Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 368615" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><strong><span style="color: magenta">ULÜL-ELBÂB</span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: magenta"></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"></span></strong></p><p>Allah-u Teâlâ’nın duyurması ve göstermesi ile husule gelen bir akıldır. <strong>“Akl-ı kül”</strong>den sonra artık akıl çalışmaz. Ancak ondan sonraki beşinci akıl, Allah-u Teâlâ’nın duyurması ile ve göstermesi ile olan bir akıldır. Bu ise <strong>“Ulül-elbâb”</strong>dır.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ’nın Âyet-i kerime’sinde <strong>“İlimde derinleşenler”</strong> diye vasıflandırdığı kimseler işte bunlardır. Bu ilim doğrudan doğruya Allah-u Teâlâ’dan gelir, bu ilmi ancak bildirdiği kimseler bilir, başkasına şâmil değildir ve faydalı olan hakiki ilim de budur.</p><p></p><p>Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:</p><p></p><p><strong><span style="color: magenta">“İlim ikidir. Birisi dilde olup (ki bu zâhirî ilimdir) Allah-u Teâlâ’nın kulları üzerine hüccetidir. Bir de kalpte olan (mârifet ilmi) vardır. Asıl gayeye ulaşmak için faydalı olan da budur.”</span></strong> (Tirmizî)</p><p></p><p>Tarif edilen bu ikinci yol, yani münevver yol bu Hadis-i şerif’le öğrenilmiş oluyor. </p><p></p><p>Bir <strong>“Satır ilmi”</strong>vardır. Bu ilim duymakla, okumakla öğrenilir. Bir de Allah-u Teâlâ’nın kalbe koyduğu ilim vardır ki, bu <strong>“Sadır ilmi”</strong>dir, buna <strong>“Mârifetullah ilmi”</strong> de denir. İşte bunlar bu gayeye ulaşmış ve bu faydalı olan mârifetullah ilmine vâkıf olmuşlardır. Hem zâhirî hem bâtınî misal âlemine uçabilmek için iki kanatlı kuş mesabesinde olmuşlardır.</p><p></p><p>Ulül-elbâb, bütün varlığından soyunur, hiçbir şey bilmediğini ve câhil olduğunu itiraf eder. Çünkü dıştan içe geçmiştir, zâhirden bâtına intikal etmiştir.</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: magenta">“Ölmeden evvel ölünüz.”</span></strong> </strong>(K. Hafâ)</p><p></p><p>Hadis-i şerif’inin sırrının tecelliyatı burada başlar.</p><p></p><p>Yerine göre ne akıl ne ilim burada çalışmaz. Burası Ulül-elbâb’a âittir. Bunlar Allah-u Teâlâ ile karşı karşıya gelenlerdir.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ ona ne bildirirse onu bilir, ne gösterirse onu görür. Gerçekten hiç olduğunu gözü ile görür ve bilir. Çünkü Hakk’a vâsıl olan Hakk’ı görür, kendisini görmez. Allah-u Teâlâ’ya iman eder, kendisini inkâr eder. Bu öyle bir makamdır. </p><p></p><p>Allah-u Teâlâ o kulundan perdeyi dilediği kadar kaldırır ve esrârını ona duyurur.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki:</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: magenta">“İlimde derinleşenler ise:<em> ‘Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.’</em> derler. Bu inceliği ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlarlar.”</span></strong> </strong>(Âl-i imran: 7)</p><p></p><p>İşte Allah-u Teâlâ ancak ilimde derinleşen ve aklı Ulül-elbâb’a varan hakikat ehlinin hakikatı kavrayacağını beyan ediyor, başkası kavrayamaz.</p><p></p><p>Diğer bir Âyet-i kerime’sinde ise şöyle buyuruyor:</p><p></p><p><strong><strong><span style="color: magenta">“Ancak akl-ı selim sahipleri öğüt ve ibret alırlar.”</span></strong> </strong>(Zümer: 9)</p><p></p><p>Ulül-elbâb’dan başka kimse bunu tefekkür edemez. Bu sırlara ancak o mazhar olur.</p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: magenta">Ulül-elbâb’da olanların ilmi:</span></strong></p><p>Bu doğrudan doğruya vehbidir, Allah vergisidir. Bunlar Resulullah Aleyhisselâm’ın vârisidir.</p><p></p><p>Allah-u Teâlâ’nın imanı kalbine yazması ile, nuru kalbine akıtması ile, kalp kulağına duyurması ile, kalp gözüne göstermesi ile olur, Allah-u Teâlâ bu kullarına lütfu ile ilham eder.</p><p></p><p>alinti</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 368615, member: 1004566"] [CENTER][B][COLOR=magenta]ULÜL-ELBÂB [/COLOR][/B][/CENTER] [B][COLOR=magenta] [/COLOR][/B] Allah-u Teâlâ’nın duyurması ve göstermesi ile husule gelen bir akıldır. [B]“Akl-ı kül”[/B]den sonra artık akıl çalışmaz. Ancak ondan sonraki beşinci akıl, Allah-u Teâlâ’nın duyurması ile ve göstermesi ile olan bir akıldır. Bu ise [B]“Ulül-elbâb”[/B]dır. Allah-u Teâlâ’nın Âyet-i kerime’sinde [B]“İlimde derinleşenler”[/B] diye vasıflandırdığı kimseler işte bunlardır. Bu ilim doğrudan doğruya Allah-u Teâlâ’dan gelir, bu ilmi ancak bildirdiği kimseler bilir, başkasına şâmil değildir ve faydalı olan hakiki ilim de budur. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: [B][COLOR=magenta]“İlim ikidir. Birisi dilde olup (ki bu zâhirî ilimdir) Allah-u Teâlâ’nın kulları üzerine hüccetidir. Bir de kalpte olan (mârifet ilmi) vardır. Asıl gayeye ulaşmak için faydalı olan da budur.”[/COLOR][/B] (Tirmizî) Tarif edilen bu ikinci yol, yani münevver yol bu Hadis-i şerif’le öğrenilmiş oluyor. Bir [B]“Satır ilmi”[/B]vardır. Bu ilim duymakla, okumakla öğrenilir. Bir de Allah-u Teâlâ’nın kalbe koyduğu ilim vardır ki, bu [B]“Sadır ilmi”[/B]dir, buna [B]“Mârifetullah ilmi”[/B] de denir. İşte bunlar bu gayeye ulaşmış ve bu faydalı olan mârifetullah ilmine vâkıf olmuşlardır. Hem zâhirî hem bâtınî misal âlemine uçabilmek için iki kanatlı kuş mesabesinde olmuşlardır. Ulül-elbâb, bütün varlığından soyunur, hiçbir şey bilmediğini ve câhil olduğunu itiraf eder. Çünkü dıştan içe geçmiştir, zâhirden bâtına intikal etmiştir. [B][B][COLOR=magenta]“Ölmeden evvel ölünüz.”[/COLOR][/B] [/B](K. Hafâ) Hadis-i şerif’inin sırrının tecelliyatı burada başlar. Yerine göre ne akıl ne ilim burada çalışmaz. Burası Ulül-elbâb’a âittir. Bunlar Allah-u Teâlâ ile karşı karşıya gelenlerdir. Allah-u Teâlâ ona ne bildirirse onu bilir, ne gösterirse onu görür. Gerçekten hiç olduğunu gözü ile görür ve bilir. Çünkü Hakk’a vâsıl olan Hakk’ı görür, kendisini görmez. Allah-u Teâlâ’ya iman eder, kendisini inkâr eder. Bu öyle bir makamdır. Allah-u Teâlâ o kulundan perdeyi dilediği kadar kaldırır ve esrârını ona duyurur. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: [B][B][COLOR=magenta]“İlimde derinleşenler ise:[I] ‘Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.’[/I] derler. Bu inceliği ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlarlar.”[/COLOR][/B] [/B](Âl-i imran: 7) İşte Allah-u Teâlâ ancak ilimde derinleşen ve aklı Ulül-elbâb’a varan hakikat ehlinin hakikatı kavrayacağını beyan ediyor, başkası kavrayamaz. Diğer bir Âyet-i kerime’sinde ise şöyle buyuruyor: [B][B][COLOR=magenta]“Ancak akl-ı selim sahipleri öğüt ve ibret alırlar.”[/COLOR][/B] [/B](Zümer: 9) Ulül-elbâb’dan başka kimse bunu tefekkür edemez. Bu sırlara ancak o mazhar olur. [B][COLOR=magenta]Ulül-elbâb’da olanların ilmi:[/COLOR][/B] Bu doğrudan doğruya vehbidir, Allah vergisidir. Bunlar Resulullah Aleyhisselâm’ın vârisidir. Allah-u Teâlâ’nın imanı kalbine yazması ile, nuru kalbine akıtması ile, kalp kulağına duyurması ile, kalp gözüne göstermesi ile olur, Allah-u Teâlâ bu kullarına lütfu ile ilham eder. alinti [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Akıl ve dereceleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst