Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
AKLINI BASINA AL, KALBiNi TEMiZLE
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hatve" data-source="post: 48912"><p><strong> Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn, talihsiz bir tarafa; diğeri Hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler.</strong></p><p> </p><p><strong> <span style="color: black"><span style="color: navy"><span style="color: brown">Hodbîn adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbin olduğundan </span></span></span><span style="color: red">bedbinlik cezası olarak </span><span style="color: pink"><span style="color: navy"><em>nazarinda</em></span> </span>pek fena bir memlekete düşer. Bakar ki: Her yerde âciz bîçareler, zorba müdhiş adamların ellerinden ve tahrîbatlarından vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî şeklini almış. Kendisi, şu elîm ve muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünki: Herkes ona düşman ve ecnebi görünüyor. Ve ortalıkta dahi, müthiş cenâzeleri ve me'yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdanı, azab içindekalır. </strong></p><p><strong> <span style="color: red">Diğeri Hüdâbîn, Hüdâperest ve Hak-endîş, güzel ahlâklı idi </span>ki:<span style="color: pink"> <span style="color: navy"><em>Nazarında</em> </span></span>pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumî şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehr-âyin, bir cezbe ve neş'e içinde zikirhâneler.. herkes ona dost ve akrabâ görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisat-ı umumiye şenliği görüyor. Hem, tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor.</strong></p><p><strong> Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. <span style="color: limegreen">Hem güzelce bir ticaret eline geçer</span>. Allah'a şükreder. Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der:</strong></p><p><strong> <span style="color: green">"Yâhu sen divâne olmuşsun. Batnındaki çirkinlikler, zâhirine aksetmiş olmalı ki; gülmeyi ağlamak, terhisatı, soymak ve talan etmek tevehhüm etmişsin. </span> <span style="color: red"><span style="color: red"> <span style="font-size: 12px">Aklını başına al. Kalbini temizle</span>.</span> </span></strong></p><p> </p><p><strong> <span style="color: purple">Tâ, şu musibetli perde senin nazarından kalksın</span>, </strong></p><p><strong> <span style="color: red">hakikatı </span>görebilesin. </strong></p><p><strong> <span style="color: orange"><span style="color: teal">Zira, nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizâm-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve Kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği Sûrette olamaz."</span></span> Sonra o bedbahtın aklı başına gelir. Nedâmet eder. "Evet, ben <span style="color: blue">işretten dîvâne olmuştum</span>. Allah senden razı olsun ki, Cehennemî bir hâletten beni kurtardın." der</strong></p><p><strong> Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam kâfirdir. Veya fâsık gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir mâtemhâne-i umumiyyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcûdât, ruhsuz, müdhiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş'et edip, onu mânen ta'zib eder. Diğer adam ise; mü'mindir. Cenâb-ı Hâlikı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya, bir zikirhâne-i Rahman, bir tâlimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyât-ı hayvâniyye ve insâniyye ise; terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, mânen mesrurâne, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Ta yeni vazifedârlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniyye ve insâniyye ise; ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakîm memnun memurlardır. Bütün sadalar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır. Bütün mevcûdât, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîm'inin ve Mâlik-i Rahîm'inin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. <span style="color: purple">Daha bunun gibi pek çok<span style="color: #ff09ff"> lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatlar</span>,<span style="color: #3a0000"><span style="font-size: 15px"> îmanından </span></span>tecelli eder, tezâhür eder.</span></strong></p><p><strong> Demek îman, bir mânevî tûba-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.</strong></p><p> </p><p><strong> <em><span style="color: maroon">Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve îmandadır.</span></em></strong></p><p><strong> <span style="color: red">Öyle ise, biz daima: اَلْحَمْدُ ِللّهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ demeliyiz...</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hatve, post: 48912"] [B] Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn, talihsiz bir tarafa; diğeri Hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler.[/B] [B] [COLOR=black][COLOR=navy][COLOR=brown]Hodbîn adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbin olduğundan [/COLOR][/COLOR][/COLOR][COLOR=red]bedbinlik cezası olarak [/COLOR][COLOR=pink][COLOR=navy][I]nazarinda[/I][/COLOR] [/COLOR]pek fena bir memlekete düşer. Bakar ki: Her yerde âciz bîçareler, zorba müdhiş adamların ellerinden ve tahrîbatlarından vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî şeklini almış. Kendisi, şu elîm ve muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünki: Herkes ona düşman ve ecnebi görünüyor. Ve ortalıkta dahi, müthiş cenâzeleri ve me'yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdanı, azab içindekalır. [/B] [B] [COLOR=red]Diğeri Hüdâbîn, Hüdâperest ve Hak-endîş, güzel ahlâklı idi [/COLOR]ki:[COLOR=pink] [COLOR=navy][I]Nazarında[/I] [/COLOR][/COLOR]pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumî şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehr-âyin, bir cezbe ve neş'e içinde zikirhâneler.. herkes ona dost ve akrabâ görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisat-ı umumiye şenliği görüyor. Hem, tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor.[/B] [B] Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. [COLOR=limegreen]Hem güzelce bir ticaret eline geçer[/COLOR]. Allah'a şükreder. Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der:[/B] [B] [COLOR=green]"Yâhu sen divâne olmuşsun. Batnındaki çirkinlikler, zâhirine aksetmiş olmalı ki; gülmeyi ağlamak, terhisatı, soymak ve talan etmek tevehhüm etmişsin. [/COLOR] [COLOR=red][COLOR=red] [SIZE=3]Aklını başına al. Kalbini temizle[/SIZE].[/COLOR] [/COLOR][/B] [B] [COLOR=purple]Tâ, şu musibetli perde senin nazarından kalksın[/COLOR], [/B] [B] [COLOR=red]hakikatı [/COLOR]görebilesin. [/B] [B] [COLOR=orange][COLOR=teal]Zira, nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizâm-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve Kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği Sûrette olamaz."[/COLOR][/COLOR] Sonra o bedbahtın aklı başına gelir. Nedâmet eder. "Evet, ben [COLOR=blue]işretten dîvâne olmuştum[/COLOR]. Allah senden razı olsun ki, Cehennemî bir hâletten beni kurtardın." der[/B] [B] Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam kâfirdir. Veya fâsık gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir mâtemhâne-i umumiyyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcûdât, ruhsuz, müdhiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş'et edip, onu mânen ta'zib eder. Diğer adam ise; mü'mindir. Cenâb-ı Hâlikı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya, bir zikirhâne-i Rahman, bir tâlimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyât-ı hayvâniyye ve insâniyye ise; terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, mânen mesrurâne, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Ta yeni vazifedârlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniyye ve insâniyye ise; ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakîm memnun memurlardır. Bütün sadalar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş'esinden neş'et eden nağamattır. Bütün mevcûdât, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîm'inin ve Mâlik-i Rahîm'inin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. [COLOR=purple]Daha bunun gibi pek çok[COLOR=#ff09ff] lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatlar[/COLOR],[COLOR=#3a0000][SIZE=4] îmanından [/SIZE][/COLOR]tecelli eder, tezâhür eder.[/COLOR][/B] [B] Demek îman, bir mânevî tûba-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.[/B] [B] [I][COLOR=maroon]Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve îmandadır.[/COLOR][/I][/B] [B] [COLOR=red]Öyle ise, biz daima: اَلْحَمْدُ ِللّهِ عَلَى دِينِ اْلاِسْلاَمِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَانِ demeliyiz...[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
AKLINI BASINA AL, KALBiNi TEMiZLE
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst