Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Ali ulvi kurucu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="faris" data-source="post: 224938" data-attributes="member: 1006387"><p>1922’de Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Arapça öğrendi. Hâfızlığını tamamladıktan sonra 1938 yılında ailesi ile birlikte Medine’ye göç etti. İki erkek ve bir kız çocuğa sahipti. Yüksek öğrenimini Kahire el-Ezher Üniversitesinde tamamladı. Medine’de uzun süre Evkaf Dairesinin İnşaat ve Sicillat Emini olarak görev yaptı. Daha sonra Sultan Mahmud’un yaptırdığı Mahmudiye Kütüphanesinde, bir süre sonra da Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesinde çalıştı. 1985’te emekli oldu.</p><p></p><p> Özellikle emekli olduktan sonra Medine’ye dünyanın her tarafından gelen ilim adamlarını ağırlardı. Senenin belli bir dönemini Türkiye’de geçirmeye özen gösterirdi. Yetişen imanlı nesli gördükçe kendini, “Sizler benim gerçekleşen rüyalarım, kabul olunan dualarımsınız” demekten alıkoyamazdı.</p><p></p><p> Medine-i Münevvere’de 60 yılını Peygamber Efendimizin (a.s.m) yanı başında geçiren Peygamber aşığı Ali Ulvî, âlim, fâzıl, edip ve şair kişiliği ile ön plâna çıktı. Kur’ân hâfızıydı ve geniş bir hadis kültürüne sahipti. Tarih, mûsikî ve hat konularına özel ilgi duyardı; san’ata ve edebiyat’a düşkündü ve bu konularda müktesebâtı pek genişti. Aruz ölçüsüyle şiirler yazdı. Ayrıca nesir sahasında da çeşitli eserler verdi. Şiirleri Gümüş Tül ve Alevler olarak, makàle ve röportajları da Gecelerin Gündüzü adıyla yayınladı.</p><p></p><p> Risale-i Nur’da Üstad Bediüzzamana yazdığı mektupta sadece Müslümanların değil, bugün insanlığın dine ihtiyacı olduğunu ve bütün insanlığı bir bayrak altında toplayacak yegâne kuvvetin İslâm olduğunu yazmıştı. Aynı mektup içinde Risale-i Nur’u <strong>“peygamberlerin, velilerin, âriflerin, salihlerin ve bilhassa cânını cânana seve seve fedâ eden ve sayısı milyonlara sığmayan kahraman şehitlerin mukaddes yolu”</strong> olarak tanımlamıştı.</p><p></p><p> Üstadın hayatının yer aldığı Tarihçe-i Hayat adlı eser basılacağı zaman önsözün kimin yazacağı düşünüldü ve o esnada Medine-i Münevvere’de bulunan Ali Ulvi Beye yazdırılmasına karar verildi. O da hemen yazıp gönderdi. Üstad önsözü okudu ve bu önsözün başına, ‘Medine-i Münevvere’de bulunan mühim bir âlimin önsözüdür’ diye yazılmasını istedi. Üstad talebelerinden Ahmet Gümüş’e yazılan bu önsöz için şöyle demiştir: <strong>“Kardeşim, Hacı Ulvi Efendi, benden çok Risale-i Nur’u övmüş, eğer beni fazla övseydi, bu önsözü kabul etmeyecektim. Madem Risale-i Nur’u övmüş, onun hatırı için kabul ettim.” </strong>Kurucu ise bu önsözü yazarken neler düşündüğünü şöyle ifade etmiştir: <strong>“Bugüne kadar âcizane yazdığım manzum ve mensur yazılarımın hiçbirisinde bu kadar vecd ve hayret içerisinde kalmamıştım. Binaenaleyh, bu eseri derin bir zevk, İlâhî bir neş’e ve coşkun bir heyecanla okuyacak olanlar, hayranlıkla görecekler ki, Bediüzzaman, çocukluğundan beri müstesna bir şekilde yetişen ve bütün ömrü boyunca İlâhî tecellilere mazhar olan bambaşka bir âlim ve mümtaz bir şahsiyettir.”</strong></p><p></p><p> Değerli edib, şair ve gönül adamı Ali Ulvî Kurucu, 3 Şubat 2002 tarihinde Medine’de vefat etti ve Cennetü’l-Bakî mezarlığında toprağa verildi.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="faris, post: 224938, member: 1006387"] 1922’de Konya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Arapça öğrendi. Hâfızlığını tamamladıktan sonra 1938 yılında ailesi ile birlikte Medine’ye göç etti. İki erkek ve bir kız çocuğa sahipti. Yüksek öğrenimini Kahire el-Ezher Üniversitesinde tamamladı. Medine’de uzun süre Evkaf Dairesinin İnşaat ve Sicillat Emini olarak görev yaptı. Daha sonra Sultan Mahmud’un yaptırdığı Mahmudiye Kütüphanesinde, bir süre sonra da Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesinde çalıştı. 1985’te emekli oldu. Özellikle emekli olduktan sonra Medine’ye dünyanın her tarafından gelen ilim adamlarını ağırlardı. Senenin belli bir dönemini Türkiye’de geçirmeye özen gösterirdi. Yetişen imanlı nesli gördükçe kendini, “Sizler benim gerçekleşen rüyalarım, kabul olunan dualarımsınız” demekten alıkoyamazdı. Medine-i Münevvere’de 60 yılını Peygamber Efendimizin (a.s.m) yanı başında geçiren Peygamber aşığı Ali Ulvî, âlim, fâzıl, edip ve şair kişiliği ile ön plâna çıktı. Kur’ân hâfızıydı ve geniş bir hadis kültürüne sahipti. Tarih, mûsikî ve hat konularına özel ilgi duyardı; san’ata ve edebiyat’a düşkündü ve bu konularda müktesebâtı pek genişti. Aruz ölçüsüyle şiirler yazdı. Ayrıca nesir sahasında da çeşitli eserler verdi. Şiirleri Gümüş Tül ve Alevler olarak, makàle ve röportajları da Gecelerin Gündüzü adıyla yayınladı. Risale-i Nur’da Üstad Bediüzzamana yazdığı mektupta sadece Müslümanların değil, bugün insanlığın dine ihtiyacı olduğunu ve bütün insanlığı bir bayrak altında toplayacak yegâne kuvvetin İslâm olduğunu yazmıştı. Aynı mektup içinde Risale-i Nur’u [B]“peygamberlerin, velilerin, âriflerin, salihlerin ve bilhassa cânını cânana seve seve fedâ eden ve sayısı milyonlara sığmayan kahraman şehitlerin mukaddes yolu”[/B] olarak tanımlamıştı. Üstadın hayatının yer aldığı Tarihçe-i Hayat adlı eser basılacağı zaman önsözün kimin yazacağı düşünüldü ve o esnada Medine-i Münevvere’de bulunan Ali Ulvi Beye yazdırılmasına karar verildi. O da hemen yazıp gönderdi. Üstad önsözü okudu ve bu önsözün başına, ‘Medine-i Münevvere’de bulunan mühim bir âlimin önsözüdür’ diye yazılmasını istedi. Üstad talebelerinden Ahmet Gümüş’e yazılan bu önsöz için şöyle demiştir: [B]“Kardeşim, Hacı Ulvi Efendi, benden çok Risale-i Nur’u övmüş, eğer beni fazla övseydi, bu önsözü kabul etmeyecektim. Madem Risale-i Nur’u övmüş, onun hatırı için kabul ettim.” [/B]Kurucu ise bu önsözü yazarken neler düşündüğünü şöyle ifade etmiştir: [B]“Bugüne kadar âcizane yazdığım manzum ve mensur yazılarımın hiçbirisinde bu kadar vecd ve hayret içerisinde kalmamıştım. Binaenaleyh, bu eseri derin bir zevk, İlâhî bir neş’e ve coşkun bir heyecanla okuyacak olanlar, hayranlıkla görecekler ki, Bediüzzaman, çocukluğundan beri müstesna bir şekilde yetişen ve bütün ömrü boyunca İlâhî tecellilere mazhar olan bambaşka bir âlim ve mümtaz bir şahsiyettir.”[/B] Değerli edib, şair ve gönül adamı Ali Ulvî Kurucu, 3 Şubat 2002 tarihinde Medine’de vefat etti ve Cennetü’l-Bakî mezarlığında toprağa verildi. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Ali ulvi kurucu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst