatbikat yaptım. Bazen kafamı duvara çarptığım da oldu. Kendi işimi kendim görmeye alıştım.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Eşler birbirlerine fazla yük olmamalı. Bir bardak suyu bile çocuklarımdan istemem, kalkar kendim alırım. Gözlerim sağlamken de öyle yapardım, şimdi de öyle.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Şimdilerde hanım işten geliyor. Bir hanımın beyi işten geldiğinde nasıl karşılıyorsa, ben de hanımı öyle karşılıyorum. Yerine göre sofrayı bile hazırlıyorum.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Eşler birbirlerine karşı çok açık olması lâzım, aile içi meseleleri birlikte müzakere etmeliler. Anlaşamadığınız konular varsa ertelemeli, sonraya bırakmalı. Baktınız ki, kafa patlatıyor, 'Hanım kafa patlatacağına bir mısır patlat da yiyelim' diyebilmeli."[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]• • •[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Başka bir dinleyici konuya daha farklı bir yönden yaklaştı: "Bir Allah dostu, "Ben kullukta hata ettiğimi, merkebimin huysuzluğundan anlarım' dermiş. Bunun gibi öncelikle kusuru kendimizde aramalıyız.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Bugünkü ortamda ailelerin huzursuzluğu ekonomik kaynaklıdır, bitip tükenmek bilmeyen isteklerden kaynaklanmaktadır.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Bunun için bir hadiste, 'İktisat eden muhtaç olmaz, istişare eden de mahcup olmaz' buyurulduğu gibi aile ekonomisinde iktisatlı yaşamaya çalışmalı.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"İş hayatında, iş yerinde olan sorunları eve taşımamalı. Bir uzman şöyle diyor:[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Ben akşam eve gittiğim zaman kapıda durur dikilirim, derim ki, bugün dışarıda olup biten olumsuzluklardan çoluk çocuğum sorumlu değildir. Bu düşünceyle evime girerim.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"İnsanlar zaman zaman kendilerini tabii ortamlara atmalılar. Bu[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]ortam bir ormanlık alan veya bir su kıyısı da olabilir. Böyle yerlerde tefekküre zaman ayırmalıdır."[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Bir diğer dinleyicimiz de daha kalıcı çözümler sundu:[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Kadere razı olanın kederden emin olacağına inanmamız lâzım. Yunus Sûresi 99. âyette, 'Eğer Rabbin isteseydi yeryüzünde kim varsa hepsi iman ederdi' buyuruluyor.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Böyle olsaydı, insanlar tek fıtratta, tek yaratılışta, tek karakterde, tek kişilikte olurlardı. Demek ki insanların farklı kişilik ve karakterde olmaları hak ve gerçektir.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Biz başkasını değiştirmeye değil, kendimizi değiştirmeye çalışmalıyız. Bize gelen kötülükleri iyilikle savarsak, iyiliğe ulaşacağımızın müjdesini alırız.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Hayırlı işler geciktirilirse belki bizi şerre götürebilir. Ama kalp kırma, kötü bir davranış, bir kusuru yüze vurma gibi serler geciktirilirse, bu da bizi hayra ulaştırır.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Bu ilkeleri benimseyebilirsek Rabbimiz bile imhal eder, geciktirir; fakat ihmal etmez, yeri geldiği zaman onu devreye sokar.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Hazırda olara veya sahip olduğumuz şeyleri amacına uygun kullanmasını bilmeliyiz. Cesaretimizin bittiği yerde esaret başlar. Allah ve Resulüne teslim olmadığımız zaman cesaret biter. Bu da bilgiyle olur.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"İnsanlar bildiğinin efendisi, bilmediğinin kölesidir. Bunun için günlük hayatımızda hep köle hayatı yaşıyoruz.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]"Çünkü hep efelik taslıyoruz, efendiliğe geçişi beceremiyoruz. Gerçek anlamda efelikten efendiliğe geçiş yapabilirsek, başkalarını değil, kendimizi değiştirmeye çalışırsak, sanıyorum gerçek huzuru yakalarız."[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid][I][B]Yazar: Mehmet Paksu.[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ailenin saadeti için erkek nasıl davranmalı, kadın nasıl davranmalı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst