Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Allah yolunda ölmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 279831" data-attributes="member: 1016557"><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">5.3.LÂSİYYEMALAR(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Binaenaleyh, herşeyin suret-i maddiyesinde, kudret-i Rabbânî ustadır, kader mühendistir. Suret-i mâneviyesinde ise, kader mistardır, yani, teşekkülâtın çizgilerini çizer; kudret mastardır, yani o çizgiler üstünde yapılan teşekkülât, kudretten sudur eder.<br /> <br /> <strong>Ey kâfir!</strong> Bunu işittikten sonra iyice düşün. Bir zerreye bir terzilik san’atını öğretmeye kudretin var mıdır? Kendine hâlık ittihaz ettiğin tabiat ve esbab, herşeyin muhtelif ve mütenevvi suretlerini biçip dikmesine kudretleri var mıdır?<br /> <br /> <strong>Bak, ey gözden mahrum kâfir!</strong> Şecere-i hilkatin semeresi ve kuvvet ve ihtiyarca esbabdan üstün olan insan, terziliğin bütün kabiliyetlerini, bilgilerini cem edip dikenli bir şecerenin âzâlarına uygun bir gömleği dikemez. Halbuki, Sâni-i Hakîm herşeyin nemâsı zamanında pek muntazam, cedid ve taze taze gömlekleri ve yeşil yeşil hulleleri kemâl-i sür’at ve sühuletle yapar, giydirir. Fesübhânallah!<br /> <br /> Evet, münezzehtir, herşeyin vücudu emrine bağlı olan Allah münezzehtir. Herşeyin içyüzü elinde bulunan Sâni münezzehtir. Bütün mahlûkata merci olan Sâni münezzehtir.<br /> <br /> <strong>Arkadaş!</strong> Herbir mevcudun üstünde, Sâni-i Ehad ve Samedin bir sikkesi, bir hâtemi olup, o mevcudun Sâni-i Ehad ve Samedin mülkü ve eser-i san’atı olduğuna şehadet ediyorlar.<br /> <br /> Evet, gayr-ı mütenahi ehadiyet sikkelerinden ve samedâniyet hâtemlerinden, yalnız bahar mevsiminde sahife-i arza darb edilen sikkeye bak ki, şu zikredilecek müteselsil fıkralar, cümleler o sikkeyi güneş gibi gösteriyorlar ve izhar ediyorlar.</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></span></u></strong><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">âzâ</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : organ<br /> <strong>binaenaleyh</strong> : bundan dolayı<br /> <strong>cedid</strong> : yeni<br /> <strong>cem etmek</strong> : toplamak<br /> <strong>darb edilme</strong> : basılma, damga vurulma; basılan vurulan<br /> <strong>ehadiyet</strong> : Allah’ın birliğinin her bir varlıkta ayrı ayrı tecellî etmesi<br /> <strong>esbab</strong> : sebepler<br /> <strong>eser-i san’at</strong> : san’at eseri<br /> <strong>Fesübhânallah</strong> : “Allah’ı her türlü kusur, ayıp ve eksiklerden tenzih ederim” mânâsına gelen bir tür hayret ifadesi<br /> <strong>gayr-ı mütenahi</strong> : sonu olmayan, nihayetsiz<br /> <strong>hâlık</strong> : yaratıcı<br /> <strong>hâtem</strong> : mühür<br /> <strong>hulle</strong> : elbise<br /> <strong>ihtiyar</strong> : irade, dileme; istediği şekilde hareket edebilme<br /> <strong>ittihaz etmek</strong> : edinmek, kabullenmek<br /> <strong>kader</strong> : Allah’ın meydana gelecek hadiseleri olmadan önce bilmesi, takdir etmesi, plânlaması<br /> <strong>kâfir</strong> : Allah'ı veya Allah’ın bildirdiği bir şeyi inkâr eden kimse<br /> <strong>kemâl-i sühulet</strong> : noksansız bir kolaylık<br /> <strong>kemâl-i sür'at</strong> : noksansız bir hız, ideal hız<br /> <strong>kudret</strong> : Allah’ın bütün varlığı kuşatan güç ve iktidarı<br /> <strong>kudret-i Rabbânî</strong> : her şeyi terbiye ve idare eden Allah’ın kudreti<br /> <strong>mahlûkat</strong> : yaratılmışlar, varlıklar<br /> <strong>mastar</strong> : kaynak, güç merkezi<br /> <strong>merci</strong> : başvurulacak, sığınılacak yer<br /> <strong>mevcud</strong> : varlık<br /> <strong>mistar</strong> : şablon; plân; çizelge<br /> <strong>muhtelif</strong> : çeşitli, ayrı ayrı<br /> <strong>muntazam</strong> : düzenli, tertipli<br /> <strong>mülk</strong> : sahip olunan şey<br /> <strong>münezzeh</strong> : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce<br /> <strong>mütenevvi</strong> : çeşit çeşit, değişik<br /> <strong>nemâ</strong> : gelişme, büyüme, çoğaltma<br /> <strong>sahife-i arz</strong> : yeryüzü sahifesi; bir kitabın sayfasını andıran yeryüzü<br /> <strong>Samed</strong> : Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat herşey Kendisine muhtaç olan Allah<br /> <strong>samedâniyet</strong> : herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmaması<br /> <strong>Sâni</strong> : her şeyin san’atkârı olan Allah<br /> <strong>Sâni-i Ehad</strong> : Zâtı bir olan ve herşeyi san’atlı bir şekilde yaratan Allah<br /> <strong>Sâni-i Hakîm</strong> : her şeyi hikmetle ve san’atlı bir şekilde yaratan Allah<br /> <strong>semere</strong> : meyve<br /> <strong>sikke</strong> : damga<br /> <strong>sudur etmek</strong> : ortaya çıkmak; meydana gelmek<br /> <strong>suret</strong> : biçim, şekil<br /> <strong>suret-i maddiye</strong> : maddî suret, şeklî görüntü<br /> <strong>suret-i mâneviye</strong> : mânevî suret; maddî olmayan şekil, biçim<br /> <strong>şecere</strong> : ağaç<br /> <strong>şecere-i hilkat</strong> : yaratılış ağacı<br /> <strong>şehadet etmek</strong> : şahid olmak<br /> <strong>tabiat</strong> : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, doğadaki kanunlar<br /> <strong>teşekkülât</strong> : varlıkların belli bir nizamla meydana getirilmesi<br /> <strong>vücud</strong> : varlık, var oluş<br /> <strong>zerre</strong> : atom, çok küçük parça<br /> <strong>zikretmek</strong> : bildirmek, belirtmek, anlatmak</span><br /> <span style="color: #888888"> <br /> </span></td></tr></table><p><span style="color: #888888"> </span></p><p><span style="color: #888888"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 279831, member: 1016557"] [B][FONT=Calibri] [U]MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]5.3.LÂSİYYEMALAR(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]Binaenaleyh, herşeyin suret-i maddiyesinde, kudret-i Rabbânî ustadır, kader mühendistir. Suret-i mâneviyesinde ise, kader mistardır, yani, teşekkülâtın çizgilerini çizer; kudret mastardır, yani o çizgiler üstünde yapılan teşekkülât, kudretten sudur eder. [B]Ey kâfir![/B] Bunu işittikten sonra iyice düşün. Bir zerreye bir terzilik san’atını öğretmeye kudretin var mıdır? Kendine hâlık ittihaz ettiğin tabiat ve esbab, herşeyin muhtelif ve mütenevvi suretlerini biçip dikmesine kudretleri var mıdır? [B]Bak, ey gözden mahrum kâfir![/B] Şecere-i hilkatin semeresi ve kuvvet ve ihtiyarca esbabdan üstün olan insan, terziliğin bütün kabiliyetlerini, bilgilerini cem edip dikenli bir şecerenin âzâlarına uygun bir gömleği dikemez. Halbuki, Sâni-i Hakîm herşeyin nemâsı zamanında pek muntazam, cedid ve taze taze gömlekleri ve yeşil yeşil hulleleri kemâl-i sür’at ve sühuletle yapar, giydirir. Fesübhânallah! Evet, münezzehtir, herşeyin vücudu emrine bağlı olan Allah münezzehtir. Herşeyin içyüzü elinde bulunan Sâni münezzehtir. Bütün mahlûkata merci olan Sâni münezzehtir. [B]Arkadaş![/B] Herbir mevcudun üstünde, Sâni-i Ehad ve Samedin bir sikkesi, bir hâtemi olup, o mevcudun Sâni-i Ehad ve Samedin mülkü ve eser-i san’atı olduğuna şehadet ediyorlar. Evet, gayr-ı mütenahi ehadiyet sikkelerinden ve samedâniyet hâtemlerinden, yalnız bahar mevsiminde sahife-i arza darb edilen sikkeye bak ki, şu zikredilecek müteselsil fıkralar, cümleler o sikkeyi güneş gibi gösteriyorlar ve izhar ediyorlar.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B] [B][FONT=Calibri]âzâ[/FONT][/B][FONT=Calibri] : organ [B]binaenaleyh[/B] : bundan dolayı [B]cedid[/B] : yeni [B]cem etmek[/B] : toplamak [B]darb edilme[/B] : basılma, damga vurulma; basılan vurulan [B]ehadiyet[/B] : Allah’ın birliğinin her bir varlıkta ayrı ayrı tecellî etmesi [B]esbab[/B] : sebepler [B]eser-i san’at[/B] : san’at eseri [B]Fesübhânallah[/B] : “Allah’ı her türlü kusur, ayıp ve eksiklerden tenzih ederim” mânâsına gelen bir tür hayret ifadesi [B]gayr-ı mütenahi[/B] : sonu olmayan, nihayetsiz [B]hâlık[/B] : yaratıcı [B]hâtem[/B] : mühür [B]hulle[/B] : elbise [B]ihtiyar[/B] : irade, dileme; istediği şekilde hareket edebilme [B]ittihaz etmek[/B] : edinmek, kabullenmek [B]kader[/B] : Allah’ın meydana gelecek hadiseleri olmadan önce bilmesi, takdir etmesi, plânlaması [B]kâfir[/B] : Allah'ı veya Allah’ın bildirdiği bir şeyi inkâr eden kimse [B]kemâl-i sühulet[/B] : noksansız bir kolaylık [B]kemâl-i sür'at[/B] : noksansız bir hız, ideal hız [B]kudret[/B] : Allah’ın bütün varlığı kuşatan güç ve iktidarı [B]kudret-i Rabbânî[/B] : her şeyi terbiye ve idare eden Allah’ın kudreti [B]mahlûkat[/B] : yaratılmışlar, varlıklar [B]mastar[/B] : kaynak, güç merkezi [B]merci[/B] : başvurulacak, sığınılacak yer [B]mevcud[/B] : varlık [B]mistar[/B] : şablon; plân; çizelge [B]muhtelif[/B] : çeşitli, ayrı ayrı [B]muntazam[/B] : düzenli, tertipli [B]mülk[/B] : sahip olunan şey [B]münezzeh[/B] : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce [B]mütenevvi[/B] : çeşit çeşit, değişik [B]nemâ[/B] : gelişme, büyüme, çoğaltma [B]sahife-i arz[/B] : yeryüzü sahifesi; bir kitabın sayfasını andıran yeryüzü [B]Samed[/B] : Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat herşey Kendisine muhtaç olan Allah [B]samedâniyet[/B] : herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmaması [B]Sâni[/B] : her şeyin san’atkârı olan Allah [B]Sâni-i Ehad[/B] : Zâtı bir olan ve herşeyi san’atlı bir şekilde yaratan Allah [B]Sâni-i Hakîm[/B] : her şeyi hikmetle ve san’atlı bir şekilde yaratan Allah [B]semere[/B] : meyve [B]sikke[/B] : damga [B]sudur etmek[/B] : ortaya çıkmak; meydana gelmek [B]suret[/B] : biçim, şekil [B]suret-i maddiye[/B] : maddî suret, şeklî görüntü [B]suret-i mâneviye[/B] : mânevî suret; maddî olmayan şekil, biçim [B]şecere[/B] : ağaç [B]şecere-i hilkat[/B] : yaratılış ağacı [B]şehadet etmek[/B] : şahid olmak [B]tabiat[/B] : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, doğadaki kanunlar [B]teşekkülât[/B] : varlıkların belli bir nizamla meydana getirilmesi [B]vücud[/B] : varlık, var oluş [B]zerre[/B] : atom, çok küçük parça [B]zikretmek[/B] : bildirmek, belirtmek, anlatmak[/FONT] [COLOR=#888888] [FONT=Calibri] [/FONT] [/COLOR][/TD] [/TR] [/TABLE] [COLOR=#888888] [FONT=Calibri] [/FONT] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Allah yolunda ölmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst