Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Alîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ifadeleri üzerine !...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 185868" data-attributes="member: 9260"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Alîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ifadelerinde geçen “mutlak” kelimesi hangi anlamda kullanılmaktadır. Zira; Münazarat’ta, “mutlak olanların takyid olunabileceği” ifade edilmektedir. Bu anlamlar arasında tezât yok mu?</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Mutlak; “kayıtsız, bir şarta bağlı olmayan, umumiyet üzere, serbest, salıverilmiş, yayılan, intişar eden” demektir. </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">S.Şerif Cürcanî’nin Tarifat adlı eserinde, “Belli olmayan herhangi ‘bir’e delalet eden şey” diye de tarif edilmiştir. </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Mutlakın, bu tariflerle yakından ilgili bir başka tarifi de “Bir şart ve kayda bağlı olmaksızın dilediğini yapmakta muhtar.” şeklindedir. </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Bazen bu kullanımlar arasında tezât var gibi görünürse de biraz dikkat edildiğinde bütün tariflerin aynı noktaya vardığı görülür. </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Cenâb-ı Hakk'ın bütün sıfatları mutlaktır, yani bu sıfatları tecelliden engelleyecek başka sıfatların bulunması muhaldir. Meselâ, Allah’ın kudretinin faaliyetini engelleyecek bir başka kudret yoktur ve tasavvur edilemez. Zâten, şeriklerin vücudu yoktur ki, sıfatları da olsun ve İlâhî sıfatların icraatına engel olabilsinler.</span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Evet ıtlakın mahiyeti, iştirake zıddır. Çünki ıtlakın manası, hattâ mütenahî ve maddî ve mahdud bir şeyde dahi olsa, yine istilakârane ve istiklaldarane etrafa, her yere yayılır, intişar eder. Meselâ: Hava ve ziya ve nur ve hararet, hattâ su, ıtlaka mazhar olsalar, her tarafa yayılırlar.” Şualar</span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Bir de “bir sözün mutlak olarak zikredilmesi” meselesi var. Böyle bir sözün kayıt altına alınması şöyle olur: Meselâ, okul müdürü falan sınıftan bir öğrencinin gelmesini emretmişse bu emir “mutlaktır”, yani şarta bağlı değildir. O sınıftan her kim gelse bu emir yerine gelmiş olur. Ama müdür, bu teklifini kendisi kayıtlayabilir. Yani, “Falan sınıfın en uzun boylu öğrencisi gelsin.” dediğinde teklifini kayıtlamış olur ve o sınıftan sadece en uzun boylu şahsın gelmesiyle bu emir yerine gelmiş olur. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Yazar: <a href="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=author_detailes&id=11" target="_blank"><u><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.)</span></span></u></a></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"> </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 185868, member: 9260"] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Alîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ifadelerinde geçen “mutlak” kelimesi hangi anlamda kullanılmaktadır. Zira; Münazarat’ta, “mutlak olanların takyid olunabileceği” ifade edilmektedir. Bu anlamlar arasında tezât yok mu?[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkred]Mutlak; “kayıtsız, bir şarta bağlı olmayan, umumiyet üzere, serbest, salıverilmiş, yayılan, intişar eden” demektir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]S.Şerif Cürcanî’nin Tarifat adlı eserinde, “Belli olmayan herhangi ‘bir’e delalet eden şey” diye de tarif edilmiştir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Mutlakın, bu tariflerle yakından ilgili bir başka tarifi de “Bir şart ve kayda bağlı olmaksızın dilediğini yapmakta muhtar.” şeklindedir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Bazen bu kullanımlar arasında tezât var gibi görünürse de biraz dikkat edildiğinde bütün tariflerin aynı noktaya vardığı görülür. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Cenâb-ı Hakk'ın bütün sıfatları mutlaktır, yani bu sıfatları tecelliden engelleyecek başka sıfatların bulunması muhaldir. Meselâ, Allah’ın kudretinin faaliyetini engelleyecek bir başka kudret yoktur ve tasavvur edilemez. Zâten, şeriklerin vücudu yoktur ki, sıfatları da olsun ve İlâhî sıfatların icraatına engel olabilsinler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]“Evet ıtlakın mahiyeti, iştirake zıddır. Çünki ıtlakın manası, hattâ mütenahî ve maddî ve mahdud bir şeyde dahi olsa, yine istilakârane ve istiklaldarane etrafa, her yere yayılır, intişar eder. Meselâ: Hava ve ziya ve nur ve hararet, hattâ su, ıtlaka mazhar olsalar, her tarafa yayılırlar.” Şualar[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Bir de “bir sözün mutlak olarak zikredilmesi” meselesi var. Böyle bir sözün kayıt altına alınması şöyle olur: Meselâ, okul müdürü falan sınıftan bir öğrencinin gelmesini emretmişse bu emir “mutlaktır”, yani şarta bağlı değildir. O sınıftan her kim gelse bu emir yerine gelmiş olur. Ama müdür, bu teklifini kendisi kayıtlayabilir. Yani, “Falan sınıfın en uzun boylu öğrencisi gelsin.” dediğinde teklifini kayıtlamış olur ve o sınıftan sadece en uzun boylu şahsın gelmesiyle bu emir yerine gelmiş olur. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred]Yazar: [URL="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=author_detailes&id=11"][U][SIZE=4][COLOR=darkred]Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.)[/COLOR][/SIZE][/U][/URL][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Alîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ifadeleri üzerine !...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst