Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
ALLAH dostlarindan inciler..Hikmet esintileri..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="HAYAL ET" data-source="post: 328706" data-attributes="member: 1023140"><p>BENDE KASTAMONU'NUN YÜZLERCE EVLİYALARINDAN BİRTANESİNİN ŞEYH ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİNDEN BİR PARÇA SUNAYIM; </p><p></p><p><strong>Pir Şaban-ı Velî Hazretleri</strong></p><p></p><p>Hz. Pir hakkında pek çok kitaplar yazılmıştır. Duyulmasını istemediği hâl ve keramatı, birçok kişi tarafından zahir olmuştur. Bunlardan biri, şöyle anlatılır :</p><p>Kastamonu'ya varınca bir dergâh açmış, halktan birisi gelip </p><p>-Sen ne iş görürsün, demiş? </p><p></p><p>Pir Şaban-ı Velî Hazretleri: </p><p></p><p>-Kalp kalaylarım, diye buyurmuş.</p><p></p><p>Vatandaş, onu kap kalaylarım diye anlamış ve evine gidip bir çuval bakır kap getirerek:</p><p></p><p>-Şunları kalaylayıver, demiş. </p><p></p><p>Pir Şaban-ı Velî Hazretleri:</p><p></p><p>-Biz kalp dedik, ama sen kap anlamışsın. Neyse zahmet etmişsin, getirmişsin. O işi de görüverelim. Yarın gel, al demiş. Ertesi günü çuvalın ağzı bile açılmadığı halde çuvalın içindeki kapların pırıl pırıl olduğu görülmüş.</p><p></p><p>Allah'ın âşık ve sâdık gönül dostlarından biri olan Pir Şaban-ı Velî Hazretleri (k.s.) hakkında gerek halifeleri gerek dervişleri arasında yıllarca pek çok methiyeler söylenmiş ve yazılmıştır.</p><p>Seher vaktinin yeliyiz</p><p>Sırr-ı hakikat diliyiz </p><p>Mecnûn'a Leyla eliyiz</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Bize gelen irfan olur </p><p>Hayvan iken insân olur </p><p>Sırr-ı cana canan olur</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Yaktık aşka can u teni </p><p>Komadık dilde gümânı </p><p>Hakk'tır bugün dil mihmânı</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Varlığımız yoktur bizim </p><p>Meydânımız pâkdır bizim </p><p>Didârımız Hakk'tır bizim</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Şerîatsız yol değiliz </p><p>Ma'rifetsiz kul değiliz </p><p>Hakîkatden dür değiliz</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Kırklarla halvete girdik </p><p>Yedilerle sohbet ettik </p><p>Üçlerle birliğe yettik</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Halveti'dir şöhretimiz </p><p>Vahdet kıldık kesretimiz </p><p>Mahviyettir maksadımız</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Döneriz biz yane yane </p><p>Aşk meyine kane kane </p><p>Mestlikte erdik bu deme</p><p>Biz Şa' bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz </p><p></p><p>Sanmasınlar biz mülhidiz </p><p>Hem müminiz hem müslimiz </p><p>Mucid değil muvahhidiz</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Pîrimizdir Şeyh-i Şa'bân </p><p>Erkânıdır mağz-ı Kur'ân </p><p>Yolunda canımız kurbân</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Sayılmayız parmak ile </p><p>Tükenmeyiz kırmak ile </p><p>Bir acayip dilhanemiz</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz</p><p></p><p>Derviş Sâdık harabattır </p><p>Özü Hakk'a müstağraktır </p><p>Zikri fikri zât-ı Hakk'tır</p><p>Biz Şa'bânî bülbülüyüz </p><p>Vahdet bağının gülüyüz </p><p></p><p>eş Şeyh Sâdık </p><p>el Halveti eş Şa'bânî</p><p>Büyük edebiyatçılarımızdan Süleyman Nazif, Hz. Pir için : </p><p>"Huzûr-ı Pîr'e yüz sür i'tilâ isterse vicdanın" diyerek övgüde bulunmuştur.</p><p></p><p>Bugün Hz. Pir'in külliyesi, çok müzeyyen ve bakımlıdır. On iki ay uzaktan yakından ziyaretçisi eksik olmaz. Külliyenin cami, faal bir durumda olup beş vakit namaz kılınmaktadır. Caminin içinde iki tane halvet vardır. Birincisi, kapıdan girince soldadır ve bu halvete "Kanlı halvet" ismi verilir. Bu ismin veriliş sebebi bu yolun büyükleri tarafından şöyle izah edilmiştir: </p><p></p><p>Yetişen halifeler, bu halvete girerler. Girmeden önce camin görevlilerine cenaze kaldırmak için bir miktar para verirler. Sonra kanlı halvete girerler. Kanlı halvetteki dervişlerin vücudundan hatta tüylerinin dibinden kan çıkarmış. </p><p>Kanlı halvetten sağ çıkanlar, gerçek mürşid-i kâmillerdir. Çıkamayanlar olur ise, görevlilere verdikleri para dervişin cenaze masraflarında kullanılırmış. </p><p>gvİkinci halvet, cami'ye girince sağdaki taraftadır. Orası Hz. Pîr'in kendi, halvetidir. Bugün bu halvetin kapısı üzerinde bulunan levhada Hz. Pîr'in şu sözü yazılıdır:</p><p></p><p>Âşıkânın Kâ'be'sidir bu makam </p><p>Kim ki nakıs gelse bunda olur tamâm</p><p>Hz. Pir'in "halvet" hakkında şu hikâyeyi anlattığı rivayet edilir:</p><p></p><p>Bir gün Hz. Pir'e sorarlar:</p><p></p><p>-Bu bir bardak şerbet ve bir yufka size yetiyor mu, dediklerin de Hz. Pir:</p><p></p><p>-Farelerle beraber idare ediyoruz, buyurur.</p><p></p><p>Cami-i şerifin ikinci ve üçüncü katında dervişlerin çok sayıda halvethaneleri mevcut olup halen ziyaret edilmektedir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="HAYAL ET, post: 328706, member: 1023140"] BENDE KASTAMONU'NUN YÜZLERCE EVLİYALARINDAN BİRTANESİNİN ŞEYH ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİNDEN BİR PARÇA SUNAYIM; [U][/U][I][/I][B]Pir Şaban-ı Velî Hazretleri[/B] Hz. Pir hakkında pek çok kitaplar yazılmıştır. Duyulmasını istemediği hâl ve keramatı, birçok kişi tarafından zahir olmuştur. Bunlardan biri, şöyle anlatılır : Kastamonu'ya varınca bir dergâh açmış, halktan birisi gelip -Sen ne iş görürsün, demiş? Pir Şaban-ı Velî Hazretleri: -Kalp kalaylarım, diye buyurmuş. Vatandaş, onu kap kalaylarım diye anlamış ve evine gidip bir çuval bakır kap getirerek: -Şunları kalaylayıver, demiş. Pir Şaban-ı Velî Hazretleri: -Biz kalp dedik, ama sen kap anlamışsın. Neyse zahmet etmişsin, getirmişsin. O işi de görüverelim. Yarın gel, al demiş. Ertesi günü çuvalın ağzı bile açılmadığı halde çuvalın içindeki kapların pırıl pırıl olduğu görülmüş. Allah'ın âşık ve sâdık gönül dostlarından biri olan Pir Şaban-ı Velî Hazretleri (k.s.) hakkında gerek halifeleri gerek dervişleri arasında yıllarca pek çok methiyeler söylenmiş ve yazılmıştır. Seher vaktinin yeliyiz Sırr-ı hakikat diliyiz Mecnûn'a Leyla eliyiz Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Bize gelen irfan olur Hayvan iken insân olur Sırr-ı cana canan olur Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Yaktık aşka can u teni Komadık dilde gümânı Hakk'tır bugün dil mihmânı Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Varlığımız yoktur bizim Meydânımız pâkdır bizim Didârımız Hakk'tır bizim Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Şerîatsız yol değiliz Ma'rifetsiz kul değiliz Hakîkatden dür değiliz Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Kırklarla halvete girdik Yedilerle sohbet ettik Üçlerle birliğe yettik Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Halveti'dir şöhretimiz Vahdet kıldık kesretimiz Mahviyettir maksadımız Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Döneriz biz yane yane Aşk meyine kane kane Mestlikte erdik bu deme Biz Şa' bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Sanmasınlar biz mülhidiz Hem müminiz hem müslimiz Mucid değil muvahhidiz Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Pîrimizdir Şeyh-i Şa'bân Erkânıdır mağz-ı Kur'ân Yolunda canımız kurbân Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Sayılmayız parmak ile Tükenmeyiz kırmak ile Bir acayip dilhanemiz Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz Derviş Sâdık harabattır Özü Hakk'a müstağraktır Zikri fikri zât-ı Hakk'tır Biz Şa'bânî bülbülüyüz Vahdet bağının gülüyüz eş Şeyh Sâdık el Halveti eş Şa'bânî Büyük edebiyatçılarımızdan Süleyman Nazif, Hz. Pir için : "Huzûr-ı Pîr'e yüz sür i'tilâ isterse vicdanın" diyerek övgüde bulunmuştur. Bugün Hz. Pir'in külliyesi, çok müzeyyen ve bakımlıdır. On iki ay uzaktan yakından ziyaretçisi eksik olmaz. Külliyenin cami, faal bir durumda olup beş vakit namaz kılınmaktadır. Caminin içinde iki tane halvet vardır. Birincisi, kapıdan girince soldadır ve bu halvete "Kanlı halvet" ismi verilir. Bu ismin veriliş sebebi bu yolun büyükleri tarafından şöyle izah edilmiştir: Yetişen halifeler, bu halvete girerler. Girmeden önce camin görevlilerine cenaze kaldırmak için bir miktar para verirler. Sonra kanlı halvete girerler. Kanlı halvetteki dervişlerin vücudundan hatta tüylerinin dibinden kan çıkarmış. Kanlı halvetten sağ çıkanlar, gerçek mürşid-i kâmillerdir. Çıkamayanlar olur ise, görevlilere verdikleri para dervişin cenaze masraflarında kullanılırmış. gvİkinci halvet, cami'ye girince sağdaki taraftadır. Orası Hz. Pîr'in kendi, halvetidir. Bugün bu halvetin kapısı üzerinde bulunan levhada Hz. Pîr'in şu sözü yazılıdır: Âşıkânın Kâ'be'sidir bu makam Kim ki nakıs gelse bunda olur tamâm Hz. Pir'in "halvet" hakkında şu hikâyeyi anlattığı rivayet edilir: Bir gün Hz. Pir'e sorarlar: -Bu bir bardak şerbet ve bir yufka size yetiyor mu, dediklerin de Hz. Pir: -Farelerle beraber idare ediyoruz, buyurur. Cami-i şerifin ikinci ve üçüncü katında dervişlerin çok sayıda halvethaneleri mevcut olup halen ziyaret edilmektedir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
ALLAH dostlarindan inciler..Hikmet esintileri..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst