Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Allah Her şeyi Bilir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 370201" data-attributes="member: 1004566"><p><strong><span style="color: #8b0000">Allah Her şeyi Bilir </span></strong></p><p><strong><span style="color: #8b0000"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #8b0000"></span></strong>Cenâb-ı Hak bir âyet-i kerîmede şöyle buyurur:</p><p></p><p>“<strong>De ki: İçinizdekini gizleseniz de, açıklasanız da mutlaka Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olan bütün şeyleri de bilir. Allah, her şeye kâdirdir.</strong>” (Âl-i İmrân, 29)</p><p></p><p>* * *</p><p></p><p>Allah’ın, kullarının bütün fiillerinden haberdâr olduğunu ifâde için “<strong>Habîr</strong>” ismi Kur’ân-ı Kerîm’de defalarca hatırlatılır. Meselâ “<strong>Muhakkak ki O, sizin yaptığınız her şeyden haberdârdır</strong>” buyrulur. (Neml, 88) Yani, sizlere akıl, temyiz ve eşyaya hükmetme gücü verdikten sonra Allah’ın, amel ve hareketlerinizden habersiz olmasını ve yeryüzündeki vazifelerinizi nasıl yaptığınızı bilmediğini zannetmeyin.</p><p></p><p>Cenâb-ı Hakk’ın “<strong>Habîr</strong>” ism-i şerifi, “<strong>Hiçbir şey gizli kalmayacak şekilde bilen</strong>”, “<strong>Gizli haberler kendisinden saklı kalmayan, mülkünde olup biten her şeyden, her zerreden haberdar olan</strong>” mânâlarına gelir.</p><p></p><p>* * *</p><p></p><p>İbn Mes’ûd -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:</p><p></p><p>Karın yağları çok (şişman), kalblerinin anlayışı kıt iki Kureyşli ve Sakîf’ten bir hısımları Beyt’in yanında oturmuş konuşuyorlardı. Birbirlerine: </p><p></p><p>“–Ne dersiniz, acaba Allah bizim sözlerimizi duyuyor mudur?” dediler. Birisi: </p><p></p><p>“–Herhalde bazısını duyar, bazısını duymaz.” dedi. Bir diğerleri: </p><p></p><p>“–Eğer bir kısmını duyuyorsa hiç şüphesiz hepsini duyar; ya da açıktan söylediğimizi duyuyorsa gizli söylediklerimizi de duyar” dedi. Bunun üzerine şu âyetler nâzil oldu:</p><p></p><p>“<strong>Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz. İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zan var ya, işte sizi o mahvetti ve ziyana uğrayanlardan oldunuz.</strong>” (Fussılet, 22-23) (Buhârî, Tefsîr 41/1, 2, Tevhîd, 41; Müslim, Sıfâtu’l-Münâfikîn 5; Tirmizî, Tefsîr 41/3248</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 370201, member: 1004566"] [B][COLOR=#8b0000]Allah Her şeyi Bilir [/COLOR][/B]Cenâb-ı Hak bir âyet-i kerîmede şöyle buyurur: “[B]De ki: İçinizdekini gizleseniz de, açıklasanız da mutlaka Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olan bütün şeyleri de bilir. Allah, her şeye kâdirdir.[/B]” (Âl-i İmrân, 29) * * * Allah’ın, kullarının bütün fiillerinden haberdâr olduğunu ifâde için “[B]Habîr[/B]” ismi Kur’ân-ı Kerîm’de defalarca hatırlatılır. Meselâ “[B]Muhakkak ki O, sizin yaptığınız her şeyden haberdârdır[/B]” buyrulur. (Neml, 88) Yani, sizlere akıl, temyiz ve eşyaya hükmetme gücü verdikten sonra Allah’ın, amel ve hareketlerinizden habersiz olmasını ve yeryüzündeki vazifelerinizi nasıl yaptığınızı bilmediğini zannetmeyin. Cenâb-ı Hakk’ın “[B]Habîr[/B]” ism-i şerifi, “[B]Hiçbir şey gizli kalmayacak şekilde bilen[/B]”, “[B]Gizli haberler kendisinden saklı kalmayan, mülkünde olup biten her şeyden, her zerreden haberdar olan[/B]” mânâlarına gelir. * * * İbn Mes’ûd -radıyallâhu anh- şöyle anlatır: Karın yağları çok (şişman), kalblerinin anlayışı kıt iki Kureyşli ve Sakîf’ten bir hısımları Beyt’in yanında oturmuş konuşuyorlardı. Birbirlerine: “–Ne dersiniz, acaba Allah bizim sözlerimizi duyuyor mudur?” dediler. Birisi: “–Herhalde bazısını duyar, bazısını duymaz.” dedi. Bir diğerleri: “–Eğer bir kısmını duyuyorsa hiç şüphesiz hepsini duyar; ya da açıktan söylediğimizi duyuyorsa gizli söylediklerimizi de duyar” dedi. Bunun üzerine şu âyetler nâzil oldu: “[B]Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz. İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zan var ya, işte sizi o mahvetti ve ziyana uğrayanlardan oldunuz.[/B]” (Fussılet, 22-23) (Buhârî, Tefsîr 41/1, 2, Tevhîd, 41; Müslim, Sıfâtu’l-Münâfikîn 5; Tirmizî, Tefsîr 41/3248 [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Allah Her şeyi Bilir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst