Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Aileyi mahveden diziler...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="La-Tahzen" data-source="post: 200388" data-attributes="member: 1006758"><p><span style="color: #0000ff">Aileyi mahveden diziler... </span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff">Aileyi mahveden bazı diziler, çok şükür bitti; kimisi sona erdi kimisi yaz sezonuna girdi, insanımız 3-4 ay da olsa biraz nefes alacak, kendine gelecek, dizi bağımlılığından kısmen kurtulmuş olacak.</span></p><p><span style="color: #0000ff">Sadece Türkiye değil ülkemize yakınlık duyan Müslüman ülkeler de bu dizilerle mahvedilmekte. Dizi oyuncuları, Orta Doğu ve Balkan ülkelerine gittiklerinde kahramanlar gibi karşılanmaktadır. </span></p><p><span style="color: #0000ff">Ülkemizde izlenme oranı en yüksek olan bu TV dizileri maalesef; fuhşu, zinayı, yakın akraba arasındaki cinsi yakınlaşmayı, eşcinselliği meşru göstermekteler. Geçenlerde böyle dizilerin aileye zararından bahseden aileden sorumlu bakanımız günlerce topa tuttuldu. </span></p><p><span style="color: #0000ff">Dizi bağımlılığına sadece, liberal, entel bayanlar yakalanmış değil, inançlı kadınlar da artık bu tuzağın içindeler. Nasıl vakit geçiriyorsun sorusuna, “İki dizim, üç cüzüm var” cevapları verilmeye başladı bu çevrelerde. </span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff">CEMİYET AİLENİN YERİNİ TUTAMAZ</span></p><p><span style="color: #0000ff">Bugün, her tarafta aileye ve aile hayatına karşı, açık veya gizli bir savaş sürdürüldüğü bilinen bir gerçek. Filmlerin, romanların, hikâyelerin, müstehcen yayınların, TV’lerin esas konusu hep aile... Ailenin lüzumsuzluğu, kadın ve erkeklerin aile kurmadan da birlikte yaşayabilecekleri ve çocuk sahibi olabilecekleri hususu, devamlı gündemde tutulmakta.</span></p><p><span style="color: #0000ff">Ayrıca cinsel özgürlük adı altında, fuhuş teşvik edilmekte ve bunlar, her türlü vasıtadan faydalanılarak genç dimağlara işlenmekte... Bütün bu faaliyetlerin asıl gayesinin, aileyi çözmek ve çökertmek olduğunda kimsenin şüphesi olmasın. </span></p><p><span style="color: #0000ff">Ailedeki sıkıntıları hafifletmek için oluşturulan kurumlar bile aileye zarar vermektedir. İnsaf sahibi fikir adamları da bu tehlikenin farkında artık. Fransız fikir adamı Paul Janet, endişelerini şöyle dile getirmekte: “Günümüzde, genel ve özel teşebbüslerle meydana gelen yoksul evleri, iş evleri, anaokulları ve kreşler, kadının, ailenin rahatı için faaliyet göstermektedirler. Fakat, ailenin yerine, cemiyetin geçtiğini ifade eden bu kurumlar, bir felâketi karşılamak için alınmış tedbirlerden ibarettir. Ancak, bu tedbirler, eninde sonunda, ailenin ihmal edilmesini, ananın, ev ile ilgilenmemesini teşvik edecek; tahminlerin üstünde fenalıklara sebep olacaktır...” </span></p><p><span style="color: #0000ff">Batıda, eskiden kendi rahatlıkları için kadını, köle olarak, eşya olarak görürlerdi, şimdi de süs eşyası, reklam aracı ve ticari bir emtia olarak görmektedirler. </span></p><p><span style="color: #0000ff">Esas maksat, zenginliklerini kullanıp, lüks ve israf içinde günlerini gün etmektir. Bunlar için kadın; birer taş bebekler gibi süslenen, içki âlemlerinde, kumarhanelerde, çılgın bir müzik eşliğinde yarı çıplak halde hoş vakit geçirme aracıdır. </span></p><p><span style="color: #0000ff">İşin üzücü tarafı, sözde kadın haklarını savunan, feministlerin, yayınevi, dergi ve gazetelerin, TV’lerin bu rezil hayata, kadını, oltanın ucundaki yem olarak gören kimselere alet olmalarıdır...</span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff">KAPİTALİSTLERİN SİNSİ OYUNU</span></p><p><span style="color: #0000ff">Kadının istismar edilerek sokağa dökülmesinin ilk defa nasıl başladığı malumdur: 19. asrın ortalarına doğru, kapitalist dünyada, köle gibi kullanılan erkek işçiler, sömürüye isyan edince, kitleler halinde işten kovuldular. Bunların yerine, işe alacakları kadınların, daha uysal olacakları ve daha ucuza çalışacakları kanaatiyle kapitalistler, birdenbire “feminist” kesildiler. </span></p><p><span style="color: #0000ff">Sinsi bir propaganda ile de, “Kadınları, erkeklerin tahakkümünden kurtarmak gerektiğini, onların, çocuk doğurmak ve yetiştirmek gibi bir göreve mahkûm esirler olmadıklarını, onların da erkekler gibi yaşamaya hakları bulunduğunu...” savunur gözüktüler.</span></p><p><span style="color: #0000ff">Tarih boyunca, yapısı değişmekle birlikte aile, fonksiyonlarını, zaman ve mekânın şartlarına uydurarak devam edegelmiştir. Ailenin zayıfladığı, zedelendiği ve fonksiyonlarını yapamadığı zamanlarda, cemiyetin ahlakı bozulmuş, gayrimeşrû ilişkiler artmış, beden ve ruh sağlığı bozuk nesiller cemiyeti işgâl etmiştir...</span></p><p><span style="color: #0000ff">Gerçek mutluluktan uzak kalan aile fertleri, mutluluğu serserilikte, anarşide, terörde, maceralarda, antisosyal davranışlarda, alkolizmde, uyuşturucu maddelerde, suç ve cinayetlerde aramış, bunun neticesi olarak da ruhi dengesi bozuk nesiller, cemiyeti bir kanser gibi sarmıştır. Bazı yeraltı ve yerüstü teşkilâtlar da bu durumu, şu veya bu biçimde kullanmıştır.</span></p><p><span style="color: #0000ff">Dinimizin, örfümüzün sonraki nesillere intikalinin aile üzerinden olacağını hiçbir zaman unutmayalım!</span></p><p><span style="color: #0000ff"></span></p><p><span style="color: #0000ff">Mehmet Oruç</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="La-Tahzen, post: 200388, member: 1006758"] [COLOR=#0000ff]Aileyi mahveden diziler... Aileyi mahveden bazı diziler, çok şükür bitti; kimisi sona erdi kimisi yaz sezonuna girdi, insanımız 3-4 ay da olsa biraz nefes alacak, kendine gelecek, dizi bağımlılığından kısmen kurtulmuş olacak. Sadece Türkiye değil ülkemize yakınlık duyan Müslüman ülkeler de bu dizilerle mahvedilmekte. Dizi oyuncuları, Orta Doğu ve Balkan ülkelerine gittiklerinde kahramanlar gibi karşılanmaktadır. Ülkemizde izlenme oranı en yüksek olan bu TV dizileri maalesef; fuhşu, zinayı, yakın akraba arasındaki cinsi yakınlaşmayı, eşcinselliği meşru göstermekteler. Geçenlerde böyle dizilerin aileye zararından bahseden aileden sorumlu bakanımız günlerce topa tuttuldu. Dizi bağımlılığına sadece, liberal, entel bayanlar yakalanmış değil, inançlı kadınlar da artık bu tuzağın içindeler. Nasıl vakit geçiriyorsun sorusuna, “İki dizim, üç cüzüm var” cevapları verilmeye başladı bu çevrelerde. CEMİYET AİLENİN YERİNİ TUTAMAZ Bugün, her tarafta aileye ve aile hayatına karşı, açık veya gizli bir savaş sürdürüldüğü bilinen bir gerçek. Filmlerin, romanların, hikâyelerin, müstehcen yayınların, TV’lerin esas konusu hep aile... Ailenin lüzumsuzluğu, kadın ve erkeklerin aile kurmadan da birlikte yaşayabilecekleri ve çocuk sahibi olabilecekleri hususu, devamlı gündemde tutulmakta. Ayrıca cinsel özgürlük adı altında, fuhuş teşvik edilmekte ve bunlar, her türlü vasıtadan faydalanılarak genç dimağlara işlenmekte... Bütün bu faaliyetlerin asıl gayesinin, aileyi çözmek ve çökertmek olduğunda kimsenin şüphesi olmasın. Ailedeki sıkıntıları hafifletmek için oluşturulan kurumlar bile aileye zarar vermektedir. İnsaf sahibi fikir adamları da bu tehlikenin farkında artık. Fransız fikir adamı Paul Janet, endişelerini şöyle dile getirmekte: “Günümüzde, genel ve özel teşebbüslerle meydana gelen yoksul evleri, iş evleri, anaokulları ve kreşler, kadının, ailenin rahatı için faaliyet göstermektedirler. Fakat, ailenin yerine, cemiyetin geçtiğini ifade eden bu kurumlar, bir felâketi karşılamak için alınmış tedbirlerden ibarettir. Ancak, bu tedbirler, eninde sonunda, ailenin ihmal edilmesini, ananın, ev ile ilgilenmemesini teşvik edecek; tahminlerin üstünde fenalıklara sebep olacaktır...” Batıda, eskiden kendi rahatlıkları için kadını, köle olarak, eşya olarak görürlerdi, şimdi de süs eşyası, reklam aracı ve ticari bir emtia olarak görmektedirler. Esas maksat, zenginliklerini kullanıp, lüks ve israf içinde günlerini gün etmektir. Bunlar için kadın; birer taş bebekler gibi süslenen, içki âlemlerinde, kumarhanelerde, çılgın bir müzik eşliğinde yarı çıplak halde hoş vakit geçirme aracıdır. İşin üzücü tarafı, sözde kadın haklarını savunan, feministlerin, yayınevi, dergi ve gazetelerin, TV’lerin bu rezil hayata, kadını, oltanın ucundaki yem olarak gören kimselere alet olmalarıdır... KAPİTALİSTLERİN SİNSİ OYUNU Kadının istismar edilerek sokağa dökülmesinin ilk defa nasıl başladığı malumdur: 19. asrın ortalarına doğru, kapitalist dünyada, köle gibi kullanılan erkek işçiler, sömürüye isyan edince, kitleler halinde işten kovuldular. Bunların yerine, işe alacakları kadınların, daha uysal olacakları ve daha ucuza çalışacakları kanaatiyle kapitalistler, birdenbire “feminist” kesildiler. Sinsi bir propaganda ile de, “Kadınları, erkeklerin tahakkümünden kurtarmak gerektiğini, onların, çocuk doğurmak ve yetiştirmek gibi bir göreve mahkûm esirler olmadıklarını, onların da erkekler gibi yaşamaya hakları bulunduğunu...” savunur gözüktüler. Tarih boyunca, yapısı değişmekle birlikte aile, fonksiyonlarını, zaman ve mekânın şartlarına uydurarak devam edegelmiştir. Ailenin zayıfladığı, zedelendiği ve fonksiyonlarını yapamadığı zamanlarda, cemiyetin ahlakı bozulmuş, gayrimeşrû ilişkiler artmış, beden ve ruh sağlığı bozuk nesiller cemiyeti işgâl etmiştir... Gerçek mutluluktan uzak kalan aile fertleri, mutluluğu serserilikte, anarşide, terörde, maceralarda, antisosyal davranışlarda, alkolizmde, uyuşturucu maddelerde, suç ve cinayetlerde aramış, bunun neticesi olarak da ruhi dengesi bozuk nesiller, cemiyeti bir kanser gibi sarmıştır. Bazı yeraltı ve yerüstü teşkilâtlar da bu durumu, şu veya bu biçimde kullanmıştır. Dinimizin, örfümüzün sonraki nesillere intikalinin aile üzerinden olacağını hiçbir zaman unutmayalım! Mehmet Oruç[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Aileyi mahveden diziler...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst