Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Allah'ın isimlerinden olan Ferd ne demektir? Ferdiyet ne anlama gelir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 181981" data-attributes="member: 8679"><p><strong>"Ferd”,<span style="color: blue"> bir olup, hem zâtında hem de sıfatlarında eşi ve benzeri olmayan demektir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bu isim Allah’ın birliğini ifade eder; eşi ve benzeri olmadığını ders verir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ferd ismi için,</span></strong> <strong>“Vâhid ve Ehad isimlerini tazammun eden bir ism-i âzam,”</strong> <strong><span style="color: blue">denilmektedir. (Nursi, Lem'alar, Otuzuncu Lem'a)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Vahid <span style="color: blue">ve </span>Ehad</strong> <strong><span style="color: blue">isimleri de Allah’ın birliğini ifade ederler. Fakat</span></strong> <strong>Ferd <span style="color: blue">ismi, Vahid ve Ehad isimlerinden daha şümullüdür. Ehad ismi Allah’ın zâtının birliğini, Vahid ismi sıfatlarının eşi ve benzeri olmadığını ifade ederken,</span></strong> <strong>Ferd <span style="color: blue">ismi her iki mânâyı da bünyesinde toplar. Buna göre, Ferd ismine,</span></strong> <strong>“zâtında ve sıfatlarında şerikten, eşi ve benzeri olmaktan münezzeh olan yegâne zât”</strong> <strong><span style="color: blue">şeklinde mana verilebilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mahlukat âleminde, Ferd isminin sonsuz delilleri, cilveleri mevcut. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kâinat sonsuz denecek kadar çok yıldızlardan, sistemlerden meydana gelmekle birlikte, tümü bir tek şeydir. Bu tek şeyin adına kâinat diyoruz ve bunda</span></strong> <strong>Ferd</strong> <strong><span style="color: blue">isminin bir cilvesini görüyoruz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kâinatın bütün neticelerinde, meyvelerinde de ferdiyeti görmek mümkün:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bedende vazife gören bütün hücreler ve ruhta cevelân eden bütün latifeler, duygular bir vahdet teşkil etmekte ve bir tek fert olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece biz, tek bir varlık olan bu insanda da Ferd isminin bir cilvesini seyredebiliyoruz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Keza, güneş sistemi bütün gezegenleriyle bir vahdet teşkil etmişler ve bir tek sistem olarak ortaya çıkmışlardır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Her ağaç, bütün dal, yaprak, çiçek ve meyveleriyle bir vahdet teşkil ederler ve bir ağaç olarak boy gösterirler. Misâller çoğaltılabilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kısacası, kendisine müstakil bir şahsiyet verilen her şey</span></strong>, <strong>Ferd<span style="color: blue"> isminin bir cilvesini taşır ve kendisinin bir tek şey olduğunu, ona ait sıfatların yahut onun hizmetine verilen varlıkların başka zâtlara isnat edilemeyeceğini haykırırlar ve Allah’ın ferdiyetini sonsuz dillerle ilân ederler.</span></strong></p><p></p><p><strong>Ferdiyet, Ehadiyet ve Vahidiyet nedir, aralarında nasıl bir fark vardır?</strong></p><p></p><p><strong><span style="color: blue">Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tarzda ve iki tecelli mahalli vardır. Birisi: Kainatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatıdır. Diğeri ise: Kainatın bir cüz’ünde ve cüz’isindeki küçük ve mütevazi tecelliyatıdır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Kainatın umumunda tecelli eden o isim ve sıfatlar, çok azametli ve kibriyalı olmasından, okunması ve ihata edilmesi herkese müyesser olmuyor. Onun için Allah, o kainatın umumundaki azametli ve kibriyalı olan tecelli yazısını herkesin rahat ve kolaylıkla okuyabileceği boyutlara indiriyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İşte, Kainatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet denir. Onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir.</span></strong> </p><p></p><p><strong>Vahidiyet:</strong> <strong><span style="color: blue">Külli ve umumi tecelliyattır.</span></strong> <strong>Ehadiyet <span style="color: blue">ise; cüzi ve hususi bir tecelliyattır. Bu hakikate, şöyle bir temsil ile bakabiliriz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mesela, büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi kuşbakışı ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı ve şekli ifade eden o yazıyı denizin damlalarına da yazıyor. Böylece her nazar sahibi o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor. Yoksa, damla olmasa, o yazıyı okuması mümkün değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İşte, deniz kainattır. O yazı ise Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise, kainatın umumundaki o tecellilerin cüzündeki tecellisidir. Deniz,</span></strong> <strong>Vahidiyeti;</strong> <strong><span style="color: blue">damla ise</span></strong> <strong>Ehadiyeti</strong> <strong><span style="color: blue">temsil ediyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Bütün nebatat veya umum çiçekler, <em>Vahidiyeti </em>gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, <em>Ehadiyeti</em> gösterir. <em>Vahidiyet, azamet ve kibriya’yı temsil eder; </em>Ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.</strong></p><p></p><p><strong>Ehadiyet</strong> <strong><span style="color: blue">parçada tecelli eden tevhit iken,</span></strong> <strong>Vahidiyet <span style="color: blue">bütünde tecelli eden tevhittir.</span></strong> <strong><em>Ferd </em>ise her ikisini cem eden, yani parça ve bütünü toplayan bir tevhid algısıdır.</strong></p><p></p><p><strong>Cenab-ı Allah'ın Ferd ismi</strong> <strong><span style="color: blue">kainatın tamamına ve her bir nevine ve her bir ferdine birer tevhid sikkesi, birer vahdaniyet mührü koymuştur. Yani kainatın tamamında veya her nevinde ve her bir ferdinde Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden tevhid mühürleri vardır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Cenab-ı Allah’ın Vahid ve Ehad isimlerini içine alan bir ism-i azam ve ism-i azamın altı nurundan bir nuru olan Ferd ismi hakiki tevhidi gösterir. Şöyle ki;</span></strong></p><p></p><p><strong>Ferdiyet cilvesi, <span style="color: blue">kainat yüzünde öyle bir vahdet sikkesi (Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden delil, mühür) koymuştur ki kainatı bölünmez bir bütün hükmüne getirmiştir. Bütün kainata tasarruf edemeyen bir zat hiçbir cüzüne hakiki malik olamaz. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">O sikke de şudur; Kainattaki bütün varlıklar en muntazam bir fabrikanın çarkları gibi birbirine yardım eder, birbirinin vazifesini tamamlamaya çalışır. Varlıklar arasındaki bu dayanışma bu birbirine yardım etme ve birbirinin ihtiyacını karşılamak ve birbirinin yardımına koşmak ve birbirine sarılmak ve birbiri içine girmek suretiyle öyle bir vahdet-i vücud (tek vücud) meydana getiriyorlar ki; adeta bir insanın bedenindeki unsurlar gibi birbirinden ayrılmaz. Bir unsurun dizginini tutan, umumun dizginlerini tutamazsa o tek unsurun dizginini zabtedemez.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İşte kainatın simasındaki bu yardımlaşma, dayanışma, birbirinin ihtiyacını karşılama pek parlak bir surette Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden ferdiyet cilvesinin büyük bir parıltısıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Evet yeryüzünde ve bahar mevsiminde</span> İsm-i Ferd'</strong>in<strong><span style="color: blue"> cilvesiyle Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden o kadar çok vahdet sikkeleri var ki; yeryüzünde bütün hayat sahiplerini bütün fertleriyle idare eden, onların umumunun bütün ihtiyaçlarını birden karşılayan kainatın tamamına hükmeden Ferd-i Vahid-i Ehad'dir. Zemin milyonlara hayvan ve bitki nevileri adeta atkı ipleriyle dokunan nakışlı bir sikkedir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Evet bütün bu hayvan ve bitki türlerinin birbiri içinde, beraber, ayrı ayrı şekilleri, ayrı ayrı hizmetleri, ayrı ayrı rızıkları, ayrı ayrı cihazatları, hiçbirini şaşırmayarak, yanlış etmeyerek, gayet hassas bir ölçüyle her bir şeye lazım olan her şeyleri, külfetsiz, tam vaktinde umulmadığı yerden verildiğini gözümüzle görüyoruz. İşte zeminin simasındaki bu keyfiyet, bu tedbir, bu idare bütün bu acip işlerin bir elden yürütüldüğünü gösterir. Hangi varlığa bakarsak bakalım, o varlığın Cenab-ı Allah'ın kudret kalemiyle yazılmış bir sanat eseri olduğunu ve varlığıyla Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden Allah'ın bir mührü olduğunu gösterir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Nasıl ki belgelerde kullanılan mühür, kullanan kimse ya da kuruma işaret eder; aynen öylede her bir varlık, her bir mahluk Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden bir mührüdür. Bu mührü okuyabilmek için ise iman gözlüğünü takmak gerekir. Evet iman her şeyi ünsiyetli gösteren parlak, şeffaf, nurani bir gözlüktür.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ve yine insanın yüzünde bir </span>Ehadiyyet</strong> <strong><span style="color: blue">sikkesi vardır ki; Adem (a.s) zamanından ta kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanların yüzleri birbirine benzemez. Çünkü yüce Allah (c.c) her bir yüzde bir bütün insanlardan onu ayıran ayırıcı özellikler koymuştur. Aslında her bir insanın siması; göz kulak, ağız gibi azalarda birbirine benzediği halde, her birinin sesi, göz rengi, parmak izi, geni, hücresi gibi yönleriyle, hiçbirisine tamam benzemez. Evet insanın simasında göz kulak gibi azalar bütün insanlarda birbirine benzemesi gösterir ki ; İnsanın yaratıcısı bir, vahid olduğuna şehadet eder.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Evet Cenab-ı Allah’ın Ferd isminin cilvesiyle adeta her şey Allah’ın birliğini ilan ediyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong>Mesela;</strong> <strong><span style="color: blue">Bu kainatın lambası olan güneşin bir olması, umum kainat, birinin olmasına işaret ettiği gibi, hayat sahiplerinin hizmetçisi olan hava unsurun bir olması, aşçıları olan ateş bir olması, zemin bahçesini sulayan bulut süngeri bir olması, bütün canlıların imdadına yetişen yağmur bir olması ve her yere yetişmesi<img src="http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />. ve bütün hayvan ve bitki türlerinin zemin yüzünde serbest yayılmaları gayet kat'i bir surette işaret eder ki bütün bu varlıklar bir tek zatın malıdır. Bir bahçede bir sarı çiçek, o bahçe nakkaşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise bütün zemin yüzündeki çiçekler de onun mührüdür. Demek oluyor ki her bir şey umum eşyayı yaratıcısına isnad edip azami bir tevhide işaret ediyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Cenab-ı Allah bizleri Ferd isminin hatırına tevhidi hakkıyla anlayanlardan eylesin. Amin.</span></strong></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: red">Sorularla islamiyet</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 181981, member: 8679"] [B]"Ferd”,[COLOR=blue] bir olup, hem zâtında hem de sıfatlarında eşi ve benzeri olmayan demektir. Bu isim Allah’ın birliğini ifade eder; eşi ve benzeri olmadığını ders verir. Ferd ismi için,[/COLOR][/B] [B]“Vâhid ve Ehad isimlerini tazammun eden bir ism-i âzam,”[/B] [B][COLOR=blue]denilmektedir. (Nursi, Lem'alar, Otuzuncu Lem'a) [/COLOR][/B] [B]Vahid [COLOR=blue]ve [/COLOR]Ehad[/B] [B][COLOR=blue]isimleri de Allah’ın birliğini ifade ederler. Fakat[/COLOR][/B] [B]Ferd [COLOR=blue]ismi, Vahid ve Ehad isimlerinden daha şümullüdür. Ehad ismi Allah’ın zâtının birliğini, Vahid ismi sıfatlarının eşi ve benzeri olmadığını ifade ederken,[/COLOR][/B] [B]Ferd [COLOR=blue]ismi her iki mânâyı da bünyesinde toplar. Buna göre, Ferd ismine,[/COLOR][/B] [B]“zâtında ve sıfatlarında şerikten, eşi ve benzeri olmaktan münezzeh olan yegâne zât”[/B] [B][COLOR=blue]şeklinde mana verilebilir. Mahlukat âleminde, Ferd isminin sonsuz delilleri, cilveleri mevcut. Kâinat sonsuz denecek kadar çok yıldızlardan, sistemlerden meydana gelmekle birlikte, tümü bir tek şeydir. Bu tek şeyin adına kâinat diyoruz ve bunda[/COLOR][/B] [B]Ferd[/B] [B][COLOR=blue]isminin bir cilvesini görüyoruz. Kâinatın bütün neticelerinde, meyvelerinde de ferdiyeti görmek mümkün: Bedende vazife gören bütün hücreler ve ruhta cevelân eden bütün latifeler, duygular bir vahdet teşkil etmekte ve bir tek fert olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece biz, tek bir varlık olan bu insanda da Ferd isminin bir cilvesini seyredebiliyoruz. Keza, güneş sistemi bütün gezegenleriyle bir vahdet teşkil etmişler ve bir tek sistem olarak ortaya çıkmışlardır. Her ağaç, bütün dal, yaprak, çiçek ve meyveleriyle bir vahdet teşkil ederler ve bir ağaç olarak boy gösterirler. Misâller çoğaltılabilir. Kısacası, kendisine müstakil bir şahsiyet verilen her şey[/COLOR][/B], [B]Ferd[COLOR=blue] isminin bir cilvesini taşır ve kendisinin bir tek şey olduğunu, ona ait sıfatların yahut onun hizmetine verilen varlıkların başka zâtlara isnat edilemeyeceğini haykırırlar ve Allah’ın ferdiyetini sonsuz dillerle ilân ederler.[/COLOR][/B] [B]Ferdiyet, Ehadiyet ve Vahidiyet nedir, aralarında nasıl bir fark vardır?[/B] [B][COLOR=blue]Allah’ın isim ve sıfatlarının iki tarzda ve iki tecelli mahalli vardır. Birisi: Kainatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatıdır. Diğeri ise: Kainatın bir cüz’ünde ve cüz’isindeki küçük ve mütevazi tecelliyatıdır. Kainatın umumunda tecelli eden o isim ve sıfatlar, çok azametli ve kibriyalı olmasından, okunması ve ihata edilmesi herkese müyesser olmuyor. Onun için Allah, o kainatın umumundaki azametli ve kibriyalı olan tecelli yazısını herkesin rahat ve kolaylıkla okuyabileceği boyutlara indiriyor. İşte, Kainatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet denir. Onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir.[/COLOR][/B] [B]Vahidiyet:[/B] [B][COLOR=blue]Külli ve umumi tecelliyattır.[/COLOR][/B] [B]Ehadiyet [COLOR=blue]ise; cüzi ve hususi bir tecelliyattır. Bu hakikate, şöyle bir temsil ile bakabiliriz. Mesela, büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi kuşbakışı ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı ve şekli ifade eden o yazıyı denizin damlalarına da yazıyor. Böylece her nazar sahibi o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor. Yoksa, damla olmasa, o yazıyı okuması mümkün değildir. İşte, deniz kainattır. O yazı ise Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise, kainatın umumundaki o tecellilerin cüzündeki tecellisidir. Deniz,[/COLOR][/B] [B]Vahidiyeti;[/B] [B][COLOR=blue]damla ise[/COLOR][/B] [B]Ehadiyeti[/B] [B][COLOR=blue]temsil ediyor. [/COLOR] Bütün nebatat veya umum çiçekler, [I]Vahidiyeti [/I]gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, [I]Ehadiyeti[/I] gösterir. [I]Vahidiyet, azamet ve kibriya’yı temsil eder; [/I]Ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.[/B] [B]Ehadiyet[/B] [B][COLOR=blue]parçada tecelli eden tevhit iken,[/COLOR][/B] [B]Vahidiyet [COLOR=blue]bütünde tecelli eden tevhittir.[/COLOR][/B] [B][I]Ferd [/I]ise her ikisini cem eden, yani parça ve bütünü toplayan bir tevhid algısıdır.[/B] [B]Cenab-ı Allah'ın Ferd ismi[/B] [B][COLOR=blue]kainatın tamamına ve her bir nevine ve her bir ferdine birer tevhid sikkesi, birer vahdaniyet mührü koymuştur. Yani kainatın tamamında veya her nevinde ve her bir ferdinde Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden tevhid mühürleri vardır. Cenab-ı Allah’ın Vahid ve Ehad isimlerini içine alan bir ism-i azam ve ism-i azamın altı nurundan bir nuru olan Ferd ismi hakiki tevhidi gösterir. Şöyle ki;[/COLOR][/B] [B]Ferdiyet cilvesi, [COLOR=blue]kainat yüzünde öyle bir vahdet sikkesi (Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden delil, mühür) koymuştur ki kainatı bölünmez bir bütün hükmüne getirmiştir. Bütün kainata tasarruf edemeyen bir zat hiçbir cüzüne hakiki malik olamaz. O sikke de şudur; Kainattaki bütün varlıklar en muntazam bir fabrikanın çarkları gibi birbirine yardım eder, birbirinin vazifesini tamamlamaya çalışır. Varlıklar arasındaki bu dayanışma bu birbirine yardım etme ve birbirinin ihtiyacını karşılamak ve birbirinin yardımına koşmak ve birbirine sarılmak ve birbiri içine girmek suretiyle öyle bir vahdet-i vücud (tek vücud) meydana getiriyorlar ki; adeta bir insanın bedenindeki unsurlar gibi birbirinden ayrılmaz. Bir unsurun dizginini tutan, umumun dizginlerini tutamazsa o tek unsurun dizginini zabtedemez. İşte kainatın simasındaki bu yardımlaşma, dayanışma, birbirinin ihtiyacını karşılama pek parlak bir surette Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden ferdiyet cilvesinin büyük bir parıltısıdır. Evet yeryüzünde ve bahar mevsiminde[/COLOR] İsm-i Ferd'[/B]in[B][COLOR=blue] cilvesiyle Cenab-ı Allah'ın birliğine işaret eden o kadar çok vahdet sikkeleri var ki; yeryüzünde bütün hayat sahiplerini bütün fertleriyle idare eden, onların umumunun bütün ihtiyaçlarını birden karşılayan kainatın tamamına hükmeden Ferd-i Vahid-i Ehad'dir. Zemin milyonlara hayvan ve bitki nevileri adeta atkı ipleriyle dokunan nakışlı bir sikkedir. Evet bütün bu hayvan ve bitki türlerinin birbiri içinde, beraber, ayrı ayrı şekilleri, ayrı ayrı hizmetleri, ayrı ayrı rızıkları, ayrı ayrı cihazatları, hiçbirini şaşırmayarak, yanlış etmeyerek, gayet hassas bir ölçüyle her bir şeye lazım olan her şeyleri, külfetsiz, tam vaktinde umulmadığı yerden verildiğini gözümüzle görüyoruz. İşte zeminin simasındaki bu keyfiyet, bu tedbir, bu idare bütün bu acip işlerin bir elden yürütüldüğünü gösterir. Hangi varlığa bakarsak bakalım, o varlığın Cenab-ı Allah'ın kudret kalemiyle yazılmış bir sanat eseri olduğunu ve varlığıyla Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden Allah'ın bir mührü olduğunu gösterir. Nasıl ki belgelerde kullanılan mühür, kullanan kimse ya da kuruma işaret eder; aynen öylede her bir varlık, her bir mahluk Cenab-ı Hakk'ın birliğine işaret eden bir mührüdür. Bu mührü okuyabilmek için ise iman gözlüğünü takmak gerekir. Evet iman her şeyi ünsiyetli gösteren parlak, şeffaf, nurani bir gözlüktür. Ve yine insanın yüzünde bir [/COLOR]Ehadiyyet[/B] [B][COLOR=blue]sikkesi vardır ki; Adem (a.s) zamanından ta kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanların yüzleri birbirine benzemez. Çünkü yüce Allah (c.c) her bir yüzde bir bütün insanlardan onu ayıran ayırıcı özellikler koymuştur. Aslında her bir insanın siması; göz kulak, ağız gibi azalarda birbirine benzediği halde, her birinin sesi, göz rengi, parmak izi, geni, hücresi gibi yönleriyle, hiçbirisine tamam benzemez. Evet insanın simasında göz kulak gibi azalar bütün insanlarda birbirine benzemesi gösterir ki ; İnsanın yaratıcısı bir, vahid olduğuna şehadet eder. Evet Cenab-ı Allah’ın Ferd isminin cilvesiyle adeta her şey Allah’ın birliğini ilan ediyor. [/COLOR][/B] [B]Mesela;[/B] [B][COLOR=blue]Bu kainatın lambası olan güneşin bir olması, umum kainat, birinin olmasına işaret ettiği gibi, hayat sahiplerinin hizmetçisi olan hava unsurun bir olması, aşçıları olan ateş bir olması, zemin bahçesini sulayan bulut süngeri bir olması, bütün canlıların imdadına yetişen yağmur bir olması ve her yere yetişmesi[IMG]http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif[/IMG]. ve bütün hayvan ve bitki türlerinin zemin yüzünde serbest yayılmaları gayet kat'i bir surette işaret eder ki bütün bu varlıklar bir tek zatın malıdır. Bir bahçede bir sarı çiçek, o bahçe nakkaşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise bütün zemin yüzündeki çiçekler de onun mührüdür. Demek oluyor ki her bir şey umum eşyayı yaratıcısına isnad edip azami bir tevhide işaret ediyor. Cenab-ı Allah bizleri Ferd isminin hatırına tevhidi hakkıyla anlayanlardan eylesin. Amin.[/COLOR][/B] [B][SIZE=3][COLOR=red]Sorularla islamiyet[/COLOR][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Allah'ın isimlerinden olan Ferd ne demektir? Ferdiyet ne anlama gelir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst