Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
ALLAH için neyimizi feda ettik:(
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 112595" data-attributes="member: 8422"><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: black"><em><strong>ALLAH</strong></em></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"> İÇİN NEYİMİZİ FEDA ETTİK?</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">Düşünüyorum da, utanmam gerektiğine kani oluyorum, ama bir türlü de utanamıyorum. Demek utanmak bile, belli bir fazilet ve meziyetin ifadesidir. Kendi kendime soruyorum.</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">— <span style="color: #ff0000">ALLAH</span></span></strong></em></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"> için nelerimi kaybettim? Var mı böyle bir kaç kaybım? Feragat ve fedakârlığım?</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">Mesela, makamımı mı, servetimi mi kaybettim? İşim*den mi oldum? İtibarım mı gitti? Hayır! Bunların hiçbir vaki değil. Halbuki, bunlarda kayıplara maruz kalmak, çok büyük feragat ve fedakârlık da sayılmaz. Kesilen sakalın daha gür geleceği gibi bu kayıpların sonunda, Rabbimiz daha iyisini, hayırlısını, bereketlisini ihsan eder. İsterse*niz suâli bir kademe daha yükselterek soralım:</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">— Yoksa yerine yenisi gelmesi mümkün olmayan azalarımı, organımı mı kaybettim?</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">Asıl mesele burada. Elim, ayağım, kolum, gözüm, kulağım hepsi yerinde. Hiçbirini <span style="color: #ff0000">ALLAH</span></span></strong></em></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"> yoluna feda etmiş değilim. Ama öylelerini görüyoruz ki, değil mal, mülk, makam, mevki, organlarını, uzuvlarını kaybediyor da, asla müşteki olmuyor. Müşteki ne kelime? Mahzun olmak bile aklına gelmiyor. Kırık dökük ifademizle bir olaya göz atalım:</span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black"></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><em><strong><span style="color: black">Bazı yalancı peygamberler türemişti. Onlara karşı girişilen Yemame savaşında baba Tufeyl şehid olmuş, oğul Amir sağ kolunu kökten kaybetmişti, baba hayatını, oğul da kolunu yitirmişti <span style="color: #ff0000">ALLAH</span></span></strong></em></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong> için. Amir üzgün değildi. Hatta neden babası gibi sıcak kumların üzerinde şehid düşmediğine müteessirdi.</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>— Demek babam Tufeylle birlikte cennete uçmak mukadder değilmiş., diye hayıflanıyordu.</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>Bir gün Halife Hazret-i Ömer (r.a.)'in meclisinde otur*muş, sohbet dinliyordu. Bir ara ortalığa yemek getirildi. Herkes oturdu, ama Amir uzaktan bakmayı tercih etti.</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>Ne kadar ısrar ettilerse de oturmayınca Halife Hazret-i Ömer şöyle dedi:</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>— Senin sofraya oturmayışının sebebini bildiğimi sanıyorum. Sağ kolun yok, sol elinle yiyeceksin. Bu yüzden sofradan uzak kalıyorsun!</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>Halife sözlerine şöyle devam eder:</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>— Şunu iyi bil ki; içimizde (senden başka) bir uzvu kendisinden önce cennete gitmiş bir kimse yoktur. Senin oturmadığın sofraya oturmak bizim için çok acı olur. Oturduğun sofraya oturmak ise şereflerin eri yücesidir. Gel aramıza katıl, bizi, bir organı kendisinden önce cennete gitmiş bir büyük insanla yemek yeme şerefine kavuştur. Hiç olmazsa biz de böyle teselli olalım. Diyelim ki:</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>— Ey Rabbimiz! biz Senin yolunda bir organımızı feda etmedik ama, feda eden bir kardeşimizle bir sofrada oturduk. Onun hürmetine bizi affeyle!</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>Bu olay beni çok düşündürüyor. Kendi kendime söylenip duruyorum. Diyorum ki:</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong>— Bırak mal, mülk, makam, mevki feda etmeyi, hayatlarını feda ediyorlar, organlarını veriyorlar, kendilerinden önce uzuvlarını cennete gönderiyorlardı. Bu fedakârlık ve feragati görenler de onlarla birlikte oturmayı erişilmez şeref biliyor, koskoca Halife Hazret-i Ömer bile onlardan şefaat talebinde bulunuyordu....</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong><span style="color: red">YARAB cümlemizi ruhlarını alınınca,senin huzuruna gelince tüm vücud azalarını SIRF SENİN RIZAN İÇİN feda eden muminlerden eyle bizleri...</span></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black"><em><strong></strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>ALINTI...(yazıyı yazandan ALLAH RAZI OLSUN çok tuaf oldum okurken<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite3" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" /><img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite3" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" /><img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite3" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" />)</strong></em></span></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="color: black"></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 112595, member: 8422"] [COLOR=#ff0000][FONT=Times New Roman][SIZE=4][COLOR=black][I][B]ALLAH[/B][/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=4][FONT=Times New Roman][I][B][COLOR=black] İÇİN NEYİMİZİ FEDA ETTİK? Düşünüyorum da, utanmam gerektiğine kani oluyorum, ama bir türlü de utanamıyorum. Demek utanmak bile, belli bir fazilet ve meziyetin ifadesidir. Kendi kendime soruyorum. — [COLOR=#ff0000]ALLAH[/COLOR][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE][SIZE=4][FONT=Times New Roman][I][B][COLOR=black] için nelerimi kaybettim? Var mı böyle bir kaç kaybım? Feragat ve fedakârlığım? Mesela, makamımı mı, servetimi mi kaybettim? İşim*den mi oldum? İtibarım mı gitti? Hayır! Bunların hiçbir vaki değil. Halbuki, bunlarda kayıplara maruz kalmak, çok büyük feragat ve fedakârlık da sayılmaz. Kesilen sakalın daha gür geleceği gibi bu kayıpların sonunda, Rabbimiz daha iyisini, hayırlısını, bereketlisini ihsan eder. İsterse*niz suâli bir kademe daha yükselterek soralım: — Yoksa yerine yenisi gelmesi mümkün olmayan azalarımı, organımı mı kaybettim? Asıl mesele burada. Elim, ayağım, kolum, gözüm, kulağım hepsi yerinde. Hiçbirini [COLOR=#ff0000]ALLAH[/COLOR][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE][SIZE=4][FONT=Times New Roman][I][B][COLOR=black] yoluna feda etmiş değilim. Ama öylelerini görüyoruz ki, değil mal, mülk, makam, mevki, organlarını, uzuvlarını kaybediyor da, asla müşteki olmuyor. Müşteki ne kelime? Mahzun olmak bile aklına gelmiyor. Kırık dökük ifademizle bir olaya göz atalım: Bazı yalancı peygamberler türemişti. Onlara karşı girişilen Yemame savaşında baba Tufeyl şehid olmuş, oğul Amir sağ kolunu kökten kaybetmişti, baba hayatını, oğul da kolunu yitirmişti [COLOR=#ff0000]ALLAH[/COLOR][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE][SIZE=4][FONT=Times New Roman][COLOR=black][I][B] için. Amir üzgün değildi. Hatta neden babası gibi sıcak kumların üzerinde şehid düşmediğine müteessirdi. — Demek babam Tufeylle birlikte cennete uçmak mukadder değilmiş., diye hayıflanıyordu. Bir gün Halife Hazret-i Ömer (r.a.)'in meclisinde otur*muş, sohbet dinliyordu. Bir ara ortalığa yemek getirildi. Herkes oturdu, ama Amir uzaktan bakmayı tercih etti. Ne kadar ısrar ettilerse de oturmayınca Halife Hazret-i Ömer şöyle dedi: — Senin sofraya oturmayışının sebebini bildiğimi sanıyorum. Sağ kolun yok, sol elinle yiyeceksin. Bu yüzden sofradan uzak kalıyorsun! Halife sözlerine şöyle devam eder: — Şunu iyi bil ki; içimizde (senden başka) bir uzvu kendisinden önce cennete gitmiş bir kimse yoktur. Senin oturmadığın sofraya oturmak bizim için çok acı olur. Oturduğun sofraya oturmak ise şereflerin eri yücesidir. Gel aramıza katıl, bizi, bir organı kendisinden önce cennete gitmiş bir büyük insanla yemek yeme şerefine kavuştur. Hiç olmazsa biz de böyle teselli olalım. Diyelim ki: — Ey Rabbimiz! biz Senin yolunda bir organımızı feda etmedik ama, feda eden bir kardeşimizle bir sofrada oturduk. Onun hürmetine bizi affeyle! Bu olay beni çok düşündürüyor. Kendi kendime söylenip duruyorum. Diyorum ki: — Bırak mal, mülk, makam, mevki feda etmeyi, hayatlarını feda ediyorlar, organlarını veriyorlar, kendilerinden önce uzuvlarını cennete gönderiyorlardı. Bu fedakârlık ve feragati görenler de onlarla birlikte oturmayı erişilmez şeref biliyor, koskoca Halife Hazret-i Ömer bile onlardan şefaat talebinde bulunuyordu.... [COLOR=red]YARAB cümlemizi ruhlarını alınınca,senin huzuruna gelince tüm vücud azalarını SIRF SENİN RIZAN İÇİN feda eden muminlerden eyle bizleri...[/COLOR] [/B][/I][/COLOR][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#ff0000][COLOR=black][FONT=Times New Roman][SIZE=4][I][B]ALINTI...(yazıyı yazandan ALLAH RAZI OLSUN çok tuaf oldum okurken:(:(:()[/B][/I][/SIZE][/FONT] [/COLOR] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
ALLAH için neyimizi feda ettik:(
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst