Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Alaaddin Başar'dan Görüntülü Soru ve Cevaplar - 84. Bölüm
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TeFaNi1" data-source="post: 230182" data-attributes="member: 6677"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Soru 1: “O gün semâyı, kitap sahifelerini dürer gibi düreriz.” (Enbiyâ Suresi, 104) “O, geceyi, kendisini durmadan kovalayan gündüze bürüyüp örter” (A’râf Suresi, 54) “Tek bir sesledir ki, onların hepsi birden toplanıp huzurumuza getirilirler.” (Yâsin Sûresi, 53) bu ayetleri Üstad’ımız; Kur’anın yüksek hakikatlerini, şiirin sönük ve basit üslubunun ifade edemeyeceğine delil getirmektedir. Fakat teferruatına ve izahına girmiyor. Bu hususta yardımcı olabilir misiniz?</strong></span></span></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">[VIMEO]10977275[/VIMEO]</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Soru 2: “Kur'ân'ın herbir âyetinin, küfrün zulümatını nasıl dağıttığını görmek için kendimizi o asr-ı cahiliyette ve o sahrâ-yı bedeviyette farzetmemiz isteniyor. “O ölmüş veya yatmış mevcudat-ı âlem, 'Tüsebbihû' sadasıyla, işitenlerin zihninde nasıl diriliyorlar, hüşyar oluyorlar, kıyam edip zikrediyorlar!” deniliyor.” “Bu zamandan o zamana bakmakla mezkur zevkin dekaikini göremeyeceğimiz” ifade ediliyor. Fakat On Üçüncü Söz’deki cümleler ve ifadeler bu zamandan, o zamana baktırmıyor mu? Yoksa farklı bir bakışı mı tavsiye ediyor? </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">[VIMEO]10975065[/VIMEO]</span></span></p><p></span></span> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Soru 3: Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın en yüksek bir derece-i i'câzına bakmak istersen, şu temsili dinle, bak. Şöyle ki: Gayet yüksek ve garip ve gayetle yayılmış acip bir ağaç farz edelim ki, o ağaç bir perde-i gayb altında, bir tabaka-i mestûriyet içinde saklanmış. Malûmdur ki, bir ağacın, insanın âzâları gibi, onun dalları, meyveleri, yaprakları, çiçekleri gibi bütün uzuvları arasında bir münasebet, bir tenasüp, bir muvazenet lâzımdır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Aynen onun gibi, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın dahi, şecere-i hilkatin hakikatine dair-beyanat-ı Furkaniyesi, o kadar tenasübü muhafaza etmiş ki, bütün muhakkikler, nihayet-i tahkikinde, Kur'ân'ın tasvirine "Maşaallah, bârekâllah" deyip, "Tılsım-ı kâinatı ve muammâ-yı hilkati keşif ve fetheden yalnız sensin, ey Kur'ân-ı Hakîm!" demişler.”</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Üstadımız, Kur’an-ı Kerim’in kâinatın hakikatine dair beyanatlarını gaybi bir ağaç misaliyle nazara vermektedir. Bu mesele sadece ihtisas sahibi zevatı mı ilgilendiriyor? Bizlerin de istifademizi temin etmek üzere, bu ağaç misalini biraz açabilir misiniz? </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">[VIMEO]10975200[/VIMEO]</span></span></p><p></span></span> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Soru 4: “Esmâ ve sıfât-ı İlâhiyeyi, şuûn ve ef'âl-i Rabbâniye bir şecere-i tûbâ-i nur hükmünde” temsil ediliyor ve Kur’an-ı Kerimin o hakaik-ı esmâ ve sıfâtı ve şuûn ve ef'âli “birbirine uygun, birbirine lâyık, birbirini kırmayacak, birbirinin hükmünü bozmayacak bir surette” beyan ettiği ders veriliyor. Üstadımızın örnek olarak verdiği ayet-i kerimeleri de esas alarak bu konuyu </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>biraz açıklar mısınız?</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #8b0000"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">[VIMEO]10975304[/VIMEO]</span></span></p><p></span></span> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sohbetin Tamamı</span> </span></strong></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: black">[VIMEO]10976743[/VIMEO]</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TeFaNi1, post: 230182, member: 6677"] [SIZE=3][COLOR=darkred][B]Soru 1: “O gün semâyı, kitap sahifelerini dürer gibi düreriz.” (Enbiyâ Suresi, 104) “O, geceyi, kendisini durmadan kovalayan gündüze bürüyüp örter” (A’râf Suresi, 54) “Tek bir sesledir ki, onların hepsi birden toplanıp huzurumuza getirilirler.” (Yâsin Sûresi, 53) bu ayetleri Üstad’ımız; Kur’anın yüksek hakikatlerini, şiirin sönük ve basit üslubunun ifade edemeyeceğine delil getirmektedir. Fakat teferruatına ve izahına girmiyor. Bu hususta yardımcı olabilir misiniz?[/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [CENTER][SIZE=2][COLOR=black][VIMEO]10977275[/VIMEO][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][B]Soru 2: “Kur'ân'ın herbir âyetinin, küfrün zulümatını nasıl dağıttığını görmek için kendimizi o asr-ı cahiliyette ve o sahrâ-yı bedeviyette farzetmemiz isteniyor. “O ölmüş veya yatmış mevcudat-ı âlem, 'Tüsebbihû' sadasıyla, işitenlerin zihninde nasıl diriliyorlar, hüşyar oluyorlar, kıyam edip zikrediyorlar!” deniliyor.” “Bu zamandan o zamana bakmakla mezkur zevkin dekaikini göremeyeceğimiz” ifade ediliyor. Fakat On Üçüncü Söz’deki cümleler ve ifadeler bu zamandan, o zamana baktırmıyor mu? Yoksa farklı bir bakışı mı tavsiye ediyor? [/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][CENTER][SIZE=2][COLOR=black][VIMEO]10975065[/VIMEO][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][B]Soru 3: Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın en yüksek bir derece-i i'câzına bakmak istersen, şu temsili dinle, bak. Şöyle ki: Gayet yüksek ve garip ve gayetle yayılmış acip bir ağaç farz edelim ki, o ağaç bir perde-i gayb altında, bir tabaka-i mestûriyet içinde saklanmış. Malûmdur ki, bir ağacın, insanın âzâları gibi, onun dalları, meyveleri, yaprakları, çiçekleri gibi bütün uzuvları arasında bir münasebet, bir tenasüp, bir muvazenet lâzımdır. Aynen onun gibi, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyanın dahi, şecere-i hilkatin hakikatine dair-beyanat-ı Furkaniyesi, o kadar tenasübü muhafaza etmiş ki, bütün muhakkikler, nihayet-i tahkikinde, Kur'ân'ın tasvirine "Maşaallah, bârekâllah" deyip, "Tılsım-ı kâinatı ve muammâ-yı hilkati keşif ve fetheden yalnız sensin, ey Kur'ân-ı Hakîm!" demişler.” Üstadımız, Kur’an-ı Kerim’in kâinatın hakikatine dair beyanatlarını gaybi bir ağaç misaliyle nazara vermektedir. Bu mesele sadece ihtisas sahibi zevatı mı ilgilendiriyor? Bizlerin de istifademizi temin etmek üzere, bu ağaç misalini biraz açabilir misiniz? [/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][CENTER][SIZE=2][COLOR=black][VIMEO]10975200[/VIMEO][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][B]Soru 4: “Esmâ ve sıfât-ı İlâhiyeyi, şuûn ve ef'âl-i Rabbâniye bir şecere-i tûbâ-i nur hükmünde” temsil ediliyor ve Kur’an-ı Kerimin o hakaik-ı esmâ ve sıfâtı ve şuûn ve ef'âli “birbirine uygun, birbirine lâyık, birbirini kırmayacak, birbirinin hükmünü bozmayacak bir surette” beyan ettiği ders veriliyor. Üstadımızın örnek olarak verdiği ayet-i kerimeleri de esas alarak bu konuyu [/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][B]biraz açıklar mısınız?[/B][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=3][COLOR=#8b0000][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=3][COLOR=#8b0000][CENTER][SIZE=2][COLOR=black][VIMEO]10975304[/VIMEO][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [/COLOR][/SIZE][B][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=darkred]Sohbetin Tamamı[/COLOR] [/SIZE][/B] [CENTER][SIZE=2][COLOR=black][VIMEO]10976743[/VIMEO][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][/SIZE] [SIZE=2][/SIZE] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Alaaddin Başar'dan Görüntülü Soru ve Cevaplar - 84. Bölüm
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst