Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Alevilik-Gelin Canlar Bir Olalım
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 23187" data-attributes="member: 857"><p><strong>Cevap: Alevilik</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">. 9</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ya ibadet? Ya namaz? Bakalım bu konuda ne buyurmuşlar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Pir Sultan Abdal şu şiirinde namazı tavsiye eder: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ay Ali’dir, Gün Muhammed </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kılasın farz ile sünnet </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Yedi tamu, sekiz cennet </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bülbül oynar gül içinde. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Burada, Gün yani Güneş Peygamberimize, Ay ise Hazreti Ali’ye benzetilmekle, feyiz kaynağının Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem olduğu anlatılmaktadır. Şiirde geçen “tamu” cehennem demektir. Şair, başka bir şiirinde şöyle der: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Hani bizden evvel gelen </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Beş vaktini tamam kılan </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">On parmağı pınar olan </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">El Muhammed, Ali’nindir. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Pir Sultan, şu mısralarında kendi nefsine hitap ederken, başkalarına ders verir: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kıl beş vakit namaz kazaya koma </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sakın bu dünyada kalırım deme </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Tenim teneşirde, özüm sağdadır. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Kul Hüseyin de namazı tavsiye eder: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Müminin selâmını almalı </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Tarikatta tasdik olup durmalı </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Üç sünneti yedi farzı kılmalı </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kırk makamda dört duvarın babı odur. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Üç” sünnet ve “yedi” farzın, “yirmi üç” rekât sünnet ve “on yedi” rekât farz olmak üzere toplam kırk rekât günlük namaz olduğu açıktır. Alevilikte namaz yoktur diyenlerin kulakları çınlasın! </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Kul Himmet namazın önemini şöyle dile getirir: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Namazı sorarsan ağız tadıdır </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Şeriatın edebidir, ududur. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Sonra da bu önemli ibadeti tarif eder: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Dinleyip öğüdün almayan kişi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Dinin, tarikatın bilmeyen kişi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Dört mezhep nedendir görmeyen kişi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Harap olur, nice kuldur, efendi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sabah dört, öğlen on, bana beyandır </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İkindi sekiz, gerisi nihandır </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Akşam beş, yatsı on üç, bil ayandır </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bunları öğrendik, bildik efendi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bir günün farzını on yedi buldum </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sünneti yirmi üç, vitiri kıldım </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sualine cevap vermeye geldim </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Var sen de kaçanı üttür efendi. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Buraya kadar yaptığımız alıntılardan da anlaşılacağı üzere, Alevi pirler, temel konularda Sünnîlerle aynı çizgidedirler. Allah, Kuran, ahiret, melâike, ibadet ve benzeri meselelerdeki tavırları hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar nettir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bu vesileyle bir noktayı daha aydınlatmakta fayda var. Malum kimseler, Pir Sultan Abdal’ı daima siyasî cephesiyle nazara vermek arzusundadırlar. Oysa o, katılmak zorunda kaldığı kargaşadan dolayı üzüntü içindedir. Çünkü birbiriyle mücadele edenler iki Müslüman topluluktur. Pişmanlık ve üzüntüsünü şu mısralarıyla dile getirir: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Atlarımız yemin yedi silindi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İki kardeş karşı karşı salındı </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ciğerciğim delik delik delindi </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sal Allah’ım sal sılaya gideyim. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Allah rızası için barış içinde yaşamak varken eski zamanlarda zuhura gelen ihtilafları bugüne taşıyıp düşmanlıkları körüklemenin kime ne yararı var? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">10. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Yukarıda bazı terimleri tanımlamış, Alevi teriminin “Hazreti Ali muhabbetini meslek ittihaz eden” manasına geldiğini söylemiştim. Kaynaklarda görülen ifadeler ise, Aleviliğin bir tasavvuf yolu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Tıpkı Mevlevilik gibi... Mevlevilikteki “sema”nın yerini Alevilikte “semah” almıştır. Mevlevi dergâhları caminin alternatifi olmadığı gibi cem evleri de caminin alternatifi değildir. Öbür İslam mezhep ve meşreplerine Sünnilik namını takarak Alevilik adına muhalefet etmek yersizdir. Aleviliği İslâmî daireden ayırıp dine muhalif bir felsefe gibi takdim etmek ise büsbütün hatadır, iftiradır, ihanettir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Sahih Alevilerin imanı tamdır. Nitekim şiirlerinde bunu da açıkça gördük. Hazreti Muhammed aleyhisselamın son peygamber olduğunu bilirler. Dinin esası olan Kuran-ı Kerim’in emirlerini kabul eder, uygulamaya çalışırlar. Hazreti Ali Efendimizi ise, iman hakikatlerini yaymak için hayatını veren bir mürşit bilir, ondan feyiz alırlar. On İki İmam’ı, Peygamberimizin neslinden geldikleri ve dine hizmet ettikleri için severler. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Hakiki Alevilerin temel konularda öbür Müslümanlardan farkları yoktur. Her ikisi de aynı ilaha, aynı peygambere, aynı kitaba inanırlar. Binlerce birlik cihetleri vardır. Alevi ve Sünnî kelimeleri daha ziyade tarif için kullanılır. Esasen netice birdir. Çünkü Sünnî, “Peygamber Efendimizin izinde giden” demektir. Hazreti Ali de kuşkusuz bu yoldan gitmiştir. Alevi ise, “Hazreti Ali radıyallahu anhı seven” demektir. Sünnî Müslümanların Hazreti Ali radıyallahu anhı sevmediğini kim söyleyebilir! Sünnîler, o zatı sever ve hürmet ederler. Ekser Sünnî tarikatların da şahı yine Hazreti Ali kerremallahu vechedir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İki Müslüman topluluk arasındaki fark, daha ziyade yorumlardadır, ayrıntılardadır. Biraz da tarikattaki usul farkından dolayıdır. Bu fark, iki Sünnî tarikat arasında da kısmen mevcuttur. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">11. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Alevilikte “Ehlibeyt” sevgisinin önemli bir esas olduğunu biliyoruz. Şu halde nedir Ehlibeyt ya da kimlerden oluşur? Bu sevginin dinimizdeki hükmü nedir? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ehlibeyt, Peygamber Efendimizin ev halkıdır, onların neslinden gelen güzide Müslümanlardır. Dolayısıyla Hazreti Ali Efendimizin de soyundan. Peygamber Efendimiz, bir hadisinde, “Her peygamberin nesli kendindendir. Benim neslim Ali’nin neslidir” buyurur. On İki İmam, yani Hazreti Ali, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin, Hazreti Zeynel Âbidin, Hazreti Muhammed'ül Bâkır, Hazreti Cafer'üs Sâdık, Hazreti Mûsâ-i Kâzım, Hazreti Aliyy'ür Rızâ, Hazreti Muhammed'ül Takiyy'ül Cevâd, Hazreti Aliyy'ün Nakî, Hazreti Hasan'ül Askerî, Hazreti Muhammed Mehdî bu mübarek neslin en büyükleridir. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Her Müslüman onları sever ve sayar. Ehlibeyt muhabbeti her mümine vaciptir. Çünkü Kuran’ın emridir: “Resulüm sizden peygamberlik vazifesine karşılık ücret istemez. Yalnız yakınlarına sevgi ve saygı istiyor.” Peygamber Efendimiz ise, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Size verdiği nimetlerden dolayı Allah’ı sevin. Beni de Allah için sevin. Ehlibeytimi de benim için sevin.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Şüphesiz, her konuda olduğu gibi, Ehlibeyt muhabbetinde de ölçülü olmak gerekir. Aksi hâlde, Hazreti İsa aleyhisselama dengesiz sevgilerinden dolayı “ibnullah” diyerek sapıtan Hıristiyanlara benzemek tehlikesi baş gösterir. Sevgi, Allah ve Peygamber hesabına olmalıdır. </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">12. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ehlibeyt sevgisi kişiyi ibadet yükümlülüğünden kurtarmaz. Bilakis, daha fazla ibadete sebep olmalıdır. Çünkü seven sevdiğine benzemek ister. Sevdiğine uymayanın sevgisi ancak bir vehimden ibaret kalır. Namaz ve benzeri emirler, Peygamberimize ve Hazreti Ali’ye bile farzken, onlara tâbi olanlara nasıl farz olmaz! Hazreti Ali namaz kılar mıydı? Evet. Mescide girerken şehit edilmişti. Güzide evlatları Hasan ve Hüseyin namaz kılarlar mıydı? Yine evet. Ya daha sonraki imamlar? Onlar da kılarlardı. Şu halde ne anlamı olabilir “Alevilikte namaz yoktur” demenin! Evvel yok idi iş bu rivayet yeni çıktı! </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Namaz konusunda dinimizin emri gayet açıktır. İşte Nisa suresinden bir ayet: “Namazı dosdoğru kılın, muhakkak namaz, müminlere belirli zamanlarda yapılması gereken bir farzdır.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Şu ayet de Ankebut suresinden: “Namaz kıl, zira namaz her türlü kötülükten korur.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Peygamber Efendimiz, sahabelerine sorar: “Söyleyin bana, kapısı önünden bir nehir geçip de günde beş defa o nehirde yıkanan kişinin üstünde kir kalır mı?” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Hayır, asla kalmaz” dediler. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">O zaman şöyle buyurdu: “İşte namazın misali budur. Allah, bu beş vakit namaz sebebiyle bütün günahları siler, yok eder.” </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">13. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kuran, Hadis ve İslam tarihi hususunda yeterli bilgiye sahip olmayan bir kısım Alevileri aldatmak için bozguncular tarafından ortaya atılan bazı yalanlar var. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Birincisi: Sünnî Müslümanların, Yezit isimli zalimin zulmüne taraftar olduğu yalanı... Oysa Sünnîler, Peygamber Efendimizin “Güllerim, reyhanlarım, goncalarım” diyerek öpüp kokladığı sevgili torunlarına zulmeden zalimleri asla sevmezler. Kerbelâ faciası ve benzeri olayları gözyaşlarıyla hatırlarlar. Yezit ve Velit gibi adamları gaddar, zalim ve facir bilirler. Halis bir Müslüman onların zulmüne nasıl taraftar olur! </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">İkincisi: “Kuran aslını koruyamadı” demeleri. Ne çirkin bir iftira! Allah, “Kuran’ı biz indirdik, koruyacak olan da Biziz” buyurmuşken böyle bir cinayeti kim işleyebilir? Kuran, Allah kelâmıdır. Cebrail aleyhisselâm vasıtasıyla Peygamber Efendimize yirmi üç yılda nazil olmuştur. İnen ayetler hemen yazılmıştır. Kâtiplerden biri de Hazreti Ali Efendimizdir. Tahrif iddiası, başta Hazreti Ali olmak üzere, bütün sahabelere iftiradır. Allah kelamını eksiltmenin veya artırmanın “küfür” olduğunu bilen sahabeler böyle bir cinayete nasıl teşebbüs ederler? Öyle olsa, diğer sahabeler buna göz yumarlar mıydı? Onlar ki, “Benim sahabelerim yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz” hadisiyle övülmüş insanlardır. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">Üçüncüsü: “Ali, kendini sevenlerin namazını kıldı” demeleri. Şüphesiz, bu yalanın maksadı bazı safdil Müslümanları namazdan uzaklaştırmak. Aklı başında bir Müslüman, bu sözü duyunca sadece güler geçer. Bilir ki, Hazreti Ali radıyallahu anhın ömrü sınırlıdır. Milyonlarca kişinin namazını kılmasına imkân var mı? Kaldı ki, birinin namaz kılmasıyla, başkası sorumluluktan kurtulamaz. Bakara suresindeki, “Herkesin kazandığı hayrın sevabı kendinedir ve yaptığı fenalığın zararı da yine onadır” ayeti bu hakikati açıkça gösteriyor. Hadisin ifadesiyle “dinin direği” olan namaz, bu gülünç iddialar yüzünden nasıl terk edilir? Tembellik sebebiyle ibadeti terk etmek ise büsbütün başka bir meseledir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">14. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İhtilaftan medet umanlar var. Memleket tarlasına nifak tohumları ekiliyor. Koyun postuna bürünen kurtlara dikkat etmek şart oldu. “Müminler kuşkusuz kardeştirler” ayetinin hükmüne her zamankinden daha ziyade muhtacız. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Teferruatta farklılık gösteren noktaları rafa kaldırmanın zamanı gelmiştir. Sahabeler arasındaki olayları tartışmak ne farzdır, ne de sünnet. Dedikoduların ise günahtan başka meyvesi yoktur. Ayrılıktan bozguncular istifade eder. Müslümanları parçaladıktan sonra, birini diğeri aleyhinde kullanmak istiyorlar. Günü gelince o âleti de kıracaklar. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Dinimiz hakkı için onlara fırsat vermeyelim. Binlerce birlik cihetimiz var, biz niçin birlik olmayalım? </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İlahımız bir, peygamberimiz bir, kitabımız bir, kıblemiz bir, vatanımız bir iken biz niçin bir olmayalım? Birlikten dirlik doğar. Dinimizin emrine uyup sımsıkı kenetlenme vaktidir artık. İslamiyet hem dünya, hem de ahiret hayatımızın ruhudur. Manası barıştır, sevgidir, kardeşliktir. Dinimiz, ölüm karşısında yegâne sığınağımızdır. Ecel söz konusu olunca susmak zorunda kalan beşerî fikirler kabir kapısında sönmeye mahkûmdur. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">15. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Yapmamız gereken ilk iş, dinimizi öğrenmek. Kulaktan duyma bilgilerin zararını çok gördük. Peşin hükümlerden sıyrılıp, hakikat aşkıyla araştırmalar yapalım. Dinin temel kaynakları olan Kuran ve Hadis önümüzde duruyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Peygamber Efendimizin tavsiyesini hatırlayalım: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Size iki şey bırakıyorum, onlara uyduğunuz müddetçe sapmazsınız: Kuran ve Sünnetim.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bu hadis temel kaynaklarda şu lafızlarla da yer almıştır: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">“Size iki şey bırakıyorum, onlara uyduğunuz müddetçe sapmazsınız: Kuran ve Ehlibeytim.” </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kuran, insanı her iki cihanda aziz edecek düsturlarla doludur. Sünnet ise, Peygamber Efendimizin nurlu yoludur. On İki İmam namıyla meşhur kâmiller bir ömür hep bu yolu izlediler. Allah için, Muhammed için, Kuran için nice çilelere katlandılar. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise fani bir yolcudur. Şu kısa ömür vazifelerle dolu. Allah rızası ve ebedî cennet burada kazanılacak. Bu fırsat bir kere verilmiş. Yolculuğumuzun geri dönüşü yok. Kabir bizi bekliyor. Dünyanın ne malı, ne de makamı orada beş para etmiyor. Şu halde manevî azığımız iman ve ibadet olmalı. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kardeşçe yaşayalım. Muhabbet, gıdamız olsun. İslâm binası “Müslüman’ım” diyen herkesi içine alacak kadar geniştir. Hem dünyayı, hem de ahireti birbirimize dar etmeyelim. Bizi bekleyen sonsuz hayata doğru el ele yürüyelim. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Ve... “Gelin canlar bir olalım!” </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred"><strong>SON SÖZ</strong> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Son sözüm mührü elinde tutanlara... Alevilik, ülkemizin bir gerçeğidir. Büyük bir mesele olarak önünüzde durmaktadır. Sorunlar yok sayılmakla yok olmazlar. Sorumlu davranmak zorundasınız. Yirmi yıllık gözlem ve incelemelerimden süzülen şu tavsiyelerime kulak veriniz: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">1. “Sünniler” tarafından yapılacak düzenlemeler asla kabul görmez, en başta bunu bilmelisiniz. Alevi büyüklerinin katılımıyla çalışmalar yapılmalı ki müsmir olsun. Alevilik konusundaki nihai kararı Aleviler vermeli. Bu İslami yorum biçiminin fıkhını, ilkelerini, kurallarını kendileri tedvin etmeliler. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">2. Tüm Alevilerin değilse bile ekseriyetin kabul edeceği bir Alevilik tanımı meydana çıkmalı. Bunun için, Alevilik hakkında bilgi sahibi şahıslardan bir heyet kurulmasına zemin hazırlayın. Bu heyete Aleviler tarafından kabul gören başka âlimler de katılabilir. İlim kurulları “Alevilik nedir?” sorusunun cevabını araştırsınlar. İlkelerini, kurallarını, uygulamalarını tedvin etsinler. Çalışmaların sonuçlarını kitaplar halinde yayınlasınlar. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">3. Diyanet kurumunda güçlü bir Alevilik bölümü oluşturun. Bırakın Alevi Müslümanların manevi sorunlarıyla bunlar ilgilensinler. İbadet yerlerinin inşası ve tanzimi işine de yine bunlar baksınlar. Süre gelen tek tipleştirme anlayışının meşum sonuçları ortada. Halkınıza güvenin. Daha fazla özgürlük verin. Kaygılanmayın. Hiçbir sonuç şimdikinden fena olmayacaktır. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">4. Alevilerin çoğu “cami” yerine “cem evi” ismini benimsiyor. “Peygamberimiz zamanında cami yoktu, mescit vardı” diyorlar. Bu hassasiyeti göz ardı etmeyin. İsimleri tartışmanın kimseye bir yararı yok. “Cami ortak ibadet yeridir” demekle de iş bitmiyor. Kalbinde “mescit” olan bir “cem evi külliyesi” Alevi Müslümanları memnun eder. Bunun modeli tarihimizde vardır. Yanında dergâh bulunan camiler yapılmış. Merkezinde mescitler olan cem evleri yapılabilir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">5. Alevi din adamlarının yetişmesi için ilahiyat fakültelerinde öğrenim imkânı sunun. Müstakil kürsüler kurun. Mastır ve doktora çalışmaları yaptırın. Alevi bilginler ve hocalar yetişsin. Cem evi mescitlerine buralardan yetişecek imamları tayin edin. Bunların yetişmesi zaman alacaktır. Geçiş döneminde mevcutlardan yararlanın. Dedelere imkânlar sunun. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred">6. Bu konudaki teşebbüsleriniz toplumsal barış için zemin hazırlayacaktır. Demokrasi tekâmülünün önemli bir adımı olacaktır. Avrupa serüveninin de en hassas süreçlerinden biri... Fakat bunlar hikmetlerdir, neticelerdir, hakiki sebepler olamazlar. Çalışmalarınızı güncel politikaların rengine boyamayın. Mesele her şeyden önce dinîdir. İhlâs gerektirir. Samimi davranmazsanız muvaffak olamazsınız. Muhlis olursanız Allah da size yardım eder. Vesselam! n </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"><span style="color: darkred"><strong>Not:</strong> Pir Sultan Abdal, Kul Himmet ve Kul Hüseyin gibi Alevi öncülerinin şiirleri, Cahit Öztelli tarafından hazırlanan ve Özgür yayınevi tarafından yayınlanan “Pir Sultan Abdal” ve “Pir Sultanın Dostları” adlı kitaplardan alınmıştır. Aynı şiirler pek çok kaynakta da bulunmaktadır. Keza başka Alevi Bektaşi şairlerin de bu mealde şiirleri vardır. Dileyen araştırıp görebilir.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 23187, member: 857"] [b]Cevap: Alevilik[/b] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]. 9[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ya ibadet? Ya namaz? Bakalım bu konuda ne buyurmuşlar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Pir Sultan Abdal şu şiirinde namazı tavsiye eder: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ay Ali’dir, Gün Muhammed [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kılasın farz ile sünnet [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Yedi tamu, sekiz cennet [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Bülbül oynar gül içinde. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Burada, Gün yani Güneş Peygamberimize, Ay ise Hazreti Ali’ye benzetilmekle, feyiz kaynağının Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem olduğu anlatılmaktadır. Şiirde geçen “tamu” cehennem demektir. Şair, başka bir şiirinde şöyle der: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Hani bizden evvel gelen [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Beş vaktini tamam kılan [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]On parmağı pınar olan [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]El Muhammed, Ali’nindir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Pir Sultan, şu mısralarında kendi nefsine hitap ederken, başkalarına ders verir: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kıl beş vakit namaz kazaya koma [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sakın bu dünyada kalırım deme [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Tenim teneşirde, özüm sağdadır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Kul Hüseyin de namazı tavsiye eder: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Müminin selâmını almalı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Tarikatta tasdik olup durmalı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Üç sünneti yedi farzı kılmalı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kırk makamda dört duvarın babı odur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]“Üç” sünnet ve “yedi” farzın, “yirmi üç” rekât sünnet ve “on yedi” rekât farz olmak üzere toplam kırk rekât günlük namaz olduğu açıktır. Alevilikte namaz yoktur diyenlerin kulakları çınlasın! [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Kul Himmet namazın önemini şöyle dile getirir: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Namazı sorarsan ağız tadıdır [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Şeriatın edebidir, ududur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Sonra da bu önemli ibadeti tarif eder: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Dinleyip öğüdün almayan kişi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Dinin, tarikatın bilmeyen kişi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Dört mezhep nedendir görmeyen kişi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Harap olur, nice kuldur, efendi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sabah dört, öğlen on, bana beyandır [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]İkindi sekiz, gerisi nihandır [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Akşam beş, yatsı on üç, bil ayandır [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Bunları öğrendik, bildik efendi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Bir günün farzını on yedi buldum [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sünneti yirmi üç, vitiri kıldım [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sualine cevap vermeye geldim [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Var sen de kaçanı üttür efendi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Buraya kadar yaptığımız alıntılardan da anlaşılacağı üzere, Alevi pirler, temel konularda Sünnîlerle aynı çizgidedirler. Allah, Kuran, ahiret, melâike, ibadet ve benzeri meselelerdeki tavırları hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak kadar nettir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Bu vesileyle bir noktayı daha aydınlatmakta fayda var. Malum kimseler, Pir Sultan Abdal’ı daima siyasî cephesiyle nazara vermek arzusundadırlar. Oysa o, katılmak zorunda kaldığı kargaşadan dolayı üzüntü içindedir. Çünkü birbiriyle mücadele edenler iki Müslüman topluluktur. Pişmanlık ve üzüntüsünü şu mısralarıyla dile getirir: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Atlarımız yemin yedi silindi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]İki kardeş karşı karşı salındı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ciğerciğim delik delik delindi [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sal Allah’ım sal sılaya gideyim. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Allah rızası için barış içinde yaşamak varken eski zamanlarda zuhura gelen ihtilafları bugüne taşıyıp düşmanlıkları körüklemenin kime ne yararı var? [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]10. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Yukarıda bazı terimleri tanımlamış, Alevi teriminin “Hazreti Ali muhabbetini meslek ittihaz eden” manasına geldiğini söylemiştim. Kaynaklarda görülen ifadeler ise, Aleviliğin bir tasavvuf yolu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Tıpkı Mevlevilik gibi... Mevlevilikteki “sema”nın yerini Alevilikte “semah” almıştır. Mevlevi dergâhları caminin alternatifi olmadığı gibi cem evleri de caminin alternatifi değildir. Öbür İslam mezhep ve meşreplerine Sünnilik namını takarak Alevilik adına muhalefet etmek yersizdir. Aleviliği İslâmî daireden ayırıp dine muhalif bir felsefe gibi takdim etmek ise büsbütün hatadır, iftiradır, ihanettir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Sahih Alevilerin imanı tamdır. Nitekim şiirlerinde bunu da açıkça gördük. Hazreti Muhammed aleyhisselamın son peygamber olduğunu bilirler. Dinin esası olan Kuran-ı Kerim’in emirlerini kabul eder, uygulamaya çalışırlar. Hazreti Ali Efendimizi ise, iman hakikatlerini yaymak için hayatını veren bir mürşit bilir, ondan feyiz alırlar. On İki İmam’ı, Peygamberimizin neslinden geldikleri ve dine hizmet ettikleri için severler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Hakiki Alevilerin temel konularda öbür Müslümanlardan farkları yoktur. Her ikisi de aynı ilaha, aynı peygambere, aynı kitaba inanırlar. Binlerce birlik cihetleri vardır. Alevi ve Sünnî kelimeleri daha ziyade tarif için kullanılır. Esasen netice birdir. Çünkü Sünnî, “Peygamber Efendimizin izinde giden” demektir. Hazreti Ali de kuşkusuz bu yoldan gitmiştir. Alevi ise, “Hazreti Ali radıyallahu anhı seven” demektir. Sünnî Müslümanların Hazreti Ali radıyallahu anhı sevmediğini kim söyleyebilir! Sünnîler, o zatı sever ve hürmet ederler. Ekser Sünnî tarikatların da şahı yine Hazreti Ali kerremallahu vechedir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]İki Müslüman topluluk arasındaki fark, daha ziyade yorumlardadır, ayrıntılardadır. Biraz da tarikattaki usul farkından dolayıdır. Bu fark, iki Sünnî tarikat arasında da kısmen mevcuttur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]11. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Alevilikte “Ehlibeyt” sevgisinin önemli bir esas olduğunu biliyoruz. Şu halde nedir Ehlibeyt ya da kimlerden oluşur? Bu sevginin dinimizdeki hükmü nedir? [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ehlibeyt, Peygamber Efendimizin ev halkıdır, onların neslinden gelen güzide Müslümanlardır. Dolayısıyla Hazreti Ali Efendimizin de soyundan. Peygamber Efendimiz, bir hadisinde, “Her peygamberin nesli kendindendir. Benim neslim Ali’nin neslidir” buyurur. On İki İmam, yani Hazreti Ali, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin, Hazreti Zeynel Âbidin, Hazreti Muhammed'ül Bâkır, Hazreti Cafer'üs Sâdık, Hazreti Mûsâ-i Kâzım, Hazreti Aliyy'ür Rızâ, Hazreti Muhammed'ül Takiyy'ül Cevâd, Hazreti Aliyy'ün Nakî, Hazreti Hasan'ül Askerî, Hazreti Muhammed Mehdî bu mübarek neslin en büyükleridir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Her Müslüman onları sever ve sayar. Ehlibeyt muhabbeti her mümine vaciptir. Çünkü Kuran’ın emridir: “Resulüm sizden peygamberlik vazifesine karşılık ücret istemez. Yalnız yakınlarına sevgi ve saygı istiyor.” Peygamber Efendimiz ise, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Size verdiği nimetlerden dolayı Allah’ı sevin. Beni de Allah için sevin. Ehlibeytimi de benim için sevin.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Şüphesiz, her konuda olduğu gibi, Ehlibeyt muhabbetinde de ölçülü olmak gerekir. Aksi hâlde, Hazreti İsa aleyhisselama dengesiz sevgilerinden dolayı “ibnullah” diyerek sapıtan Hıristiyanlara benzemek tehlikesi baş gösterir. Sevgi, Allah ve Peygamber hesabına olmalıdır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]12. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ehlibeyt sevgisi kişiyi ibadet yükümlülüğünden kurtarmaz. Bilakis, daha fazla ibadete sebep olmalıdır. Çünkü seven sevdiğine benzemek ister. Sevdiğine uymayanın sevgisi ancak bir vehimden ibaret kalır. Namaz ve benzeri emirler, Peygamberimize ve Hazreti Ali’ye bile farzken, onlara tâbi olanlara nasıl farz olmaz! Hazreti Ali namaz kılar mıydı? Evet. Mescide girerken şehit edilmişti. Güzide evlatları Hasan ve Hüseyin namaz kılarlar mıydı? Yine evet. Ya daha sonraki imamlar? Onlar da kılarlardı. Şu halde ne anlamı olabilir “Alevilikte namaz yoktur” demenin! Evvel yok idi iş bu rivayet yeni çıktı! [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Namaz konusunda dinimizin emri gayet açıktır. İşte Nisa suresinden bir ayet: “Namazı dosdoğru kılın, muhakkak namaz, müminlere belirli zamanlarda yapılması gereken bir farzdır.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Şu ayet de Ankebut suresinden: “Namaz kıl, zira namaz her türlü kötülükten korur.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Peygamber Efendimiz, sahabelerine sorar: “Söyleyin bana, kapısı önünden bir nehir geçip de günde beş defa o nehirde yıkanan kişinin üstünde kir kalır mı?” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]“Hayır, asla kalmaz” dediler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]O zaman şöyle buyurdu: “İşte namazın misali budur. Allah, bu beş vakit namaz sebebiyle bütün günahları siler, yok eder.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]13. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kuran, Hadis ve İslam tarihi hususunda yeterli bilgiye sahip olmayan bir kısım Alevileri aldatmak için bozguncular tarafından ortaya atılan bazı yalanlar var. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Birincisi: Sünnî Müslümanların, Yezit isimli zalimin zulmüne taraftar olduğu yalanı... Oysa Sünnîler, Peygamber Efendimizin “Güllerim, reyhanlarım, goncalarım” diyerek öpüp kokladığı sevgili torunlarına zulmeden zalimleri asla sevmezler. Kerbelâ faciası ve benzeri olayları gözyaşlarıyla hatırlarlar. Yezit ve Velit gibi adamları gaddar, zalim ve facir bilirler. Halis bir Müslüman onların zulmüne nasıl taraftar olur! [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]İkincisi: “Kuran aslını koruyamadı” demeleri. Ne çirkin bir iftira! Allah, “Kuran’ı biz indirdik, koruyacak olan da Biziz” buyurmuşken böyle bir cinayeti kim işleyebilir? Kuran, Allah kelâmıdır. Cebrail aleyhisselâm vasıtasıyla Peygamber Efendimize yirmi üç yılda nazil olmuştur. İnen ayetler hemen yazılmıştır. Kâtiplerden biri de Hazreti Ali Efendimizdir. Tahrif iddiası, başta Hazreti Ali olmak üzere, bütün sahabelere iftiradır. Allah kelamını eksiltmenin veya artırmanın “küfür” olduğunu bilen sahabeler böyle bir cinayete nasıl teşebbüs ederler? Öyle olsa, diğer sahabeler buna göz yumarlar mıydı? Onlar ki, “Benim sahabelerim yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz” hadisiyle övülmüş insanlardır. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]Üçüncüsü: “Ali, kendini sevenlerin namazını kıldı” demeleri. Şüphesiz, bu yalanın maksadı bazı safdil Müslümanları namazdan uzaklaştırmak. Aklı başında bir Müslüman, bu sözü duyunca sadece güler geçer. Bilir ki, Hazreti Ali radıyallahu anhın ömrü sınırlıdır. Milyonlarca kişinin namazını kılmasına imkân var mı? Kaldı ki, birinin namaz kılmasıyla, başkası sorumluluktan kurtulamaz. Bakara suresindeki, “Herkesin kazandığı hayrın sevabı kendinedir ve yaptığı fenalığın zararı da yine onadır” ayeti bu hakikati açıkça gösteriyor. Hadisin ifadesiyle “dinin direği” olan namaz, bu gülünç iddialar yüzünden nasıl terk edilir? Tembellik sebebiyle ibadeti terk etmek ise büsbütün başka bir meseledir. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]14. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]İhtilaftan medet umanlar var. Memleket tarlasına nifak tohumları ekiliyor. Koyun postuna bürünen kurtlara dikkat etmek şart oldu. “Müminler kuşkusuz kardeştirler” ayetinin hükmüne her zamankinden daha ziyade muhtacız. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Teferruatta farklılık gösteren noktaları rafa kaldırmanın zamanı gelmiştir. Sahabeler arasındaki olayları tartışmak ne farzdır, ne de sünnet. Dedikoduların ise günahtan başka meyvesi yoktur. Ayrılıktan bozguncular istifade eder. Müslümanları parçaladıktan sonra, birini diğeri aleyhinde kullanmak istiyorlar. Günü gelince o âleti de kıracaklar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Dinimiz hakkı için onlara fırsat vermeyelim. Binlerce birlik cihetimiz var, biz niçin birlik olmayalım? [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]İlahımız bir, peygamberimiz bir, kitabımız bir, kıblemiz bir, vatanımız bir iken biz niçin bir olmayalım? Birlikten dirlik doğar. Dinimizin emrine uyup sımsıkı kenetlenme vaktidir artık. İslamiyet hem dünya, hem de ahiret hayatımızın ruhudur. Manası barıştır, sevgidir, kardeşliktir. Dinimiz, ölüm karşısında yegâne sığınağımızdır. Ecel söz konusu olunca susmak zorunda kalan beşerî fikirler kabir kapısında sönmeye mahkûmdur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]15. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Yapmamız gereken ilk iş, dinimizi öğrenmek. Kulaktan duyma bilgilerin zararını çok gördük. Peşin hükümlerden sıyrılıp, hakikat aşkıyla araştırmalar yapalım. Dinin temel kaynakları olan Kuran ve Hadis önümüzde duruyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Peygamber Efendimizin tavsiyesini hatırlayalım: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]“Size iki şey bırakıyorum, onlara uyduğunuz müddetçe sapmazsınız: Kuran ve Sünnetim.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Bu hadis temel kaynaklarda şu lafızlarla da yer almıştır: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]“Size iki şey bırakıyorum, onlara uyduğunuz müddetçe sapmazsınız: Kuran ve Ehlibeytim.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kuran, insanı her iki cihanda aziz edecek düsturlarla doludur. Sünnet ise, Peygamber Efendimizin nurlu yoludur. On İki İmam namıyla meşhur kâmiller bir ömür hep bu yolu izlediler. Allah için, Muhammed için, Kuran için nice çilelere katlandılar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise fani bir yolcudur. Şu kısa ömür vazifelerle dolu. Allah rızası ve ebedî cennet burada kazanılacak. Bu fırsat bir kere verilmiş. Yolculuğumuzun geri dönüşü yok. Kabir bizi bekliyor. Dünyanın ne malı, ne de makamı orada beş para etmiyor. Şu halde manevî azığımız iman ve ibadet olmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Kardeşçe yaşayalım. Muhabbet, gıdamız olsun. İslâm binası “Müslüman’ım” diyen herkesi içine alacak kadar geniştir. Hem dünyayı, hem de ahireti birbirimize dar etmeyelim. Bizi bekleyen sonsuz hayata doğru el ele yürüyelim. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Ve... “Gelin canlar bir olalım!” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred][B]SON SÖZ[/B] [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Palatino Linotype][SIZE=3][COLOR=darkred]Son sözüm mührü elinde tutanlara... Alevilik, ülkemizin bir gerçeğidir. Büyük bir mesele olarak önünüzde durmaktadır. Sorunlar yok sayılmakla yok olmazlar. Sorumlu davranmak zorundasınız. Yirmi yıllık gözlem ve incelemelerimden süzülen şu tavsiyelerime kulak veriniz: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]1. “Sünniler” tarafından yapılacak düzenlemeler asla kabul görmez, en başta bunu bilmelisiniz. Alevi büyüklerinin katılımıyla çalışmalar yapılmalı ki müsmir olsun. Alevilik konusundaki nihai kararı Aleviler vermeli. Bu İslami yorum biçiminin fıkhını, ilkelerini, kurallarını kendileri tedvin etmeliler. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]2. Tüm Alevilerin değilse bile ekseriyetin kabul edeceği bir Alevilik tanımı meydana çıkmalı. Bunun için, Alevilik hakkında bilgi sahibi şahıslardan bir heyet kurulmasına zemin hazırlayın. Bu heyete Aleviler tarafından kabul gören başka âlimler de katılabilir. İlim kurulları “Alevilik nedir?” sorusunun cevabını araştırsınlar. İlkelerini, kurallarını, uygulamalarını tedvin etsinler. Çalışmaların sonuçlarını kitaplar halinde yayınlasınlar. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]3. Diyanet kurumunda güçlü bir Alevilik bölümü oluşturun. Bırakın Alevi Müslümanların manevi sorunlarıyla bunlar ilgilensinler. İbadet yerlerinin inşası ve tanzimi işine de yine bunlar baksınlar. Süre gelen tek tipleştirme anlayışının meşum sonuçları ortada. Halkınıza güvenin. Daha fazla özgürlük verin. Kaygılanmayın. Hiçbir sonuç şimdikinden fena olmayacaktır. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]4. Alevilerin çoğu “cami” yerine “cem evi” ismini benimsiyor. “Peygamberimiz zamanında cami yoktu, mescit vardı” diyorlar. Bu hassasiyeti göz ardı etmeyin. İsimleri tartışmanın kimseye bir yararı yok. “Cami ortak ibadet yeridir” demekle de iş bitmiyor. Kalbinde “mescit” olan bir “cem evi külliyesi” Alevi Müslümanları memnun eder. Bunun modeli tarihimizde vardır. Yanında dergâh bulunan camiler yapılmış. Merkezinde mescitler olan cem evleri yapılabilir. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]5. Alevi din adamlarının yetişmesi için ilahiyat fakültelerinde öğrenim imkânı sunun. Müstakil kürsüler kurun. Mastır ve doktora çalışmaları yaptırın. Alevi bilginler ve hocalar yetişsin. Cem evi mescitlerine buralardan yetişecek imamları tayin edin. Bunların yetişmesi zaman alacaktır. Geçiş döneminde mevcutlardan yararlanın. Dedelere imkânlar sunun. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred]6. Bu konudaki teşebbüsleriniz toplumsal barış için zemin hazırlayacaktır. Demokrasi tekâmülünün önemli bir adımı olacaktır. Avrupa serüveninin de en hassas süreçlerinden biri... Fakat bunlar hikmetlerdir, neticelerdir, hakiki sebepler olamazlar. Çalışmalarınızı güncel politikaların rengine boyamayın. Mesele her şeyden önce dinîdir. İhlâs gerektirir. Samimi davranmazsanız muvaffak olamazsınız. Muhlis olursanız Allah da size yardım eder. Vesselam! n [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Palatino Linotype][COLOR=darkred][B]Not:[/B] Pir Sultan Abdal, Kul Himmet ve Kul Hüseyin gibi Alevi öncülerinin şiirleri, Cahit Öztelli tarafından hazırlanan ve Özgür yayınevi tarafından yayınlanan “Pir Sultan Abdal” ve “Pir Sultanın Dostları” adlı kitaplardan alınmıştır. Aynı şiirler pek çok kaynakta da bulunmaktadır. Keza başka Alevi Bektaşi şairlerin de bu mealde şiirleri vardır. Dileyen araştırıp görebilir.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Ehli Sünnet Tarikat ve Cemaatler
Alevilik-Gelin Canlar Bir Olalım
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst