Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allah Yokmuş Gibi Konuşmak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 137945" data-attributes="member: 30"><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Bir "insanoğulları tarihinden" söz ettiğimiz gibi, bir "itoğulları tarihinden" söz edemiyoruz. Çünkü böyle bir tarih yok ve ne kadar güçlü kasları, ne kadar keskin dişleri ve tırnakları olurlarsa olsunlar, ne kadar yüksek sesle havlarlarsa havlasınlar, köpekler tarih yazamayacak. Demek ki biyolojik bir varlığa sahip olmak bir tarihe sahip olmak için yeterli değil. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Bir itoğulları tarihi olsaydı, bu tarihin eksenini sanırım "kemik kavgası" oluştururdu. Ama insanoğulları tarihinin eksenini kemik kavgası oluşturmaz. Bunun böyle olduğunu îmâ edenler, hatta söyleyenler, insanı biyolojik boyutuna indirgeyenlerdir. İnsanoğulları tarihinde iman-inkar, iyi-kötü, hak-batıl, zalim-mazlum eksenli kavgalar olduğu gibi kemik kavgaları da olmuştur. Fakat bu tedenni ve tekellüb (alçalış ve köpekleşme) dönemlerini insanoğulları tarihinin geneline teşmil etmek yanlış olur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Tarihe sahip olmak, zamanın nesnesi değil öznesi olmaktan geçiyor. Biz insanları zamanın öznesi kılan kas gücümüz ve cüssemiz değil. Kendi varoluşumuzun farkında olacak, onu anlayacak ve anlamlandıracak yetilerle donatılmış olmamız. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">İnsan ne zaman kendi varoluşu üzerine yoğunlaşsa, iki temel meseleyle yüzleşmek zorunda kalır: Güvenlik ve özgürlük. İnsan güvenliğini tehlikeye atmadan özgürlüğünü, özgürlüğünü tehlikeye atmadan güvenliğini nasıl sağlayacaktır? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">İnsan kendini varlığın merkezine yerleştirdiğinde, güvenliğini kendi elleriyle yok etmektedir. Bu küstahça bencilliğinin en büyük zararını yine insan görmektedir. Kula kul olma veya insanı kendisine kul etme süreçleri hep bu küstahlığın sonucunda ortaya çıkmaktadır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Güvenliği göz ardı edilmiş özgürlük tutkusu sahte bir tatmin hissi verse de, sonunda elde özgürlük de kalmamaktadır. Bu sahte tatmin insanı kendi kendine yettiği kanaatine sürüklemektedir. Oysa ki kendi kendine yetmek, insanoğlunun söyleyeceği en büyük yalandır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 137945, member: 30"] [FONT=Georgia][SIZE=3]Bir "insanoğulları tarihinden" söz ettiğimiz gibi, bir "itoğulları tarihinden" söz edemiyoruz. Çünkü böyle bir tarih yok ve ne kadar güçlü kasları, ne kadar keskin dişleri ve tırnakları olurlarsa olsunlar, ne kadar yüksek sesle havlarlarsa havlasınlar, köpekler tarih yazamayacak. Demek ki biyolojik bir varlığa sahip olmak bir tarihe sahip olmak için yeterli değil. Bir itoğulları tarihi olsaydı, bu tarihin eksenini sanırım "kemik kavgası" oluştururdu. Ama insanoğulları tarihinin eksenini kemik kavgası oluşturmaz. Bunun böyle olduğunu îmâ edenler, hatta söyleyenler, insanı biyolojik boyutuna indirgeyenlerdir. İnsanoğulları tarihinde iman-inkar, iyi-kötü, hak-batıl, zalim-mazlum eksenli kavgalar olduğu gibi kemik kavgaları da olmuştur. Fakat bu tedenni ve tekellüb (alçalış ve köpekleşme) dönemlerini insanoğulları tarihinin geneline teşmil etmek yanlış olur. Tarihe sahip olmak, zamanın nesnesi değil öznesi olmaktan geçiyor. Biz insanları zamanın öznesi kılan kas gücümüz ve cüssemiz değil. Kendi varoluşumuzun farkında olacak, onu anlayacak ve anlamlandıracak yetilerle donatılmış olmamız. İnsan ne zaman kendi varoluşu üzerine yoğunlaşsa, iki temel meseleyle yüzleşmek zorunda kalır: Güvenlik ve özgürlük. İnsan güvenliğini tehlikeye atmadan özgürlüğünü, özgürlüğünü tehlikeye atmadan güvenliğini nasıl sağlayacaktır? İnsan kendini varlığın merkezine yerleştirdiğinde, güvenliğini kendi elleriyle yok etmektedir. Bu küstahça bencilliğinin en büyük zararını yine insan görmektedir. Kula kul olma veya insanı kendisine kul etme süreçleri hep bu küstahlığın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Güvenliği göz ardı edilmiş özgürlük tutkusu sahte bir tatmin hissi verse de, sonunda elde özgürlük de kalmamaktadır. Bu sahte tatmin insanı kendi kendine yettiği kanaatine sürüklemektedir. Oysa ki kendi kendine yetmek, insanoğlunun söyleyeceği en büyük yalandır. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allah Yokmuş Gibi Konuşmak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst