Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Allahü Teala'nın En Sevdiği Namaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 176944" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Sevgilinin çağırdığı yere gitmek...</span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">HEKİMOĞLU İSMAİL</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Eski Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki'nin bir hikâyesi vardır: Hikâye şöyledir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Adam, geç vakte kadar çalışmış, saat ikiye doğru yatmıştı. Sabah olmuştu fakat bir türlü kalkmak istemiyordu. Yatakta dönüp duruyordu. Derken kulağına bir ses geldi. İnsanın ruhunu okşayan bir ses... Süleymaniye'nin minarelerinden süzülüp gelen ezan sesi... Ezan sona ermek üzereydi. Yataktan hâlâ kalkamıyor, uyumak istiyordu. Müezzin, "Esselatu hayrun minen nevm (namaz uykudan hayırlıdır)" deyince kendine geldi ve sanki karşısında duran biriyle konuşmaya başladı: "Bu adam böyle gecenin sonunda ve uykunun en tatlı bir zamanında tatlı uykusunu bırakıp da buraya niye gelmiş? Ne söylüyor?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Bunları düşünürken, içinden bir ses geldi: "Müezzinin dediklerini duymuyor musun? Allah'a imanım var, Peygamber'e inandım diyorsun! Sırası geldikçe Allah'ı ve Peygamber'i sevdiğini söylüyorsun. Bunlar hep lafta mı kalıyor? Sevmenin birinci alameti, sevgilinin çağırdığı yere gitmek değil mi? Mademki Allah'ını seviyorsun, Peygamber'ini seviyorsun, öyle ise onların çağırdığı yere niçin gitmiyorsun? Bu vakitte uyumaktansa, namaz kılmanın daha hayırlı olduğunu kendin kulaklarınla işittin. Yine de yerinden kımıldamayacak mısın? Bir de sevmekten sevgiden bahsediyorsun. Anlaşılan sen sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Bir insan sahip olduğu şeyden ne isterse, efendisi kölesinden nasıl bir itaat beklerse, Allah da kulundan bunu bekler. Almanya'ya gittiğimde dediler ki: "Sen de bir şeyler söyle..." Dedim ki, "Ey Müslümanlar! Mister Huk'a itaat ettiğiniz kadar, Allah'a itaat edin, evliya olursunuz!" Camiden çıkarken, bir adam ağlaya ağlaya yanıma geldi. "Ben..." dedi, "Alman patronuma itaat ettiğim kadar, Allah'a itaat etmiyorum. Allah beni affeder mi?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Amirine, kumandanına, patronuna, babana ve ustana itaat eder gibi Allah'a itaat etmeyi öğrenmelisin! Evini, barkını düşündüğün gibi, dinini imanını düşünmelisin!" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ben 20 sene askerlik yaptım. İslamiyet'i askerlikte öğrendim. Askerlik şudur: Her şartta kumandana itaat! Yat diyor yatıyoruz, kalk diyor kalkıyoruz, çamurda sürünüyoruz. Hava çok sıcak, çok soğuk; önemli değil. Vazifeye devam. İtirazı olan askerlikten atılır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">İnsan makine alır, kendisi için çalıştırır, araba alır gideceği yere ulaşmak için; Allah da kullarını yaratmış, kendisine itaat etsin diye... Ak saçlarımız ahiret için alınmış bilettir. Onu başımızın üstünde taşıyoruz. Saçının rengi değişip de huyunun rengini değiştiremeyen insanlar, ahiret yolculuğuna hazırlıksız çıkar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Necip Fazıl diyor ki,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Şu geçeni durdursam çekip de eteğinden</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Soruversem, haberin var mı öleceğinden?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Hangi yaşlıya sorarsanız sorun, der ki, "Ömrüm bir kuş gibi uçup gitti. Hiçbir şey anlamadım."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tul-i emel, disiplin altına alınmalı. Elbette para kazanalım, mevkimiz makamımız yükselsin; fakat dünyaya asıl gönderiliş gayemizi, Allah'ı, dini, ibadetleri unutmamak şartıyla. Ahirette bize fayda vermeyecek şeylere gönül bağlamamak lazım. Dünyadaki hayatımız seksen sene bile olsa, sonunda öleceğiz, ahiretteki hayat sonsuz...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ortam kötü, dindar olamıyorum, dinimi gereği gibi yaşayamıyorum" diyenleri ben anlamıyorum. Ortamın kötülüğünden bize ne? Biz inandığımız gibi yaşarız. Günümüz Türkiye'sinin hali geçmişteki kötü günlerden daha kötü değil. Hatta Türkiye'de dinliye ve dinsize tanınmış öyle bir hürriyet var ki, belki böyle bir hal bir daha ele geçmeyecektir. 14 asırlık İslam tarihi içinde Müslümanlar tatlı ve acı günler yaşamıştır. En acı günlerde, en büyük adamlarını yetiştirmiştir. Osmanlıların en karanlık günlerinde Mehmet Akif, Elmalılı Hamdi, Bediüzzaman yetişmedi mi? Unutmamak lazımdır ki, karanlıkta yıldızlar daha iyi parlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Parçalanan bir gemiden, okyanusa düşmüş kazazede de olsak, intihara hakkımız yok, çırpınacağız.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 176944, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Purple"]Sevgilinin çağırdığı yere gitmek... HEKİMOĞLU İSMAİL Eski Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki'nin bir hikâyesi vardır: Hikâye şöyledir: Adam, geç vakte kadar çalışmış, saat ikiye doğru yatmıştı. Sabah olmuştu fakat bir türlü kalkmak istemiyordu. Yatakta dönüp duruyordu. Derken kulağına bir ses geldi. İnsanın ruhunu okşayan bir ses... Süleymaniye'nin minarelerinden süzülüp gelen ezan sesi... Ezan sona ermek üzereydi. Yataktan hâlâ kalkamıyor, uyumak istiyordu. Müezzin, "Esselatu hayrun minen nevm (namaz uykudan hayırlıdır)" deyince kendine geldi ve sanki karşısında duran biriyle konuşmaya başladı: "Bu adam böyle gecenin sonunda ve uykunun en tatlı bir zamanında tatlı uykusunu bırakıp da buraya niye gelmiş? Ne söylüyor?" Bunları düşünürken, içinden bir ses geldi: "Müezzinin dediklerini duymuyor musun? Allah'a imanım var, Peygamber'e inandım diyorsun! Sırası geldikçe Allah'ı ve Peygamber'i sevdiğini söylüyorsun. Bunlar hep lafta mı kalıyor? Sevmenin birinci alameti, sevgilinin çağırdığı yere gitmek değil mi? Mademki Allah'ını seviyorsun, Peygamber'ini seviyorsun, öyle ise onların çağırdığı yere niçin gitmiyorsun? Bu vakitte uyumaktansa, namaz kılmanın daha hayırlı olduğunu kendin kulaklarınla işittin. Yine de yerinden kımıldamayacak mısın? Bir de sevmekten sevgiden bahsediyorsun. Anlaşılan sen sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun." Bir insan sahip olduğu şeyden ne isterse, efendisi kölesinden nasıl bir itaat beklerse, Allah da kulundan bunu bekler. Almanya'ya gittiğimde dediler ki: "Sen de bir şeyler söyle..." Dedim ki, "Ey Müslümanlar! Mister Huk'a itaat ettiğiniz kadar, Allah'a itaat edin, evliya olursunuz!" Camiden çıkarken, bir adam ağlaya ağlaya yanıma geldi. "Ben..." dedi, "Alman patronuma itaat ettiğim kadar, Allah'a itaat etmiyorum. Allah beni affeder mi?" "Amirine, kumandanına, patronuna, babana ve ustana itaat eder gibi Allah'a itaat etmeyi öğrenmelisin! Evini, barkını düşündüğün gibi, dinini imanını düşünmelisin!" dedim. Ben 20 sene askerlik yaptım. İslamiyet'i askerlikte öğrendim. Askerlik şudur: Her şartta kumandana itaat! Yat diyor yatıyoruz, kalk diyor kalkıyoruz, çamurda sürünüyoruz. Hava çok sıcak, çok soğuk; önemli değil. Vazifeye devam. İtirazı olan askerlikten atılır. İnsan makine alır, kendisi için çalıştırır, araba alır gideceği yere ulaşmak için; Allah da kullarını yaratmış, kendisine itaat etsin diye... Ak saçlarımız ahiret için alınmış bilettir. Onu başımızın üstünde taşıyoruz. Saçının rengi değişip de huyunun rengini değiştiremeyen insanlar, ahiret yolculuğuna hazırlıksız çıkar. Necip Fazıl diyor ki, "Şu geçeni durdursam çekip de eteğinden Soruversem, haberin var mı öleceğinden?" Hangi yaşlıya sorarsanız sorun, der ki, "Ömrüm bir kuş gibi uçup gitti. Hiçbir şey anlamadım." Tul-i emel, disiplin altına alınmalı. Elbette para kazanalım, mevkimiz makamımız yükselsin; fakat dünyaya asıl gönderiliş gayemizi, Allah'ı, dini, ibadetleri unutmamak şartıyla. Ahirette bize fayda vermeyecek şeylere gönül bağlamamak lazım. Dünyadaki hayatımız seksen sene bile olsa, sonunda öleceğiz, ahiretteki hayat sonsuz... "Ortam kötü, dindar olamıyorum, dinimi gereği gibi yaşayamıyorum" diyenleri ben anlamıyorum. Ortamın kötülüğünden bize ne? Biz inandığımız gibi yaşarız. Günümüz Türkiye'sinin hali geçmişteki kötü günlerden daha kötü değil. Hatta Türkiye'de dinliye ve dinsize tanınmış öyle bir hürriyet var ki, belki böyle bir hal bir daha ele geçmeyecektir. 14 asırlık İslam tarihi içinde Müslümanlar tatlı ve acı günler yaşamıştır. En acı günlerde, en büyük adamlarını yetiştirmiştir. Osmanlıların en karanlık günlerinde Mehmet Akif, Elmalılı Hamdi, Bediüzzaman yetişmedi mi? Unutmamak lazımdır ki, karanlıkta yıldızlar daha iyi parlar. Parçalanan bir gemiden, okyanusa düşmüş kazazede de olsak, intihara hakkımız yok, çırpınacağız.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Allahü Teala'nın En Sevdiği Namaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst