ABDULLAH4
Forum Yöneticisi
Allah’a Adanan Zaman: İtikâf
.
.
Geçen seneden bu yana hasretle beklediğimiz, katılaşan kalplerimizin yumuşaması için fırsat bildiğimiz, gözümüzün nuru Ramazan ayı nihayet geldi. Öyle zannediyorum ki sadece müminler değil cümle kainat; melekleriyle, ins ve cinniyle, hayvanlarıyla, bitkileriyle canlı cansız bütün varlık alemi, hatta Rabbü’l-Alemin dahi bu rahmet ayını beklemektedir.
Böylesine ilahi rahmet ve mağfiretin her tarafı kuşattığı, adeta cennet atmosferinin oluştuğu sonsuz fırsatlarla dolu bir zaman dilimi nasıl olur da gafletle geçirilir?
Mümin bir kimsenin önünde, Rabbinin rızasını kazandıracak gerçekten çok geniş imkanlar, sayısız fırsatlar mevcuttur. Bunlardan birisi de itikaftır.
İki cihan serveri Peygamber Efendimizin niçin bu amele ısrarla devam ettiğini anlamak hiç zor değil: Kur’an-ı Kerim’de, bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça ilan edilmiş bulunan kadir gecesi ramazan ayındadır. Bu geceyi ne yapıp edip ihya etmenin yollarını arayan Efendimiz, “Kadir gecesinin Ramazan’ın son on gecesinde aranması gerektiğini” ifade ederek, Ramazan’ın son on gününde muhakkak itikafa girmiş ve hiç terk etmemiştir.Böylesine ilahi rahmet ve mağfiretin her tarafı kuşattığı, adeta cennet atmosferinin oluştuğu sonsuz fırsatlarla dolu bir zaman dilimi nasıl olur da gafletle geçirilir?
Mümin bir kimsenin önünde, Rabbinin rızasını kazandıracak gerçekten çok geniş imkanlar, sayısız fırsatlar mevcuttur. Bunlardan birisi de itikaftır.
Ümmetinin de bu mübarek amelden mahrum kalmaması için şöyle teşvik ediyor Allah Rasulü: “Ramazan’da on gün itikafa giren kimse, iki hac ve iki umre yapmış gibi sevap kazanır.” Ahir zamanda, unutulup terkedilmiş bir sünneti ihya etmeye yüz şehit sevabına denk mükafat verileceği müjdesi de dikkate alınacak olursa, itikaf gibi bir müekked sünneti ihya etmenin feyiz ve bereketini varın siz düşünün.
İtikaf Ne Zaman Yapılır?
İtikafın Hikmet ve Faydaları
Kur’an’da anlatıldığı üzere Hz. Meryem annemiz kendisini Allah’a adamış, bu amaçla uzun bir itikafa girmişti. Bu amelinin sonunda Allah Tealâ ona öylesine büyük kerametler ihsan etmişti ki, Zekeriyya (A.S.) Beyt-i Makdis’deki odasına her girişinde hayretler içinde kalırdı. Çünkü Hz. Meryem hiç dışarı çıkmadığı halde yanında meyveler görür, bunların nereden ve nasıl geldiğini sorardı. Hz. Meryem validemiz de bunların Allah’ın bir ikramı olduğunu söylerdi. İşte Allah’a adanmışlığın, dünyadan yüz çevirip Rabbü’l-Alemin’e yönelmenin, dünyevi lezzetlerden vazgeçmenin mükafatı. Bu örnekte itikafla kemal mertebelerine erişmiş kula nelerin ikram edildiğini çok güzel anlatmış oluyor.
Mürşid-i kamil velilerin birçoğu, müridin nefsini terbiye ve kalbini tasfiye için Hz. Meryem validemiz gibi riyazet usulünü benimsemişler ve asırlardır uygulaya gelmişlerdir. Kimi meşrepler buna çile demiş, kimisi erbain demiş, kimisi de halvet demiştir. Adı ne olursa olsun aslı birdir ve hayatı itikaf halet-i ruhiyesi içinde yaşamayı temin içindir.
Hayatı İtikafla Yaşamak
İtikafın hakikatini anlamış ve bütünüyle bu doğrultuda yaşayan birinin hali, Allah ile ünsiyettir. Ariflerden biri evinden hiç çıkmaz, devamlı Rabbine kulluk ile meşgul olurdu. Ona, “niçin yalnızlığı tercih ediyorsun?” diye sorulunca “Allah, ben beni anan kişiyle beraberim diyorken nasıl olur da benim yalnız kaldığımı düşünebilirsiniz?” cevabını verir. İşte yeryüzünü mescid bilen, her yerde her zaman itikaf haliyle yaşayan büyüklerin hayatı.
Rabbimiz ile başbaşa olmak, dünyada cenneti soluklamak için itikaf, oruç gibi amellerden daha iyi bir fırsat yoktur herhalde.
Mehmet Gayretli