Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Allah Dostlarının Himmeti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="talib" data-source="post: 219989"><p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Mü’min ve sâlih bir kulda zuhur eden olağanüstü hâle kerâmet denir. Ehl-i sünnet ulemâsına göre kerâmet haktır ve bu hususta ittifak vardır.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Allâh’ın kudretinin nebîlerden zuhuruna mûcize, velîlerden zuhur etmesine de kerâmet denir. Kerâmet, Allâh’ın bir ikramı olmakla beraber, mûcizeden farklıdır.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Çünkü mûcize, peygamberlerin peygamberliklerini ispat için Allah tarafından kendilerine verilmiş bir ihsân-ı ilâhîdir. Gerektiğinde peygamberliğinin delili olarak gösterilmesi vaciptir. Kerâmetin ise gizlenmesi esastır. Ancak mecbur kalındığında izhar edilebilir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Allah dostlarının; müridleri, sevenleri için himmette bulunduklarının çok misali vardır. Bu gibi hâdiseler gönüllere inşirah verir. Allâh’ın kudretini ve Allah dostlarının, Allah indinde ne kadar kıymetli olduklarını kalplere iyice gösterir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Fakir de Allah dostlarından <strong>Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri</strong>’nin himmetiyle olmazların nasıl olduğuna şahit oldum. Bu büyük insanın vefat yıldönümünde rahmetle anılması için bir hâtıramı paylaşacağım.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Yıl, 1980. Pamukova’daydım. Hafta sonu tatili sebebiyle Pamukova’dan memleketim Kandıra’ya gitmiştim. Daha eve uğramadan kardeşim Resul’ün dükkânına uğradım. Dükkânda manzara pek hoş değildi. Kardeşim Resul ile ağabeyim Seyfettin hocanın üzüntülü bir şekilde sessiz oturduklarını gördüm. Selâm verip;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Hayrola, nedir bu hâliniz?” diye sorduğumda kardeşim Resul:</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Yahu hiç sorma, arabamız bozuldu. Tamir için Kandıra’da gösterdiğim hiçbir usta ârızasını bulup anlayamadı. Adapazarı’na veya İzmit’e götürmem icap ediyor. Araba çalışmadığı için götüremiyorum. Götürmek için onu taşıyacak bir araç lâzım, o da yok. Bunun için ne yapacağımı düşünüyorum.” dedi.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Arabanın nerede olduğunu sorduğumda;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Dükkâna girişteki pasaj önünde duruyor.” dedi.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Pasaj girişi yakındı, baktım. Renault marka bir araba idi. Onların üzüntüsü bana da sirayet etti ve duygulandım. Hemen;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Resul kalk, abi sen de kalk arabayı tamire Adapazarı’na götüreceğiz!” dedim. Resul;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Ne ile?” diye sordu. Ben de;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–<strong>Bir şeye ihtiyaç yok. Şimdi arabaya Ramazanoğlu’nu bindireyim de, araba nasıl çalışırmış gör!” dedim</strong>. Resul;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Abi, dalga geçme, benim üzüntüm bana yeter. Bir de sen üzme beni!” dedi. Ben;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“–Ne dalga geçmesi, size kalkın arabaya binin, diyorum.” dedim.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Kalktılar, sessizce arabaya kadar gittik. Resul’e, direksiyona geçmesini, ağabeyime de şoförün yanına oturmasını söyledim ve;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“<strong>Ey efendim! Sultanım, Sâmi Efendi Hazretleri, arabamıza buyurun, himmetinize muhtacız, buyurun efendim</strong>.” diyerek mânen arabaya davet edip, bindirdim. Sonra kendim;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“<strong>Bismillâhi mecréhâ ve mursâhâ...</strong>” âyetini okuyup arabaya bindim;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“<strong>Himmetu’r-ricâl takla‘u’l-cibâl</strong>, Resul’üm marşa bas!” dedim.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f"><strong>Kardeşim kontağı çevirir çevirmez araba; «Huuu!» diye çalışmaya başladı</strong>. Resul ve ağabeyim şaşırmışlardı:</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“Doğru Adapazarı’na Renault ustasına yürü!” dedim. Yürüdük, araba «tık» demeden Adapazarı’na geldik, yalnız bir farklılık olduğunu söyledi kardeşim;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“Nedir?” diye sorduğumda;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“Hayret doğrusu! Arabaya gaz vermek için pedal aşağıya doğru basılıyor. Şimdi ise pedalı yukarı kaldırdığımda gaz yiyor.” dedi.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Nihayet ustanın tamirhanesine geldik. Arabayı stop ettik, ustaya gidip durumu izah ettik.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Usta kontak anahtarını kardeşimden alarak arabadaki ârızayı bulmak üzere arabaya bindi. Marşa bastı fakat araba çalışmadı, elinden gelen bütün gayret ve imkânları kullandı, fakat nâfile! Arabayı çalıştıramadı ve sordu:</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“Siz bu araba ile mi geldiniz Kandıra’dan buraya?”</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“Evet bu araba ile geldik.” deyince, usta bir içini çekti ve;</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">“<strong>Vallâhi bu arabayı Kandıra’dan buraya kadar getiren şoför, çok büyük şoförmüş. Demek ki insanın aklının ermediği şeyler de varmış. Bu arabanın Kandıra’dan buraya kadar bu hâl ile gelmesi ancak kerâmetle olur, başka türlü izah edilemez</strong>.” dedi.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f"><strong>Hâzâ min fadli Rabbî..</strong>.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><strong><span style="color: darkred">Ey kardeş sıkıntıya düştüğünde himmetiyle sıkıntını giderecek, âhirette perişan olmaktan kurtaracak bir mürşid-i kâmilin terbiyesine sen de gir ki dünya ve âhiret saadetine erişesin.</span></strong></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f"><strong>Not:</strong> Anlattığım hâdisede Allâh’ın izni ile himmetine mazhar olduğum o değerli zat, 12 Şubat 1984’te Hakk’ın rahmetine kavuşan <strong>Ramazanoğlu Mahmud Sâmi Efendi </strong>-kuddise sirruh- Hazretleridir.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Mevlâm ona rahmet, bizlere de telkin ve talim etmiş olduğu sünnet-i seniyye yolunda muvaffak olmayı nasip eylesin inşâallah.</span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Seksen dörtte güneş battı,</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Gözümüzden yaşlar aktı.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Cennetü’l-Bakî’ye yattı,</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">Yattı «Allah!» deyû deyû.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f">(Gülzâr-ı irfan) </span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="color: #2f4f4f"><strong>İrfan Öztürk Hocaefendi hz.leri</strong></span> </p> <p style="margin-left: 20px"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="talib, post: 219989"] [INDENT][COLOR=#2f4f4f]Mü’min ve sâlih bir kulda zuhur eden olağanüstü hâle kerâmet denir. Ehl-i sünnet ulemâsına göre kerâmet haktır ve bu hususta ittifak vardır.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Allâh’ın kudretinin nebîlerden zuhuruna mûcize, velîlerden zuhur etmesine de kerâmet denir. Kerâmet, Allâh’ın bir ikramı olmakla beraber, mûcizeden farklıdır.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Çünkü mûcize, peygamberlerin peygamberliklerini ispat için Allah tarafından kendilerine verilmiş bir ihsân-ı ilâhîdir. Gerektiğinde peygamberliğinin delili olarak gösterilmesi vaciptir. Kerâmetin ise gizlenmesi esastır. Ancak mecbur kalındığında izhar edilebilir.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Allah dostlarının; müridleri, sevenleri için himmette bulunduklarının çok misali vardır. Bu gibi hâdiseler gönüllere inşirah verir. Allâh’ın kudretini ve Allah dostlarının, Allah indinde ne kadar kıymetli olduklarını kalplere iyice gösterir.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Fakir de Allah dostlarından [B]Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri[/B]’nin himmetiyle olmazların nasıl olduğuna şahit oldum. Bu büyük insanın vefat yıldönümünde rahmetle anılması için bir hâtıramı paylaşacağım.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Yıl, 1980. Pamukova’daydım. Hafta sonu tatili sebebiyle Pamukova’dan memleketim Kandıra’ya gitmiştim. Daha eve uğramadan kardeşim Resul’ün dükkânına uğradım. Dükkânda manzara pek hoş değildi. Kardeşim Resul ile ağabeyim Seyfettin hocanın üzüntülü bir şekilde sessiz oturduklarını gördüm. Selâm verip;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Hayrola, nedir bu hâliniz?” diye sorduğumda kardeşim Resul:[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Yahu hiç sorma, arabamız bozuldu. Tamir için Kandıra’da gösterdiğim hiçbir usta ârızasını bulup anlayamadı. Adapazarı’na veya İzmit’e götürmem icap ediyor. Araba çalışmadığı için götüremiyorum. Götürmek için onu taşıyacak bir araç lâzım, o da yok. Bunun için ne yapacağımı düşünüyorum.” dedi.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Arabanın nerede olduğunu sorduğumda;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Dükkâna girişteki pasaj önünde duruyor.” dedi.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Pasaj girişi yakındı, baktım. Renault marka bir araba idi. Onların üzüntüsü bana da sirayet etti ve duygulandım. Hemen;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Resul kalk, abi sen de kalk arabayı tamire Adapazarı’na götüreceğiz!” dedim. Resul;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Ne ile?” diye sordu. Ben de;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–[B]Bir şeye ihtiyaç yok. Şimdi arabaya Ramazanoğlu’nu bindireyim de, araba nasıl çalışırmış gör!” dedim[/B]. Resul;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Abi, dalga geçme, benim üzüntüm bana yeter. Bir de sen üzme beni!” dedi. Ben;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“–Ne dalga geçmesi, size kalkın arabaya binin, diyorum.” dedim.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Kalktılar, sessizce arabaya kadar gittik. Resul’e, direksiyona geçmesini, ağabeyime de şoförün yanına oturmasını söyledim ve;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f][/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“[B]Ey efendim! Sultanım, Sâmi Efendi Hazretleri, arabamıza buyurun, himmetinize muhtacız, buyurun efendim[/B].” diyerek mânen arabaya davet edip, bindirdim. Sonra kendim;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“[B]Bismillâhi mecréhâ ve mursâhâ...[/B]” âyetini okuyup arabaya bindim;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“[B]Himmetu’r-ricâl takla‘u’l-cibâl[/B], Resul’üm marşa bas!” dedim.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f][/COLOR] [COLOR=#2f4f4f][B]Kardeşim kontağı çevirir çevirmez araba; «Huuu!» diye çalışmaya başladı[/B]. Resul ve ağabeyim şaşırmışlardı:[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“Doğru Adapazarı’na Renault ustasına yürü!” dedim. Yürüdük, araba «tık» demeden Adapazarı’na geldik, yalnız bir farklılık olduğunu söyledi kardeşim;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“Nedir?” diye sorduğumda;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“Hayret doğrusu! Arabaya gaz vermek için pedal aşağıya doğru basılıyor. Şimdi ise pedalı yukarı kaldırdığımda gaz yiyor.” dedi.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Nihayet ustanın tamirhanesine geldik. Arabayı stop ettik, ustaya gidip durumu izah ettik.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Usta kontak anahtarını kardeşimden alarak arabadaki ârızayı bulmak üzere arabaya bindi. Marşa bastı fakat araba çalışmadı, elinden gelen bütün gayret ve imkânları kullandı, fakat nâfile! Arabayı çalıştıramadı ve sordu:[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“Siz bu araba ile mi geldiniz Kandıra’dan buraya?”[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“Evet bu araba ile geldik.” deyince, usta bir içini çekti ve;[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]“[B]Vallâhi bu arabayı Kandıra’dan buraya kadar getiren şoför, çok büyük şoförmüş. Demek ki insanın aklının ermediği şeyler de varmış. Bu arabanın Kandıra’dan buraya kadar bu hâl ile gelmesi ancak kerâmetle olur, başka türlü izah edilemez[/B].” dedi.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f][B]Hâzâ min fadli Rabbî..[/B].[/COLOR] [B][COLOR=darkred]Ey kardeş sıkıntıya düştüğünde himmetiyle sıkıntını giderecek, âhirette perişan olmaktan kurtaracak bir mürşid-i kâmilin terbiyesine sen de gir ki dünya ve âhiret saadetine erişesin.[/COLOR][/B] [COLOR=#2f4f4f][B]Not:[/B] Anlattığım hâdisede Allâh’ın izni ile himmetine mazhar olduğum o değerli zat, 12 Şubat 1984’te Hakk’ın rahmetine kavuşan [B]Ramazanoğlu Mahmud Sâmi Efendi [/B]-kuddise sirruh- Hazretleridir.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Mevlâm ona rahmet, bizlere de telkin ve talim etmiş olduğu sünnet-i seniyye yolunda muvaffak olmayı nasip eylesin inşâallah.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Seksen dörtte güneş battı,[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Gözümüzden yaşlar aktı.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Cennetü’l-Bakî’ye yattı,[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f]Yattı «Allah!» deyû deyû.[/COLOR] [COLOR=#2f4f4f](Gülzâr-ı irfan) [/COLOR] [COLOR=#2f4f4f][B]İrfan Öztürk Hocaefendi hz.leri[/B][/COLOR] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Allah Dostlarının Himmeti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst