Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allahın mahiyeti insan aklıyla kavranabilir mi?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 29246" data-attributes="member: 857"><p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Öncelikle, şurası iyi anlaşılmalıdır ki bir şeyin varlığını bilmek ayrıdır, mahiyetini bilmek ayrıdır. Kainatta bir çok şey vardır ki; akıl onların varlıklarını apaçık bildiği hâlde mahiyetlerini kavrayamamaktadır. </span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Mesela insan, bir fizik kanuna olan yerçekimini bildiği ve hatta o kanuna tabi olduğu hâlde, onun mahiyeti hakkında hiçbir fikir sahibi değildir. Annenin, evladına sarılmasıyla varlığını anladığımız şefkat hissinin nasıl bir his olduğu konusunda yine hiç kimse bir fikir sahibi değildir. Ruh, elektrik, hayal gibi hususların varlığı nasıl apaçık bir hakikat ise onların mahiyetlerinin bilinmemesi de aynı derecede açık bir hakikattir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Akıl ile anlaşılamayacak konuları anlamaya, izaha zorlanmak; demagojidir, cehalettir. Bu davranışıyla insan, doğru düşünce kulvarından sapar ve altından kalkamayacağı ve sonuçta kendisinin helâkine sebep olacak ağır bir yükün altına girer.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Eser ustasının idrak edip anlayamayacağı gibi, akıl da kendisini yaratanın mahiyetini anlamaktan acizdir. Çünkü akıl, yaratılmıştır ve sanat eseridir ve sınırlıdır. Görmenin, işitmenin kısaca beş duyunun sınırlı bir algılama sahası olduğu gibi, aklında belirli bir anlama sahası, sınırlı bir algılama gücü vardır. Cenabıhakk’ın kudsî mahiyetini anlamak, idrak etmek, aklın idrak ve intikal sahasının dışındadır.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Şurası bilinen bir gerçektir ki; insan değil Allah’ın zatını, kendi ruhunun, hayalinin, vicdanının dahi mahiyetini kavrayamaz. Çünkü saydığımız bu özellikler cismanî olmadığından dolayı, akıl onlara bir suret giydiremez, bir şekil veremez. Mesela, hayal için; uzunluk-kısalık, büyüklük-küçüklük, söz konusu olmadığından, akıl onlara bir şekil veremez ve bir sınır çizemez. Bununla birlikte hiçbir insan, mahiyeti bilinmemen bu duyguyu inkâr da edemez. </span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kendi mahiyetini bilmekten aciz olan insanın, bütün akılların, hayallerin, ruhların, hislerin, vicdanların, hafızaların ve meleklerin yaratıcısı olan Allah’ın kutsi mahiyetini anlamaya zorlanması, en büyük bir cehalet ve demagojidir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Allah’ın bütün sıfatları, sonsuzdur, sınırsızdır ezelî ve ebedîdir. Akıl, ise sınırlıdır ve sonradan yaratılmıştır. Sınırlı olan sınırsız olanı, başlangıcı ve sonu olan, ezelî ve ebedî olanı elbette kavrayamaz. İşte gerçek anlamda idrak ve doğru algılama, insanın Allah’ın mahiyetini algılamaktan aciz olduğunu anlaması, idrak etmesidir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İnsan aklı, bilinmeyene bilinenden, soyuta somuttan, zora kolaydan, genele özelden gitme eğilimindedir. Yüce Allah’ın, eşi, benzeri, ortağı, dengi yoktur ki; insan, kıyas ve temsil yoluyla; deney ve tecrübe vasıtasıyla, düşünce ve hayal aracılığıyla onun kutsi hakikatini anlamaya yol bulabilsin.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Aklın, Allah’ın mahiyetini idraki, mantıksal olarak da çelişkiyi gerektirir. Çünkü o hâlde sınırlı, sınırsızı; sonradan olanın başlangıcı olmayanı kapsaması gerekir. Bu ise imkânsızdır. Akıl, Allah’ı varlığı zorunlu, kudreti sınırsız, iradesi sonsuz, ilmi her şeyi kuşatan olarak bilmekle sorumludur. Zaten yaratılış amacı da budur. Şu hâlde Allah’ın kutsal mahiyeti ne idrak ne hayal ne hissedilebilir. Akılla anlaşılan ve duygularla algılanan her şey mahluktur. Allah’ın varlığı bu dünyada, ancak aklın nuruyla görülür, kalbin sezgisiyle sezilir.</span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Evet, aklın görevi, Allah’ın kainatta yansıyan büyüklük ve yüceliğini, kudret ve hakimiyetini ve yarattıklarında ortaya koyduğu sınırsız estetik dizaynı ve kulları için yaptığı lütuf ve yardımları gözlemlemek derinden derine düşünmektir. </span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"></span></p> <p style="text-align: left"><em><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><strong>Mehmet Kırkıncı</strong></span></span></span></em></p><p><a href="http://www.sorularlaislamiyet.com/printarticle.php?id=48&op=1" target="_blank"><p style="text-align: left"><span style="font-size: 12px"></span></p></a></p><p style="text-align: left"><a href="http://www.sorularlaislamiyet.com/printarticle.php?id=48&op=1" target="_blank"><span style="font-size: 12px"></span> </p><p></a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 29246, member: 857"] [LEFT][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Öncelikle, şurası iyi anlaşılmalıdır ki bir şeyin varlığını bilmek ayrıdır, mahiyetini bilmek ayrıdır. Kainatta bir çok şey vardır ki; akıl onların varlıklarını apaçık bildiği hâlde mahiyetlerini kavrayamamaktadır. Mesela insan, bir fizik kanuna olan yerçekimini bildiği ve hatta o kanuna tabi olduğu hâlde, onun mahiyeti hakkında hiçbir fikir sahibi değildir. Annenin, evladına sarılmasıyla varlığını anladığımız şefkat hissinin nasıl bir his olduğu konusunda yine hiç kimse bir fikir sahibi değildir. Ruh, elektrik, hayal gibi hususların varlığı nasıl apaçık bir hakikat ise onların mahiyetlerinin bilinmemesi de aynı derecede açık bir hakikattir. Akıl ile anlaşılamayacak konuları anlamaya, izaha zorlanmak; demagojidir, cehalettir. Bu davranışıyla insan, doğru düşünce kulvarından sapar ve altından kalkamayacağı ve sonuçta kendisinin helâkine sebep olacak ağır bir yükün altına girer. Eser ustasının idrak edip anlayamayacağı gibi, akıl da kendisini yaratanın mahiyetini anlamaktan acizdir. Çünkü akıl, yaratılmıştır ve sanat eseridir ve sınırlıdır. Görmenin, işitmenin kısaca beş duyunun sınırlı bir algılama sahası olduğu gibi, aklında belirli bir anlama sahası, sınırlı bir algılama gücü vardır. Cenabıhakk’ın kudsî mahiyetini anlamak, idrak etmek, aklın idrak ve intikal sahasının dışındadır. Şurası bilinen bir gerçektir ki; insan değil Allah’ın zatını, kendi ruhunun, hayalinin, vicdanının dahi mahiyetini kavrayamaz. Çünkü saydığımız bu özellikler cismanî olmadığından dolayı, akıl onlara bir suret giydiremez, bir şekil veremez. Mesela, hayal için; uzunluk-kısalık, büyüklük-küçüklük, söz konusu olmadığından, akıl onlara bir şekil veremez ve bir sınır çizemez. Bununla birlikte hiçbir insan, mahiyeti bilinmemen bu duyguyu inkâr da edemez. Kendi mahiyetini bilmekten aciz olan insanın, bütün akılların, hayallerin, ruhların, hislerin, vicdanların, hafızaların ve meleklerin yaratıcısı olan Allah’ın kutsi mahiyetini anlamaya zorlanması, en büyük bir cehalet ve demagojidir. Allah’ın bütün sıfatları, sonsuzdur, sınırsızdır ezelî ve ebedîdir. Akıl, ise sınırlıdır ve sonradan yaratılmıştır. Sınırlı olan sınırsız olanı, başlangıcı ve sonu olan, ezelî ve ebedî olanı elbette kavrayamaz. İşte gerçek anlamda idrak ve doğru algılama, insanın Allah’ın mahiyetini algılamaktan aciz olduğunu anlaması, idrak etmesidir. İnsan aklı, bilinmeyene bilinenden, soyuta somuttan, zora kolaydan, genele özelden gitme eğilimindedir. Yüce Allah’ın, eşi, benzeri, ortağı, dengi yoktur ki; insan, kıyas ve temsil yoluyla; deney ve tecrübe vasıtasıyla, düşünce ve hayal aracılığıyla onun kutsi hakikatini anlamaya yol bulabilsin. Aklın, Allah’ın mahiyetini idraki, mantıksal olarak da çelişkiyi gerektirir. Çünkü o hâlde sınırlı, sınırsızı; sonradan olanın başlangıcı olmayanı kapsaması gerekir. Bu ise imkânsızdır. Akıl, Allah’ı varlığı zorunlu, kudreti sınırsız, iradesi sonsuz, ilmi her şeyi kuşatan olarak bilmekle sorumludur. Zaten yaratılış amacı da budur. Şu hâlde Allah’ın kutsal mahiyeti ne idrak ne hayal ne hissedilebilir. Akılla anlaşılan ve duygularla algılanan her şey mahluktur. Allah’ın varlığı bu dünyada, ancak aklın nuruyla görülür, kalbin sezgisiyle sezilir. Evet, aklın görevi, Allah’ın kainatta yansıyan büyüklük ve yüceliğini, kudret ve hakimiyetini ve yarattıklarında ortaya koyduğu sınırsız estetik dizaynı ve kulları için yaptığı lütuf ve yardımları gözlemlemek derinden derine düşünmektir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [FONT=Book Antiqua][/FONT][/SIZE] [I][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][B]Mehmet Kırkıncı[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/I][/LEFT] [URL="http://www.sorularlaislamiyet.com/printarticle.php?id=48&op=1"][LEFT][SIZE=3] [FONT=Book Antiqua][/FONT][/SIZE] [/LEFT] [/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allahın mahiyeti insan aklıyla kavranabilir mi?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst