Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Allah'ın çizdiği sınırlar ve özgürlük..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 249444" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Batılı İnsanın Savruluş Hikâyesi </span></span></span></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"></span></p><p> <span style="color: darkolivegreen"></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">Batılı insanın, Aydınlanma denen süreçle birlikte insan aklını ve bilgisini mutlaklaştırmaya başladığını biliyoruz. Bunun dinden (Hristiyanlık’tan) uzaklaşmak manasına geldiğini anlamak zor değil. Aklın kavrayamadığı, gözün göremediği ve elin tutamadığı her şeyin inkârı, sonunda ortaya modern insan tipini çıkardı: Dinin (Kilise Hristiyanlığının) baskıcı tutumundan kurtulan, hayatı sadece kendi istediği gibi dizayn etme özgürlüğünü elde eden, dünya hayatını her şeyin üstünde tutan “<span style="color: darkred">seküler insan”</span>dır bu.</span></span></span></p><p> <span style="color: darkolivegreen"></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">Modern seküler insan için her şey dünya hayatından ibarettir. Allah korkusu, ahiret inancı, sorgusu-suali olmayan bu hayat tarzında her şey kazanmaya ve harcamaya endekslidir. Yani insan ne kadar çok kazanıyor ve ne kadar fazla harcıyorsa o kadar makbul bir hayat yaşıyor bu anlayışa göre. Her şeye rağmen çok kazanmak, çok harcamak ve nasıl yaşayacağına sadece kendisi karar vermek… İşte <span style="color: darkred">“özgürlük”</span> kavramına modern dünyada yüklenen anlam bu!</span></span></span></p><p> <span style="color: darkolivegreen"></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">Bu oldukça tabii bir durum. Zira Batı’da Kilise’nin insan aklına, özgürlüğüne ve bilimsel faaliyetlere nasıl zincirler vurduğunu, ambargolar koyduğunu biliyoruz. Kilise karşısında verdiği <span style="color: darkred">“özgürlük mücadelesi”</span>nin sonucunda onun baskısından kurtuldu Batılı insan. Daha doğrusu ona bir sınır çizdi ve bu sınırlar içine hapsetti.</span></span></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">Ancak bu, Batılı insanın gerçek anlamda <span style="color: darkred">“kurtulduğu”</span> anlamına gelmiyor. Zira Kilise’nin egemenliğine son veren Batılı insan, onun yerine nefsin egemenliğini koydu. Adına da <span style="color: darkred">“özgürlük”</span> dedi. Yani Batılı insan bir yanlıştan kurtulayım derken bir başka yanlışın içine düştü. Heva-yı nefsine kulluk etmeyi, Kilise’nin kölesi olmaya tercih etti.</span></span></span></p><p><span style="color: darkolivegreen"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 12px">Bunu bir ölçüde normal karşılamak gerekiyor. Çünkü Batılı insan için ya Kilise’nin egemenliği söz konusudur ya da nefsin egemenliği. O, vahyin ve biricik hakikatin, yani İslâm’ın kılavuzluğundan habersiz/mahrum olduğu için ya birini (Kilise’yi), veya diğerini (nefsani hevayı) tercih etmek durumunda kalıyor.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 249444, member: 1004566"] [CENTER][COLOR=darkolivegreen][FONT=Arial Narrow][SIZE=3][COLOR=darkred]Batılı İnsanın Savruluş Hikâyesi [/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER][COLOR=darkolivegreen] [SIZE=3] [/SIZE] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3]Batılı insanın, Aydınlanma denen süreçle birlikte insan aklını ve bilgisini mutlaklaştırmaya başladığını biliyoruz. Bunun dinden (Hristiyanlık’tan) uzaklaşmak manasına geldiğini anlamak zor değil. Aklın kavrayamadığı, gözün göremediği ve elin tutamadığı her şeyin inkârı, sonunda ortaya modern insan tipini çıkardı: Dinin (Kilise Hristiyanlığının) baskıcı tutumundan kurtulan, hayatı sadece kendi istediği gibi dizayn etme özgürlüğünü elde eden, dünya hayatını her şeyin üstünde tutan “[COLOR=darkred]seküler insan”[/COLOR]dır bu.[/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [/SIZE] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3]Modern seküler insan için her şey dünya hayatından ibarettir. Allah korkusu, ahiret inancı, sorgusu-suali olmayan bu hayat tarzında her şey kazanmaya ve harcamaya endekslidir. Yani insan ne kadar çok kazanıyor ve ne kadar fazla harcıyorsa o kadar makbul bir hayat yaşıyor bu anlayışa göre. Her şeye rağmen çok kazanmak, çok harcamak ve nasıl yaşayacağına sadece kendisi karar vermek… İşte [COLOR=darkred]“özgürlük”[/COLOR] kavramına modern dünyada yüklenen anlam bu![/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [/SIZE] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3]Bu oldukça tabii bir durum. Zira Batı’da Kilise’nin insan aklına, özgürlüğüne ve bilimsel faaliyetlere nasıl zincirler vurduğunu, ambargolar koyduğunu biliyoruz. Kilise karşısında verdiği [COLOR=darkred]“özgürlük mücadelesi”[/COLOR]nin sonucunda onun baskısından kurtuldu Batılı insan. Daha doğrusu ona bir sınır çizdi ve bu sınırlar içine hapsetti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3]Ancak bu, Batılı insanın gerçek anlamda [COLOR=darkred]“kurtulduğu”[/COLOR] anlamına gelmiyor. Zira Kilise’nin egemenliğine son veren Batılı insan, onun yerine nefsin egemenliğini koydu. Adına da [COLOR=darkred]“özgürlük”[/COLOR] dedi. Yani Batılı insan bir yanlıştan kurtulayım derken bir başka yanlışın içine düştü. Heva-yı nefsine kulluk etmeyi, Kilise’nin kölesi olmaya tercih etti.[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=3]Bunu bir ölçüde normal karşılamak gerekiyor. Çünkü Batılı insan için ya Kilise’nin egemenliği söz konusudur ya da nefsin egemenliği. O, vahyin ve biricik hakikatin, yani İslâm’ın kılavuzluğundan habersiz/mahrum olduğu için ya birini (Kilise’yi), veya diğerini (nefsani hevayı) tercih etmek durumunda kalıyor.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Allah'ın çizdiği sınırlar ve özgürlük..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst