Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ana-Baba Haksız da Olsa, Rızası Alınmalı!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ARİF" data-source="post: 147514" data-attributes="member: 536"><p>Enes bin Malik (R.A)'dan şöyle rivayet edilmiştir:</p><p>"Alkame adında bir genç vardı. Şiddetli bir hastalığa tutuldu ve yatağa düştü. Onun hanımı Hz. Peygamber (S.A.V)'e gelerek:<em> "Ya Resulallah! Kocam son nefesini vermek üzeredir." </em>dedi. Hz. Peygamber (S.A.V), Hz. Bilal, Hz. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar'a: <em>"Gidin, Alkame'nin durumunun nasıl olduğuna bakın!"</em> buyurdu. Bu sahabeler gelip, Alkame'ye:<em> "Ya Alkame! Şehadet getir."</em> dediler. Alkame, bir türlü şehadet getiremeyince, Hz. Bilal (R.A) gelip durumu, Hz. Peygamber (S.A.V)'e haber verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V): <em>"Ana-babası hayatta mı?"</em> diye sordu. Hz. Bilal (R.A): "<em>Babası öldü yaşlı bir annesi var." </em>dedi.</p><p>Hz. Peygamber (S.A.V): "<em><strong>Ya Bilal! Alkame'nin annesine git, benim selamımı söyle. Gelebilirse yanıma gelsin. Gelemezse ben onun yanına geleyim."</strong></em> buyurdu. Hz. Bilal, kadının yanına gelip, durumu anlatınca; kadın: "<em>Onun huzuruna gitmek bana düşer."</em> diyerek, bastonunu aldı ve Hz. Peygamber (S.A.V)'in huzuruna geldi. Hz. Peygamber (S.A.V): <strong><em>"Alkame'nin durumu nedir?"</em></strong> diye sordu. Kadın dedi ki: <em>"Ya Resulallah! Alkame, çok namaz kılan, sadaka veren biridir. Ama ben ona dargınım. Çünkü hanımını bana tercih ediyor." </em>O zaman Hz. Peygamber (S.A.V) buyurdu ki: "<em><strong>Annesi Alkame'ye darıldığı için şehadet getiremiyor. Ya Bilal! Git biraz odun hazırla. Gelip onu yakacağım."</strong></em> Bunu duyan kadın dedi ki:<em> "Ya Resullulah! Oğlumu mu yakacaksın? Hem de benim gözümün önünde. Ben buna dayanamam."</em> </p><p>Hz. Peygamber (S.A.V) buyurdu ki: "<strong><em>Allah'ın azabı çok şiddetli ve süreklidir. Eğer Allah'ın onu bağışlamasını istiyorsan, ona hakkını helal et. Nefsimi kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, ona dargın durduğun sürece, namazının ve sadakasının ona bir faydası olmaz."</em></strong> Bunun üzerine kadın dedi ki: <em><strong>"</strong>Ya Resulallah! Allah-u Zülcelal'i, seni ve beni buraya getireni şahit tutuyorum ki, ben Alkame'den razı oldum."</em>Hz. Peygamber (S.A.V), Hz. Bilal'e: <strong><em>"Ya Bilal! Git, Alkame'nin durumuna bak!"</em></strong> buyurdu. Hz. Bilal (R.A), Alkame'nin evine gelince, şehadet getirdiğini ve vefat ettiğini gördü. Durumu Hz. Peygamber (S.A.V)'e bildirdiler. Yıkanıp kefenlenmesini emretti ve bizzat kendisi namazını kıldı ve kabrin başına gelip şöyle buyurdu:<strong><em> "Ey muhacir ve ensar topluluğu! Her kim hanımını, anasından üstün tutarsa, ona Allah'ın laneti vardır. Onun ne farz ne de nafile ibadeti makbul olmaz."</em></strong> (R. Nasihin)</p><p>Onun için Ebu Derda (R.A) şöyle demiştir: "Bir adam bana gelerek: <em>"Benim bir hanımım var. Annem onu boşamamı istiyor. Ne yapayım?"</em> diye sordu. Ben de ona Hz. Peygamber (S.A.V)'in şu hadis-i şerifini söyledim: <em>"Ana-baba, cennet kapılarının ortasıdır. İster o kapıyı kaybet, istersen muhafaza et."</em> (Tirmizi)</p><p> Musa (A.S), Allahu Zülcelal'den dokuz defa nasihat istedi. Hepsinde de Allah-u Zülcelal, ana-babaya itaat etmesini isteyerek şöyle buyurdu: <em>"Ana-babasına iyilik edenleri, dünyada sevdiklerim arasına alırım. Kabirde onlara arkadaş olur, mahşerde merhamet ederim. Sıratı geçirir, cennette onlarla vasıtasız konuşurum. Ana-babasına âsî olan, peygamberler gibi çok amel etse, amelini kabul etmeyip, onu cehenneme atarım. Ana-babasına itaat edeni de, bana karşı kusurlu olsa da, affederim." </em></p><p>İşte ana-baba hakkı böyledir. Onun için onların hakkını almak, gönüllerini hoş tutmak ve daima onlara iyilikle muamele edip rızalarını kazanmak için gayret göstermek lazımdır. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf!" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle. İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de:</p><p><strong>"Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."</strong> (İsra; 23-24)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ARİF, post: 147514, member: 536"] Enes bin Malik (R.A)'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Alkame adında bir genç vardı. Şiddetli bir hastalığa tutuldu ve yatağa düştü. Onun hanımı Hz. Peygamber (S.A.V)'e gelerek:[I] "Ya Resulallah! Kocam son nefesini vermek üzeredir." [/I]dedi. Hz. Peygamber (S.A.V), Hz. Bilal, Hz. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar'a: [I]"Gidin, Alkame'nin durumunun nasıl olduğuna bakın!"[/I] buyurdu. Bu sahabeler gelip, Alkame'ye:[I] "Ya Alkame! Şehadet getir."[/I] dediler. Alkame, bir türlü şehadet getiremeyince, Hz. Bilal (R.A) gelip durumu, Hz. Peygamber (S.A.V)'e haber verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V): [I]"Ana-babası hayatta mı?"[/I] diye sordu. Hz. Bilal (R.A): "[I]Babası öldü yaşlı bir annesi var." [/I]dedi. Hz. Peygamber (S.A.V): "[I][B]Ya Bilal! Alkame'nin annesine git, benim selamımı söyle. Gelebilirse yanıma gelsin. Gelemezse ben onun yanına geleyim."[/B][/I] buyurdu. Hz. Bilal, kadının yanına gelip, durumu anlatınca; kadın: "[I]Onun huzuruna gitmek bana düşer."[/I] diyerek, bastonunu aldı ve Hz. Peygamber (S.A.V)'in huzuruna geldi. Hz. Peygamber (S.A.V): [B][I]"Alkame'nin durumu nedir?"[/I][/B] diye sordu. Kadın dedi ki: [I]"Ya Resulallah! Alkame, çok namaz kılan, sadaka veren biridir. Ama ben ona dargınım. Çünkü hanımını bana tercih ediyor." [/I]O zaman Hz. Peygamber (S.A.V) buyurdu ki: "[I][B]Annesi Alkame'ye darıldığı için şehadet getiremiyor. Ya Bilal! Git biraz odun hazırla. Gelip onu yakacağım."[/B][/I] Bunu duyan kadın dedi ki:[I] "Ya Resullulah! Oğlumu mu yakacaksın? Hem de benim gözümün önünde. Ben buna dayanamam."[/I] Hz. Peygamber (S.A.V) buyurdu ki: "[B][I]Allah'ın azabı çok şiddetli ve süreklidir. Eğer Allah'ın onu bağışlamasını istiyorsan, ona hakkını helal et. Nefsimi kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, ona dargın durduğun sürece, namazının ve sadakasının ona bir faydası olmaz."[/I][/B] Bunun üzerine kadın dedi ki: [I][B]"[/B]Ya Resulallah! Allah-u Zülcelal'i, seni ve beni buraya getireni şahit tutuyorum ki, ben Alkame'den razı oldum."[/I]Hz. Peygamber (S.A.V), Hz. Bilal'e: [B][I]"Ya Bilal! Git, Alkame'nin durumuna bak!"[/I][/B] buyurdu. Hz. Bilal (R.A), Alkame'nin evine gelince, şehadet getirdiğini ve vefat ettiğini gördü. Durumu Hz. Peygamber (S.A.V)'e bildirdiler. Yıkanıp kefenlenmesini emretti ve bizzat kendisi namazını kıldı ve kabrin başına gelip şöyle buyurdu:[B][I] "Ey muhacir ve ensar topluluğu! Her kim hanımını, anasından üstün tutarsa, ona Allah'ın laneti vardır. Onun ne farz ne de nafile ibadeti makbul olmaz."[/I][/B] (R. Nasihin) Onun için Ebu Derda (R.A) şöyle demiştir: "Bir adam bana gelerek: [I]"Benim bir hanımım var. Annem onu boşamamı istiyor. Ne yapayım?"[/I] diye sordu. Ben de ona Hz. Peygamber (S.A.V)'in şu hadis-i şerifini söyledim: [I]"Ana-baba, cennet kapılarının ortasıdır. İster o kapıyı kaybet, istersen muhafaza et."[/I] (Tirmizi) Musa (A.S), Allahu Zülcelal'den dokuz defa nasihat istedi. Hepsinde de Allah-u Zülcelal, ana-babaya itaat etmesini isteyerek şöyle buyurdu: [I]"Ana-babasına iyilik edenleri, dünyada sevdiklerim arasına alırım. Kabirde onlara arkadaş olur, mahşerde merhamet ederim. Sıratı geçirir, cennette onlarla vasıtasız konuşurum. Ana-babasına âsî olan, peygamberler gibi çok amel etse, amelini kabul etmeyip, onu cehenneme atarım. Ana-babasına itaat edeni de, bana karşı kusurlu olsa da, affederim." [/I] İşte ana-baba hakkı böyledir. Onun için onların hakkını almak, gönüllerini hoş tutmak ve daima onlara iyilikle muamele edip rızalarını kazanmak için gayret göstermek lazımdır. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf!" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle. İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: [B]"Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."[/B] (İsra; 23-24) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Ana-Baba Haksız da Olsa, Rızası Alınmalı!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst