Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
ALLAH'ı seviyorum sanırdım!!!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 432956" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">ALLAH'ı seviyorum sanırdım!!!</span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Sevmek çok zor ama bir o kadar da şerefli bir duygudur. Zordur; çünkü sevmek, sevilenle seven arasında menfaate dayalı olmayan bir ilgiyi gerektirir. Karşılıklı fedakârlığı, vefayı gerektirir. Cefaya karşı sabrı, sert rüzgârlara karşı dağılmamayı gerektirir. Sevmek, sevileni kırmamayı, ona karşı yanlış yapmamayı, kendi isteklerini sevilenin isteklerine tercih etmemeyi gerektirir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">İsterseniz çocuğunuzu, isterseniz eşinizi, isterseniz bir canlıyı, çevreyi veya başka bir şeyi sevin. Sonuç değişmez. Hayatın zor labirentlerinde bu metaneti yitirmeden yürümeniz şarttır. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim... </span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim, belki sevginin esası olan sevgiden bahsedelim. Yüce Allah’a karşı hissetmemiz gereken sevgiden… </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Şimdi şöyle bir soru sorsam ve desem ki “ Allah’ı seviyor muyuz?” İnanıyorum ki hepimiz “ Elbette Allah’ı seviyoruz” diyeceğiz. “ Allah sevilmez mi, O’na kurban olalım!” deriz. Bu duygumuzda samimiyiz de. Çünkü hiç kimse “ Allah’ı sevmiyorum” demez, diyemez. Hiç inanmayan bile böyle bir cümlenin yüküne talip olamaz, olmamalıdır da. </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">O zaman ikinci soruyu soralım ve “O zaman sevgi nedir?” diyelim. Veya bizim sevmemiz yeterli mi? O’nu sevmek mi önemli, yoksa O’nun tarafından sevilmek mi? </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Ne dersiniz, bütün bu sorulara bir çırpıda makul cevaplar verebilecek miyiz? </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Dilerseniz gelir İslâm tarihinin ölümsüz şahikalarından enfes satırlar okuyalım. Bakalım sevgiye nasıl bir anlam yüklemiş büyükler? </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Bistamlı Beyazıd sevgi sanılan boş bir kuruntunun, duvarların yüzüne çarparken unutulmaz bir ders verir: </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">“ Allah’ı seviyorum sanırdım! Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş. Allah bir kulu severse, onun kalbini kendisi ile meşgul edermiş” </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Doğrudur… Bistamlı Beyazıt’ın dediği gibi, sevgi eğer sevilenin sevgisini getirmeyecekse, boş bir kuruntudur. Allah’ı o kadar seveceksin ki, neticede O sizi sevmeye başlayacak. O zaman sizin sevginiz, O’nun sevgisine mahkûm olur. İşte o zaman O’nun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı olursunuz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Fudayl bin Iyaz’ın, sevgiyi tarif eden dokunaklı sözleri ruh dünyamızda depremler meydana getirecek kadar derindir. Şöyle diyor; </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">“ Allah’ı seviyormuyuz diye sorarlarsa sus, konuşma. Evet dersen, tavırların evet diyenlerinkine benzemiyor ki! O zaman da münafıklara, sahtekârlara benzersin!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">İşte size Bağdatlı Cüneyd’in cümleleri, Mevlana’nın ufkunu ne kadar da çok hatırlatıyor: </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">“Şu kalp Allah’a aittir. O’na sakın yabancıyı sokma!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Sevgide dozu iyi anlamak şarttır. Sevgi teslimiyet ve tam bir tevekkülü gerektirir. Gayrisinden hicret ve fıkrat (ayrılık) gerektirir. Koşmak, koşmak, koşmak ve yine koşmak gerektirir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Sevginin kapısı hiç kapanmaz zira. Kapıyı kapalı zannediyorsanız, sevgiliyi tanımıyorsunuz demektir. Belki de kapısı kapalı olan sevgili değildir, sevgili olamaz… </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Salih Mürri, bir gün vaaz ediyor camide. Ümitsizliği kıracak sözler kullanıyor, ümidin kapılarını açıyor. Ümitsizliğin yakan bir ateş olduğunu anlatıyor. Bunu da şöyle formüle ediyor: </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">“ Ümitsizliği yenin. Bir insan Yüce Allah’ın kapısını ısrarla çalarsa, kapı mutlaka bir gün açılacaktır!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Sözler böyleydi ve doğruydu da. Ama cemaatin arkasında bir kadın vardır ve onun dünyasında ayrı, apayrı fırtınalar kopmaktadır. O, Salih’in durduğu yerde değildir. Birden ayağa kalkar ve seslenir: </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">“ Daha ne zamana kadar böyle demeye devam edeceksin? O kapı hiç kapanmadı ki açılsın!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Evet; sevgilinin kapısı hiç kapanmaz. Zaten kapısı kapanacak sevgili, sevgili değildir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Öyle bir sevgili sevin ki, herkesin kapısı kapandığında bile O’nun kapısı açık dursun! </span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'georgia'"><span style="font-size: 12px">Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 432956, member: 1004566"] [FONT=georgia][SIZE=3]ALLAH'ı seviyorum sanırdım!!! Sevmek çok zor ama bir o kadar da şerefli bir duygudur. Zordur; çünkü sevmek, sevilenle seven arasında menfaate dayalı olmayan bir ilgiyi gerektirir. Karşılıklı fedakârlığı, vefayı gerektirir. Cefaya karşı sabrı, sert rüzgârlara karşı dağılmamayı gerektirir. Sevmek, sevileni kırmamayı, ona karşı yanlış yapmamayı, kendi isteklerini sevilenin isteklerine tercih etmemeyi gerektirir. İsterseniz çocuğunuzu, isterseniz eşinizi, isterseniz bir canlıyı, çevreyi veya başka bir şeyi sevin. Sonuç değişmez. Hayatın zor labirentlerinde bu metaneti yitirmeden yürümeniz şarttır. Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim... Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim, belki sevginin esası olan sevgiden bahsedelim. Yüce Allah’a karşı hissetmemiz gereken sevgiden… Şimdi şöyle bir soru sorsam ve desem ki “ Allah’ı seviyor muyuz?” İnanıyorum ki hepimiz “ Elbette Allah’ı seviyoruz” diyeceğiz. “ Allah sevilmez mi, O’na kurban olalım!” deriz. Bu duygumuzda samimiyiz de. Çünkü hiç kimse “ Allah’ı sevmiyorum” demez, diyemez. Hiç inanmayan bile böyle bir cümlenin yüküne talip olamaz, olmamalıdır da. O zaman ikinci soruyu soralım ve “O zaman sevgi nedir?” diyelim. Veya bizim sevmemiz yeterli mi? O’nu sevmek mi önemli, yoksa O’nun tarafından sevilmek mi? Ne dersiniz, bütün bu sorulara bir çırpıda makul cevaplar verebilecek miyiz? Dilerseniz gelir İslâm tarihinin ölümsüz şahikalarından enfes satırlar okuyalım. Bakalım sevgiye nasıl bir anlam yüklemiş büyükler? Bistamlı Beyazıd sevgi sanılan boş bir kuruntunun, duvarların yüzüne çarparken unutulmaz bir ders verir: “ Allah’ı seviyorum sanırdım! Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş. Allah bir kulu severse, onun kalbini kendisi ile meşgul edermiş” Doğrudur… Bistamlı Beyazıt’ın dediği gibi, sevgi eğer sevilenin sevgisini getirmeyecekse, boş bir kuruntudur. Allah’ı o kadar seveceksin ki, neticede O sizi sevmeye başlayacak. O zaman sizin sevginiz, O’nun sevgisine mahkûm olur. İşte o zaman O’nun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı olursunuz. Fudayl bin Iyaz’ın, sevgiyi tarif eden dokunaklı sözleri ruh dünyamızda depremler meydana getirecek kadar derindir. Şöyle diyor; “ Allah’ı seviyormuyuz diye sorarlarsa sus, konuşma. Evet dersen, tavırların evet diyenlerinkine benzemiyor ki! O zaman da münafıklara, sahtekârlara benzersin!” İşte size Bağdatlı Cüneyd’in cümleleri, Mevlana’nın ufkunu ne kadar da çok hatırlatıyor: “Şu kalp Allah’a aittir. O’na sakın yabancıyı sokma!” Sevgide dozu iyi anlamak şarttır. Sevgi teslimiyet ve tam bir tevekkülü gerektirir. Gayrisinden hicret ve fıkrat (ayrılık) gerektirir. Koşmak, koşmak, koşmak ve yine koşmak gerektirir. Sevginin kapısı hiç kapanmaz zira. Kapıyı kapalı zannediyorsanız, sevgiliyi tanımıyorsunuz demektir. Belki de kapısı kapalı olan sevgili değildir, sevgili olamaz… Salih Mürri, bir gün vaaz ediyor camide. Ümitsizliği kıracak sözler kullanıyor, ümidin kapılarını açıyor. Ümitsizliğin yakan bir ateş olduğunu anlatıyor. Bunu da şöyle formüle ediyor: “ Ümitsizliği yenin. Bir insan Yüce Allah’ın kapısını ısrarla çalarsa, kapı mutlaka bir gün açılacaktır!” Sözler böyleydi ve doğruydu da. Ama cemaatin arkasında bir kadın vardır ve onun dünyasında ayrı, apayrı fırtınalar kopmaktadır. O, Salih’in durduğu yerde değildir. Birden ayağa kalkar ve seslenir: “ Daha ne zamana kadar böyle demeye devam edeceksin? O kapı hiç kapanmadı ki açılsın!” Evet; sevgilinin kapısı hiç kapanmaz. Zaten kapısı kapanacak sevgili, sevgili değildir. Öyle bir sevgili sevin ki, herkesin kapısı kapandığında bile O’nun kapısı açık dursun! Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
ALLAH'ı seviyorum sanırdım!!!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst