Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 368606" data-attributes="member: 1004566"><p>Akl-ı meaş’da olanların kimi para hırsındadır, kimi lezzetler peşindedir. Kimisi çocuğunu düşünür, kimisi şehvet yolundadır.</p><p></p><p>Ve fakat gün gelir, ömür sona erer. Tûl-i emel bitmiştir. Herkes sorguya çekilmiştir. Kimisi saâdet-i ebediyeye varmıştır, kimisi de kendisini helâk etmiştir. Zira o, niçin yollandığını bilmedi, dünyaya o kadar tapmıştı ki, onun için gönderildiğini sanmıştı.</p><p></p><p>Halbuki Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“O hanginizin daha güzel amel işleyeceğinizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratandır.”</span></strong> (Mülk: 2)</p><p></p><p>Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu Âyet-i kerime’nin tefsiri mahiyetinde olmak üzere bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmaktadır:</p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Sizi imtihana çekmek için ki, hanginizin akılca en güzel, Allah’ın haram kıldığı şeylerden sakınmada en müttaki, O’nun taatine koşmakta en hızlı olacak.”</span> </strong>(Süyuti) </p><p></p><p>Bu sahnede öyle bir durum var ki, kişinin her an fotoğrafı çekiliyor, her sözü her kelimesi zaptediliyor.</p><p></p><p>İnsanların hidayetine vesile olan güzel arkadaş olduğu gibi, isyana teşvik eden de kötü arkadaştır.</p><p></p><p>Bunun içindir ki, insanın bu noktada aklını kullanması lâzımdır.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Onların çoğu akıllarını kullanmazlar.”</span></strong> buyuruyor. (Ankebut: 63)</p><p></p><p>Nice nice güzel yolda olanlar, arkadaşlarının kurbanı olmuşlar; ebedî hayatlarını kaybederek, cehenneme düçar olmuşlardır.</p><p></p><p>Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu hususta bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar: </p><p></p><p><strong><span style="color: red">“Günahkâr ve isyankâr arkadaşlardan hazer et. Zira senin de onlardan olduğun anlaşılır.”</span></strong> (C. Sağir)</p><p></p><p style="text-align: center">•</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ insanların yaratılış sebebini açık olarak bildirmiş ve Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmuştur: </p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">“Ben cinleri ve insanları, ancak (beni bilsinler) bana kulluk etsinler diye yarattım.”</span></strong> </strong>(Zâriyat: 56)</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ’yı bilmeyen, O’na gerçek mânâda ibadet edemez. Her şeyden evvel Allah-u Teâlâ’yı bilmek, Allah-u Teâlâ’yı bilmek için de kişinin nefsini bilmesi gerekir.</p><p></p><p>Bu ihsan ve ikramlar karşısında nankörlük eden kimse açıkça kendisini helâk etmiş olur.</p><p></p><p>Lütfettiği vücut binasında düşmanların yer alması ile, yani Hakk’tan gayrı şeylerin muhabbetini kalbine koyması ile hak ve hakikatten sapmış olur.</p><p></p><p>Çünkü Âyet-i kerime’de:</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">“Allah hiç kimsenin göğsünde iki kalp yaratmamıştır.”</span></strong> </strong>buyuruluyor. (Ahzâb: 4)</p><p></p><p>Ki birisini muhabbet-i Mevlâ’ya, diğerini muhabbet-i mâsivâya hasretsin.</p><p></p><p>Nazargâh-ı ilâhi olan kalbi Allah-u Teâlâ kendisi için halketmiştir. Binaenaleyh o kalpte Allah-u Teâlâ’nın muhabbeti mevcutsa, daha doğrusu Allah-u Teâlâ mevcutsa, mâsivâ o kalbe giremez.</p><p></p><p>Para varsa kasada kesede, malı varsa dükkanda evinde olacak, fakat bunlar kalbe girmeyecek. Eğer kalbe girerse kalbi ifsad eder ve muhabbet-i Mevlâ o kalpte bulunmaz.</p><p></p><p>Hakk ile olmayan, o binayı nefis ve şeytana tahsis etmiştir, Hakk’ın ihsan ve ikrâm ettiği latîfeleri ifsad etmiştir. Bir düşman bir eve girdiği zaman evi tahrip ettiği gibi, bu iki düşman da kalbi ve bütün vücudu ifsad ederler. Kişi artık görünüşte insan, fakat icraatıyla hep hayvan, hatta hayvandan da elli derece daha aşağı. Zira o hayvan amma, Yaratan’ını biliyor ve tesbihini yapıyor.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki:</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: red">“Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile tesbih etmiş olmasın. Fakat siz, onların tesbihlerini anlayamazsınız.”</span></strong> </strong>(İsrâ: 44)</p><p></p><p>Yaratılan her şey Allah-u Teâlâ’yı tesbih eder, amma siz duymuyorsunuz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 368606, member: 1004566"] Akl-ı meaş’da olanların kimi para hırsındadır, kimi lezzetler peşindedir. Kimisi çocuğunu düşünür, kimisi şehvet yolundadır. Ve fakat gün gelir, ömür sona erer. Tûl-i emel bitmiştir. Herkes sorguya çekilmiştir. Kimisi saâdet-i ebediyeye varmıştır, kimisi de kendisini helâk etmiştir. Zira o, niçin yollandığını bilmedi, dünyaya o kadar tapmıştı ki, onun için gönderildiğini sanmıştı. Halbuki Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: [B][COLOR=red]“O hanginizin daha güzel amel işleyeceğinizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratandır.”[/COLOR][/B] (Mülk: 2) Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu Âyet-i kerime’nin tefsiri mahiyetinde olmak üzere bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmaktadır: [B][COLOR=red]“Sizi imtihana çekmek için ki, hanginizin akılca en güzel, Allah’ın haram kıldığı şeylerden sakınmada en müttaki, O’nun taatine koşmakta en hızlı olacak.”[/COLOR] [/B](Süyuti) Bu sahnede öyle bir durum var ki, kişinin her an fotoğrafı çekiliyor, her sözü her kelimesi zaptediliyor. İnsanların hidayetine vesile olan güzel arkadaş olduğu gibi, isyana teşvik eden de kötü arkadaştır. Bunun içindir ki, insanın bu noktada aklını kullanması lâzımdır. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: [B][COLOR=red]“Onların çoğu akıllarını kullanmazlar.”[/COLOR][/B] buyuruyor. (Ankebut: 63) Nice nice güzel yolda olanlar, arkadaşlarının kurbanı olmuşlar; ebedî hayatlarını kaybederek, cehenneme düçar olmuşlardır. Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu hususta bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar: [B][COLOR=red]“Günahkâr ve isyankâr arkadaşlardan hazer et. Zira senin de onlardan olduğun anlaşılır.”[/COLOR][/B] (C. Sağir) [CENTER]•[/CENTER] Allah-u Teâlâ insanların yaratılış sebebini açık olarak bildirmiş ve Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmuştur: [B][B][COLOR=red]“Ben cinleri ve insanları, ancak (beni bilsinler) bana kulluk etsinler diye yarattım.”[/COLOR][/B] [/B](Zâriyat: 56) Allah-u Teâlâ’yı bilmeyen, O’na gerçek mânâda ibadet edemez. Her şeyden evvel Allah-u Teâlâ’yı bilmek, Allah-u Teâlâ’yı bilmek için de kişinin nefsini bilmesi gerekir. Bu ihsan ve ikramlar karşısında nankörlük eden kimse açıkça kendisini helâk etmiş olur. Lütfettiği vücut binasında düşmanların yer alması ile, yani Hakk’tan gayrı şeylerin muhabbetini kalbine koyması ile hak ve hakikatten sapmış olur. Çünkü Âyet-i kerime’de: [B][B][COLOR=red]“Allah hiç kimsenin göğsünde iki kalp yaratmamıştır.”[/COLOR][/B] [/B]buyuruluyor. (Ahzâb: 4) Ki birisini muhabbet-i Mevlâ’ya, diğerini muhabbet-i mâsivâya hasretsin. Nazargâh-ı ilâhi olan kalbi Allah-u Teâlâ kendisi için halketmiştir. Binaenaleyh o kalpte Allah-u Teâlâ’nın muhabbeti mevcutsa, daha doğrusu Allah-u Teâlâ mevcutsa, mâsivâ o kalbe giremez. Para varsa kasada kesede, malı varsa dükkanda evinde olacak, fakat bunlar kalbe girmeyecek. Eğer kalbe girerse kalbi ifsad eder ve muhabbet-i Mevlâ o kalpte bulunmaz. Hakk ile olmayan, o binayı nefis ve şeytana tahsis etmiştir, Hakk’ın ihsan ve ikrâm ettiği latîfeleri ifsad etmiştir. Bir düşman bir eve girdiği zaman evi tahrip ettiği gibi, bu iki düşman da kalbi ve bütün vücudu ifsad ederler. Kişi artık görünüşte insan, fakat icraatıyla hep hayvan, hatta hayvandan da elli derece daha aşağı. Zira o hayvan amma, Yaratan’ını biliyor ve tesbihini yapıyor. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: [B][B][COLOR=red]“Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile tesbih etmiş olmasın. Fakat siz, onların tesbihlerini anlayamazsınız.”[/COLOR][/B] [/B](İsrâ: 44) Yaratılan her şey Allah-u Teâlâ’yı tesbih eder, amma siz duymuyorsunuz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst