Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz... İnanmayanlara ve akıllarında şüph
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="_bamteli_" data-source="post: 164569" data-attributes="member: 15023"><p><strong>Cevap: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz... İnanmayanlara ve akılların</strong></p><p></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="font-size: 18px"><span style="color: red">...::: RUH :::...</span></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">İnsan beden ( vücut) ve ruhun birleşiminden oluşur. Beden et ve kemik olan aslı toprak olup, topraktan gelen kimyasal ve fiziksel değişime uğramış proteinler sayesinden yaşayan ölünce yine toprak olacak olan bir kompleks yapıdır. Ruh ise Allah’tan gelen, vücudu canlı, gören, hisseden kılan ilahi bir hediyedir.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Ruhun Varlığının İspatı :</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">1- </span>Diş var, diş doktoru da vardır. Ruhta vardır ki ruh doktoru da vardır. Bilimin olmayan bir şeyin doktorunu icat ettiğini iddia edebilecek biri var mı...?</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">2-</span>Ölü bir insan düşünelim. Eli, kolu, beyni, gözleri, kalbi... vücudu tam olarak yerindedir. Bu insana fıkra anlatsak, bilmece sorsak, korkunç hikayeler anlatsak, hüzünlü olaylar anlatsak ... <span style="color: red">bir tepki verir mi bu ölü insan?</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Canlı iken her fıkraya gülen, hüzünlü her olaya üzülen , korkan-sevinen üzülen bu insana ne olmuştur. Daha doğrusu can alıcı soru şu : Ölürken insandan eksilen nedir ki o olmayınca neşe, sevinç, hüzünde ... olmuyor. İşte o ruhtur.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bazıları kalp çalışmıyor kan dolaşımı duruyor, beyin faaliyetlerini sona erdiriyor o nedenle insan gülmüyor ... diyebilir. Onlara şunu sormak lazım. Tüm bunların sona ermesine neden olan vücuttan ayrılan, <span style="color: red">vücudun pilini bitiren nedir </span>? çünkü iri bir adama bakıyoruz ayağı taşa takılıp yere düşüyor beyin kanamasından ölüyor. Küçük bir bebek apartmanın 5. Katından düşüyor burnu bile kanamıyor, yaşıyor. Normalde vücutlarının sağlamlığına bakınca tersi olması gerekir. Demek ki insanları yaşatan beden ve onun işlevleri değildir. Bunlar hayatta olmanın göstergeleridir. Hayat nedeni, yaşatan ruhtur. </span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ruh çıkınca bu göstergelerde işlevlerini yitirirler.Demek ki duygularımızı var eden, hissiyatın kaynağı olan ruhtur. Yoksa sevinme, üzülme, fikir, düşünce... gibi kavramları, kuru bir vücut organları arasındaki elektrik akımı ile izah etmek imkansızdır. Ruhla duygu vardır. Ruh emaneti geri alınca, duygu, his, düşüncede... vücudu terk eter.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">3- </span>Yine bir ölü düşünelim : Gözleri vardır fakat göremez. Halbuki canlı gözü ile aynı gözdür ölünün gözü de .</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Soru şudur :</span> <span style="color: darkorchid">Ölürken bu insandan ne eksilmiştir ki gören gözler görmez olmuştur. Eksilen ruhtur, ruh gidence görmede sona erdiğine göre görende göz değil, ruhtur. Ruh gözleri bir pencere, bir periskop gibi kullanır ve dışarıyı seyreder .</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bazı insanlar görme olayını şöyle açıklarlar : Bakılan cisimden trilyonlarca ışık parçacığı göze gelir, göz bu ışık parçacıklarını kimyasal etkileşime sokar ve beyine bu ışık parçacıklarını elektrik akımı olarak gönderir. Görme olayı böylece vuku bulur.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Soru ve sorun şudur :</span> <span style="color: darkorchid">Beyin hücresinde görme olayı bir elektron coşkusundan ibarettir. Beynimizin görme ile görevli merkezini binlerce kez büyütsek, karşımıza sadece hücre içinde belli noktalara yığılan elektron dizilimine rastlarız. Peki bu elektrik sinyallerini anlamlı görüntü şeklinde gören nedir ?</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Beyin, göz zaten bu oyun içinde birer figürandır. Oyunu seyreden gören kimdir ?</span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Gören beyin ( et parçası, protein, yağ moleküllerini ) olamaz. Gözden gelen elektronları anlamlı görüntüye beynimiz dönüştürür ama beyin hem ekran hem göz ( izleyici ) olamaz. Beyin televizyondur, kendi yaptığı görüntüleri kendi izleyemez. O halde beyin elektron sinyallerini tv gibi görünür kılar, ruhta o tv’yi seyreder.Ruh vücuttan ayrılınca, oyun devamda etse seyreden kimse kalmadığı için göz görme işlemindeki fonksiyonunun önemini kaybeder görmeye aracı olma hali sona erer.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Kendimize soralım : </span>“Ben, dediğimiz varlık kimdir ? Et-kemik, yağ, protein yığını olan bu beden kendi kendine ben deyip düşünüp, görüp sevinip üzülebilir mi? Et yığını kendine ben diyebilir mi ? O halde kendine ben diyen bedenimiz değil ruhumuzdur.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">" Bir ben vardır benden içeru "</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Gören, düşünen, duygulanan, hisseden (6.his, telepati, psikometri) hep ruhtur. Buna en en güzel örnek çizgi filmlerdeki dev robotlardır. Robotun baş tarafında da bir insan bilgisayar tuşları, çeşitli kollar, düğmelerle dev robotu yönetir. Dövüştürür, yürütür, hareket ettirir. Fakat o robottan o insan çıkınca geriye paslanmaya başlayan bir metal yığını kalır. Tıpkı onun gibi ruhumuzda robotu yöneten insan gibidir. Bedenimizde robot gibi. Ruhumuz beynimizi bilgisayar tuşları gibi kullanıp bedenimizi yönetir. Ruh çıkınca geriye çürümeye başlayan et ve kemik yığını kalır. Bazı alimler bunu ruh binici ceset attır diye özetlemişlerdir. Kısaca ruh vardır. Vücudu yönetir, düşünce, görme, his merkezidir.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Not : </span>Parapsikoloji adlı ilim dalı ruhun faaliyetlerini pozitif bir bilim dalı olarak inceler, insanların bakışlarıyla kaşık, çatalı eğmesini, bir kişinin bir eşyasına dokunup, o kişi hakkında doğru bilgi vermeyi, karşıdaki insanın düşüncelerini okumayı, bazı olayları önceden sezebilmeyi, astral seyahati...vs. gibi paranormal (normal ötesi) olaylarla ilgilenir. Bizim evliya kerametleri dediğimiz olaylara rasyonalist (akılcı) bir açıklama getirmeye çalışır. Bunda özellikle kuantum fizik teorisi ve izafiyet teorisini hareket noktası olarak kullanır. </span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Gören ruhtur dedik. Bizler uyur iken bazen ruhumuz, bedenimizden ayrılır. Fakat “altınımsı renkte ince bir bağ ” ile vücutla beden arasındaki bağlantı koparılmaz. (Yoksa insan ölür...). Ruh gezer, görür, semayı seyreder sonra vücudumuza geri döner. Aradan bir süre (gün, yıl, yıllar ...) geçer. Sonra uyanık iken (beden+ruh) ruhumuzun gezdiği yerlere ilk kez gideriz ve Aa! Ben daha önce bu yerleri görmüştüm deriz. Evet görmüştük ve görende ruhumuzdur. Ruhumuz uykumuzda (rüya -ı satıka ile ) yakın geleçeği sembollerle sezebilir. Rüya tabirleri ilmi bu sembolleri açıklar. Ruh ile beden , devamlı bir mücadele, savaş halindedir. Beden durmadan bir şey ister. Acıkır, yemek, susar, su, üşür, elbise, evi varken yat, yatı varken kat, mark... dolar... ister . Ta ki gözünü toprak doldurana (ölüne) tek. Ruh ise bir şey istemez. Acıkmaz, susamaz... ölmez...</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ruh, beden mücadelesini beden kazanırsa o insan artık kötü ruhlu, bencil, egoist biri olur. Eğer ruh savaşı kazanırsa (vücudun midesini oruçla, ağzını kötü söz, yalan, gıybet yerine zikirle, fikirle, gözünü haramdan sakınarak, elini ayağını harama uzatmayarak, kalbini Allah’ın zikri ve aşkı ile doldurarak ...) ne zamanki beden ruha teslim olur ona itaat ederse, vücut bu defa ruha benzemeye başlar. Ruhun uçabilme, görünmeme, şiş batınca kan çıkmaması, su üzerinde yürüme, bir anda iki yerde olabilme... özellikleri bedene yansır. Keramet adı verilen olaylar tezahür eder. Ruha sahip her insan belli disiplin ( et yememe, oruç tutma, zikir, namaz...) ile keramet denilen aslında tüm canlı insanların yapabilme yeteneğine sahip olduğu (çünkü ruhları vardır), belli bir aşamayı gerektiren bu hallere sahip olabilirler. Tabii ki tüm fiiller Allah rızası için ve Allah rızasına uygun yapılmalıdır. Keramet... peşin sıra gelir. İslam’da önemli olan rıza-ullahtır. Yoksa keramet denilen istidracı gösterse de Allah rızasını kazanamayan, insanın yeri ebedi Cehennem olur.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ruh bu gücü, bu kapasiteyi, potansiyel, statik enerjiyi nereden alır ?<span style="color: red">Kur’an-ı Kerim de bu soruya şöyle çevap vardır :</span> <span style="color: darkorchid">Adem’i yarattığım zaman ona ruhumdan üfledim. </span>Çamur halindeki Hz. Adem’e Allah-u Teala kendi ruhundan üflüyor.(Üflemek asla bir parça anlamına gelmez, yani üflenen ruhla Allah’ın bir parçası bize geçmez, ama nasıl ki dağlardan gelen rüzgarda tabiatın korkusu vardır, üflemede de o ulvi, yüce yaratıcının sıfatlarının izleri mutlaka vardır.). O çamur ruh ile birleşince insan diriliyor. Ruh çıkınca (ölünce) insan yeniden çamur-toprak oluyor.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Demek ki ruh bize </span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Yüce Yaratıcıdan bir hediye, onunla yaşıyor, duygulanıyor, <span style="color: darkorchid">“ben” im</span>diyoruz. O çıkınca kokuşan, çürüyen bir ceset kalıyor geriye.Demek ki önemli olan ruhtur, ruh güzelliğidir. Beden ve beden güzelliği değildir.Hz. Resul’un evlendiği annelerimiz belki dul ve yaşlı idiler ama ruhları güzeldi. Bir kadın düşünelim güzel mi güzel tıpkı ay parçası... Bu kadın bir gün evlenir ve ertesi gün başlar eşinin başını ütülemeye, durmadan bir şey istemeye, eşini eleştirmeye, eşini aldatmaya ... eşi olan insan mutlu olabilir mi ? Asla. Ama kadın ay parçası gibi masum görünür ve güzeldir. Fakat ruhu kirli ve kötüdür. Bu nedenle o kadınla asla mutlu olunamaz. Evet beden güzelliği de iyidir ama asıl ve önemli olan ruh güzelliğidir.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Hz. Resul’de evlenilecek kadında sülale, mal ve güzelliğe değil öncelikle ahlak, huy (ruh) güzelliğine bakın buyururlar.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Özetlersek,</span> İnsan = Beden + Ruh</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Beden = Et + Kemik = Çamur</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ruh = Rabbimizden hediye</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Çamur + Ruh = İnsan</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Çamur - Ruh = Ölüm ( Geriye çamur-toprak kalır.)</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red"></span></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><span style="color: red">Asıl olan ruhtur. Onu da her şeyimizi olduğu gibi, Hayy olan Allah-u Teala (C.C) vermiştir.</span></span></span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="_bamteli_, post: 164569, member: 15023"] [b]Cevap: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz... İnanmayanlara ve akılların[/b] [COLOR=#000000][COLOR=#2E2E2E][FONT=verdana][SIZE=4][COLOR=darkgreen][SIZE=5][COLOR=red]...::: RUH :::...[/COLOR][/SIZE] [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]İnsan beden ( vücut) ve ruhun birleşiminden oluşur. Beden et ve kemik olan aslı toprak olup, topraktan gelen kimyasal ve fiziksel değişime uğramış proteinler sayesinden yaşayan ölünce yine toprak olacak olan bir kompleks yapıdır. Ruh ise Allah’tan gelen, vücudu canlı, gören, hisseden kılan ilahi bir hediyedir. [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Ruhun Varlığının İspatı :[/COLOR] [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]1- [/COLOR]Diş var, diş doktoru da vardır. Ruhta vardır ki ruh doktoru da vardır. Bilimin olmayan bir şeyin doktorunu icat ettiğini iddia edebilecek biri var mı...? [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]2-[/COLOR]Ölü bir insan düşünelim. Eli, kolu, beyni, gözleri, kalbi... vücudu tam olarak yerindedir. Bu insana fıkra anlatsak, bilmece sorsak, korkunç hikayeler anlatsak, hüzünlü olaylar anlatsak ... [COLOR=red]bir tepki verir mi bu ölü insan?[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Canlı iken her fıkraya gülen, hüzünlü her olaya üzülen , korkan-sevinen üzülen bu insana ne olmuştur. Daha doğrusu can alıcı soru şu : Ölürken insandan eksilen nedir ki o olmayınca neşe, sevinç, hüzünde ... olmuyor. İşte o ruhtur. [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Bazıları kalp çalışmıyor kan dolaşımı duruyor, beyin faaliyetlerini sona erdiriyor o nedenle insan gülmüyor ... diyebilir. Onlara şunu sormak lazım. Tüm bunların sona ermesine neden olan vücuttan ayrılan, [COLOR=red]vücudun pilini bitiren nedir [/COLOR]? çünkü iri bir adama bakıyoruz ayağı taşa takılıp yere düşüyor beyin kanamasından ölüyor. Küçük bir bebek apartmanın 5. Katından düşüyor burnu bile kanamıyor, yaşıyor. Normalde vücutlarının sağlamlığına bakınca tersi olması gerekir. Demek ki insanları yaşatan beden ve onun işlevleri değildir. Bunlar hayatta olmanın göstergeleridir. Hayat nedeni, yaşatan ruhtur. Ruh çıkınca bu göstergelerde işlevlerini yitirirler.Demek ki duygularımızı var eden, hissiyatın kaynağı olan ruhtur. Yoksa sevinme, üzülme, fikir, düşünce... gibi kavramları, kuru bir vücut organları arasındaki elektrik akımı ile izah etmek imkansızdır. Ruhla duygu vardır. Ruh emaneti geri alınca, duygu, his, düşüncede... vücudu terk eter. [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]3- [/COLOR]Yine bir ölü düşünelim : Gözleri vardır fakat göremez. Halbuki canlı gözü ile aynı gözdür ölünün gözü de . [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Soru şudur :[/COLOR] [COLOR=darkorchid]Ölürken bu insandan ne eksilmiştir ki gören gözler görmez olmuştur. Eksilen ruhtur, ruh gidence görmede sona erdiğine göre görende göz değil, ruhtur. Ruh gözleri bir pencere, bir periskop gibi kullanır ve dışarıyı seyreder .[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Bazı insanlar görme olayını şöyle açıklarlar : Bakılan cisimden trilyonlarca ışık parçacığı göze gelir, göz bu ışık parçacıklarını kimyasal etkileşime sokar ve beyine bu ışık parçacıklarını elektrik akımı olarak gönderir. Görme olayı böylece vuku bulur. [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Soru ve sorun şudur :[/COLOR] [COLOR=darkorchid]Beyin hücresinde görme olayı bir elektron coşkusundan ibarettir. Beynimizin görme ile görevli merkezini binlerce kez büyütsek, karşımıza sadece hücre içinde belli noktalara yığılan elektron dizilimine rastlarız. Peki bu elektrik sinyallerini anlamlı görüntü şeklinde gören nedir ?[/COLOR] [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Beyin, göz zaten bu oyun içinde birer figürandır. Oyunu seyreden gören kimdir ?[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Gören beyin ( et parçası, protein, yağ moleküllerini ) olamaz. Gözden gelen elektronları anlamlı görüntüye beynimiz dönüştürür ama beyin hem ekran hem göz ( izleyici ) olamaz. Beyin televizyondur, kendi yaptığı görüntüleri kendi izleyemez. O halde beyin elektron sinyallerini tv gibi görünür kılar, ruhta o tv’yi seyreder.Ruh vücuttan ayrılınca, oyun devamda etse seyreden kimse kalmadığı için göz görme işlemindeki fonksiyonunun önemini kaybeder görmeye aracı olma hali sona erer. [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Kendimize soralım : [/COLOR]“Ben, dediğimiz varlık kimdir ? Et-kemik, yağ, protein yığını olan bu beden kendi kendine ben deyip düşünüp, görüp sevinip üzülebilir mi? Et yığını kendine ben diyebilir mi ? O halde kendine ben diyen bedenimiz değil ruhumuzdur. [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]" Bir ben vardır benden içeru " [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Gören, düşünen, duygulanan, hisseden (6.his, telepati, psikometri) hep ruhtur. Buna en en güzel örnek çizgi filmlerdeki dev robotlardır. Robotun baş tarafında da bir insan bilgisayar tuşları, çeşitli kollar, düğmelerle dev robotu yönetir. Dövüştürür, yürütür, hareket ettirir. Fakat o robottan o insan çıkınca geriye paslanmaya başlayan bir metal yığını kalır. Tıpkı onun gibi ruhumuzda robotu yöneten insan gibidir. Bedenimizde robot gibi. Ruhumuz beynimizi bilgisayar tuşları gibi kullanıp bedenimizi yönetir. Ruh çıkınca geriye çürümeye başlayan et ve kemik yığını kalır. Bazı alimler bunu ruh binici ceset attır diye özetlemişlerdir. Kısaca ruh vardır. Vücudu yönetir, düşünce, görme, his merkezidir. [COLOR=red] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkgreen][COLOR=red]Not : [/COLOR]Parapsikoloji adlı ilim dalı ruhun faaliyetlerini pozitif bir bilim dalı olarak inceler, insanların bakışlarıyla kaşık, çatalı eğmesini, bir kişinin bir eşyasına dokunup, o kişi hakkında doğru bilgi vermeyi, karşıdaki insanın düşüncelerini okumayı, bazı olayları önceden sezebilmeyi, astral seyahati...vs. gibi paranormal (normal ötesi) olaylarla ilgilenir. Bizim evliya kerametleri dediğimiz olaylara rasyonalist (akılcı) bir açıklama getirmeye çalışır. Bunda özellikle kuantum fizik teorisi ve izafiyet teorisini hareket noktası olarak kullanır. Gören ruhtur dedik. Bizler uyur iken bazen ruhumuz, bedenimizden ayrılır. Fakat “altınımsı renkte ince bir bağ ” ile vücutla beden arasındaki bağlantı koparılmaz. (Yoksa insan ölür...). Ruh gezer, görür, semayı seyreder sonra vücudumuza geri döner. Aradan bir süre (gün, yıl, yıllar ...) geçer. Sonra uyanık iken (beden+ruh) ruhumuzun gezdiği yerlere ilk kez gideriz ve Aa! Ben daha önce bu yerleri görmüştüm deriz. Evet görmüştük ve görende ruhumuzdur. Ruhumuz uykumuzda (rüya -ı satıka ile ) yakın geleçeği sembollerle sezebilir. Rüya tabirleri ilmi bu sembolleri açıklar. Ruh ile beden , devamlı bir mücadele, savaş halindedir. Beden durmadan bir şey ister. Acıkır, yemek, susar, su, üşür, elbise, evi varken yat, yatı varken kat, mark... dolar... ister . Ta ki gözünü toprak doldurana (ölüne) tek. Ruh ise bir şey istemez. Acıkmaz, susamaz... ölmez... Ruh, beden mücadelesini beden kazanırsa o insan artık kötü ruhlu, bencil, egoist biri olur. Eğer ruh savaşı kazanırsa (vücudun midesini oruçla, ağzını kötü söz, yalan, gıybet yerine zikirle, fikirle, gözünü haramdan sakınarak, elini ayağını harama uzatmayarak, kalbini Allah’ın zikri ve aşkı ile doldurarak ...) ne zamanki beden ruha teslim olur ona itaat ederse, vücut bu defa ruha benzemeye başlar. Ruhun uçabilme, görünmeme, şiş batınca kan çıkmaması, su üzerinde yürüme, bir anda iki yerde olabilme... özellikleri bedene yansır. Keramet adı verilen olaylar tezahür eder. Ruha sahip her insan belli disiplin ( et yememe, oruç tutma, zikir, namaz...) ile keramet denilen aslında tüm canlı insanların yapabilme yeteneğine sahip olduğu (çünkü ruhları vardır), belli bir aşamayı gerektiren bu hallere sahip olabilirler. Tabii ki tüm fiiller Allah rızası için ve Allah rızasına uygun yapılmalıdır. Keramet... peşin sıra gelir. İslam’da önemli olan rıza-ullahtır. Yoksa keramet denilen istidracı gösterse de Allah rızasını kazanamayan, insanın yeri ebedi Cehennem olur. Ruh bu gücü, bu kapasiteyi, potansiyel, statik enerjiyi nereden alır ?[COLOR=red]Kur’an-ı Kerim de bu soruya şöyle çevap vardır :[/COLOR] [COLOR=darkorchid]Adem’i yarattığım zaman ona ruhumdan üfledim. [/COLOR]Çamur halindeki Hz. Adem’e Allah-u Teala kendi ruhundan üflüyor.(Üflemek asla bir parça anlamına gelmez, yani üflenen ruhla Allah’ın bir parçası bize geçmez, ama nasıl ki dağlardan gelen rüzgarda tabiatın korkusu vardır, üflemede de o ulvi, yüce yaratıcının sıfatlarının izleri mutlaka vardır.). O çamur ruh ile birleşince insan diriliyor. Ruh çıkınca (ölünce) insan yeniden çamur-toprak oluyor. Demek ki ruh bize Yüce Yaratıcıdan bir hediye, onunla yaşıyor, duygulanıyor, [COLOR=darkorchid]“ben” im[/COLOR]diyoruz. O çıkınca kokuşan, çürüyen bir ceset kalıyor geriye.Demek ki önemli olan ruhtur, ruh güzelliğidir. Beden ve beden güzelliği değildir.Hz. Resul’un evlendiği annelerimiz belki dul ve yaşlı idiler ama ruhları güzeldi. Bir kadın düşünelim güzel mi güzel tıpkı ay parçası... Bu kadın bir gün evlenir ve ertesi gün başlar eşinin başını ütülemeye, durmadan bir şey istemeye, eşini eleştirmeye, eşini aldatmaya ... eşi olan insan mutlu olabilir mi ? Asla. Ama kadın ay parçası gibi masum görünür ve güzeldir. Fakat ruhu kirli ve kötüdür. Bu nedenle o kadınla asla mutlu olunamaz. Evet beden güzelliği de iyidir ama asıl ve önemli olan ruh güzelliğidir. Hz. Resul’de evlenilecek kadında sülale, mal ve güzelliğe değil öncelikle ahlak, huy (ruh) güzelliğine bakın buyururlar. [COLOR=red] Özetlersek,[/COLOR] İnsan = Beden + Ruh Beden = Et + Kemik = Çamur Ruh = Rabbimizden hediye Çamur + Ruh = İnsan Çamur - Ruh = Ölüm ( Geriye çamur-toprak kalır.) [COLOR=red] Asıl olan ruhtur. Onu da her şeyimizi olduğu gibi, Hayy olan Allah-u Teala (C.C) vermiştir.[/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Allah'a İman
Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz... İnanmayanlara ve akıllarında şüph
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst