Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 368605" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><strong><span style="color: red">AKIL DÖRT KISIMDIR</span></strong></p><p></p><p><strong><span style="color: red">1. Akl-ı meaş</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">2. Akl-ı mead</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">3. Akl-ı nûrânî </span></strong></p><p><strong><span style="color: red">4. Akl-ı kül</span></strong></p><p></p><p>Allah-u Teâlâ birisine çekişiyor, birisine tenbih ediyor, diğerine sofrasını açmış, bir diğerini kucaklamış.</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">Dört derece aklın izahı:</span></strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><strong><span style="color: red">1. AKL-I MEAŞ</span></strong></p><p></p><p>Bu akıl sahipleri baygındır. Kısa görüşlüdür. Sadece görünüşe göre hüküm yürütür.</p><p></p><p>Âyet-i kerime’de:</p><p><strong><span style="color: red">“Onlardan kimi nefsine zulmedendir.”</span></strong> buyuruluyor. (Fâtır: 32)</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ bizi kendisini bilmemiz ve kendisine ibâdet etmemiz için yarattığı halde, nefs-i emmaredeki bu insanlar; emanet-i ilâhi olan aklı kötüye kullanmış, gönderiliş sebebini bilememiş, lütuf ve ihsanları vereni unutmuş, şeytana uymuş, dünyaya tapmış ve böylece yolunu değiştirmiştir.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ kendisini unutanlara, zikirden ve fikirden gafil olanlara fâsık ismini vermiş, Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmuştur:</p><p><strong><span style="color: red">“Allah’ı unuttuklarından dolayı Allah’ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkmış fâsıkların tâ kendileridir.”</span></strong> (Haşr: 19)</p><p></p><p>Sarhoş gibi ne yaptıklarını bilmezler. Ahirette kendilerini azaptan kurtaracak, ilâhî hoşnutluk kazandıracak olan işlere yönelmezler.</p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Onlar dünya hayatını âhirete tercih ettiler.”</span></strong> (Nahl: 107)</p><p></p><p>Âyet-i kerime’sinde beyan buyurulduğu üzere, Akl-ı meaş’ta olanlar sadece dünya hayatına rağbet ederler. Dünyayı mâbud edinerek ona taparlar. Zamanlarını bütünüyle dünyaya hasrederler. </p><p></p><p>Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Dünyaya muhabbet etmek, büyük günahların en büyüğüdür.”</span></strong> (C. Sağir)</p><p></p><p>Nefsin arzularına uymuş, zevk ve sefâya dalmış, gerçek hayatın bu dünya hayatı olduğunu zannetmiş; böylece ömrünü tüketiyor, gerçek hayatın ölümden sonra başlayacağını bilmiyor.</p><p></p><p>Diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyururlar: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“İnsanlar uykudadırlar, öldükten sonra uyanırlar.”</span></strong> (K. Hafâ)</p><p></p><p>Halk niçin uykuda? Çünkü Hakk’tan sapmış, nefsine tapmış, şeytanın peşinde koşup duruyor. Böylece Hakk’tan, hakikattan ayrılmış.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ kullarına karşı çok şefkatli, çok merhametli olduğundan tenbih ediyor, şeytanın düşmanlığından kullarını korumak ve sakındırmak için Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Ey Âdemoğulları! Ben size: ‘Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık bir düşmanınızdır, bana kulluk edin, bu dosdoğru yoldur.’ diye emretmedim mi?”</span></strong> (Yâsin: 60-61)</p><p></p><p>Kendisini şeytana teslim eden kişi ona ibadet ediyor demektir.</p><p></p><p>Akıllı insan, hayır görse bile düşmanından bir şey kabul etmez. Çünkü onun tuzağından emin olunmaz.</p><p></p><p>Binaenaleyh bu ilâhî emre uyarak, şeytana daha şiddetli düşmanlık yapmak, aldatmak istediği hudutlarda onu yalanlamak, muhalefet etmek gerekiyor.</p><p></p><p>Bu bir emr-i ilâhî’dir. </p><p></p><p>Şeytanlaşmış insanlarla da arkadaşlık yapmamak gerekir.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: </p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">“Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur.”</span></strong> </strong>buyuruyor. (Hud: 113)</p><p></p><p>Kendilerinde zulüm bulunan kimselere meyletmek insanı ateşe götürürse, zulmü kökleşmiş olanlara eğilim duymanın, üstelik tamamen meyletmenin neticesini düşünmek gerekir.</p><p></p><p>Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: </p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">“Mümin-i kâmilden başkası ile sohbet etme!”</span></strong> </strong>(Tirmizî)</p><p></p><p>Şâh-ı Nakşibend -kuddise sırruh- Hazretlerimizin de bu hususta güzel bir beyanları var:</p><p><em><strong><span style="color: red">“Görüştüğün kimseden fayda görüyorsan, onunla görüşmen vaciptir, zarar görüyorsan ayrılman vaciptir.”</span></strong></em> buyururlar. Çünkü görüştüğün kimsenin hali üzerine intikal eder.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 368605, member: 1004566"] [CENTER][B][COLOR=red]AKIL DÖRT KISIMDIR[/COLOR][/B][/CENTER] [B][COLOR=red]1. Akl-ı meaş[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]2. Akl-ı mead[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]3. Akl-ı nûrânî [/COLOR][/B] [B][COLOR=red]4. Akl-ı kül[/COLOR][/B] Allah-u Teâlâ birisine çekişiyor, birisine tenbih ediyor, diğerine sofrasını açmış, bir diğerini kucaklamış. [B][B][COLOR=red]Dört derece aklın izahı:[/COLOR][/B] [/B][B][COLOR=red]1. AKL-I MEAŞ[/COLOR][/B] Bu akıl sahipleri baygındır. Kısa görüşlüdür. Sadece görünüşe göre hüküm yürütür. Âyet-i kerime’de: [B][COLOR=red]“Onlardan kimi nefsine zulmedendir.”[/COLOR][/B] buyuruluyor. (Fâtır: 32) Allah-u Teâlâ bizi kendisini bilmemiz ve kendisine ibâdet etmemiz için yarattığı halde, nefs-i emmaredeki bu insanlar; emanet-i ilâhi olan aklı kötüye kullanmış, gönderiliş sebebini bilememiş, lütuf ve ihsanları vereni unutmuş, şeytana uymuş, dünyaya tapmış ve böylece yolunu değiştirmiştir. Allah-u Teâlâ kendisini unutanlara, zikirden ve fikirden gafil olanlara fâsık ismini vermiş, Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmuştur: [B][COLOR=red]“Allah’ı unuttuklarından dolayı Allah’ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkmış fâsıkların tâ kendileridir.”[/COLOR][/B] (Haşr: 19) Sarhoş gibi ne yaptıklarını bilmezler. Ahirette kendilerini azaptan kurtaracak, ilâhî hoşnutluk kazandıracak olan işlere yönelmezler. [B][COLOR=red]“Onlar dünya hayatını âhirete tercih ettiler.”[/COLOR][/B] (Nahl: 107) Âyet-i kerime’sinde beyan buyurulduğu üzere, Akl-ı meaş’ta olanlar sadece dünya hayatına rağbet ederler. Dünyayı mâbud edinerek ona taparlar. Zamanlarını bütünüyle dünyaya hasrederler. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: [B][COLOR=red]“Dünyaya muhabbet etmek, büyük günahların en büyüğüdür.”[/COLOR][/B] (C. Sağir) Nefsin arzularına uymuş, zevk ve sefâya dalmış, gerçek hayatın bu dünya hayatı olduğunu zannetmiş; böylece ömrünü tüketiyor, gerçek hayatın ölümden sonra başlayacağını bilmiyor. Diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyururlar: [B][COLOR=red]“İnsanlar uykudadırlar, öldükten sonra uyanırlar.”[/COLOR][/B] (K. Hafâ) Halk niçin uykuda? Çünkü Hakk’tan sapmış, nefsine tapmış, şeytanın peşinde koşup duruyor. Böylece Hakk’tan, hakikattan ayrılmış. Allah-u Teâlâ kullarına karşı çok şefkatli, çok merhametli olduğundan tenbih ediyor, şeytanın düşmanlığından kullarını korumak ve sakındırmak için Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor: [B][COLOR=red]“Ey Âdemoğulları! Ben size: ‘Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık bir düşmanınızdır, bana kulluk edin, bu dosdoğru yoldur.’ diye emretmedim mi?”[/COLOR][/B] (Yâsin: 60-61) Kendisini şeytana teslim eden kişi ona ibadet ediyor demektir. Akıllı insan, hayır görse bile düşmanından bir şey kabul etmez. Çünkü onun tuzağından emin olunmaz. Binaenaleyh bu ilâhî emre uyarak, şeytana daha şiddetli düşmanlık yapmak, aldatmak istediği hudutlarda onu yalanlamak, muhalefet etmek gerekiyor. Bu bir emr-i ilâhî’dir. Şeytanlaşmış insanlarla da arkadaşlık yapmamak gerekir. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: [B][B][COLOR=red]“Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur.”[/COLOR][/B] [/B]buyuruyor. (Hud: 113) Kendilerinde zulüm bulunan kimselere meyletmek insanı ateşe götürürse, zulmü kökleşmiş olanlara eğilim duymanın, üstelik tamamen meyletmenin neticesini düşünmek gerekir. Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: [B][B][COLOR=red]“Mümin-i kâmilden başkası ile sohbet etme!”[/COLOR][/B] [/B](Tirmizî) Şâh-ı Nakşibend -kuddise sırruh- Hazretlerimizin de bu hususta güzel bir beyanları var: [I][B][COLOR=red]“Görüştüğün kimseden fayda görüyorsan, onunla görüşmen vaciptir, zarar görüyorsan ayrılman vaciptir.”[/COLOR][/B][/I] buyururlar. Çünkü görüştüğün kimsenin hali üzerine intikal eder. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst