Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Allah’ın Yardımı ve Fetih Geldiğinde
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 370342" data-attributes="member: 1004566"><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #8b0000">Allah’ın Yardımı ve Fetih Geldiğinde</span> </span></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">Cenâb-ı Hak âyet-i kerimede şöyle buyurur:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“<strong>Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir</strong>.”</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">(Nasr 1,2,3)</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">İbni Abbas (radıyallahu anh) şöyle dedi:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“Ömer (radıyallahu anh) Bedir Savaşı’na katılmış yaşlı sahâbîlerle beraber beni de Danışma meclisine dâhil etti.” Sahâbîlerden biri buna içerledi ve Hazret-i Ömer’e:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Bu, neden bizimle beraber oluyor? Oysa bizim onun yaşıtı çocuklarımız var,” dedi.</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">Hazret-i Ömer (radıyallahu anh):</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Bildiğiniz bir sebepten dolayı,” diye cevap verdi. Derken bir gün beni çağırdı ve büyük sahâbîlerin meclisine aldı. Bana öyle geliyor ki, o gün benim bilgimi ve anlayışımı onlara göstermek istiyordu. Sahâbîlere:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde…” diye başlayan Nasr sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz? diye sordu. Bir kısmı:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız,” dedi. Kimi de hiçbir yorum yapmadı. Hazret-i Ömer (radıyallahu anh) bu defa bana hitaben:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Ey İbni Abbas! Sen de böyle mi diyorsun?” Dedi. Ben:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Hayır,” dedim.</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de:</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Bu sûre, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ecelinin kendisine bildirildiğini ifade etmektedir. “Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu senin ecelinin geldiğine alâmetidir-, Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile. Çünkü o tövbeleri kabul edendir” buyuruluyor, dedim.</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">Bunun üzerine Hazret-i Ömer (radıyallahu anh):</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">“-Ben de bu sûreden senin dediğinden başkasını anlamıyorum,” dedi.”</span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"></span></strong></strong></p><p><strong><strong><span style="font-size: 10px">(Buhârî, Tefsîru sûre (110), 4; Menâkıb 25. Tirmizî, Tefsîru Sure(110))</span></strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 370342, member: 1004566"] [B][B][SIZE=2][SIZE=3][COLOR=#8b0000]Allah’ın Yardımı ve Fetih Geldiğinde[/COLOR] [/SIZE] Cenâb-ı Hak âyet-i kerimede şöyle buyurur: “[B]Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir[/B].” (Nasr 1,2,3) İbni Abbas (radıyallahu anh) şöyle dedi: “Ömer (radıyallahu anh) Bedir Savaşı’na katılmış yaşlı sahâbîlerle beraber beni de Danışma meclisine dâhil etti.” Sahâbîlerden biri buna içerledi ve Hazret-i Ömer’e: “-Bu, neden bizimle beraber oluyor? Oysa bizim onun yaşıtı çocuklarımız var,” dedi. Hazret-i Ömer (radıyallahu anh): “-Bildiğiniz bir sebepten dolayı,” diye cevap verdi. Derken bir gün beni çağırdı ve büyük sahâbîlerin meclisine aldı. Bana öyle geliyor ki, o gün benim bilgimi ve anlayışımı onlara göstermek istiyordu. Sahâbîlere: “-Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde…” diye başlayan Nasr sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz? diye sordu. Bir kısmı: “-Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız,” dedi. Kimi de hiçbir yorum yapmadı. Hazret-i Ömer (radıyallahu anh) bu defa bana hitaben: “-Ey İbni Abbas! Sen de böyle mi diyorsun?” Dedi. Ben: “-Hayır,” dedim. “-Peki, ne diyorsun?” diye sordu. Ben de: “-Bu sûre, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ecelinin kendisine bildirildiğini ifade etmektedir. “Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince -ki, bu senin ecelinin geldiğine alâmetidir-, Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile. Çünkü o tövbeleri kabul edendir” buyuruluyor, dedim. Bunun üzerine Hazret-i Ömer (radıyallahu anh): “-Ben de bu sûreden senin dediğinden başkasını anlamıyorum,” dedi.” (Buhârî, Tefsîru sûre (110), 4; Menâkıb 25. Tirmizî, Tefsîru Sure(110))[/SIZE][/B] [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Allah’ın Yardımı ve Fetih Geldiğinde
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst